Aforizmalar

·
Okunma
·
Beğeni
·
73,5bin
Gösterim
Adı:
Aforizmalar
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059372206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Bu kitapta “Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar” ve “O: 1920 günlüğünden aforizmalar” başlıklarıyla iki ayrı bölümde yayınlanan aforizmaları Franz Kafka, Ekim 1917 ile Şubat 1920 arasında, kısa süre iki yaratıcılık döneminde yazmıştır. O tarihlerde Kafka’nın iç dünyası büyük yıkımlarla karşı karşıya idi. Vereme yakalandığını daha yeni öğrenmiş, uzatmalı nişanlısı Felice Bauer’den ayrılmış, 1908`den 1922`ye kadar çalıştığı İşçi Kaza Sigortası Şirketi’nden hastalandığından ötürü uzun süreli bir izin almış ve ‘tek oğullarının’ ailesine, ne evliliğini ne de ünlü bir yazar olarak kabul edildiğini görme mutluluğunu tattıramayacağını artık kabullenmişti.
109 syf.
·1 günde·10/10 puan
Kafkanın kitaplarını okurken kendi sesini bulmaya çalışan bir adam görürüm. Bu eser de beni hiç şaşırtmadı.

Kitap yazarın bu zamana kadar gelen el yazmalarindan biridir. Kendisi topluca bir ad vermediği için ve ne zamab yazildigu da belli olmadığı için yazın alanında bu tür eserlere aforizma denilmektedir.

Şu günlerde okuduğum en derin kitap diyebilirim. Türü dram değil ağlıyorsun , korku değil korkuyorsun. Sayfa sayısı az fakat tesiri kuvvetli..

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
109 syf.
·1 günde·8/10 puan
YouTube kitap kanalımda Kafka'nın hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz:
https://youtu.be/VC6JxCLzwNI

Dava, Dönüşüm ve Şato kitaplarından sonra okuduğum 4. Kafka eseri oldu.

Aslında Kafka bu elyazmalarına ad vermemiş, kitaplarının yayınlanmasını istememiş vs... Yahu bu Kafka da ne pimpirikli adammış diyenleri duyar gibiyim. O zaman biraz Kafka'dan bahsetmek gerek bu aşamada.

Kafka'nın insanları mekanlarla insansılaşır, mekanları da insanlarla mekanlaşır diyebiliriz. Bu yüzden kafesin biri, bir kuş aramaya çıkar. Elbette bunlar bir metafordur fakat metafor olmayadabilir. Kafes insana baskı kuran bir devlet, kadına baskı kuran bir ataerkillik, kendi özgürlüğünü bulmaya çalışan bireylerin başına inen bir totaliter devlet olabilir!

Bir ortamda Kafka ile ilgili konuşuyorsak kesin yargılardan bahsedemeyiz. Çünkü kendisinin de dediği gibi : "Hedef var, ama yol yok; yol dediğimiz şey tereddütten ibaret." Evet, tam olarak bir tereddüt, şüphe, bürokratik kaos ve hedefe ne kadar yakınlaşırsan o kadar uzaklaşma atomlarının Kafka tepkimesiyle ortaya bulanık bir umut denklemi çıkarmasından bahsedebiliriz.

Ne olursa olsun, Kafka gerek Aforizmalar'da gerekse de diğer kitaplarında 1. Dünya Savaşı'ndan yorgun çıkmış bir Avrupa'nın kendi oturduğu tahtında okuyabileceği ve sorgulaması gerektiği karanlık bir tabloyu yansıtmak istedi. Bu savaşın yarattığı ortamdaki yalnızlığı, bireysizleşmeyi olabildiğince süssüz, yalın bir şekilde anlatmak istedi. Çünkü savaş da bir bakıma süssüzdür, makineli tüfekler sadece öldürmeye odaklanmıştır.

Aforizmalar'da bahsedilen temalar çoğunlukla kayıtsızlık, kısıtlanma, özgürlük sorgulamasıyla birlikte pozitif ve negatif özgürlük kavramları, bireysizleşme, soyutlanma, olay örgüsü bulanıklığı, Kafka'nın hedef ve süreç konusundaki düşünceleri, Tanrı inancı konusundaki cereyanlarından oluşur.

Kafka bir ruh mutfağıdır, baba figürü bu mutfağa yiyecek ihtiyacını sağlar. Kafka'nın ruhu, babasından beslenir. Çünkü Kafka'nın satırları babasıyla arasındaki soyutlanmadan kendisine doygunluk bulur.

Milena'ya Mektuplar bu mutfağın annesidir, ruhlarda sevgi eksikliği vardır, sevgi dağınıktır ve amaçtan sürekli sapar. Şato'daki sevgi buna en büyük örnektir, Şato'ya ulaşmak yerine kendisini amaçtan saptıran bir aşk vardır.

Dava bu mutfağın zeminidir, Aforizmalar'da da bu zeminin kayganlığından bahseder, adımlar geriye doğru kayma eğilimi içerir. Dava, Kafka'nın kileri gibidir, yiyeceklerini oradan alır, bütün kitaplarına bu ruh mutfağında hazırladığı cümle yemeklerinden dağıtır.

Şato bu mutfağın dış görünümüdür. Her zaman Kafka'nın ulaşma istenci içerisinde sunduğu bir hologramdan ibarettir, asıl olay içeride saklıdır, o ruh mutfağındadır fakat hiçbir zaman anlayamayız. Aynı annemizin yaptığı yemeklerin biz yaptığımızda nasıl o kadar güzel olmadıklarını anlayamamamız gibi, Kafka'nın yazdıklarını anlaşılmaz bulmamızın sebebi de Kafka'nın kendi düşünsel mekanizmaları içerisindeki dişlileri hareket ettirenin baba, bürokrasi, birey ilişkileri gibi birbirleriyle anlam bulmasıdır.

Kafkacım, The Doors'u dinlemeden öldüğün için üzülüyorum! https://youtu.be/2W7TfJRj7fI
  • Dokuza Kadar On
    8.7/10 (2.571 Oy)2.683 beğeni10,5bin okunma32bin alıntı52,2bin gösterim
  • Ermiş
    8.3/10 (9,9bin Oy)8,6bin beğeni33,3bin okunma73,8bin alıntı143,2bin gösterim
  • Bütün Şiirleri
    8.7/10 (2.351 Oy)2.433 beğeni9,9bin okunma22,4bin alıntı35,4bin gösterim
  • Sokrates'in Savunması
    8.6/10 (6,1bin Oy)6,1bin beğeni24,6bin okunma22,9bin alıntı419,8bin gösterim
  • Hasretinden Prangalar Eskittim
    9.1/10 (4.981 Oy)6,1bin beğeni20,7bin okunma44,4bin alıntı111,2bin gösterim
  • Denemeler
    8.7/10 (6,8bin Oy)7,2bin beğeni28,2bin okunma83,2bin alıntı127,7bin gösterim
  • Dava
    7.7/10 (6,9bin Oy)6,4bin beğeni29,4bin okunma16,6bin alıntı158,2bin gösterim
  • Ana
    8.6/10 (4.024 Oy)4.260 beğeni16,2bin okunma25bin alıntı86,7bin gösterim
  • Yaşlı Adam ve Deniz
    8.1/10 (4.221 Oy)3.546 beğeni15,4bin okunma7,8bin alıntı71,2bin gösterim
  • Üvercinka
    7.7/10 (2.168 Oy)2.247 beğeni9,6bin okunma14,1bin alıntı43,3bin gösterim
109 syf.
·1 günde·8/10 puan
"Evrenin sonsuz genişlikte ve zenginlikte tasarlanması, zahmetli yaratışın ve özgür bilincin en aşırıya vardırılmış karışımının sonucudur."

Tıpkı yaratılan bu evren gibi iç dünyası sonsuz zenginlikte, anlaşılması kimi zaman güç, içine kapanık ve gizemli edebiyatçımızın bir aforizmasıyla başlamak istedim söze. Bu kitabı ve yazarın diğer bütün kitaplarını anlamak için önce onu anlamak gerekir fakat o, buna hiçbir zaman tam anlamıyla izin vermemiştir. Zaten çoğu zaman anlaşılma arzusu ve kaygısı içinde de olmamıştır. Hatta öyle ki eserlerinin değil anlaşılmasını okunmasını bile istememiştir. Bu sebeple Kafka'yı anlamak hissetmekten öte değildir. Bu yazacaklarım da hissettiklerimden öte olmayacaktır hülasa...

Kitap bir derlemedir; içeriğini yazarın kendi el yazmaları ve diğer bazı kitaplarının bir parçaları oluşturmaktadır. Bu sebeple her ne kadar bir konu bütünlüğü aranmamalıysa da yazarın üzerinde nispeten fazla durduğu konular mevcuttur. 'İyi-Kötü' gibi ya da 'İnanç' gibi... İnanç kavramını din meselesine indirgememek gerekir ki Kafka da tam olarak bir dini inancı konu almamıştır. Fakat Babaya Mektup kitabından onun dinle olan ilişkisine dair ufak birkaç bilgiye ulaşmamız mümkündür: 

"Aynı şekilde senden kurtuluşu Yahudilikte de bulamadım. Aslında kurtuluş burada mümkün olabilirdi, hatta dahası, birbirimizi Yahudilikte bulabilir ya da oradan uzlaşmış olarak çıkabilirdik. Ama senin bana öğrettiğin nasıl bir Yahudilikti! Çocukken, seninle görüş birliği içinde kendimi suçlardım çünkü sinagoğa yeterince gitmez, oruç tutmazdım vs. Bununla kendime değil, sana haksızlık yaptığımı sanırdım ve her zaman hazırda bekleyen suçluluk bilinci içimi kemirirdi.

Sonraları genç bir insan olarak, senin Yahudilikle ilgili sahip olduğun o hiçlikle, aynı hiçliği uygulama konusunda (senin deyiminle hiç değilse dine saygıdan) çaba harcamadığım için beni nasıl suçlayabildiğini anlayamıyordum. (...) yeter ki sinagoğa gitmiş olayım (esas mesele buydu) istediğim yere kaçıp sokulmama izin verirdin. Böylece orada onca saati esneyerek ve uyuklayarak geçirirdim.

İşte bana aktarılan dini malzeme buydu, bu malzemeyle ondan olabildiğince hızlı kurtulmanın dışında nasıl daha iyi bir şey yapabilecegimi anlamıyordum; tam da bu kurtulma bana dine en saygılı davranışmış gibi geliyordu."

Böylece Kafka'yı, karakter ve edebi yetenek konusunda şekillendiren olguların başında dinin gelmediği açıkça görülmektedir. Ferit Edgü İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan bu kitabın önsözünde şöyle der: "Kafka'nın yapıtında bir Tanrı düşüncesinden söz edilebilirse bu ancak, var olmayan bir Tanrı'dır: Negatif teoloji."

Franz Kafka'yı anlamak ve tanımak isteyenlerin okuması gereken son kitap olmalıdır bu kitap, zira ona dair hiçbir bilgisi olmayanların yapacağı okumanın yüzeysel bir okuma olacağı aşikardır. Onu anlamaya ve onun kitaplarını okumaya mektuplarından başlanmalıdır, böylece onu tanımak belki bir nebze mümkün olacaktır. Diğer kitaplarında buluşmak üzere iyi okumalar herkese.

#81596514 Kafka'yı biraz da olsa tanımak isteyenlere.
109 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
ISSIZ ADAM

Kafka...
Yalnız adam...
Küskün çocuk...
Genç ölü...
Modern edebiyatın ikonik genci...
Hayata baştan kaybedilmiş bir savaş olarak bakar.
Belki de haklıdır...

Çünkü :
Babasından nefret ederek büyüyen öfkeli ve bir o kadar kırılgan bir çocukluk geçirmiştir...
İki erkek kardeşi küçükken ölmüştür...
3 kız kardeşini ( Elli, Valli ve Ottla) Nazi Almanyasının organize ettiği Yahudi soykırımında kaybetmiştir.
Çok sevdiği Milena’sı Alman toplama kampında hayatını kaybetmiştir.

Yalnızdır...
Çünkü:
Almanca konuştuğu için Çekler tarafından , Yahudi olduğu için de Almanlar tarafından sevilmez.
Ve....
41 yaşındayken veremden ölür...
41 yıla sığdırdığı tüm eserlerini en yakın arkadaşı Max Brod’a ölümünden sonra yakmasını vasiyet eder.
İşte yerine getirilmeyen vasiyet sonucunda Milena’yı, Gregor Samsa’yı tanıdık.
Ve Aforizmaları...

Nedir AFORİZMA?
Çarpıcı,aykırı, özlü söz...
41 yılın özeti bir bakıma...
Kafka’nın kalbini elimize vermesi...
Aklını ortaya koyması...
Çarpıyorlar mı peki?
Hem de dönüp aynaya bakacak kadar...
Kafka bu....
Hafife alınmaz...

Salih Bey’e teşekkür ederim şahsım adına bu etkinliğe zevkle katıldım.
Aforizmalardan :

“Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.”

“Dünyadaki uyumsuzluk, şükür ki, sadece sayısal bir uyumsuzluğa benziyor.”

“Bu dünya için koşumlarını takınman gülünç.”

“Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol.”

Son Söz: Edebiyatın kırgın ve ıssız adamı Kafka, iyi ki vasiyetine ihanet edildi de sonsuz yaşama kavuştu...
109 syf.
·Beğendi·10/10 puan
KAFKA : RUHU İSLAM’I (HAKİKATİ) ARAYAN BİR YAHUDİ

Yine mi Kafka? Evet ..

Kafka’nın Aforizmalar kitabı , Kafka okumaya başlayacaklar için en başlarda okunabilecek kitaplarından biri. Öylesine özenmiştir ki Kafka bu sözlerini özenle numaralandırıp sıraya koymuş ve meselenin ciddiyetini de vurgulamak adına, “Günah, Izdırap,Umut ve Doğru Yol Üzerine” diye bir başlık seçmiştir aforizmaları için.

Bu kısa cümlelerde en çok ; insan,hayat,cennet,günah ,hakikat,ölüm gibi kavramlar öne çıkar.

“İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için cennetten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ancak belki de belli başlı sadece bir günahları var : Sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötürü geri dönemiyorlar.” Aforizma/3.

Şimdi de Kuranı Kerimden Asr suresine bir bakalım,

“ 1-Asra yemin olsun ki
2- İnsan hüsrandadır
3-Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler ) işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır” Elmalılı Hamdi meali.

Son vurgu sabır, belki de en önemlisi her iki yerde de. Tembelliğin tersi ise çalışmak, iyi işler. Benim anladığım kadarıyla hakikatin kimin kalbine doğacağı hiç belli olmuyor.

Çok bilinen aforizmalardan biri de “Kafesin biri kuş aramaya çıktı” Aforizma/16 Burada da muhtemel ki Kafes(beden)- Kuş(ruh-can) meselesine değiniyor.

Yine çok dolaşımda olan bir diğeri, “ Ders sensin fakat ne yazık ki etrafta öğrenci yok” Aforizma/22
Bu sözü okuduğumda okulu bitireli henüz 1 hafta olmuştu ve nasıl bir yüzleşme yaşadığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil..

Ya tevazu için ne demeli , “Bastığın yerin iki ayağınla kapladığından daha büyük olamayacağını bilmek mutlulukların en büyüklerindendir” Aforizma /24

“İyi bir bakıma rahatsızlık vericidir.” Aforizma /30 İtiraf edelim , hangimiz bu meseleden bağımsız kalabiliriz? Kötücül yanımız hem kendimizi hem etrafımızdaki kötülükleri zaman zaman onaylamamıza ve saf iyilikten bir bakıma rahatsız olmamıza neden olmuyor mu?

“Dünyayla arandaki savaşta dünyadan yana ol” Aforizma/52 Aranızda dünyayı yenebilen var mı?

“Ev halkını koruyan Tanrıya inanmaktan daha keyif verici ne olabilir!”Aforizma/68 Bütün inançların yegane çıkış noktası belki de bu ifade.

“İnsanlarla iç içe olmak, insanı kendini gözlemlemeye götürür.” Aforizma / 77 Ve böylece kendimize dönüyoruz belki de, bir de kitaplara tabi ki.

Bu kadarla yetineyim.Yüzden fazla aforizma var. Okunmasını öneriyorum çünkü insanın,hayatın,varoluşun hakikatine yönelik çok önemli ipuçları ve tespitler olduğunu düşünüyorum.
Kafka farklıdır, bilenler bilir, bilmeyenler de tanımalıdır. İyi okumalar..
109 syf.
·1 günde·7/10 puan
Bir incelemeden çok öfke haykırışı olacak sanırım bu yazı. Kitap hakkında birçok inceleme okudum ama bu konuya değinen birine rastlamadım ne yazık ki...
Evet içindeki aforizmalar güzel olabilir. Ama üç kelimelik şeyler için bile koskoca bir sayfayı heba etmişler. Üstelik kitabın %90ı bu şekilde ilerlemekte.
Bunlardan bazıları;
https://hizliresim.com/9mQwXZ
https://hizliresim.com/wZKNU1
https://hizliresim.com/Jc4B8J
Ben bunu ağaç israfı dışında başka bir şekilde ifade edemiyorum. Kitabın içeriğine lafım yok ama sayfayı bu kadar hunharca kullanmaya hiç gerek yok. Toplasanız 50 sayfa etmeyecek cümleler var içinde. Belki yayınevi kaynaklıdır, diğer yayınları bilmiyorum fakat İş Bankası Yayınlarında durum bu şekilde...
109 syf.
·2 günde·5/10 puan
İlerde dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline gelecek olan Franz Kafka henüz on dokuz yaşındadır. Max Brod isimli biriyle tanışır. Brod ile yakın ilişki kuran Kafka arkadaşının, ölmesi halinde yazdıklarını yakmasını istemiş ancak Max Brod Kafka'nın bu isteğini yerine getirmemiş ve bu kararı ile bir anlamda dünyaya Kafka gibi bir ismi armağan etmiştir. Bana da bu isimle tanışmak Aforizmalar kitabı ile nasip oldu. Genel olarak Kafka hakkında yazılan yorumlara baktığımda okurların daha çok Dönüşüm kitabı ile bu yazarı okumaya başladığını fark ettim. Ancak ben Aforizmalar'ı tercih ettim çünkü numaralandırılarak yer verilen ve her sayfada birer tane olan bu sözlerin yazarı tanımama yardımcı olacağını ve diğer kitapları için bir hazırlık olabileceğini düşündüm. Fakat pek de umduğum gibi olmadı. Sanırım beklentilerim ve var olan gerçekler birbirinden epey uzaktı. Belki de Aforizmalar bir iki günde roman gibi okunup bitirilecek bir kitap değildir, belki de her gün bir aforizma okuyarak bu cümleleri anlamlandırmaya çalışmak gerekiyordur. Belkiler uzar gider ancak ortadaki gerçek bu kitapta Kafka ile pek anlaşamadığımız.

Aforizmalar'ı okumak konusunda çok heyecanlıydım ve şu açıdan beklentilerim yüksekti. Genel olarak çeşitli konularda fikir bazlı kısa cümleler okumayı severim, Aforizmalar'da da böyle bir şey bekliyordum, beklediğimi bulamadım ve bu da hayal kırıklığına uğramama neden oldu. Kafka bu yazılarında daha çok iyi, kötü, Tanrı temalı düşünceleri üstünde durmuştu ve dediğim gibi benim beklentilerim bu yönde değildi. Kafka bu kitapta yer alan her cümlesinde tabii ki hissiyatını yansıtmaya çalışmıştır ama sanırım birçok aforizmada ben o hissiyatı alamadım ve cümlelerin derinliğine inemedim. Tabii tek bir kitap okuyarak bir yazar ve kitabı hakkında detaylı bir yargıya ulaşamıyorsunuz ancak en azından Aforizmalar ile Kafka'nın dünyasına bir adım atmış oldum. Dönüşüm, Şato, Dava gibi kitaplarıyla da bu dünyaya iyice girmiş olacağım ve tabii ki artı olarak yazarın hayatı ile ilgili yazılar okuyarak.

O kadar aforizma arasında tabii ki "Aa tam olarak öyle" dediğim ve kendimden bir şeyler bulup anlamlandırdığım cümleler de oldu. Burada hepsi hakkında yazamayacağım için birini seçtim. "Kafesin biri bir kuş aramaya çıktı." Franz Kafka'nın on altı numaralı aforizması. Kimine göre kafes bizi hapsetmeye çalışan hırslarımız, öfkemiz, nefretimizken; kimine göre kuş aşık olunan, kafes ise aşık olan kişi. Bense kafesi insan zihni, kuşu bilgi olarak anlamlandırdım. Lise üçte felsefe dersine giriş yapılırken ilk olarak philosophia sözcüğünün anlamına inilir. Philo sevgi, sophia ise bilgi anlamına gelir. Philosophia bilgelik sevgisi iken philosophos yani filozof da bilgiyi seven, arayan, ona ulaşmak isteyen anlamına gelir. İşte buradaki gibi kafes olan bizler devamlı bir arayış içindeyiz ve bu arayışımızın sonucunda ulaştığımız şey ise bu cümledeki kuş. Kafesin biri bir kuş aramaya çıktı yani insan bilgi aramaya çıktı. Kitapta bunun gibi üzerinde düşünülebilecek aforizma mevcut. Benim bir sonraki Kafka kitabım Dönüşüm olacak, hepinize keyifli okumalar.
109 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Şu ana kadar bir KAFKA incelemesi yapmadım.Çünkü kolay değildi benim için.Hakkını veremeyeceğimden korktum, layık olamayacağından.Onu anlayamayanlar gibi anlayamamaktan değil de anlatamamaktan.Çünkü KAFKA'nın yoğun duygularının kelimelerine çarpıp sağa sola savrulması gibi en ufak olacak benim de yazılarım diye düşündüm.Ama her şeye rağmen KAFKA güneşine olan inancım inceleme yazma düşünceme umut oldu.Daha fazla dayanamadım ve o güneşe ellerimle karşı koymak yerine yüzüme,duygularıma, kalemime vurmasına izin verdim.Ve sıcaklığını hissettiğim zaman incelememe hakkını verebilmeyi dileyerek başladım...
Sevgili KAFKA sen nasıl bir yazarsın!?Sözlerin bir insanı nasıl bu kadar etkileyebilir?Işığın aç bir insanı nasıl bu kadar doyurabilir!?
KAFKA' nın aforizmalarından oluşuyor kitap.Burda da tüm KAFKA kitapları gibi, KAFKA bir kelimeye binbir duygu yüklüyor, sizi düşündürüyor, sizi kendisiyle empati yapmaya sevk ediyor ve bunu yapmaya çabalamaktan, tatlı bir yorgunluk hissediyorsunuz.Ve onu anlamak sandığınız kadar basit olmuyor.Anladığınızda ise onun büyüsüne kapılıyorsunuz ve cümlelerinin altındaki anlam size bir kapı aralıyor, ufkunuz gelişiyor adeta yeni bir hayata adım atıyorsunuz.O yüzden de KAFKA okumak biraz da emek işi diye düşünüyorum.Ama emeğinizin karşılığını layıkıyla alıyorsunuz.
Kısacası severek okuduğum bir KAFKA kitabı.Sizin de okumanız ve onun güneşine tutulup yazılarıyla ısınmanız dileğiyle.Keyifli okumalar...
Nasıl bir devirdir ki bu; insanlar arasında olmak hayvanlar arasında olmaktan daha tehlikeli.

İncelememi okumak için lütfen web sitemi ziyaret edin:)

https://kitappenceresi.com/91/aforizmalar/
114 syf.
Kitap tam olgunlaşmadan ham şekilde koparılmış bir meyve gibi çok güzel bir şey dönüşecekken henüz olmadan dalından koparılmış gibi..
ve yeteneğin ve potansiyelin anlaşılmadan yok olmasının güzel bir fotoğrafı gibi geldi bana anlayamadığım birçok kısmı var ama ben anlamıyorum diye anlamsız ya da değersiz değil tabii ki. Anlamak için o biliş frekansına girmek gerekiyor galiba..
109 syf.
·1 günde·9/10 puan
Biraz Kafka’nın bakış açısını görmek,anlayabilmek için oluşturulmuş bir kitap. Okuyunca anlıyor musunuz?Anlamıyorsunuz,o başka bir kafa çünkü.
Arzu ederseniz on beş dakika içerisinde bile okuyabilirsiniz, o kadar kısacık.
Yani tabi eğer bitirmek veya sadece ‘okudum’ diyebilmek amacıyla okuyorsanız. Anlayabilmek daha sonrasında da farkına varabilmek için okuyorsanız e nispeten biraz daha zaman alması lazım.
Kafka’nın günlüğünde yer alan bazı ortak cümlelerden yola çıkarak aforizmalarının 1917-18 yılları arasında yazıldığı düşünülüyormuş.
Anladım ki insan her zaman insan,eleştiriler hep aynı. Bir konuyla ilgili değil,birçok farklı konuyla ilgili paylaşım var.
Okuması kolay,anlamasını bilemem.
Ben bazılarını bir kaç kere okudum,bazılarını hiç anlamadım bile.
Kitabı başka bir zaman diliminde okuduğunuzda da ayni şekilde hayatınıza dokunacak,aynı sorulara cevap arayacaksınız.Hayatın ve insanın her halinden beslenmiş bir kitap.
Okuyup rafa kaldırabileceğiniz bir kitap değil. Tekrar okuyup,yeniden üzerinde düşünebileceğiniz bir yapıt.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aforizmalar
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059372206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Bu kitapta “Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar” ve “O: 1920 günlüğünden aforizmalar” başlıklarıyla iki ayrı bölümde yayınlanan aforizmaları Franz Kafka, Ekim 1917 ile Şubat 1920 arasında, kısa süre iki yaratıcılık döneminde yazmıştır. O tarihlerde Kafka’nın iç dünyası büyük yıkımlarla karşı karşıya idi. Vereme yakalandığını daha yeni öğrenmiş, uzatmalı nişanlısı Felice Bauer’den ayrılmış, 1908`den 1922`ye kadar çalıştığı İşçi Kaza Sigortası Şirketi’nden hastalandığından ötürü uzun süreli bir izin almış ve ‘tek oğullarının’ ailesine, ne evliliğini ne de ünlü bir yazar olarak kabul edildiğini görme mutluluğunu tattıramayacağını artık kabullenmişti.

Kitabı okuyanlar 13,1bin okur

  • Rumeysa Akbas
  • Mesut Baydu
  • Leyla Seher
  • İdil buse Uygar
  • Pretty
  • KitapSeverBiri
  • Enes Özer
  • Ümmügülsüm
  • Cihat Yıldız
  • Hatice Babadağ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (7)
9
%0.2 (5)
8
%0.2 (6)
7
%0.4 (11)
6
%0 (1)
5
%0.1 (3)
4
%0 (1)
3
%0.2 (6)
2
%0.1 (4)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları