Adı:
Budala
Alt başlık:
2. Cilt
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
350
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756249703
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Budala" 1868 yılında Dostoyevski'nin roman-trajedilerinin ikincisi olarak yayımlandı. Hikâyenin ana kahramanı Kont Mişkin gerçekten iyi bir insandır ve karşımıza, o günün konularını ele alan trajik bir "Don Kişot" olarak çıkar: Rusya, Doğu mistizmi ve endüstrileşmeye karşı din, demiryolları ve nihilizm.

Mişkin uzun bir iyileşme süreci geçirdiği kaplıcalardan Petersburg'a geri döner. Henüz yolda iken, onu içinden çıkılmaz bir üçlü ilişkinin içine sürükleyen Rogoşin ile tanışır.

Sonuçta Mişkin sanatoryum döneminden önce olduğu gibi bir "Budala" olarak kalır ve 19. yüzyılı anlatan bu romanı ile bizlere kara bir ayna tutar yansımamızı görmemiz için.
342 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Budala
11/12.04.2020
Karakterimiz Prens Mişkin'in saf mı,ahlak timsali mi yoksa çevresindekilerin sürekli dediği gibi 'budala'mı olduğuna kitap sonunda siz karar verin.
.
Kadın karakter ağırlığı olan eserde dönemin siyasi yaklaşımları,psikolojik tahliller herzaman olduğu gibi başarılı aktarılmış.
.
Dostoyevski aldığı idam cezasının uygulanmasını beklediği sırada bu cezanın kürek cezasına dönüştürülmesi kararına iki yerde değiniyor ve idam cezası hakkındaki düşüncelerini de belirtiyor.
Yazım hataları : 15 Adet.
Bir bu kadar boşluk bırakılması gereken kelimeler var.
342 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap 2 cilt halinde. Ayrı ayrı yorumlamaya gerek yok sanırım. Kahramanımız, Prens Mişkin'in (ana karakter oluyorlar kendileri) İsviçre'den anavatanı Rusya'ya döndükten sonra tanıştığı insanlar, bu insanların karakterleri Prens'in hayatına olan etkileri anlatılıyor. Prens iyi niyetli, adeta bir çocuk saflığındadır. Evet evet en doğru tanımı bu. Çünkü tıpkı bir çocuk gibi olayları hep ilk anlamıyla düşünüyor, asla art niyetli değil, etrafındaki olaylardan habersiz haberi olduğunda ise bağışlayıcı biri. Öyle ki Lebedev alçağını bile kaç kez bağışladı. Onu sevmeyenlerin bile saygısını kazanmış biri. Peki bu nasıl oluyordu? İnsanlar O'nun vasıflarını "budala"lık olarak görse de çok zeki bir adam. Dürüstlüğün her zaman kazandığını Bir kez daha görüyoruz. Bir de aşk olayları da var tabi. Bir tarafta fotoğrafını görür görmez aşık olduğu Nastasya Filippovna, diğer yanda hırçın ve güzel Aglaya. Bir kalpte iki aşk olur mu bu okuyucunun takdiri tabi ki. Nastasya'nin hareketleri Prens'in de dediği gibi onun deli olduğunu kanıtlıyor gerçekten de. Velhasıl kelam, Oblomov'u Oblomov yapan kayıtsızlıksa, Pren Mişkin'i de Budala yapan bu saflığı ve dürüstlüğüdür. Nedendir bilmem ama kitabı okurken hep Oblomov geldi aklıma. Herkese keyifli okumalar dilerim.
246 syf.
·7 günde
Kitabı iki cilt halinde okudum. Yazıldığında büyük olasılıkla tek cilt halinde yazılmıştır. Ancak okurken ikinci cilt ilkinden daha farklı odak noktalarına sahipmiş gibi hissettim. İlk kitapta olay örgüsüne daha ağırlık verilirken ikinci ciltte daha çok uzun uzun felsefe, politika, din gibi konular üzerine konuşmalar hakimdi. Kitapta benim en favorim İppolit'in mektubuydu. Sadece o mektup için bile kitabın okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. İppolit'in hikayesini çok derin ve işlenmeye değer buldum ancak kitap bu konuda beklentimi karşılamadı.
Üzerine konuştuğumuz eser dünyaca kabul görmüş Dostoyevski'nin eseri olduğu için düşüncelerimi çok da özgürce ifade edemiyorum ancak yere göğe sığdırılamayan yorumlar üzerine kitabı okumaya başlamam sonucu bir miktar da olsa hayal kırıklığı yaşadım. Bunun üzerine bu düşüncemi kendi eksikliğime vererek kendime bir Dostoyevski serisi oluşturdum. Uzun bir süre Dostoyevski okumak ve anlamak çabasında olacağım, bu okuma serisi sonunda gelişmiş olacağımı umuyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Budala
Alt başlık:
2. Cilt
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
350
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756249703
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Budala" 1868 yılında Dostoyevski'nin roman-trajedilerinin ikincisi olarak yayımlandı. Hikâyenin ana kahramanı Kont Mişkin gerçekten iyi bir insandır ve karşımıza, o günün konularını ele alan trajik bir "Don Kişot" olarak çıkar: Rusya, Doğu mistizmi ve endüstrileşmeye karşı din, demiryolları ve nihilizm.

Mişkin uzun bir iyileşme süreci geçirdiği kaplıcalardan Petersburg'a geri döner. Henüz yolda iken, onu içinden çıkılmaz bir üçlü ilişkinin içine sürükleyen Rogoşin ile tanışır.

Sonuçta Mişkin sanatoryum döneminden önce olduğu gibi bir "Budala" olarak kalır ve 19. yüzyılı anlatan bu romanı ile bizlere kara bir ayna tutar yansımamızı görmemiz için.

Kitabı okuyanlar 107 okur

  • Ferhat al
  • Özgür avent
  • Pınar Özge YAYICI
  • Melike günaydın
  • İvo ✓
  • Nurdan
  • Aybüke
  • hamide avcı
  • gülbaharr
  • Ebru Pertek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.8 (1)
9
%9.5 (2)
8
%0
7
%4.8 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0