Asfalt Yol

Sabahattin Ali
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
2021
Yayınevi:
Kızıl Panda Yayınları
ISBN:
9786257238298
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 04:18
Çok anlamlı kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Sabahattin Ali her eserinde olduğu gibi bu eserinde de toplumumuzun maalesef günümüzde de pek değişmemiş olan yapısına , insanın apaçık bir şekilde olan görünene değilde kulaktan dolma bilgilere hiç bir şekilde sorgulamadan nasıl itimat ettiğini, geçim derdinin ne kadar büyük bir sorun olduğunu ve bu sorunun içinde küçücük hayatların yani çocukların nasıl tükenip gittiğini, insanların duyarsızlaşması ve bu durumun kendileri için ve çevrelerindeki ilişkiler için etkileri, kafamızın içindeki insan gibi yaşamanın bedellerini, değişik insan psikolojilerini ve analizlerini bu kisa hikayelerinin içinde yer vermiş. Aslında kısa hikaye deyip geçmemek lazım. Zira kısacık bir hikayenin içinde ne kadar çok şey verilebilirse bir okura , o kadar şey vermiş Sabahattin Ali. Her eserinde olduğu gibi bu eseride hem anlatımı bakımından hem de hikyelerinde işlediği konulardan mütevellit toplumumuz ve onu oluşturan insanları hakkında pek çok derinliğe sahip. Yedi hikâyeden oluşan bu eser okuruna benim kanaatimce pek çok şey kazandırma potansiyeline sahiptir. Birkaç saat içinde okuyup bitirilebilecek olan bu kitap sonunda okuruna birtakım farkındalıklar ya da güçlü bir bakış açısı kazandıracaktır.
Edebiyat
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
8/10
·96 syf.··
2024 35. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 08:16
Bir öğretmenin görev yaptığı köy yolunun yapılması için verdiği çaba , halkın ihtiyacının tam tersi şekilde yolun yapılması . Bir köy yolunun bile siyasileştirilip başa bela olması süper bir betimleme ile anlatılmış Çok sevdim
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
Bir öğretmen
Puan vermedi·96 syf.··
2022 3. kitabı
Bir öğretmen üstüne vazife olan olmayan her şeye dahil olur. Niye ? Üst için mi, alt için mi? Hakiki insanlar üstlere değil altlara çalışır. İşte ne zaman altı için çalışan bir kişi görürseniz bilin ki hakiki insandır.
Edebiyat
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 15. kitabı
Kitabı herkese tavsiye ediyorum gayet güzel Sabahattin Ali de güzel bir yazar onun kitaplarını okumanızı isterim en sevdiğim kitabı bu oldu benim İyi günler
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2021 7. kitabı
Köy yaşamına hakim bir öğretmenin, köyün vilayet ile iletişimini sağlayan yıkık dökük bir yol için verdiği uğraş mükemmel bir betimleme ile anlatılmış. Teşkilat-i Esasiye'yi köy halkına okuyup öğreten, hakkını aramaları ve daha refah yaşamaları için binbir emek sarfeden bu öğretmen, bir akşam üstü geldiği gibi uğurlamış kendini köyden..
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2023 18:40
Anadolu da gelişmemiş bir köy okuluna tayini çıkan öğretmen köye gelirken köy yolunun bozuk ve kullanılmaya elverişli olmadığını görerek önce muhtar’a durumu arz eder. Daha sonra köyün muhtarı köyün bağlı olduğu vilayetin valisine durumu bildirir. Vali hükümete durumu ileterek köyün yolunun yapılmasını dilekçe ile bildirir. Bu silsile yoluyla bildirimlerden sonra hükümet yol yapımına karar verir ve yol çalışması başlar. Fakat köy yolunun yapımında oluşan aksaklıklar ve gecikmeler köylülerin öğretmene karşı tavrını değiştirerek ona karşı düşman olmuşlardır. Sabahattin Ali’nin benim kanımca kendi öğretmenliği esnasında yaşadığı bu olayı isim vermeden kaleme almıştır. Dolayısıyla o dönemde Anadolu’da köylü ve öğretmen ilişilerinin çok da iyi olmadığını yazarın kaleminden çıkan uslubdan anlayabiliriz.
Araştırma-İnceleme Tarih
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
Asfalt Yol
7/10
·96 syf.··
2023 18. kitabı
Atandığı köyün sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi benimseyen bir öğretmenin yapılması için dilekçe verdiği ve köylüleri bilinçlendirdiği "Asfalt yolun" köyden kaçarcasına gitmesine sebep vermesini, Devletin vatandaşlar için değilde vatandaşların siyasiler ve bürokratlar için olduğunu konu edinmiş akıcı bir öykü. İyi okumalar dilerim.
Kitap
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
7/10
·96 syf.··
2021 11. kitabı
Yeni bitirerek sıcak düşüncelerimi yazıyorum. Selam hikayesi çok hoşuma gitti benim özellikle son satırları çok anlamlı ve gerçek bir anlatım. İkinci aklımda kalan asfalt yol hikayesi gerçek bir insan psikolojisi örneğidir benim için. Kulaktan dolma bilgi ile değişen bir davranış ve anlatım. İyi günler.
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma
Puan vermedi
Meyve veren ağaç taşlanır. Meyvesi bahçenize düşmüyor ise.. Hiç bir emek vermeden fayda ve hizmet görmeyi hak görenlerin, fayda görmediklerinde en büyük düşmandan daha beter olduğunu gösteriyor bize.
Asfalt YolSabahattin Ali · Kızıl Panda Yayınları · 2021321 okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.