Ayışığı Sokağı - Korku

·
Okunma
·
Beğeni
·
113bin
Gösterim
Adı:
Ayışığı Sokağı - Korku
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052940747
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Bir manyak gibi ayaklarıma kapanmıştı. O sırada iki polis köşeyi dönmüştü. Hemen adamı ayağa kaldırdım. Boş gözlerle bana bir an baktı ve sonra farklı bir ses tonuyla konuşmaya başladı:

İlk sağa dönün, otel biraz aşağıda.

Bir kez daha bana baktı, göz bebekleri solgun, beyaz bir boşluğun içinde eriyip gitmiş gibi görünüyordu. Sonra ortadan kayboldu.

Titremeye başladım ve paltoma sıkıca sarındım. Yorgundum ve üzerime uyku, sarhoşluğa benzer, kara ve duygusuz bir uyku çöktü. Düşünmek, olayları kafamda evirip çevirmek istiyordum ama uyku amansızdı ve gitmeye niyeti de yoktu. Otelime gittim, yatağa girdim ve kütük gibi uyudum.

***

Demek şantajcı Irene’nin adını ve adresini öğrenmişti! Ama nasıl? Her şey kaybedilmişti!

Evet, yaklaşık bir saattir, Bayan Wagner diye yineledi kadın, sesinde uğursuzluk ve azar vardı.

Ne istiyorsun?

Ne istediğimi çok iyi biliyorsun, Bayan Wagner. Buraya neden geldiğimi sen de benim kadar iyi biliyorsun.

Ama sana onu bir daha görmeyeceğimi söylediğimden beri, onunla görüşmedim… asla…

Yalan söyleme. Sizi pastaneye kadar takip ettim. Gördüğünüz gibi işsizim ve yapacak başka bir işim yok. İşten atıldım, çünkü patron işlerin kötü olduğunu söyledi. Sanki asil bir hanımmışım gibi, yürüyüş yapacak kadar insanın zamanı olması ne kadar da güzel.
80 syf.
·1 günde·10/10 puan
Stefan Zweig in beş farklı öyküden oluşan kitabı. Diğer eselerine nazaran "epic fail" diyeceğim bir kitap. Olay yoğunluğu yok, keskin cümleler yok. Çerezlik niyetine alınıp okunabilir.

Bir de şu inceleme yazan arkadaşlardan ricam Zwegin her incelemesinin altına eşi ile birlikte intihar ettiğini yazmayın artık gına geldi. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
80 syf.
·2/10 puan
YouTube kitap kanalımda Ay Işığı Sokağı kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: https://youtu.be/cw421oNbC14

Zweig'ı merak eden ve kitaplarıyla tanışmak isteyen okurlar için Zweig'a başlamak açısından doğru bir tercih olmayacak kitaptır.

Bugüne kadar neler okuduk?
Olağanüstü Bir Gece'de, yapay heyecanların doğal olanına doğru evrimini, hırsızlık idini ve insanın ruhsal devinimini,
Gömülü Şamdan'da, kutsal bir nesne için çıkılan yoldan insanın tinsel arayışına doğru tümevarım yapılabilecek bir süreci,
Mecburiyet'te, savaş ve aşk dilemmasının mecburiyet kavramı dahilinde karşılaştırılmasını,
Bir Çöküşün Öyküsü'nde, devletler gibi aynı şekilde ruhsal olarak dibe vurabilecek insanoğlunu,
Amok Koşucusu'nda, hedeflere koşulan yerlerin gerçekten de koşup koşmamaya değip değmeyeceğini,
Korku'da, korkmaktan bile korkan hale getirilen insanların trajikomik durumunu,
Yakıcı Sır'da, psikoloji bilimindeki neredeyse bütün savunma mekanizmalarını,
Mürebbiye'de, özellikle de Kadın ve Yeryüzü adlı en sevdiğim novellasında, doğa olaylarıyla insan ilişkilerinin paralelliğini,
Satranç'ta, siyasi bir temel altında rütbe hiyerarşisinden ve katı kurallardan beslenen bir olay örgüsündeki kazanma arzusunu,
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat'te, yine ülkelerin siyasi ilişkileriyle paralellik kurulabilecek insanlarla birlikte onların kumar arzusunu ve cevapları aranan soruları cevapsız bırakmama hırsını,
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda, esas güzelliğin bilindik ve daha çok tanıtılması gereken sevgilerde değil gizli ve bilinmeyen olarak kalanlarda olduğunu,
Biyografilerinde Balzac, Dostoyevski, Dickens, Montaigne, Stendhal ve Tolstoy gibi isimleri gördük.

Ay Işığı Sokağı'nda ne var derseniz, bu soruyu cevaplayamam. Fakat Ay Işığı Sokağı'nda ne yok derseniz, yukarıda yazdığım temalardan neredeyse hiçbiri kullanılmamıştır.

Bir zamanlar epey tutkulu bir Zweig okuru olmama rağmen bu kitaptaki novellalardan hiçbiri üstte yazdığım kitapların çizgisine erişemez, ne heyecan ne sürükleyicilik ne süreç ne de bitiricilik açısından.
80 syf.
·Puan vermedi
Zweig bey'in beş kısa öyküsünden oluşur.Yazarın eserleri günlük okunacak şekilde kısa olması aynı zamanda bizleri olayların içine sürüklemesi kalemin hayal gücüyle iş birliğidir.Her hikaye bin düşünce misali.Kitaba ismini veren anlatımdan vicdan sahipleri kişilik koyacaktır geleceklerine.
80 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Stefan Zweig’in bu eseri kısa kısa 5 öykü yer almaktadır 5 öykünün isimleri ; Ay ışığı sokağı,Leporella,Nişan,Leman Gölü Kıyısında Olay,Avare.5 öykü arasında en beğendiğim Ay Işığı Sokağıdır.Herkes tarafından bilinmeyen ve önemsenmeyen insanların kendi hallerindeyken yaşadıkları ve karşılaştıkları olaylara yer verilmiştir Kısa zamanda kaliteli bir eser okumak isteyen okuyucuların kesinlikle okuması gereken bir eser
80 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitap beş kısa öyküden oluşmaktadır.İlk öykü kitaba adını vermiştir.Öyküler ızdırap,intihar,hırs,sevgi genel olarak üzüntü temalıydı.Olay analizleri , betimlemeler her zamanki gibi güzeldi kendinizi olayların içinde hissediyorsunuz yine güzel bir esere imza atmış Zweig ve yine insanların iç dünyalarındaki duygulara hislere güzel değinmiş.Çok daha iyi eserlerini okuduğum için bu biraz basit kaldı.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Dikkat spoiler içerir.Yazar eşiyle birlikte intihar etmiş, hayatı böyle sonlanmış. Bu kitapta beş hikaye var ve kahramanları da ya intihar ettiler ya da öldürüldüler. Bu ne yaman çelişki.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öykü türünün usta isimlerinden biridir Zweig. Canlı tasvirlerin, psikolojik betimlemelerin, çarpıcı sonların yazarıdır o. Öykülerinde karakterlerin ruh dünyasını, kişiliğini en ince ayrıntısına kadar resmeder. Bu yüzden öyküleri oldukça gerçekçi ve bir o kadar da etkileyicidir.
"Ay Işığı Sokağı" da yazarın kalemini ustalıkla kullandığı eserlerinden biri. "Satranç" ve "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" gibi eserlerinin gölgesinde kalsa da anlatım diliyle okuru büyüleyen bir yapıt.

"Ay Işığı Sokağı" kitaptaki beş kısa öyküden ilki. Almanya'ya kalkan gece trenini kaçırdığı için tanımadığı bir yerde, hiç hesaba katmadığı bir gün geçiren bir adamın hikayesi.

"Leporella" kitaptaki ikinci ve en güzel öykü. 39 yaşındaki yabani bir hizmetçinin hikâyesi. Yazarın inatçı, umursamaz, sert mizaçlı ve duygusuz olarak betimlediği bu karakterin yaşadığı basit bir olay üzerinde sarsıcı bir etki yapar. O günden itibaren efendisine bir köle gibi itaat eden bu hizmetçinin kölece bağlılığı sonucu girdiği karanlık çıkmaz anlatılır.

"Nişan" 1810 yılında İspanya'daki savaşta yaralanan bir albayın yaşam mücadelesini konu alır. Çaresizliğiyle birlikte umudunu diri tutan bu albayın yazgısı merak edilerek sayfaları çevirilecek heyecan verici, gerilimli bir öykü.

"Leman Gölü Kıyısında Olay " ve "Avare" öyküleri diğerlerine nazaran daha sığ olsa da edebi dili açısından okunmaya değer öykülerden. İki öykünün de ana teması ümitsizlik. Vatanına döneceğine dair umutlarını kaybeden bir Rus savaş esiri ile kendini çıkmaz bir döngüde hisseden umutsuz bir öğrenci, hikâyelerinin sonunda aynı kaderi paylaşır.

Hikayelerin hemen hepsinde ağır melankolik bir hava hüküm sürer. Yazar çizdiği gerilimli ve karamsar tabloyu hikâye boyunca devam ettirir ve vurucu bir sonla noktayı koyar. Tıpkı kendi yaşamında içine düştüğü boşluk ve ümitsizliğe koyduğu nokta gibi..

Zweig'in diğer eserleri gibi "Ay Işığı Sokağı" da öykü türüne ilgi duyan herkesin okuması gereken bir kitap.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10 puan
*Orta halli spoiler

Yeni bir incelememsi bişilerden herkese selam.

İş Bankası Yayınları ile 74 sayfa olan bu çıtı pıtı kitabın içinde beş tane hikaye var.
Kişilerin iç dünyası tanımlamaları ile hayretler içerisinde bırakan Stefan bu kitap da şaşırtmadı. Ama en çok ilk iki hikaye yani *Ay ışığı sokağı ve
*Leporella hikayesini sevdim.
Diğerleri bir türlü içine alamadı niyeyse.

Ay ışığı sokağında, zengin bir adamın durumu iyi olmayan bir kadın ile evliliğinden bahsediyor. Adam karısına çok aşık olmasına rağmen karısı ondan bir şeyler istediğinde gururunu okşamasından zevk aldığı için her seferinde yalvartarak aldırmasından dolayı, bir gün kadının canına tak eder ve bir not ile adamı terk eder.
Derin pişmanlık ve üzüntü duyan adam karısını bulmak ve onu geri döndürmek için varını yoğunu ortaya döker. Tabi bu süreç beklediği gibi de kolay olmaz ve beklenmedik şeylerle karşılaşır.

İkinci hikaye Leporella ise hizmetçi olan bir kadının yaşadığı evde başına gelenleri anlatır. Bu hikaye için çok fazla spoiler vermek istemiyorum açıkçası.
Çünkü bir yerden sonraki olaylar ve yaşananlar hayretler içerisinde bıraktığı için kendiniz okuyup öğrenin istedim.

Birisine karşı derinden hissedilen yoğun hastalıklı duygu o insana neler yaptırabilirin cevabı Leporalla.
Ve tabiki iç dünyasının müthiş tahlili ve anlatışı ile yine sizi sayfalar arasında sürükleyen Stefan Zweig.

Herkese şimdiden iyi okumalar.

Sevgi, kahve ve kitap ile kalın

^_^
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitapta beş hikaye bulunuyor. Bu da kitabı bir hamlede bitirmenizi kolaylaştırıyor.
Kitabı okurken şunu düşünmeden edemedim “bu kitabı okumasaydım kaybettiğim hiçbir şey olmazdı”. Sözün özü; kötü bir kitap değil ancak beni etkilediği söylenemez... Birisine bu kitabı önereceğimi de sanmıyorum...
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Stefan Zweig'den dramatik beş kısa öykü içeren bir kitap.
Zweig bu kitabında yer alan kısa öykülerinin her birinde farklı yapıdaki bir kişinin hikayesini anlatmaktadır.

Kitaba ismini veren birinci öyküde, eşinin terk ettiği bir kocanın, ''Leporella'' isimli öyküde kimsesiz büyümüş bir hizmetçi kadının, ''Nişan'' isimli öyküde savaş yaptığı ülkede tek başına kalmış bir albayın, ''Leman Gölü Kıyısında'' adlı öyküde, ülkesine dönmek isteyen eski bir askerin, ''Avare'' isimli öyküde ise bir öğrencinin dramatik hikayeleri anlatılmaktadır. Tabii ki bütün öyküler Zweig'e özgü bir uslupla yazılmış olup dramın bütün özelliklerini insanın içine işletmektedir.

Yazarın diğer kitapları gibi beğenerek okuduğum bu kitabının da, okunmasını tavsiye ederim.
Acısını parçalara bölmeye başlayınca gitgide sakinleşti. Ancak yine en derin ıstırabın verebileceği feci bir soğukkanlılıkla parçaladı acısını.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayışığı Sokağı - Korku
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052940747
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Bir manyak gibi ayaklarıma kapanmıştı. O sırada iki polis köşeyi dönmüştü. Hemen adamı ayağa kaldırdım. Boş gözlerle bana bir an baktı ve sonra farklı bir ses tonuyla konuşmaya başladı:

İlk sağa dönün, otel biraz aşağıda.

Bir kez daha bana baktı, göz bebekleri solgun, beyaz bir boşluğun içinde eriyip gitmiş gibi görünüyordu. Sonra ortadan kayboldu.

Titremeye başladım ve paltoma sıkıca sarındım. Yorgundum ve üzerime uyku, sarhoşluğa benzer, kara ve duygusuz bir uyku çöktü. Düşünmek, olayları kafamda evirip çevirmek istiyordum ama uyku amansızdı ve gitmeye niyeti de yoktu. Otelime gittim, yatağa girdim ve kütük gibi uyudum.

***

Demek şantajcı Irene’nin adını ve adresini öğrenmişti! Ama nasıl? Her şey kaybedilmişti!

Evet, yaklaşık bir saattir, Bayan Wagner diye yineledi kadın, sesinde uğursuzluk ve azar vardı.

Ne istiyorsun?

Ne istediğimi çok iyi biliyorsun, Bayan Wagner. Buraya neden geldiğimi sen de benim kadar iyi biliyorsun.

Ama sana onu bir daha görmeyeceğimi söylediğimden beri, onunla görüşmedim… asla…

Yalan söyleme. Sizi pastaneye kadar takip ettim. Gördüğünüz gibi işsizim ve yapacak başka bir işim yok. İşten atıldım, çünkü patron işlerin kötü olduğunu söyledi. Sanki asil bir hanımmışım gibi, yürüyüş yapacak kadar insanın zamanı olması ne kadar da güzel.

Kitabı okuyanlar 34,5bin okur

  • Güler Alacaci
  • melih can altan
  • Aleyna çelik
  • Busena
  • Mehmet Çakır
  • Halit güzel
  • Ela Uzun
  • drdex21
  • Demet Samur
  • Ezgi Sağlam

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.4 (33)
9
%0.5 (41)
8
%0.7 (62)
7
%0.3 (23)
6
%0.2 (13)
5
%0 (3)
4
%0 (4)
3
%0 (2)
2
%0
1
%0 (1)

Kitabın sıralamaları