Öncelikle şunu kabul edelim ki: Ortaçağın, hele din konusunda dogmatik anlayışın içinde doğmuş olan Dante, Hıristiyan dininin tüm dinlerinin zirvesinde olduğuna inanan bir kişiydi. Bunu aklınızdan silmeyin ki ileride Cehennem'de kimlerin olduğunu duyduğunuzda küfür etmeyin.
O zaman Cehennem'de kimlerin olduğuna bir bakalım.
Sokrates, Platon, Aristoteles ve sayamadığım bir sürü filozof, Attila, İlyada, Truva atı ekibi, ve bir sürü Yunan savaşçı(sanırım Yunanlara karşı ayrı bir kin besleniyor.)
Homeros, Hz. Muhammed(ileride açıklama ekleyeceğim.), Hz. Ali... Vatan hainleri, katiller, düzenbazlar, oburlar, hırsızlar... Lucifer ve Yahuda.
Dante eserin amacını şöyle açıklar: "Eserin meydana getirilmesinde güdülen amaç, bu dünyada yaşayan insanları içinde bulundukları sefaletten kurtararak mutluluğa ulaştırmaktır." Beni mutluluğa ulaştırıp ulaştırmadığını bilmiyorum fakat kitabı bitirene kadar aklımda hep şu soru döndü: "Bu kişiler Cehennem'de ise peki Cennet'te kimler var?"
Cehennem'e yolculuğumuz başlasın. Dante karanlık ve vahşi bir ormanda kaybolmuştur. Bu orman sembolik bir anlam taşıyor. Dante, Tanrı'yı unutmuş, günah işlemiştir. Şimdi de bu günahlar ormanından kurtulmak için çırpınıp durmaktadır.
Cehennem iç içe geçmiş ve gittikçe daralan dokuz sarmal daireden oluşmaktadır. Bu dairelerde günahlarıyla nam salmış pek çok tarihi kişilik vardır. Hadi Cehennem'i tanıyalım.
Korkaklar Avlusu
Cehennem'in bu ilk kesiminde korkaklar, yani ne Cehennem'i ne de Cennet'i hak etmiş kişiler bulunmaktadır.
Birinci Daire: Limbus
Burası Limbus'tur. Hıristiyanlıktan önce ya da sonra vaftiz edilmeden ölenlerin, acı çekmeden, ümitsizlik içinde yaşadıkları yer.
İkinci Daire: Şehvet Düşkünleri
Şimdi asıl Cehennem'deyiz. Buradaki ruhlar, ölümlü hayatlarında aşk