Aşka Övgü

7,5/10  (2 Oy) · 
7 okunma  · 
2 beğeni  · 
445 gösterim
"Aşk inatçı bir serüvendir. Serüven dolu tarafı gereklidir gerekli olmasına ama, inat da gerekir."

Ünlü yazar ve felsefeci Alain Badiou Nicolas Truong'la birlikte aşkı, o en olağanüstü duyguyu irdeliyor. Çıkarı, güvenliği her şeyin üstünde tutan günümüz dünyasında tehdit altında gördüğü aşkı "yeniden icat etmeye" çağırıyor bizi. Değil mi ki tüm dünyayı kapsayacak, ortaklaşa bir yaşamın savunma aracı, direnişi bu duygu. Badiou, tekbiçimliliğe, aynılığa karşı serüveni, rastlantıyı, farkı, demek ki aşkı yüceltiyor; sözü internetteki bir tanışma sitesinden açıp Schopenhauer'den Levinas'a aşkın dönüşümlerini sorguluyor.

Neden bu kadar düşkünüz aşka? Sayısız şiir, roman, film, oyun, hepsi aşk üstüne. Bir düşünür bunca insanın peşinde koştuğu bir güzelliğe karşı duyarsız kalabilir mi? Badiou bu yoğun tutkunun farklı yüzlerine tanımlar getiriyor, aşkla bir sahne, bir dünya kurmanın yollarını arıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitaptan 7 Alıntı

Zehraca 
20 Eyl 01:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Öteki uçtaysa, aşkı öznel deneyimin en üst evrelerinden biri olarak gören felsefeciler var. Örneğin Soren Kierkegaard onlardan biri. Kierkegaard’a göre, yaşamda üç evre vardır. Estetik evrede, aşk deneyimi boş ayartıcılığın ve yinelemenin deneyimini yansıtır. Zevki hedef alan bencillik ve o bencilliğin bencilliği özneleri harekete geçirir; bunların ana örneği Mozart’ın Don Giovanni’sidir. Etik evrede, aşk gerçektir, ağırbaşlılığını yaşar. Yüzü saltığa dönük, sonsuz bir güdümlülüktür söz konusu olan, Kierkegaard da bu deneyimi genç bir kadının, Regine’nin gönlünü kazanmaya çalıştığı o uzun süre içinde yaşamıştır. Etik evre, taahhüt etmenin mutlak değeri evlilikle doğrulanırsa, en üst evreye, dinsel evreye geçişi sağlayabilir. Evlilik o durumda aşkta başıboşluğun tehlikelerine karşı toplumsal bağın sağlamlaştırılması olarak değil, gerçek aşkı asıl gitmesi gereken yere yönlendiren bir şey olarak görülür. “Benlik kendi saydamlığı içinden onu ortaya koyan gücün içine daldığında", demek ki benlik aşk deneyimi sayesinde kendi tanrısal kökenine uzandığında, aşkta son bir dönüşüm yaşanabilir. Aşk artık bir ayartma olmanın, evliliğin ağırbaşlı aracılığının ötesinde, üst-insana ulaşmak için kullanılacak bir araçtır.

Aşka Övgü, Alain BadiouAşka Övgü, Alain Badiou
Zehraca 
20 Eyl 14:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gözle aranan aşk:
Aşk üstüne bugün de hâlâ çok yaygın olan ve bir şekilde aşkı karşılaşmada harcayan romantik bir anlayış olduğunu düşünüyorum. Demek istediğim şu ki, aşk şu haliyle dünyada karşılaşmada, büyülü bir dışsallık anında yakılıp kül ediliyor, tüketiliyor, harcanıyor.

Aşka Övgü, Alain BadiouAşka Övgü, Alain Badiou
Sisyphos 
06 Eyl 00:03 · Kitabı okuyor · Beğendi

Arthur Schopenhauer
Schopenhauer aşk tutkusu yaşayan kadınları asla bağışlamayacağını söylüyor, çünkü aslında hiçbir değeri olmayan insan türünün sürüp gitmesini kadınlar o tutkuyla sağlıyorlar!

Aşka Övgü, Alain Badiou (Sayfa 21 - Can)Aşka Övgü, Alain Badiou (Sayfa 21 - Can)
Zehraca 
20 Eyl 01:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aşk her zaman dünyanın doğuşuna tanık olma olasılığıdır. Kaldı ki bir çocuğun doğuşu da, aşkta gerçekleştiyse, bu olasılığın örneklerinden biridir.

Aşka Övgü, Alain BadiouAşka Övgü, Alain Badiou
Zehraca 
20 Eyl 20:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kıskançlık yapay bir aşk asalağıdır ve aşkın tanımında kesinlikle yeri yoktur. Her aşk ilan edilebilmek, başlayabilmek için, dışarıdan bir rakip mi saptamak durumundadır? Haydi canım siz de! Tam tersi: Aşktaki içkin güçlükler, İki’nin sahnesindeki uyuşmazlıklar üçüncü bir kişi, gerçek ya da varsayılan bir rakip üstünden açığa çıkabilir. Aşkın güçlükleri kimliği saptanmış bir düşmanın varlığına bağlı değildir. Aşk sürecinin içinde yaşanırlar: farkın yaratıcı oyununun içinde. Aşkın düşmanı bencilliktir, herhangi bir rakip değil. Şöyle de denebilir: Aşkımın en amansız düşmanı, yenmem gereken düşman, öteki değil benim, farka karşı özdeşliği isteyen, farkın prizmasında süzülmüş ve yeniden oluşturulmuş dünyaya karşı kendi dünyasını dayatmak isteyen “ben”.

Aşka Övgü, Alain BadiouAşka Övgü, Alain Badiou
Zehraca 
20 Eyl 01:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gerçek aşk uzamın, dünyanın ve zamanın yarattığı engelleri kalıcı biçimde, kimi zaman acı çekerek alt eden aşktır.

Aşka Övgü, Alain BadiouAşka Övgü, Alain Badiou