Merhabalar yine güzel bir eserin sonuna gelmiş bulunmaktayım.
Jack London yazarımız bize beyaz diş adı altında bir insanı kurt karakteriyle anlatmış bana göre ben okurken öyle hissettim. Kitabı okurken ormanın o vahşi havasını dağları açlığı, kıtlığı acımasız dövüşleri hissediyor insan.
Bir insan nasıl yetişirse ne öğretilirse onları yapar doğal olarak bilmediği birşeyi yapması biraz zaman. Alıyor doğal olarak beyaz diş de hırçın bir şekilde yetiştiriliyor orman kanunlarına göre yetişiyor ve çok asi hırçın bir canlı oluyor
Sonunda sevgiyle tanışıyor ama tabi ilk başlar da bilmediği bir duygu olduğu İçin tepkisi kötü oluyor, ama pes etmiyor ve sevgi onun içindeki hırçınlığı öldürüyor.
Yazarımız bize sevgi iyileştirir sözünü çok güzel bir şekilde beyaz diş bir kurt karakteriyle anlatmış.
Çok güzel bir kitap mutlaka okuyun derim.
Kitaptan sözlerle incelememi bitiriyorum.
Bir kimse kişiliğine uymayan bir şeyi yapmaya zorlanamaz.
Basit yaratıkların iyi ve kötü niyeti daha kolay anlaşılır. iyi olan şey rahatı ve memnuniyeti getirir;Acıyı dindirir.Bu yüzden de sevilir. Kötüyse rahatsızlık tehdit ve acı dolu şeyleri temsil ettiği için nefret uyandırır. 
Adalet konusunda ve eşit şartlar altında oynanan oyun hakkında hiçbir düşünce sahibi değildi.
Keyifli okumalar.
Beyaz DişJack London · Cem Yayınevi · 201095,6bin okunma
"Dünyada her şeyin özgür olmadığını, hayatını sınırlayan ve kısıtlayan etmenler vardı.Bu kısıtlamalar ve sınırlamalar kanundu"
Kızılderili bir kurt kırması olan Beyaz Diş, kendi vahşi dünyasını bırakıp insanların dünyasına karışır.İnsanın acımasız ve vahşi yanıyla tanışan Beyaz Diş vahsete vahsetle karsilik verir.Daha sonra bu kez insanlardan sevgi ve şefkat gördüğünde ise buna karsik olarak sevgi vermesi gerektiğini de öğrenir. (Arka kapak yazisindan)
Jack London 'nun en cok okunan eserlerinden biri Beyaz Diş , hayvanların vahşi doğada hayatta kalma mucadelesini anlatan eserlerinden biriydi.
Yavru bir kurt iken küçük civcivlerle olan karşılaşmasının anlatıldığı satırlar çok güzeldi.Sonrasında tanrı olarak adlandırdığı insan_ hayvanalara (kurdun tabiriyle )alışma süreci, itaat etmeyi öğrenmesi, tartaklanmasi ve sonunda sevgi ile gidilen yolda güzel şeylerin mümkün olması Beyaz Diş'in öğrendiği hayat tecrubeleriydi.Henüz okumadiysaniz tavsiye ederim tabi ki ,okuyun ve okutun.
Beyaz Diş çocuk romanları kategorisinde geçiyor ama inanın bu romanı yetişkin olarak okuduğunuzda çok daha farklı algılıyorsunuz.
Öncelikle ben Beyaz Diş’i 1997 baskısı Cem Yayınevinden okudum. Ve kitap orijinal baskının yarısından başlıyor. Yani kitabı satın almayı düşünüyorsanız mutlaka İş Bankası yayınlarından alın. Piyasa da benimki gibi mağarada Beyaz Diş’in doğumu ile başlayan çok sayıda basım var. Bir kez daha kitap satın alırken neden yayınevi ve çevirmen önemli bir anlıyoruz .
Romanlarda birçok kişi ile empati kurduk ama Jack London o kadar muhtesem anlatmış ki, bir kurtla empati kurabiliyorsunuz. Beyaz Diş hayatının başlarında hem sahiplerinden hemde diğer köpeklerden gördüğü kötü davranışlar, eziyet ve dayaklar yüzünden saldırgan, sevgisiz ve nefret dolu bir kurda dönüşüyor. Ta ki son sahibi Scott’tan büyük bir sevgi ve sabır görene kadar. Sevginin iyileştirici gücü daha iyi anlatılamazdı.
Beyaz Diş’in pes etmezliği , mücadeleyi bırakmaması, olgunlaşmasının büyük acılar ve felaketlerden geçmesi , London’ın kendi hayat hikayesine de çok benziyor.
Ortaokul seviyesinde çocuklar mutlaka okumalı ama asıl bizler tekrar dönüp bu kitabı okumalıyız. Çok beğendiğim bir kitap oldu.
Belgesel tadında güzel bir kitap. Bazı bölümlerinde sıkıldım. Ama genel olarak keyif aldım. Jack London'un anlatımı çok farklı ve etkileyici... Okumaya değer.
10 üzerinden 10 puanı hak eden gerçek bir şaheser. Okuyalım , okutturalım.
Kitabın ana mesajı:"Her canlı kendi doğasının kanunlarının etkisi altındadır. İçinde bulunduğu çevre bu kanunlara karşı çıksa da en ufak bir boşlukta bu yasalar canlı üzerinde etkisini gösterir." olmalıdır.
Beyaz DişJack London · Cem Yayınevi · 201095,6bin okunma
Evrimsel psikolojiyi en anlaşılır şekilde edebiyata yansıtan kişidir Jack London. Beyaz diş ise evrimsel psikolojinin en anlaşılır şekilde yansıtılmış eseridir Jack Londonın.
Beyaz DişJack London · Cem Yayınevi · 201095,6bin okunma
Bu zamana kadar niye beklemişim diye kendime sorduğum bir eser. İlk Jack London romanım oldu devamını getireceğimi garantilemiş oldum bu kitapla. Mükemmel bir anlatım olmuş, duyguları harika bir şekilde yansıtmış okuyucuya. Okurken hem heyecanlandım, hem üzüldüm, bir o kadar da merak duydum. Kesinlikle okuyun derim...
Beyaz DişJack London · Cem Yayınevi · 201095,6bin okunma
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde. Bir aslan , Birde yavru varmış. Aslan anneymiş ama yavruusnu besliyemiyormuş çünkü sütü yokmuş. Bir kaç tane yavruus varmış. Yavrular bu durumdan çok şikaayetçiymiş bir parça et bile yiyemiyorlarmış.
Beyaz DişJack London · Cem Yayınevi · 201095,6bin okunma
Jack London okumayı seven biri olarak bu kitaba da başlarken pozitif bir ön yargı ile başladım, sonuçsa benim ön yargımdan çok yazarın başarılı kaleminden ve hayal gücünden dolayı bu kitabı çok ama çok beğenmem oldu. Bana kalırsa bu kitabı yorumlamak ve incelemek gerçekten büyük bir ustalık gerektirmektedir.
Bu da Yazarımızın en beğendiğim kitabı olan Martin Eden gibi okuyup bitirdikten sonra bile günlerce kafa yorulabilecek kadar ince konuları işlemiş ve bunu vahşi bir Kurt'un insanla tanışıp onun modern dünyasına katılıp uyum sağlamaya çalışan hayatını anlatarak gözler önüne sermiş olmasından kaynaklanmaktadır.
Kitapla ilgili tek kusur birçok yayın evinden basılmış ve ne yazık ki bunların bir çoğuda neredeyse orijinal kitabın ortasından başlıyor olması, benim aldığım kitap eski bir basım ve dediğim gibi neredeyse orjinalin ortasından başlıyordu. Bir arkadaşımın kitap hakkında konuşurken uyarması ile doğru kitabı okudum.
Esas kitap birkaç adam ve kızak köpeklerinin yolculukları sırasında kurt sürüsünün saldırısına uğramaları ile başlıyor.
Beyaz Diş kitabı bana bazı bölümlerde geçen yazılar ve olaylardan dolayı Vahşetin Çağrısı kitabıyla bir bütünlermiş izlenimi verdi. Kitabımızda etnik köken kavgalarından, saf sevgiye, sadakatten, hayatta kalmak istiyorsan o seni yemeden sen onu yemelisin mottosu"na kadar bir sürü alt konu işlenmiş. Bakış açısı ne olursa olsun bu kitabı okuyan bir çok insana çok sayıda ders ve örnekler verebilen bir kitap.
Benim için bir kitabın iyi olduğunu gösteren en önemli unsur; hikayeleştirmedir ki hikayesi iyi olmayan bir kitap akıcı olmayacağı için bir çok kitapta da gördüğümüz gibi yarım kalır. Fakat bu kitapta yazar olay örgüsünü o kadar iyi sıralanmış, hikayeleştirmeyi o kadar iyi yapmış ki bir yerden sonra kendinizi Beyaz Diş için endişeleniyor ya da
Bu tarz klasikler okuyacaklara naçizane tavsiyem kesinlikle iyi bir yayınevinden okuyun. Bunu belirtmekteki amacım bir dönem, ne olacak kitap işte deyip bazı klasikleri murdar etmiş yayınevlerinden okumam ve bazı yorumlarda aynı sıkıntıları yaşayan arkadaşlara denk gelmiş olmam. Bana göre en iyisi İş Bankası Yayınları sonrasında Can Yayınları geliyor. İkiside kaliteli ve iyidir. Tercih yine sizin. Yayınevine değinmişken çevirmen Levent Cinemre’nin de hakkını teslim edelim. Yine mükemmel bir çeviri olmuş. Çoğu Jack London eserini onun çevirisinden okuduğum için, yazarı ve eserini beğenip taktir ederken, yayınevini ve çevirmenini boş geçmek istemedim.
Kitaba gelecek olursak, Niyetim bir inceleme yapmaktan ziyade sadece düşüncelerimi paylaşmak. Jack London en sevdiğim yazarlardan biri olmasına rağmen ve çok iyi bir kitap okuyacak olduğumu bilmeme rağmen itiraf etmeliyim ki beklentimin de üstünde bir kitaptı. Tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi yaşam mücadelesi, hayatta kalma, varoluş gibi konuları iliğine kadar işlemiş. Naturalist (Doğalcı) bir tema kullandığından her şey bütün çıplaklığıyla oldukça yalın ve gerçekçiydi. Bunu bu kadar başarılı kullanabilmesinin nedenlerinden biri de gençliğinde bizzat maceralara atılmış birçok deneyim elde etmiş olması olabilir.
Aslında benim için eserlerde kurgu birinci planda değildir. Genelde diyaloglara ve karakter gelişimlerine odaklanırım. Verilen mesaja bakar, kendime pay çıkartırım. Ama kitaptaki kurgu o kadar muazzam ki birkaç yorum yapmadan geçemeyeceğim. Roman aslında beş ana bölümden oluşuyor. Ama ben A,B,C diye üç bölüm altında yorumlamaya çalışacağım.
A bölümünde bir cenaze taşıyan kızak takımı ve onları takip eden aç bir kurt sürüsü anlatılır. Aslında her iki tarafta hayat mücadelesi verirken okur bu savaşta, türdeşi
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.