Adı:
Burun
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
14 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
85
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057860644
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Burun
Burun
Burun
Burun
Burun
“N. V. Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.”

(Aleksandr Puşkin)

“Keyifli keyifli güldü; fakat bu dünyada hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Bu neşe de her geçen dakika tükenecektir. Bir sonrakinde, daha da tükenecektir. Sonunda suda genişleyerek ilerleyen halkaların birleşerek dümdüz olması gibi biz de eski halimize döneriz.”
85 syf.
·Puan vermedi
Gogol - Burun •

Karbon kitaplara ait cep boy bir kitap, küçük gerçekten cebe sığarak cep boy kitabın hakkını veriyor. Küçük çantalarda kitap taşıyamama sorunsalımı bu cep boy kitapla çözmüş olduk. Başarılı seçim


Gelelim kitabımızın yorumuna
Burnunuz kendini sizden daha yukarıda görüyor olsaydı ne yapardınız ? Ya bir gün burnunuz sizi terk edip bağımsızlığını ilan etseydi. Gogol bu kitabında kendini her zaman yüksekte gören, çevresindeki kızları kendine yakıştırmadığı için evlenmeyen, hep yükselmek isteyen Kovalev’in bir sabah uyandığında burununun kendisini terk ettiğini görmesiyle başlayıp onu arayışıyla devam eden, absürt bir mizah ile sistem eleştirisini yapıyor. Oldukça güzel çok beğendiğim bir kitap oldu Gogol’u Palto ile tanıyıp diğer kitaplarını okumalıyım dedim iyi ki okumuşum. Ayrıca kitabımızın içinde “Bir Mayıs Gecesi Veya Boğulan Kız” isimli bir öykü daha var Levko ve Galya’nın aşkı köy yaşamı içinde oldukça fantastik bir şekilde anlatılıyor. Bu öyküyü de çok beğendim.Çifte güzellik. Alalım okuyalım kitaplığımız ve biz bu kitaptan mahrum kalmayalım.
64 syf.
·2 günde
Gogol'dan yine alegorik bir anlatımdan , absürd mizahla yapılan bir yergiden oluşan bir hikaye. Burun. Sabah kalktığında burnunun yerinde olmadığını gören adamımız burnunun peşine düşüyor. Saçma geliyor dimi kulağa, evet, çünkü saçma.
Gogol bu kısa hikayeyi 1835'te yazdığında bir dergiye yayınlansın diye gönderiyor ama derginin cevabı, "hadi ordan" oluyor. Ama bu öyküdeki eleştiriyi görebilen Puşkin hemen alıp kendi dergisinde yayınlıyor. Peki nedir bu eleştiriler? Toplumdaki ve sistemdeki çarpıklıklardan, yozlaşmadan, gündelik hayatın çekilmezliğinden, insan davranışlarına yani burnunun önündeki herşeyi eleştiriyor Gogol. Kim ne derse desin dünyada bu tür saçmalıklar oluyor diyor yazar. Evet, dünyadaki saçmalıkları düşününce insan, "harbiden bu mu olmuyacak?" demiyor değil.
Kitabın bir çok yayınevinden baskısı var ben Tutku Yayınevinden Enver Günsel çevirisini okudum 64 sayfacık, merak eden okuyabilir. Kitabı alamayanlar için hikayeyi yorumda paylaşıyorum.
64 syf.
·Puan vermedi
Aslında okuyacağınız rüşvet, bürokrasi, artık budalalık derecesine ulaşan kibarlıklar ama en önemlisi de saçmalıklar vs...
İşte bunların eleştirisini okuyacaksınız.
Saçmalıklardan kastedilen; dünyada ne saçma şeyler olduğundan bahsediliyor aslında bir burunun kayboluşuyla.
Bunu da Gogol'un son bölümdeki şu sözleriyle daha iyi anlıyoruz:

"Unutmamalıyız ki dünyamız sıra dışı olayların yaşandığı bir yerdir. Bunlar öyle olaylardır ki, bazen tamamen ihtimal dışında oldukları düşünülür."
101 syf.
·8/10
"Burun" oldukça absürt bir öykü. Öykünün kahramanı Kovalev, sahip olduğu memuriyet derecesini beğenmeyen, hep yükselmek isteyen, gördüğü kızları yanına yakıştıramayan, bu sebeple evlenemeyen, burnu havalarda bir karakter. Gogol, ayrı dünyalarda yaşayan Kovalev ve burnunun öyküsünü mizahi bir üslupla anlatıyor. Ekmeğini insanların burnunu sündürüp sakal tıraşı ederek kazanan berber Yakovleviç'in, sabah kahvaltı yaparken ekmeğinin içinden bir burunun çıkmasıyla başlayan olağandışı hikaye, burnun ayaklanıp şehirde dolaşması daha sonra yerini bulmasıyla sonlanıyor. İyi okumalar...
64 syf.
Toplumsal eleştiri düşüncelerini içermektedir. Söz konusu yapıtta bir sabah uyandığında burnunu kaybeden ve onun arayışına giren Kovalev’in hikayesi mizahi ögeler eşliğinde okura sunulmaktadır. Bu öyküde de diğer öykülerinde olduğu üzere olağan dışılık, olağan bir anlatı ile aktarılır. Örneğin Kovalev’in kaybettiği burnunu altıncı derece bir memur kılığına girmiş olarak bulması ve kendinden üstün kademede olan burnu ile konuşmaya çekinmesi Rus ordusunundaki hiyerarşi çatışmasını aktarması adına kara mizaha, burunun karakter bürünüp konuşulmaya çekinilecek hale gelmiş olması bakımından absürt mizaha örnek niteliği taşımaktadır.
64 syf.
·5 günde·Beğendi·3/10
Rus edebiyatının temellerini Gogol atmıştır, ne yazsa okumak gerekir niyetiyle okuduğum bu hikaye, Sevgili Gogol'ün en sevmediğim hikayesi oldu. Dönüşümde de buna benzeyen alegorik bir anlatım var. Ben galiba bu tür anlatımları çok sevemiyorum. Adeta midem kalkarak okudum. Bir insanın burnunu kaybedip ona ilan vermesi vb vb. Kısacası sevmedim çok. Ama içinde güzel alıntılar vardı ve anlatmak istedikleri, toplumun geldiği nokta ve bürokrasinin işleyişi açısından da okunabilir. Bazen düşünürüm, acaba Rowling, Lord Voldemort karakterini buradaki hikayeden etkilenipte mi yazdı diye :)
64 syf.
·10/10
Palto ile Gogol'un tarzına hayran olmuştum, Burun ile de arttı açıkçası. Burnunu kaybeden bir adamın kısa bir hikayesi bu kitap ve evet yanlış duymadınız burnunu. Bir insan burnunu nasıl kaybeder diye sorduğunuzu duyar gibiyim ama Gogol bu. Çokça yazarın ilham aldığı birini pek de sorgulamadan okumak gerek.
Kısaca keyifle okumalar dilerim, çok da spoiler vermeye gerek yok.
85 syf.
Nikolay Vasilievich Gogol'un bu kitabı Burun ve Bir Mayıs Gecesi veya Boğulan Kız olarak iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda bir insanın kaybolan burnunu araması ve o anki olaylardan bahsediliyor. İkinci kısımda ise birbirine bağlantılı altı kısımdan oluşan bölümlerde bir genç ve bu gencin sevdiğine ulaşması anlatılıyor.
İyi okumalar.
64 syf.
Küçük absürd bir hikaye
9. Derece memur binbaşınız bir sabah uyanır ve burnu yerinde yoktur. Sonra burnunu bulmak için akla ne geliyorsa yapar. Polise gider gazeteye ilan vermeye kalkar. Bir çok komik olayla karşılaşır...

Bu küçük hikayede Gogolun sosyal eleştirilerini topluma bakış açısını sınıf farkını dile getirişini görüyoruz. Kahkaha atarak okudum. Taksiye ederim:)
64 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Öyküyü okurken sanki Gogolun değilde, Kafkanin yazmiş olduğu bir kitabi okuyorum gibi geldi, çünkü böyle surrealist öyküler genellikle onun kaleminden cikar. Kimbilir belkide kafka kitaplarini yazarken Gogol dan etkilenmiştir, bu arada kisa olmasina karsi okunmaya değer güzel bir kitap.
56 syf.
Kim ne derse desin ; binde bir de olsa , dünyada bszen böyle şeyler oluyor ....

Dostoyevskinin Gogol İltifatları boşa Değildir
Yine O kitaplardan biriydi.
56 syf.
·Beğendi
Burun meslesi absürd bir içeriğe sahip olsa da Gogol, dönem Rusya'sındaki BURNU havada tiplerin burunlari kaybolduktan sonra ıçine düştükleri komik durumu yani itibarlarını kaybettikten sonraki acınacak hallerini anlatmada burun meselesini merkeze koyarak anlatmada ustaca bir dil kullanmıştır ..


Gogol'un Burun ve Palto kitabı birlikte görülür genelde...

Burun küstahlığı ve Palto zenginliği ifâde eden iki kavram...
Bu beyefendi, belli ki her konuya hükümeti dâhil eden; bıraksan, eşiyle olan kavgaya bile iktidarı katan türdendi.
Hem mantıksızlıkların olmadığı yer mi var? Ancak, yine de biraz kafa yorarsan tüm bunlarda bir şeyler var.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Burun
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
14 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
85
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057860644
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Burun
Burun
Burun
Burun
Burun
“N. V. Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.”

(Aleksandr Puşkin)

“Keyifli keyifli güldü; fakat bu dünyada hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Bu neşe de her geçen dakika tükenecektir. Bir sonrakinde, daha da tükenecektir. Sonunda suda genişleyerek ilerleyen halkaların birleşerek dümdüz olması gibi biz de eski halimize döneriz.”

Kitabı okuyanlar 948 okur

  • Lepetitprinces
  • Tuğce Özdemir
  • mualla canatan
  • NEŞE AYVAZ
  • Kadir A.
  • Sevgi Benli
  • Ahyâr
  • handan kula
  • Mustafa Enes Çelik
  • Ky

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.4 (1)
9
%0
8
%1.2 (3)
7
%0
6
%0
5
%0.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0