Çıkrıklar Durunca

Sadri Ertem

Yorumlar ve İncelemeler

Gerçekçiliğin öncüsü, tezli bir roman
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2018 00:00
1930'un başında tefrika olarak yayınlanmış, sonra da roman olarak basılmıştır. Edebiyatımızın gerçekçilik öncülerinden Sadri Ertem'in bu romanı, üzerinden geçen bir asra yakın zamana karşı hâlâ dimdik ayakta. Gelişen endüstriyel kapitalizmin fabrikasyon mamulleri bütün dünyanın olduğu gibi Anadolu'nun da en ücra şehirlerine, kasabalarına ve köylerine ulaşmaya başlamıştır fakat geleneksel yerli zanaatkârların zararına işleyecek şekilde. Fabrikalarda üretilmiş daha ucuz mallar, Osmanlı'nın yerli eşraf ve tüccarlarının dahil olduğu ticaret zincirleriyle her tarafı istila ederken, belli kesimlere servet üstüne servet ve itibar kazandırırken, çıkrıklarda tiftik kumaşı üreten zanaatkârlar devlet, zengin, tüccar ve pek tabii onlara kolaylık sağlayan molla ve softaların rehberliğinde bu düzene baş eğmeye zorlanmaktadır. Bu uğurda mezhep ve inanç farkları da kaşınır. Bu eser, sade dili ve akıcı anlatımıyla, Anadolu'daki bu değişimi ve mücadeleleri anlatıyor. Türk romanının tezli örneklerinden biri olarak mutlaka okunması gereken 20 kadar eserden biridir. * kitapyurdu.com/kitap/cikriklar...
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
8/10
·200 syf.··
2017 14. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2017 10:33
Osmanlı İmparatorluğu siyasi çalkantılarla boğuşmaktadır. İstanbul bürokrasi ahalisi yana döne kendini devlet işlerinde kanıtlama peşindedir. Bireysel bazda makam mücadeleleri yürütseler de ortak kanı yeni toprak ve devlet hazinesini büyütmektir. Savaş mevzu bahis olunca; tüm fertlerin hafızalarına, nice oğullarını şehit vererek kazıtılan Yemen gelmektedir. Giden gelmemekte, üstüne sürekli asker göndermek için oğullar gözü yaşlı analarından helallik istemektedir. İstanbul çevresinde zaman böyle tüketilirken; yurdun geriye kalanında ise tümüyle farklı bir atmosfer hakimdir. Küçücük bir sıfatı olan, devlet kademesinde herhangi bir memurluk vazifesini icra eden, dini makam sahipleri, toprak ağaları ve hırslı tüccarlar kelimenin tam manasıyla özerklik ilan etmiş, her biri kendi çapında devletcik olmuşlardır; tüm hukuk ve dini kuralları kendi çıkarları için baştan yazmıştır. Devlet kılıcını kuşanan veya arkasına devlet kılıcını elinde tutanları alanlar, özellikle köylü halktan vergilerle, getirilen yasaklarla kan kusturmaktadırlar. İşte böyle bir dönemde kaleme alınmış bir kitaptır.1930 yılındaki baskıya sadık kalarak piyasaya sürmüş Salkımsöğüt yayınevi. Haliyle dili biraz ağır gelebilir, o dönemin kelime dağarcığı hakimdir. Roman Adaköy ve civarında geçmektedir. Adaköy Kastamonu'ya bağlı Bolu'dan yönetilmekte olan bir Alevi köyüdür. Başlıca geçim kaynakları otlak hayvanlardan elde edilen tiftik yünüdür. O dönemde yabancılara türlü türlü imtiyazlar tanınmakta bu imtiyazların ceremesini de iç piyasa çekmektedir. Gittikçe derinleşen yoksulluk ve gelir dağılımında ki eşitsizlik, imkansızlıktan kaynaklı kıtlık ve açlık köylüde de yaşayacak derman bırakmamıştır. Halet-i ruhiyesi karamsarlık çukurunun dibinde olan köylü de bir takım batıl inançların veya uydurulmuş kalıpların
Siyaset
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2019 31. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2019 17:15
Yıl 1800'lerin sonları.. Osmanlı'nın son dönemleri. Ülke ticaretine el atan emperyalistler, tiftik ve kumaş piyasasını da ele geçirmişler. Anadolu halkının önemli geçim kaynaklarından biri olan tiftik ve kumaş dışarıdan fabrikasyon ürün olarak daha ucuza ithal edildiğinden, halkın elindeki yerli üretimi kimse almamaktadır. Yer, Bolu yakınlarında Adaköy ve çevresi. Tek geçim kaynağı olan tiftik para etmediğinden halk çok zor durumda kalıp, zengin eşrafa borçlanmış durumdadır. Eşraf ise durumdan istifade ederek halkın malına el koymaktadır. Tam da bu sırada bir alevi yerleşim birimi olan Adaköy'de bir mucize gerçekleşir ve ermiş olduğuna inanılan iki kadın ortaya çıkarak çıkrıkların çalışmasını ve herkesin yerli kumaştan yapılmış elbiseler giymesini teşvik edip isyan başlatırlar. Durumdan zarar gören ithal kumaş satan tüccar ve eşraf takımı çeşitli fetvalar ve emirler çıkarttırarak halkın karşısındaki yerlerini alırlar. Ama isyan Kastamonu ve Bolu çevresine yayılarak büyümektedir. Kitapta bütün bu olaylar anlatılırken aynı zamanda dönemin bürokratik yapısının kokuşmuşluğu da gözler önüne serilmektedir. Güçlü olan istediği şekilde yönetime ve dini yapıya etki ederek çıkarları doğrultusunda fetvalar ve emirler çıkartabilmektedir. Fakir halk ise geçim derdi, yoksulluk ve askere yolladıkları çocuklarının kaygısı içindedir. Kitap 1930 yılında kaleme alındığından dolayı, o yıllarda konuşulan dil ile yazıldığından şu anda kullanılmayan bir çok kelimeyi içerisinde barındırmaktadır. Bu durumun okumayı zorlaştırmasının yanı sıra, özellikle genç nesil için daha sık olmak üzere sözlüğe başvurma ihtiyacına sebep olmasını da doğal karşılamak gerekir. İthal gelen malların başlangıçta yerli mallardan daha ucuz olarak ülkeye sokulup , yerli üretimin engellenmesini,
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
Puan vermedi
İlk sosyalist roman olarak geçer Çıkrıklar Durunca. Sadri Ertem romanlarında olayları yorumkarken siyasal ve politik açıdan da bi değerlendirme yapar. Toplumsal olgulara , gerçeklere bilimsel olarak yaklaşır. Romanın ana karakteri Dudu’dur. Din üzerinden insanların nasıl sömürüldüğünü cahillik ile dinin birleşiminde bir köyün başına neler gelebileceğini açıkça tüm gerçekliği ile okuyucuya sunmuştur. Avrupa karşısında çaresiz kalan köylünün üretimde ve geçimde yaşadığı sıkıntılar toplumcu gerçekçi bir şekilde ele alınmıştır. Bu konu etrafında ağa baskısı, devlet yönetiminin zayıflığı, dış devletlere verilen ayrıcalıklar ve dışa bağımlı ekonominin zararları anlatılır. Ayrıca kitapta Hz.Ali kültüne de değinilmiştir.
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2017 3. kitabı
Çıkrıklar Durunca’da, ucuz Avrupa kumaşlarının ülkeye girmeye başlaması nedeniyle el dokumacılığından hayatını kazanamaz hale gelen Alevi köyü Adaköy halkının Hz. Ali dergâhı etrafında birleşerek hükumete isyan etmesini ele almıştır. Kitapta, İngilizlerin Anadolu'nun tiftik keçisini, Güney Afrika’ya götürerek yetiştirmesi, çoğaltması ve yününü kumaş yaparak bize satmasının öyküsü işlenmektedir. Devletlerin ayakta durabilmesi üretime dayalıdır ve üretime bağlıdır. Devleti oluşturan etnik ve dini halk katmanlarını bir arada tutan güç devletin ekonomik gücü ve adil gelir paylaşımıdır. Bu yapı bozulursa isyanlar çıkar, etnik ve dini ayrışmalar kuvvetlenip ortaya çıkacaktır. Çıkrıklar Osmanlı devletinin ekonomik yapısının simgesidir. Çıkrıklar çalışırken ayakta olan devlet çıkrıklar durunca yıkılacaktır.
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
ÇIKRIKLAR DURUNCA-SADRİ ERTEM
7/10
·192 syf.··
2021 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 22:39
Edebiyatımızın toplumcu gerçekçi anlayışının bayraktar eseri: Çıkrıklar Durunca Sadri Ertem 19. yüzyıl Osmanlı topraklarında yaşanan ekonomik değişimleri aktarıyor. "Adaköy" ahalisi geçimini hayvancılık ve tiftik ticareti dolayısıyla "yerli yün"den kazanmaktadır ancak değişen şartlar, endüstriyel değişim neticesinde "yerli yün"den ucuz fabrika kumaşlarına yönelme "Adaköy"ün ekonomik dengelerini bozar. Yörenin tüccarı Sıddıkzade gibi adamlar da bu durumdan yararlanıp köylüyü daha yoksul kılıp zenginliğine zenginlik katma derdindedir. Roman aslında bu çatışma temelinde yükselirken üst perdede de bir mezhep çatışması ortaya çıkar. Romanda insanların çıkarları uğruna dini, inancı, sevgiyi, insanları nasıl kullandıklarına dikkat çekilir. Kalabalık bir kişi kadrosu olması ve hemen hepsinin hayat hikayesine değinme uğruna bazı konuların, bölümlerin yüzeysel ele alındığını söyleyebilirim ancak bu durum romanın okunabilirliğine halel getirmiyor. Edebiyatımızın tarihsel yolculuğuna şahit olmak isteyenlerin okuması gereken bir roman. Okuyacaklara iyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
üretim sistemleri toplumların hayatları üzerinde yapıcı ve yıkıcı bir çok etkide bulunuyor , kitleler için üretimin kapitalizmle gerçekleşmeye başlamasıyla ortaya çıkan sonuçları yazar somut ve sahici bir şekilde anlatmış edebi olarak güçlü olmasa da belge ,tarih ve sosyolojik olarak çok kıymetli bir roman ,ve de yüksek teknolojinin hayatımıza girmesiyle güncel üretimide değerlendirme ve sorgulama olanakları veriyor
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2017 30. kitabı
İşçi-köylü sorunlarının ele alındığı ilk eser olmasına rağmen, sesini fazla duyuramamış olacak ki okuyan kişi sayısı çok az... Edebiyat öğrencilerinin okuması gereken bir kitap... Köy romanı hakkında inceleme yapacak olanlar, gerçekçi köy romanının oluşumunu sağlayan bu eser ile başlamalıdır.
Edebiyat
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 43. kitabı
" burada mısır koçanı, meşe palamudu ve palamut kabuklarını karıştırarak ekmek yapan ve bununla yaşayan insanlar daha küçük yaşlarından itibaren kendilerini beyaz buğdaya kavuşturacak meçhul bir mucizeye bel bağlamışlardı. Ne bekliyorlarsa meçhulden bekliyorlardı."
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2020 18:53
Sadri Ertem (1898-1943) Eser 1929 Osmanlının son zamanlarında Anadolu’dan bir kesit resmedilmiş . Batının sömürgecilik ve sanayileşmesinin yıkıcı etkileri Anadolu ‘da da görülmeye başlamıştır. Osmanlı’nın Batı’ya tanıdığı kapitülasyonlar nedeniyle fabrika üretimi mallar iç pazarı ele geçirmektedir. Gözü açık tüccarlar , halkın geçim kaynağını kaybetmesi pahasına daha ucuz olan yabancı kumaş satmaya başlamışlardır. Devlet halktan kopmuş, halkın derdini dinlemez olmuştur.Köylünün emeğini ve kazancını düşünmediği gibi yarattığı iktidar boşluğuyla güçlenen Sıddık Ağa ve oğlu Sıddıkzâde gibilerin sömürüsünden de köylüsünü koruyamaz haldedir. Bu da köylüyü mucizelerden medet umar hale getirmiştir. Dindarlık bahanesi ile Alevi Sunni kavgaları devam etmektedir. Ekonomik sıkıntının köylüyü eşrafla karşı karşıya getirişi, bir süre sonra mezhep çatışmalarını da içine alarak hükûmete isyana kadar varan olayları doğurmuştur. Bu koşullar altındaki Hasan , Pazvantoğlu , Emin gibi kalpleri temiz , fedakar ve cesur Anadolu karakterleri’ nin öyküleri çok etkileyici.
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Vivo Yayınevi · 2018761 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Sadri ErtemYazar · 18 kitap
İstanbul Sultanisi’ni 1914 yılında, Darülfünun (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi) Felsefe Bölümü’nü 1920 yılında bitirmiştir. Ankara Sultanisi Muallimliği, Ankara Daru’l-Muallimin Hukuk ve İktisat Muallimliği, Kuleli Askeri Lisesi Musahabatı Ahlakiyye ve İçtimaiyatı, İstanbul İmam Hatip Mektebi Ruhiyat ve Ahlak, Edebiyat ve Kitabet, Kadıköy Kız Orta Mektebi Tarih ve Coğrafya, Gaziosmanpaşa Orta Mektebi Tarih ve Coğrafya, Kadıköy Lisesi Tarih ve Gazi Terbiye Enstitüsü Felsefe ve İçtimâiyyat Muallimlikleri, Dahiliye Vekaleti Matbuat Umum Müdürlüğü Müşavirliği, Gazetecilik, Tercüman-ı Hakikat ve Tanin Gazetesi Yazarlıkları, Yazarlık, TBMM VI. ve VII. Dönem Kütahya Milletvekilliği yapmıştır. Edebiyatçılığı İlk öyküsü 1917 yılında yayımlanmıştır (Genç Yolcular). Edebiyata asıl yönelişi 1928’den sonradır. Konularını toplumsal sorunlardan çıkardığı, gözlemden çok kuramsal bilgilere dayanan ve bir tez çevresinde gelişen yapıtlarıyla gerçekçi Türk edebiyatının ilk temsilcilerinden sayılır.