Bütün Eserleri 13

Bir Serencam

Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Eylül 2022
İlk Yayın Tarihi:
Şubat 2017
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789754700503
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 194. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 00:00
Bir Serencam, Türk yazar ve diplomat ve Türk Dil Kurumunun kurucularından olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun1914 yılında Bir Serencam adı altında topladığı 12 öykünün yer aldığı Hikayeler kitabıdır. Bir Serencam basıldığında henüz 25 yaşında olan bu genç yazarın Türkiye’nin en önemli romancılarından biri olacağın habercisidir. Kadın, namus, din, cehalet; savaşın Anadolu’daki izleri; Aşkı, toplumsal parazitleri, ölüm, savaş, yalnızlık, toplum-birey çatışması, kadın-erkek ilişkileri, ruhsal sapkınlıkları, umutsuzluğu ve görev duygularını konu edinen kitap, biçim, içerik ve teknik olarak başarılı hikâyeleri yer alıyor.
Hikaye-Öykü
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
5/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2020 11:29
1913 yılında yayınladığı ilk öykü kitabıdır. Bireysel psikoloji ile toplumsal krizi bir arada sunan romancılığının ön çalışmaları gibidir. Toplumsal yozlaşma, ahlâki çöküş, hoşgörüsüzlük, kişiler arasındaki güç ve zulüm ilişkileri gibi konular işlenilmiştir.
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2022 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 16:36
Maziden esen bir samyeli…Tüm bu serencamlar kesretin acziyetini ne de güzel gözler önüne seriyor. Akvam-ı beşerde var mıdır oldum diyen? Ben hissemi aldım, herkes kapsın bir tane :))
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
7/10
·224 syf.·
2020 119. kitabı
Bazı hikayeleri dilinin ağırlığı, eski kelimeler nedeniyle anlamakta zorluk çektim. Bunun dışında, hey gidi eski günler, eskiden din daha iyi yaşanırdı gibi düşüncelere ithafen, ister istemez, birkaç hikayedeki özellikle kadınların hala bir birey olarak görülmediği, erkeğin uzantısı olarak sayıldığı o anların sıkıntısı düşüncelerime işledi. Gözümün önünden geçip giden ve hiçbir şey yapamadığım hayatlar gibi.
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 23:21
Bir hikayeler arşivine ihtiyacımız vardı. Yakup Kadri’nin belli birkaç eseri dışında diğerlerinin de okunmaya çok ihtiyacı var ve arzu edenlere gönderimini hemen sağlayabilirim. İçerisinde 12 adet hikaye olduğunu belirterek başlamak istiyorum, tabi bazılarından roman da çıkabilirdi veya uzatılabilirdi ama artık imkansız şeyleri tartışmanın ne anlamı var? Bir Serencam, Baskın, Şapka, Bir Ölünün Mektupları, Yalnız Kalmak Korkusu, Bir Tercümeihal, Nebbaş, Bir Kadın Meselesi, Rahmet, Hasretten Hasrete, Hicap, Kör Göz Kör Gönül ise içindeki hikayeler. Hikayelerin en dikkat çekici yanı ise okuyanları en az bir hikayede kendini bulabilme şansları olarak söylenebilir. Dil olarak çok çok eski bir dil, en azından eski demek yerine önceki devrin dilinin kullanıldığını belirtelim. Sıkı takipçileri bilirler, Agatha’nın romanlarını da yeni nesil okuyamıyor kullanılan İngilizce anlaşılmıyor diye. Benzer bir durum olması kaçınılmaz. Çok değil biz yaşlandıktan kısa bir süre sonra genç neslin konuştuğunu anlamayacağız, ihtiyarların da bizi anlamadığı gibi. Kitaba adını da veren Bir Serencam, kelime olarak başa gelen bir olay veya durum demek. Akıbet benzeri bir anlamı var. Bu ilk hikayede de yıllar evveline (45 sene) dönüyoruz ve Nil Nehri üzerinde oturup sohbet eden iki insandan birinin bir gençlik anısına şahit oluyoruz. Buralarda biraz Arap Kültürü izleri görmek de mümkün. Ahmet Haşim ile çok samimi olduğu dönemlerde kaleme alınmış bir hikaye olabilir. Tanıdıkları veya yaşadığını bildikleri birinin de hikayesi olabilir. İşlenen olaylar ve toplumsal mesajların öne çıktığı hikaye kitabını tavsiye ediyor, iyi okumalar diliyorum..
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2021 832. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2021 12:11
Bir Serencam, Yakup Kadrinin 12 adet hikayesinden oluşturduğu bir kitabı. Bence her biri bir roman olurdu. Dili ağırdı denilebilir belki bilmiyorum, sayfa altında lügat verdiğine göre. Herhangi bir olayı çok önemli bir vukuat gibi yazmak, çok müthiş bir olayı sıradan bir şey gibi yazmak kadar zordur. Burada yaptığı şey tam olarak budur. Betimlemeleri çok güzel. Bazen bir tek cümlesini defalarca okudum.
Edebiyat
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 191. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2020 00:14
Yakup Kadri’nin ilk kitabı Bir Serencam. Ve benim de okuduğum ilk eseri. 1919 da yayınlanmış. Aşk-özgürlük hikayeleri ile başlayan kitap sonlara doğru 1. Dünya Savaşı esintilerinin hissedildiği hikayeler ile devam ediyor. Değindiği konular itibari ile oldukça olgun fikirler içeren bu kitabı Yakup Kadri 20 ila 30 yaşları arasında yazmış. Osmanlıyı ne kadar eleştirsem de bu tarz aydınlar da yetiştirebilmiş olması takdire şayan. Y.K. külliyatı için de iyi bir başlangıç sayılabilir. Bazı kelimeleri anlamasak da açıklamalar yeterliydi. Dili akıcı. Ve hikayeler özgün diyebiliriz.
Edebiyat
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
6/10
·224 syf.··
2021 3. kitabı
Her hikayesinde bizim gizli olduğumuz güzel bir eser. İçinde ahlaki çöküş, yozlaşma, hoşgörüşüzlük, aşk gibi konular sizin tarafınızdan bulunmayı bekliyor.
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
ANLAYABİLMEK
8/10
·224 syf.··
2020 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2020 20:14
Olaylar güzel incelikte işlenmiş ve bütün şekli ile harika. Eğer daha da ileriye gidilse ne kadar muhteşem olduğunu biliyorsunuz. Bazen bir şeyleri anlatırken kelimeler ve söylediklerinizin pek etkisi olmaz o an onu yaşarken anlarsınız. Anlatılmaz yaşanır olayı da tecelli etmiş olur. Bundan sonra ki süreçte de her zaman o anı yaşamak istersiniz. Gerçek olayları da değinen insanların insanlıktan çıktığını ahlaksızlığın zirve yaptığı. Cahilliğin ise virüs gibi dağılması insanların bundan nasıl övündüğü din istismarı ve bir çok iğrenç olayların anlatıldığı başarılı bir kitap.
Edebiyat
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2019 74. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2019 00:28
Bizim için, sofralarımızın ve yataklarımızın selameti için dövüşenler, esaretin ardından unutulmanın verdiği yeis, gözü açık ama gönlü kör olanlar. Yakup Kadri'nin on iki hikayesinden oluşan bu kitabının özellikle son bölümleri aklınızdan hiç çıkmayacak.
Bir SerencamYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2022239 okunma

Yazar Hakkında

Yakup Kadri KaraosmanoğluYazar · 29 kitap
27 Mart 1889´da Kahire´de doğdu. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa´da başladı. 1903´te İzmir İdadisi´ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır´a döndü, öğrenimini İskenderiye´deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908´de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi´ni bitirmedi. 1909´da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916´da tedavi olmak için gittiği İsviçre´de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı´nı destekledi. 1921´de Ankara´ya çağrıldı ve bazı görevler verildi.  1923´te Mardin, 1931´de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. Kadro Dergisi 1932´de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934´te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935´te Prag, 1939´da La Haye, 1942´de Bern, 1949´da Tahran ve 1951´de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960´tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. 13 Aralık 1974´te Ankara´da öldü.  Yazı Hayatı: Karaosmanoğlu yazarlığa Ümit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap gibi dergilerde başladı. Fecr-i Âticiler´in `sanat şahsî ve muhteremdir` görüşünü paylaştığı ve `sanat için sanat` yaptığı bu ilk döneminde Nirvana adlı bir oyun, makaleler, denemeler, düzyazı şiirler ve öyküler yazdı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin durumu, sanat anlayışını değiştirmesine yol açtı. Türk toplumunun çeşitli dönemlerdeki gerçekliğini sergilemek istediği için bir ikisi dışında eserlerinde belli tarihi dönemleri ele aldı. Kiralık Konak I. Dünya Savaşı öncesinin, Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet´in, Sodom ve Gomore Mütareke döneminin, Yaban Kurtuluş Savaşı yıllarının, Ankara Cumhuriyet´in ilk on yılının, Bir Sürgün II. Abdülhamid döneminin işlendiği romanlardır. Panorama 1923-1952 yıllarını kapsar. Karaosmanoğlu 1920´lerden sonra iyimser bir devrimci görünümündeyken, sonra umutlarını yitirerek romancılığını devrimci yönde kullanmaktan vazgeçmiştir. 1955´ten sonra da anı kitaplarından başka bir şey yazmamıştır.Romanları arasında en ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban´dır. Nur Baba Nur Baba, Karaosmanoğlu´nun ilk romanıdır. 1922´de kitap olarak çıkmadan önce gazetede yayımlanmıştır. Ama yazılışı ondan sekiz dokuz yıl öncesine gider. O yıllar Karaosmanoğlu´nun Eski Yunan ve Latin edebiyatıyla ilgilendiği ve Çamlıca´daki bir Bektaşi tekkesine devam ettiği dönemdir. Nur Baba´yı Euripides´in Bakkhalar´ından esinlenerek ve tekkedeki gözlemlerine dayanarak yazmıştır. Roman, öykü ve makaleleri ile Türk toplumunun Tanzimat’tan bu yana geçirdiği değişiklikleri anlatmış bir yazardır. Asıl ününü romanları ile sağlayan yazarın en ünlü romanları Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban'dır. Edebiyat yaşamının başında Fecr-i Ati edebiyat topluluğunun kurucu üyeleri arasında yer almış; daha sonra bireyci düşüncelerden uzaklaşarak toplumculuğu kabul etmiş bir yazar olarak değerlendirilir. Milli Mücadele yıllarında ve sonrasında etkin bir siyasal yaşam sürmüştür. Milli Mücadeleden itibaren Atatürk’ün yakın arkadaşları arasında yer almış; TBMM II., IV., XII. dönemlerde milletvekilliği yapmıştır. Kadro Dergisi'nin kurucularındandır. Dergi, devrin yöneticileri ile fikir ayrılığına düşüp Kemalizm’i değiştirmekle suçlanarak kapanmasından sonra diplomat olarak yurtdışında çeşitli görevlerde bulunmuştur. Anadolu Ajansı'nın kurucularındandır, ömrünün son yıllarında ajansın yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.