Çocuklar Gibi

Sabahattin Ali
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
174
Basım Tarihi:
Ekim 2019
Yayınevi:
Ahbap Kitap
ISBN:
9786058028814
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·174 syf.··
2020 39. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 01:23
“Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.” Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali Herkese merhaba Umarım sağlığınız ve keyfiniz yerindedir, biz ailecek yapboz yapmaya sardık bu aralar Bir de elimden geldiğince kitap okuyorum, ahbapkitap ın Çocuklar Gibi Sabahattin Ali kitabı da çok severek okuduğum bir kitap oldu. Belki hikayelerimden hatırlayanlar olacaktır bol bol alıntı paylaşmıştım kitaptan. Özellikle basımını ve sayfa düzenini çok beğendim. Çok ilgi çekici ve güzel düzenlenmişti. Herhangi bir Ali kitabını okurken o an ne kadar güzel olduğunu fark etmediğim satırları böyle ayrı bir yerde görünce nasıl da kıymetini bilmediğimi anladım. Eğer benim gibi Sabahattin Ali okumayı seviyorsanız mutlaka tavsiye ederim. Mutlu ve sağlıklı akşamlar
Çocuklar GibiSabahattin Ali · Ahbap Kitap · 201996 okunma
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2020 88. kitabı
23 Nisan Kutlu Mutlu olsun Çocuklar Gibi Sabahattin Ali ahbap_kitap . . Bugün size çok güzel çizimler ile bezeli Sabahattin Ali'nin tüm eserlerinden derlenmiş bir kitap ile geldim. Baş ucu kitabı olarak kitaplığınizda bulundurmalısınız. . . . . . Ben bu kitabı çok çok beğendim hatta şiirleri ve sözleri ayrı ayrı paylaşacağım. . . .
1000Kitap
Çocuklar GibiSabahattin Ali · Ahbap Kitap · 201996 okunma
aysegulun_kitapligi =>insta
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
•Çocuklar Gibi Sabahattin Ali • |Kitap Yorumu| •Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek yaşamak... • • Satır aralarında kaybolduğum Ah !Canım #sabahattinali keşke ömrün yetseydi de daha çok yazsaydın ,yazdıkların ile o tüm zihni ele geçiren mükemmel duyguları daha çok hissetseydik . #çocuklargibisabahattinali tüm eşsiz güzellikte ki eserlerinin,kaybolunası satırlarının bir kitap haline getirmek çok güzel olmuş .Kitabı çok severek okumamın yanında en sevdiğim ve benim için özel alıntıların olması beni daha çok mutlu etti. Sabahattin Ali’nin satır aralarında tekrar tekrar (ben her özlediğim de kaybolacağım)kaybolmak isteyen herkese. • • Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalıyor bir denizdi. • Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok. • .... beklemek, Her an bir şey olması ihtimali içinde ,saatlerce ,günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır. • #sabahattinali #okudumbitti #ahbapkitap #çocuklargibisabahattinali #bookstagram #bookphotography #bookstagramturkey #bookstagrammer #booklover #kitaplariyikivar #herkitapbirdünya #kürkmantolumadonna #değirmen #kuzuilekurt #kahramanmaraş #benimrenklidünyam #bookblogger #coffee #library #bookclub #kuyucaklıyusuf #içimizdekişeytan #bookstagram #kitapönerisi #tavsiyekitap #okuyorum @ahbap_kitap
Edebiyat
Çocuklar GibiSabahattin Ali · Ahbap Kitap · 201996 okunma
9/10
·174 syf.··
2020 127. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 12:53
Merhaba değerli arkadaşlar. Bir Sabahattin Ali derlemesi ile huzurlarınızdayım. Başta romanları olmak üzere, öykü ve şiirlerinden de kesitler gördüğümüz kitap, ismini Sabahattin Ali'nin "Çocuklar Gibi" şiirinden alıyor. Sabahattin Ali, en sevdiğim yerli dört beş yazardan biri. Özel sözleri sayfamda paylaşmayı sevdiğimden benim için anlamlı bir kitap oldu. Ayrıca içindeki görsel ve çizimlerle kitap daha çekici olmuş. Sizin de böyle bir derlemeye ihtiyacınız varsa tavsiye ederim.
Çocuklar GibiSabahattin Ali · Ahbap Kitap · 201996 okunma
8/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2020 145. kitabı
Okuduğum ve en sevdiğim Türk yazarlardan biri olan Sebahattin Ali için hazırlanmış, içeriğine bayılacağınız bir kitap önerisi yapacağım size @ahbap_kitap İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf, Değirmen gibi kitapları ile bilinen, birçok hikayesi ve romanıyla okuyucuyu kendine hayran bırakan bir yazar Sabahattin Ali... . Bu kitabımız da yazara ait olan eserlerin, en can alıcı noktalarını, altını çizmeden geçemeyeceğiniz o muhteşem sözleri bizler için bir araya getirmiş. . Kitaplığımda yazara ait kitapların en başına yerleştirdim hemen. Ara ara açıp yazarın o benzersiz kaleminden çıkan, kesip duvara asmalık sözleri okuyorum. Ayrıca çok güzel çizimlerde koymuşlar iç sayfalara Tüm kitaplarını okumam için gözlerimi heba ettiğim diğer yazarlar içinde böyle bir çalışma olsa keşke
Çocuklar GibiSabahattin Ali · Ahbap Kitap · 201996 okunma
Çocuklar gibi
9/10
·174 syf.··
2023 18. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 00:49
Daha önce okuduğumuz Sebahattin Ali kitaplarındaki ve farkına varamadığımız can alıcı cümlelerin, bölümlerin, şiirlerin toplandığı bir kitap. okuması hem zevkli hem de çok kısa sürede 1 günde bitebilecek şekilde. Bazı sayfalar sadece bir cümle...
Düşünce
Çocuklar GibiSabahattin Ali · Ahbap Kitap · 201996 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2020 115. kitabı
Sabahattin Ali’nin bende ki yeri farklıdır. Bir çok eserini bayılarak okudum herkes gibi benim de tabi ki favori kitabım var. Çocuklar gibi kitabında ise basılı olan kitaplarından beğenilen, sevilen alıntılara yer verilmiş. ۰ ۰ İçerisinde o kadar güzel şiirler alıntılar kısa hikayeler var ki hele o muazzam çizimler kesinle sizi kitaplarına dair ufak bir yolculuğa çıkarıyor.
Çocuklar GibiSabahattin Ali · Ahbap Kitap · 201996 okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.