“Sen ve ben, Serilda. Bir gün. Bu perili şatolardan uzakta. Bir kasabada, güneşin altında dans edip handa masallar anlatmak. Belki bu imkânsız ama... sahip olduğum tek şey olabilir.”
Cursed, ilk kitaptan çok daha iyiydi. Yazarın dili o kadar akıcı ve büyüleyici ki, her cümlede kendimi masalsı bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissettim. Betimlemeler fazlaydı ama hiçbiri sıkıcı gelmedi, aksine her detay hikâyeye daha da kapılmamı sağladı ki ben normalde betimleme okumayı pek sevmem.
Karakterlerse başlı başına mükemmeldi. Gild, kesinlikle favorim oldu! O eğlenceli, zeki ve gizemli tavrıyla kalbimi çaldı. Ama itiraf etmeliyim ki Erlking'in karizması da beni etkiledi. Nedenini tam olarak çözemesem de kendimi onun sahnelerini dört gözle beklerken buldum. Sağlam yazılmış bir kötü karakter okumak istiyorsanız kesinlikle bu seriyi kaçırmayın. Ayrıca kitabın sonunda birlikte olmayacaklarını bilmeme rağmen bu kitapta Serilda ve Erlking'i shiplemeye başladım. Perchta ise bambaşka bir hikâye... Onda inanılmaz bir potansiyel vardı, adeta Lilith enerjisi saçıyordu ama sanki hikâyede yeterince yer verilmemişti. Keşke onu daha fazla okuyabilseydim.
Genel olarak seriye bayıldım! Büyülü atmosferi, güçlü karakterleri ve masalsı anlatımıyla fantastik seven herkesin okuması gereken bir eser. Kesinlikle tavsiye ediyorum!
Bu kitap hakkında yapabileceğim upuzun bir inceleme olmalı aslında ama bir aya sığdırdığım için maalesef kelimeler elimden dökülemiyor.
Kitap hikayesi olarak fazlaca kaliteli her detayı düşünülmüş derin bir kurguya hapsolmuştu. Herkesin elinden bir gün böyle bir kitap geçmeli çünkü aşina olduğumuz peri masallarının aksine karanlık bir atmosferi ve gerçek kötü karakterleri var. Temeli ilmek ilmek işlenmiş ve gerçekten araştırılmış.
Ama bu kitabı okuması bence biraz zordu sanırım benden kaynaklı bir sorun ama sorunu tam olarak kavrayamadım çok istedim okumayı elime aldığımda okudum da ama bitiremedim. Betimlemeleri o kadar güzeldi ki resmen kitapta anlatılan ve tasvir edilen her şeyi bizzat yaşadım ve gördüm.
Karakterlerden ilk incelememde bahsetmiştim.(gildedda) yön değiştiren karakterler olmadı her karakter yazıldığı gibi işlendi. Öneririm..
CURSED #kitapyorumu
"Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin." Yüzünü avuçlarının arasına aldı, başparmaklarıyla yanaklarını okşayıp gözyaşlarını sildi. "Ben ona ikimiz için de
Bu incelemede sadece cursed kitabından değil, genel olarak serideki karakterler ve şeyler hakkında da konuşucam çünkü bu kitap zaten serinin son kitabıydı ve birincisine de inceleme yazmamıştım.
Fantastik unsurları olan kitapları sevenler için güzel bir içerik olacaktır diye düşünüyorum. İlk kitabı çok sevmiştim, bu da yine aynı heyecanla başladı. Yazar ortaya koyduğu fantastik dünyayı satır aralarında çok güzel iliştirmiş.
Karanlık ve lanetli ruhlar, geçmişte kalan hiçbiri hatırlanmayan anılar, şatonun içinde mecbur bırakılan hayatlar, kime ne kadar güveneceğinizi bilmediğiniz bir zamanda verilen mücadele...
Tüm bunların yanında sırlar...
Bazen yüzleşmesi zor gelen sırlar...
Fantastik bir dünya...
Serilda...
Gild...
Erlking...
ve diğerleri...
Bazılarının özgürlüğü için kendi hayatınızdan ne kadar fedakarlık edersiniz sorusu da akıllarda. Dolayısıyla bu kitapta anlatılanlar heyecan ve tehlike anlamında daha yüksek bir noktaya taşıyor okuyucuyu.
Başkalarının iyiliği için zorunda kalınan bir evlilikte, tarafların daha doğrusu hangi tarafın isteği olacak derseniz yanıtı kitabın içinde. Onca kötülüğün içinde sevginin de olduğunu görmek yine de umut verse de, karanlık bir resmin içinde ışığı arayanların hikayesi bu.
Fantastik unsurları ile yazar, hareketi oldukça yüksek bir tempoda veriyor bu kez. Kitabın büyüsü kaçmasın diye elbette sonunu yazmayacağım ama sizce bu masalın sonu mutlu mu bitmiştir?
İlk kitaptan çok çok daha iyiydi. Hikaye elle tutulabilir bir boyuta geldiği için okuması keyifli oldu. En azından bu kitaptan biraz umduğumu bulduğum için içim rahatladı.
#cursed
-MARİSSA MEYER
“İyi bir hikaye, sonsuza kadar yaşayabilir..”
Gilded ikilemesinin ikinci ve son kitabı Cursed yine soluksuz okunacak bir macerayla bizimle buluştu. Gerçekten fantastik romanlarının ustalarından biri
Lee Chae Rin Yarattığı bu büyülü dünyada savaş, tanrılar, büyülü yaratıklarla hem duygusal bir bütünlük hem de gerilim dolu bir hikaye sunmuş bize. Bayıldım!! Keşke biraz daha okuyabilsek dedim bittiğinde.
Birinci kitabın sonunda,hayalet kral Erlking Serilda’yı kaçırıp ruhunu hapsetmiş ve onunla evlenmişti. Fani bir insanla evlenip ondan bir çocuk yapacak ve kaybettiği kraliçesine kavuşunca ona bir bebek armağan edecek. Tabi bunun yanı sıra önce sevgilsiinini yer altından döndürmesi gerekiyor. Bunun içinde sonsuz dolunaydan önce yedi tanrıdan birini ele geçirip dilek dileyerek Perchta’sını geri getirmeyi hedefliyor.
Serilda ve Gilg ise ruhlarının bağlandığı Adelheid’deki perili şatoda laneti bozmak için çalışıyor. Her av zamanı Erlking şatodan ruhları ile ayrıldığında şatonun gizli kalmış her yerini arıyor bedenlerini bulmaya çalışıyorlar. Fazla zamanları yok çünkü Serilda hamile. Bebek dünyaya gelmeden kurtulmaları gerek. Ve bebek Erlking’den değil bunu hayalet kralda biliyor fakat planı bozulmasın diye herkesten saklıyorlar. Ancak çok zaman geçmeden gerçekler birer birer ortaya çıkmaya başlıyor.
Erlking’in asıl amacı sevgilisini geri getirirken aynı zamanda ölümlüler ile aralarında olan perdeyide ortadan kaldırıp tüm diyara hükmetmek. Serilda ve Ging, Erlking’in planlarını bozmaya çalışıp aynı zamanda hayal bile edemedikleri zorlu bir mücadelenin içine giriyorlar. Bakalım bu mücadelenin kazananı kim olacak..
Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine
Biz bu fani insanlar, mutluluğun sadece masallarda olduğunu düşünürüz. Lâkin Serilda'nın masalları bir miktar üzücü. Hikayelerimiz öyle "sonsuza
Mitolojik, masalsı ve fantastik kitaplar hep ilgimi çeker ve bu kitapta üçü de var. Kitabın her bölümü ayrı bir olay. Serilda ve Erkling kitap boyunca olmasını istediğim çiftti ama olmadı. Gerçi Erkling'in hayatım boyunca okuduğum en zalim karakterlerden biri olduğunu düşünürsek olmaması iyi olmuş olabilir. Yine de çok iyi bir aşık olabilirdi. Yazarın Alman mitolojisine bu kadar hakim olmasını ve neredeyse tüm karakterleri bir şekilde kitaba yedirebilmesine hayran kaldım. Kitap tam puanı hak ediyor. Okuyun :)
Meyer , Washington Tacoma'da doğdu ve Pacific Lutheran Üniversitesi'ne girdi ve burada yaratıcı yazarlık üzerine derece aldı. Cinder'i yazmadan önce , Meyer, beş yıl boyunca bir kitap editörü olarak çalıştı ve Alicia Blade'in kalem adı altında Sailor Moon hayranı kurgu yazdı . The News- Tribune'ye verdiği röportajda, hayran kitlesinin yapımının yazılı el sanatlarını öğrenmesine yardımcı olduğunu, anlık geri bildirimini verdiğini ve ona eleştiri almanın yollarını öğrettiğini söyledi.
Meyer, o başlangıçta yazmak için ilham kaynağı oldu belirten kül 2008'de katıldıktan sonra Ulusal Roman Yazma Ay o fütüristik bir sürümü odaklanan bir hikaye yazdı yarışmasında Çizmeli Kedi . Ayın Günlükleri , Cinderella , Küçük Kırmızı Başlıklı Kız , Rapunzel ve Kar Beyazılığının hikayelerine dayanan dört kitap dizisidir (tetraloji). İlk kitap olan Cinder , New York Times'ın en çok satan kitabıydı.
Meyer, 2013'te Alice Harikalar diyarı olan Queen of Hearts'un yer aldığı genç bir yetişkin seriyle Feiwel & Friends'den iki kitaplık bir anlaşma imzaladı . İlk kitap olan Heartless , 2016 sonbaharında bir yayın için hazırlandı . Tek başına bir roman. Yayıncılar Haftalık sonradan bir süper kahraman serisi yazacağını açıkladı.