Alemdağda Var Bir Yılan / Az Şekerli (Bütün Eserleri 7)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1060
Gösterim
Adı:
Alemdağda Var Bir Yılan / Az Şekerli
Alt başlık:
Bütün Eserleri 7
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754941742
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
'Alemdağda Var Bir Yılan / Az Şekerli'de Sait Faik'in toplam yirmi beş öyküsünü birarada sunuyoruz. 'Alemdağda Var Bir Yılan', ölümünden önce yayımlanan son kitabı olması bakımından çok önemlidir. Sait Faik, milyonlar içindeki yalnızlığını anlatır. Toplumu eleştirmeye dönük öyküleri olmasına karşın, genellikle gerçeküstücü bir anlatım içindedir. 'Az Şekerli', Sait Faik'in ölümünden sonra yayımlanmıştır. Kitapta, son yazdığı öykülerle eski yıllarda yayımlanmış bazı öyküleri ve röportajları yer alıyor. Zaman zaman başkaldırma, zaman zaman kendini bırakış, öykülerin örgüsü içinde karşımıza çıkıyor ve onun yaşam savaşının acıklı anılarını izlememizi sağlıyor.
224 syf.
·2 günde·8/10
Klasikleşmiş bir Sait Faik tarzında;Tarzı nasıl derseniz ? Son derece doğal, akıcı bir dil. Yabancı terim ve kelimelerden uzak; denizi, doğayı ve balığı seven diyebilirim. İlk bölümde Eftalikus'un Kahvesi diye bir bölüm var. Bu bölümde Sait Faik nasıl hikaye yazdığını anlatıyor zaten. Kısacık bir alıntı yapayım o bölümden;

"İşte hikâyelerimi nasıl yazdığımı şimdilik merak eden dostum, yarın incir çekirdeği doldurmayacak mevzuları yazan bir hikâyecinin iyi bir hikâyeci olmadığını yazacağına göre, bilmem hikâyem oldu mu? Olmadıysa ne yapalım? Bizim hikâye anlayışımız da böyle efendim."

İki farklı kitabının birleştirilmesiyle oluşmuş bir kitap. İlk kitap YKY tarafından ayrı bir kitap olarak basılsa da Az Şekerli bölümü baskıya girmemiş. İlk bölümde 16 farklı hikaye var, İkinci bölümde ise 9 hikaye var. En son bölümde ise Röportajlar kısmı var. Benim en beğendiğim bölüm bu röportajlar bölümü oldu. Çünkü bu bölümde İstanbul'un şehirleşmesi, Kıraathanelerin günümüzde değerini kaybetmesi ve yozlaşması. Şöhrete dair bilgiler. Genç Edebiyatçılar: Bu bölümü açıyorum. Sait Faik'in dönemindeki tüm yazarları değerlendirilmesi var Sait Faik'in ağzından. Sabahattin Kudret olsun, Cahit Sıtkı ve Orhan Veli'yi Sait Faik'in gözünden anlıyorsunuz.

Semaver adlı kitabından daha güzel buldum. Tavsiye edilebilecek bir eser.
224 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitapta beni en çok etkileyen İlk Okuyucu Mektubu adlı bölümdür. Bir nevi okuyucu Ahmet İnel’in ibretlik hayat özeti diyebiliriz. Kurtuluş savaşı sırasında halkın nelere maruz kaldığı ve İstanbul hükümetinin gerçek yüzünü göreceğiniz bir yaşam öyküsü. Şimdilerde sıcacık koltuklarında konforlu yaşamlarıyla Atatürk’ü karalama yarışına giren tüm saltanat seviciler okusun derim. Ve lütfen ön yargılarını, bir takım algı odaklı fikirlerini bir kenara bırakarak biraz da empati yaparak okurlarsa gerçeklerle daha iyi yüzleşebileceklerini düşünüyorum, haddim olmayarak. Herkese iyi okumalar.
224 syf.
·9/10
Sait Faik'in samimi üslubu ile..

O kada güzel ki; ne zaman karşınıza ne çıkacak kestiremiyorsunuz. Çok seviyorum ya hu!

İki hikaye kitabı biraraya getirilmiş: Alemdağ'da Var Bir Yılan ile Az Şekerli.
İlki biraz daha anında yazılmış bir izlenim verdi bana. Cümleler hiç değiştirilmeye çalışılmamış. Aklına geleni dümdüz yazmış. Az Şekerli ise daha çok hikaye. Daha çok etkilendim. Ne bileyim, hepsini seviyorum işte.
Röportajlar bölümünü en çok sevdiğimi söylemeden edemeyeceğin. Direk Sait Faik ve karşınızdaymış hissi bambaşka.

İşte öyle bir şeyler.
Çok seviyorum.
(Her seferinde Sait Faik'in Abasıyanık kitabı cümlesini kurduğum için beni affet.)
224 syf.
·Beğendi·10/10
Hadi biraz detaylı inceleme yapıp sonra bu güzel (!) fırtınada sürüş dersine gidelim. Tanıtım Yazısı olduğundan muhtemelen Spoiler da olur. Siz gene şikayet falan edin belki bir şey uydurursunuz. Geçenlerde bir kardeşimiz 1924te ölen bir yazardan ‘Öldü’ diye bahsettiğinden Spoiler diye şikayet eden bir dengesizle karşılaşmış. Allah kurtarsın ne diyelim böylelerinden. Hem okumaz avare avare gezerler hem de işleri güçleri milleti şikayet etmek. KUDURUN!
Alemdağ’da Var Bir Yılan adlı eserimizde Sait Faik gerçekten Yalnızlık üzerine öyle yazılar yazıyor ki hani son zamanlarını hissedip hissetmediğini düşündürüyor insana. Nereden mi anlıyoruz? Onunla beraber okurken bizlerin de şahit olduğu gözlemcilikten, kahramanın anlatım şekline geçiyoruz ve bu sefer başkasını değil de olayları yaşayan bir ‘Ben’ kişisiyle karşılaşıyoruz.
Hatırlayın bir alıntı da paylaştım. ‘Gün onunla ağarır, onunla kararırdı. Bir dakikam yoktu onu düşünmediğim,’ diye.
Bir Hastalık adlı hikayesinde de Milletvekili Hastalığı diye bir hastalık keşfetmesini tebrik ediyorum. Bence halen devam eden bir durum. Millet için değil de Zenginlik için vekil olanları kast ediyorum.
Bu kitabı neden okuyorum? Ölmeden önceki son kitabı. En son röportajları olsun; Vedat Günyol ve Adalet Ağaoğlu'ndan sonra bir dokunuş olsun. Bir şeyler buluyoruz. Öyküler gene güzel kötü değil, birkaç cümle yetiyor onu anlamaya aslında.
Az Şekerli kitabında dikkatinizi çekti mi bilmem ama 'Ölüm' konusu üzerinde çok fazla durulmuş. Hani yazarımız bir şeylerin farkına varmış da direkt söylemek yerine böyle yazarak mı ifade etmiş kendini bilemedim de insan üzülüyor be.
Böyle olunca karşılaşılan tema pek iç açıcı olmadığından fazla da beğenilen bir kitap olmuyor. İşin özüne inilemiyor çünkü. Yalnızlık ve Ölüm. Bu iki konudan iyi bir şey çıkartmak mümkün mü? Çıksa çıksa sadece Stephan King (doğru yazdım mı) kitabı çıkar buradan. Korkutucu, insanı geren.
Röportajlar bölümü de oldukça güzeldi benim açımdan. Gerek 1923 yılında Gronoble’de geçen ‘Bir Başka İstanbul’ ve gerekse de 1932 Paris’inde geçen hikaye olsun güzellerdi. Burada bir mektup, gönderen kişi Ahmet İnel. Yazarımızın ilk mektubu. En sevdiği olsa gerek ki kitabında onu da paylaşıyor. Bir tane konu daha var ki ona ayrı paragraf açmak gerektiğini düşündüm. Hep beraber alt paragrafa geçelim efendim.
Genç Edebiyatçılar adlı son bölümde ise gerçekten çok güzel isimlerin çok güzel bir sohbeti anlatılmış. Oradaki kitap ve yazarlardan 7 sayfayla Edebiyat bölümü için Yazar-Şair konusuna çalışacak kadar bilgi kapmış bulundum. Adını duyduğum eserini anımsamadığım ya da eserini duyup adını hatırlayamadığım birçok yazarı sonunda eşleştirdim ya bana yeter.
Gördüğünüz gibi kitabımız dolu dolu bir eser denilecek cinsten. Açıkçası ben çok memnun ve mutlu oldum bu kitabını da okuduğuma ve şaka maka 1 hafta dolmadan 7. kitabını da bitirdim. Nasipse 8e de geçeceğiz.
Bu havada da güzel bir gün diye başlayamadığımdan mutlu günler ve keyifli okumalar diliyorum. İlla da güzellik olsun, olmazsa olmaz diyorsanız bir aynaya bakmanız yahut daha kolay erişimden telefonunuzun ekranını kapatıp (ekran açıp kameraya girmekle şarjınızı harcamayın lazım oluyor yahu ) ekranınıza bakmanız yeterli olacaktır. Kitaplı Günler..
224 syf.
·5/10
Kitap hikâyelerden meydana geliyor, kişinin olaylara, kişilere hayata bakış açısı anlatılıyor. Eserde olaydan çok düşüncelere ve çevre tasvirine yer verilmiş. Çok farklı bir anlatım tarzını tercih etmiş. Güzel olduğu söylenemez fazla da beklenti yüklemeyin.
224 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Sait Faik Abasıyanık okunmadan Türk öykücülüğü anlaşılamaz tümüyle. Bu iki kitabı bir arada sunan eser, kısa öykülerden oluşuyor. Kahvehaneleriyle, sokaklarıyla, yerleriyle bize yakın bir ortam anlatılıyor. Balıkçısıyla, işsiziyle, ayyaşıyla bildik tipler hepsi. Okunmalı.
224 syf.
·Beğendi·8/10
Sanki hiç bilmediğin o şehrin herhangi bi sokağında yaşlı bi amca sohbetine dahil olmuşsun, sanki o sokağın çocukları top oynuyormuş da senin ayağına gelmiş heyecanla vurmuşsun... Merhaba dediğin bi bakkal, sana saatlerce hiç tanımadığın birini anlatmış, kendini o öykünün içinde bulmuşsun... Pazar gezmişsin, çarşıya çıkmışsın bi öyküyle. Durup dinlenirken yeni bi öykü tutturmuşsun. Sait Faik kitaplarını hep bu hisle, bu yaşamak düşüncesiyle okurum. Her kitabı, her öyküsü başka güzel.
224 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Size denizi öğretir Sait Faik. Ve ardından hayatınıza kısa kısa aralar verir. Tutar oraya götürür sizi, zamanı durdurur. Tanıdık duygular anımsatır. Size bir yerden yakın gelir.
224 syf.
·Puan vermedi
Kitabı İş Bankası Yayınlarından okudum. Kırmızı kapağı ve hoş görüntüsü benim nazarımda artı durum. Durum öyküsünün Türk edebiyatında üstadı sayılır Sait Faik. Aslında kitabı okuma amacım da biraz bu sebeptendi. Bir edebiyatçı olmam beni bu kitaba iten en önemli etken oldu. Genel olarak kitap güzel ve tam manasıyla durum öykü özelliklerini taşıyan, amacına uygun ve gerçekten sınıfı için mükemmel denilebilecek bir eser. Fakat eseri okurken biraz derine inmek ve kitabın sonunda Fikret Ürgüp'ün de dediği gibi bir şiir okurken kelimelerin derinine nasıl iniyorsak Sait Faik'in de söylediklerinin derinine inerek anlamı süzmek gerekiyor. Son olarak kitabı çok beğendiğimi belirtiyor ve herkesin Sait Faik okuması gerektiğini düşünüyorum.
Neden öldürdün, Hidayet?
-Seviyordum be abi!
-Nasıl seviyordun, Hidayet?
-Deli gibi be abi! Gün onunla ağarıyordu. Ben susam helvası satarım abi gündüzleri. Cebin de mis gibi simit kokuyor abi. Gün onunla ağarır, onunla kararırdı. Bir dakkam yoktu onu düşünmediğim. Abi, rüyada gibi yaşardım. Her laf gelir gider ona dayanırdı. İnsanlar bana bir laf söylerdi. O ne cevap verebilir, diye düşünürdüm. Bir şey alacak olsam o alır mıydı acaba, derdim. Bir şey yesem içime sinmezdi. Biri yol sorsa o gösterir miydi diye kafama sormayınca ve içimde o, yol göstermeyince aptal aptal bakardım. Bir güzel şey görsem ona göstermezsem, gösteremediğim için zevk alamazdım güzel şeyden.
İnsan radyosunu, radyosunun bulanık yeşil gözünü; kırmızı, yeşil, sarı çizgilerle çizikli gavur şehirleri adı dolu aydınlık yerini de özler miymiş? Allah kahretsin! Özlermiş insan duygulu olunca.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alemdağda Var Bir Yılan / Az Şekerli
Alt başlık:
Bütün Eserleri 7
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754941742
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
'Alemdağda Var Bir Yılan / Az Şekerli'de Sait Faik'in toplam yirmi beş öyküsünü birarada sunuyoruz. 'Alemdağda Var Bir Yılan', ölümünden önce yayımlanan son kitabı olması bakımından çok önemlidir. Sait Faik, milyonlar içindeki yalnızlığını anlatır. Toplumu eleştirmeye dönük öyküleri olmasına karşın, genellikle gerçeküstücü bir anlatım içindedir. 'Az Şekerli', Sait Faik'in ölümünden sonra yayımlanmıştır. Kitapta, son yazdığı öykülerle eski yıllarda yayımlanmış bazı öyküleri ve röportajları yer alıyor. Zaman zaman başkaldırma, zaman zaman kendini bırakış, öykülerin örgüsü içinde karşımıza çıkıyor ve onun yaşam savaşının acıklı anılarını izlememizi sağlıyor.

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • Müslüm Soykan
  • Seyyit Doğru
  • Serkan uyar
  • Beg Ün
  • Orazbayramov
  • İ
  • Mert Özdemir
  • Ayşe Deniz Değer
  • Adem Bağış
  • Seda Yeşilyaka

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.4 (10)
9
%14.7 (5)
8
%35.3 (12)
7
%14.7 (5)
6
%2.9 (1)
5
%2.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0