Benim De Söyleyeceklerim Var!

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.152
Gösterim
Adı:
Benim De Söyleyeceklerim Var!
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054173105
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mürekkep Basım Yayın
Umut Sarıkaya, çizerliğiyle olduğu kadar yazarlığıyla da anlatıyor kendini. Öykü ya da anı, ne derseniz deyin, bu kitaptaki metinler genç ve sıcak. "Benim de Söyleyeceklerim Var!" yazarın dergideki ve evdeki hayatından ya da çizer arkadaşları Ersin Karabulut, Metin Üstündağ, Bahadır Baruter arasında geçen olaylardan kesitler sunuyor okuyucuya. Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar. Hayatın alışılagelmiş ayrıntıları, günlük diyalogları Sarıkaya’nın kaleminde başka bir anlam ve şekil kazanıyor. Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor. İçten ve doğal bir dil kitabın tamamına hâkim oluyor. "Benim de Söyleyeceklerim Var!" günümüz yaşantısının bir uzantısı sanki. Monotonluktan uzak bir uzantı… Eğlenceli, neşeli ve farklı… Gelin onların hayatına katılalım, renklerin tadını çıkaralım!..
Hayata dair tespitlerin, ayrıntıların yazarı Umut Sarıkaya. Herkesin kendinden bir şey bulup eğlenerek okuyacağı güzel bir kitap. Karikaturlerini ve tarzini seven herkese tavsiye ederim. Henüz haberdar olmayanlarda bir alıp okursa müptelası olacak diye düşünüyorum.
İsmi lazım değil abone olduğum youtube kanallarından birindeki bir videoda, bir yazarın tavsiyesi üzerine okudum kitabı. Doğruyu söylemek gerekirse de zor bitirdim. Kitaptan ziyade özensiz ve samimi olmayan bir günlük de denebilir. Kaç kez yarıda bırakmayı düşündüm ama başlamışken bitsin diye yarıda kesmedim. Daha önce hiç karikatürcü kitabı okumamıştım, hepsi böyleyse lütfen karikatürcüler kitap yazmasın, çizerlik dışında başka işler yapsın. Kimseye tavsiye etmeyeceğim bir okuma deneyimi oldu.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.371 Oy)19.143 beğeni43.636 okunma3.024 alıntı184.023 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.595 Oy)8.877 beğeni28.873 okunma853 alıntı140.413 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.766 Oy)13.485 beğeni34.718 okunma3.471 alıntı146.909 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.496 Oy)8.088 beğeni22.928 okunma846 alıntı90.415 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.329 Oy)9.292 beğeni25.798 okunma1.849 alıntı119.509 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.449 Oy)3.945 beğeni13.045 okunma1.250 alıntı53.376 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.688 Oy)5.793 beğeni19.776 okunma845 alıntı101.841 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.053 Oy)6.405 beğeni16.915 okunma2.947 alıntı86.523 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.932 Oy)8.894 beğeni26.450 okunma2.695 alıntı115.481 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.228 Oy)6.936 beğeni20.253 okunma728 alıntı114.008 gösterim
Umut Sarıkaya'nın espri tarzından ve karikatürlerinden hoşlanıyorsanız kesinlikle okuyun. Kitabı okurken ciddi ciddi gülüyorsunuz. Hani öyle tebessüm falan değil baya kahkaha atıyorsunuz. Umut Sarıkaya'nın hayatından yaptığı tespitler, anılar ve birkaç mektuptan oluşan bir kitap. Ha tabii ki hayatından tespit, anı deyince gerçekçi bir şey beklemeyin. Gayet komik, eğlenceli bir kurgu. Gülmeye ihtiyacım olan bir zamanda ilaç gibi geldi.
Günlük hayatta yaşanan anlamsız olayları bel altına vurarak anlatmaktan başka birşey ifade etmedi bu kitap benim için. İçerisinde fazlaca küfür mevcut ve komik hiçbir yanı yok. Ilk 30 sayfadan sonra okuyucuyu sıkıyor. Zaman kaybı yaşamak istemiyorsanız tavsiye etmiyorum.
Uykusuz'da yayımlanan yazıların derlenmiş hali. Bazı öyküler gerçekten çok komik. Hiç sıkılmadan okumuştum. Şimdilerde "Naber" dergisinde okuyoruz kendisini. Adam neye nasıl kızdıysa tek başına 60 sayfa dergi çıkarıyor.
Kafanızı boşaltmak ve ağır kitapların verdiği doluluktan arınmak istediğiniz de ve toplu taşıma da, yolcuklarda okuyabileceğiniz eğlenceli bir kitap.
kitap ara vererek okumak gerek diye düşünüyorum. çünlü belirli bir süre sonra bazı hikayeler kendini tekrarlıyor ve sıkıcı hale geliyor. ama içinde çok da komik hikayeler var elbette.
"Yazarlar ve Kütüphaneleri" videosunda Hakan Bıçakçı okurlara kitap tavsiyesi olarak 3 kitap önerir: "Benim de Söyleceklerim Var 1", "Benim de Söyleceklerim Var 2" ve "Benim de Söyleceklerim Var 3" :)

Gerçekten de sadece mizah ile anılmasına rağmen Umut Sarıkaya'nın hem ciddi bir edebi ve felsefi birikimi hem de ustalıklı bir yazım tarzı vardır. Benim gözlemlediğim kadarıyla ilkin meselelere oldukça ciddi biçimde ve derin bir temelden dalıyor ancak metinde biraz ilerleyince "Sivaslı Umut" yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor ve mizah işte orada başlıyor. Okumayan ve ön yargısı olan arkadaşlara kesinlikle öneriyorum, çok şey kaçırıyorsunuz.
Uykusuz dergisindeki köşe yazılarının toplamı olan bir kitap. Samimi tarzıyla çok komik kısa hikayeler barındırıyor, zaten karikatürlerini takip ediyorsanız bu üslubu da seveceksiniz.
Serinin en güzel kitabı. Alır almaz otobüste, metrobüste, sahildeki bir bankta otururken bitirdim bu kitabı. Hikayeler oradan buradan. İçinde bulunduğumuz hayattan. Çok sevdim.

Burada yazılan yorumları biraz garipsemedim değil. Bunu yapmaya hakkım yok biliyorum, sonuç olarak herkesin kendi zevkleri mevcut. Fakat bana kalırsa, Umut'un öyküleri, bakın abimmiş gibi Umut diyorum, karikatürlerinden çok daha iyi. Ki kendisi de bunu beş milyon kez söylemiştir. Katılmamak elde değil. Karikatürlerindeki tespitler de şahanedir bu arada, küçümsediğim düşünülmesin.

Nihayetinde bu bir kişisel gelişim kitabı değil. Annenizle, babanızla veyahut eşinizle bir sıkıntı yaşıyorsanız bu kitaptan bir çözüm beklemeyin. Anneniz, babanızla veyahut eşinizle kavga etmişseniz ve canınız sıkkınsa bu kitabı okuyarak neşelenme amacı güdebilirsiniz. Ve emin olun ki bu kitap bu arzunuzu tam anlamıyla yerine getirecek.
Uykusuz’ daki yazılarından derlenmiş bir kitap. Mizah anlayışını kendime çok yakın bulduğum Umut Sarıkaya, bu kitapla insanı bir nebze uzaklaştırıyor sıkıntıdan, dertten, bunaltılardan. Özellikle Dede hikayesi beni gülme krizine sokmuştu. Yazılarını derli toplu elde tutmak isteyenler için biçilmiş kaftan...
"Ne zaman hayata karşı umudumu kesip, kendime kıymaya çalışsam hemen teybe Bulutsuzluk Özlemi’nin ”Yaşamaya Mecbursun” kasedini koyup hayata dönerim ben. Her seferinde ”Doğru diyo lan yaşamalıyım” diyerek vazgeçerim bu deliliğimden. Böyle böyle kasedin çıktığı 1996 yılından beri hayvan gibi yaşıyorum. Sen de yaşa! Pişman olmayacaksın. Tıs tıs diye nefes almak çok güzel. Yumruğunu sıkıp ”Hmm demek kalbim bu kadarmış” demek çok güzel."
"Gözlüklerini artık takmıyor musun?" diye sordu bana. Dışarıya bakarak "Hayır" dedim. "E görebiliyor musun peki böyle?" diye arsız gibi sordu. "Yeterince çirkinlik gördüm, bundan sonra görmesem de olur. Hem ben bazıları gibi mutluluğu uzaklarda aramıyorum, yakınımdakiler yetiyor bana"
Yakışıklı ne acayip di mi? Bende yürüyorum, o da yürüyor. Ağzı var yemek yiyor, eli filan da var, aynı benim gibi. Düşününce totalde aynıyız. Ama o yakışıklı. Bişey yapmasına gerek yok, dursa yeter.
Aşık olduğum zaman çok güzel kızlara aşık olurum. "Niye aşık oldun", "çünkü çok güzel" işte bu kadar basit.
Herkesin matematiğe veda ettiği bir an vardır. Kiminin ilk x'i, y'i gördüğünde, kiminin ilk karekökü gördüğünde beti benzi atar.Kimi de limit ve türevle karşılaştığında “Sanırım bu iş buraya kadar” diye içinden geçirir. O olmayan, “işe yaramayan” kavramları zihninde zaten zar zor bi yere oturtabilmişken, şimdi de onlara yeni kavramlar eklenmiştir.
Matematikten anlamadığınızı kemiklerinize kadar hissedersiniz. Hocanın anlattığı fog(x)’lere, Z’lere, cot(x)’lere büyük bir ciddiyetle bakarken beyninizin içinde tridi efekti ile yapılmış bir bebek neşeyle dans ediyordur. Anlatılanların kafanızın içinde hiçbir karşılığı yoktur, resmen bi bok anlamıyorsunuzdur.
Hayatım boyunca kendimi bir yazar, bir şarkıcı, bir düşünür, ne bileyim bir sanatçıyla özdeşleştirmek istedim. Kendisini her televizyonda gördüğümde, eserleriyle her karşılaştığımda "Hah ! Tam benim kafamdan birisi... Hah ! Aynı benim gibi birisi..." diyebileceğim birisiyle karşılaşmak istedim. Ama kısmet değilmiş, böyle birisi şimdiye kadar karşıma çıkmadı. Aslında yalan söyledim. Hiçbir zaman kendimi özdeşleştireceğim birisini aramadım. O zaten her zaman yanı başımdaydı. Ama ne yazık ki bu durumdan çok fazla utanıyordum. Bir süre ona uğramamaya, yanına yaklaşmamaya, ondan kaçmaya çalıştım ama olmadı. En sonunda gerçeği kabul etmeye karar verdim. Ben diğer insanlar gibi yaşamımı, hayata bakış açımı Jim Morisson, John Lennon ya da Dostoyevski'yle özdeşleştirmiyor, kendimi onlar gibi göremiyordum. Ben ne yazık ki köşedeki sokaktaki, BİM marketiydim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benim De Söyleyeceklerim Var!
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054173105
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mürekkep Basım Yayın
Umut Sarıkaya, çizerliğiyle olduğu kadar yazarlığıyla da anlatıyor kendini. Öykü ya da anı, ne derseniz deyin, bu kitaptaki metinler genç ve sıcak. "Benim de Söyleyeceklerim Var!" yazarın dergideki ve evdeki hayatından ya da çizer arkadaşları Ersin Karabulut, Metin Üstündağ, Bahadır Baruter arasında geçen olaylardan kesitler sunuyor okuyucuya. Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar. Hayatın alışılagelmiş ayrıntıları, günlük diyalogları Sarıkaya’nın kaleminde başka bir anlam ve şekil kazanıyor. Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor. İçten ve doğal bir dil kitabın tamamına hâkim oluyor. "Benim de Söyleyeceklerim Var!" günümüz yaşantısının bir uzantısı sanki. Monotonluktan uzak bir uzantı… Eğlenceli, neşeli ve farklı… Gelin onların hayatına katılalım, renklerin tadını çıkaralım!..

Kitabı okuyanlar 258 okur

  • 1234567890
  • Murat Kabar
  • cuyiruh
  • Aytunç Tansuğ
  • Murat ÇELEBİ
  • Yetkin Akbal
  • Buse Nur Filis
  • Fazilet
  • Onur Güney
  • M

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%26.3
25-34 Yaş
%47.5
35-44 Yaş
%21.3
45-54 Yaş
%2.5
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.4
Erkek
%54.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.7 (31)
9
%19.6 (18)
8
%18.5 (17)
7
%13 (12)
6
%8.7 (8)
5
%1.1 (1)
4
%2.2 (2)
3
%1.1 (1)
2
%1.1 (1)
1
%1.1 (1)