Deniz İşçileri

Victor Hugo
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·464 syf.··
2024 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2024 19:24
"Din, toplum, doğa , insanın mücadele ettiği üç alandır." Bu üçlemenin son kitabı Deniz İşçileri 1866 yılında yayımlanmış ve Victor Hugo'nun sürgünde olduğu dönemde yazmış olduğu bir eserdir. Konusu sürgün edildiği Guernsey adasındaki denizciler üzerine şekillenmiştir. Kitapta büyük ölçüde doğa ön plandadır. Ana karakter olan Gilliatt'ın sevdiği kadını kazanabilmek umuduyla , batmış bir geminin makinesini kurtarmaya çalışmasını konu alıyor. Gilliatt'ın bu zorlu görevde karşılaştığı zorluklar, engeller insanın doğaya karşı savunmasızlığını vurguluyor. Doğanın ön planda tutulduğu bu eser aynı zamanda bir karakter üzerinden yalnızlık ve kahramanlık konularını da çok güçlü bir şekilde yapılandırmış. Bir insanın kararlılığı, azmi ve mücadelesini de konu ediniyor. Diğer karakterler üzerinden, ikiyüzlülüğü, çalışkanlığı, umudu ve dolandırıcılık gibi durumları da yazarın derin gözlemleri ve ayrıntılı anlatımıyla okuyabiliyoruz. Victor Hugo'nun karakteristik üslubu, çok canlı anlatımı, şaşırılacak kadar iyi betimlemeleri vardı. Doğayı da temele aldığını hatırlarsak, betimlemeler kitabı çok güzelleştirmiş. Kitapta şaşırdığım bir başka nokta şu oldu : yazarın denizcilik konusunda bu kadar bilgili oluşu ve bunları tamamlayıcı bir biçimde sunması .Bir geminin yapımından, makinesine kadar kusursuz bir anlatım... Aynı zamanda kitabın içerisinde doğa kadar, siyaset , din , mitoloji, felsefeyi de görebiliyorsunuz. Toplumun içinde bulunduğu durum, dönemin koşullarıda çok iyi yer edinmiş ve anlatılmıştı. Bir başka vurgu ise doğa ve insan yaşamının aslında pek de farklı olmadığı. "Kader nerede başlar? Doğa nerede biter ? Bir olay ile bir mevsim, bir keder ile bir yağmur, bir erdem ile bir yıldız arasında ne fark vardır?"(syf.290) Tek kelimeyle muhteşem bir kitaptı. Tavsiye
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,512 okunma
6/10
·464 syf.·
2024 51. kitabı
Monte Cristo Kont'u görünümlü Martin Eden vakası desem pek abartmış olmam sanırım. Bir olaydan başka bir olaya geçebilmeniz için uzun uzun yazılmış betimlemeleri aşmanız gerekiyor.. Bazı kısımları epey akıcı olsa da genel olarak beğenmedim, tavsiye etmem..
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,512 okunma
Puan vermedi·464 syf.·
2024 18. kitabı
Muazzam!! Mu az zam !! M u a z z a m ! ! İlk defa bir eseri bitirdiğimde zihnimde netleştirdiği kavramları bu kadar net tariflerle sunan bir roman okuduğumu hatırlamıyorum. Saygıyla yazarlığın karşısında eğiliyorum Büyük Yazar Victor Hugo . Kelimelerini, cümlelerini zihnimin kıvrımlarına ilmek ilmek işlerken mana deryasına ulaştırdığı için ne kadar teşekkür etsem az gelir. Hayatımı tek bir yazarla geçirme hakkım olsa bu sanırım kavramları anlatma biçimi ve netliğinden ötürü Victor Hugo olurdu. Victor Hugo'nun din,toplum ve doğa üçlemesinin oluşan kitaplarından üçüncüsü olan deniz işçileri doğa güçleri biçimindeki zorluklarla mücadeleye odaklı bir eser sabırla okunması ve sindirilmesi gereken o kadar çok betimlemeler var ki an geliyor bir anda kelimelerin denizdeki dalgalar gibi zihninize hucüm ettiğini ve boğulduğunuzu hissettiriyor. Sosyal hayat üzerindeki Kavramlara karşı verdiği fikir uçları o kadar sivri ki bir kaç ders niteliğinde konu edilecek çok fazla detay barındırıyor. Karanlıkların zifirisini anlatış biçimi ise tek kelimeyle muazzam. Kalemine kağıdına cümlelernin manasını cam gibi sunmasıyla, içerisindeki entellektüel birikimine hayran olmamak elde değil. Romanın konusu hayatta kendi başına ayakta durmaya çalışan bir denizci olan Gilliat, toplum tarafından aforoz edilmiş bir şekilde iki buçuk aylık zorlu bir görev için gemi yolculuğunda, denize karşı verdiği savaş ve mücadele anlatılıyor. Denizdeki yalnızlığını, Açlığını, ahtapot saldırısını, dalgalarla ve gemisini denizde batırmadan tutma mücadelesi deneyerek, yanılarak öğrenirken hayata tutunmak için verdiği azmi ve sabrını muazzam nitelikli bilgilerle sunuyor. görev bittikten sonra sevdiği kadını bütün hayatının önünü koyma bir şekli ise baş karakteri büründürdüğü kişiliğin savaşın zorluğu karşısında
Düşünce
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma
Yüreğimin Son Gelgiti, Gilliatt :(
10/10
·464 syf.·
2025 72. kitabı
Bugün İstanbul gri. Yağmur var. Gökyüzü, sokaklar, deniz… hepsi okuduğum kitabın hüznüne bürünmüş gibi. Deniz İşçileri insanın içine böyle sızıyor işte sessizce ama kalıcı bir ağırlıkla. Bu kitabın en can alıcı yeri, Gilliatt’ın aşkı. Onun aşkı, içinde büyüttüğü sessiz bir çığlık. Ne dışarı çıkabiliyor, ne de içinde ölebiliyor. Boğazda düğüm, kalpte ağırlık olarak kalıyor. Sevdiği, dokunulmaz bir rüya gibi elini uzatsa buharlaşacak, geri çekilse kalbi duracak sanki. Her adımı bir çelişki, her bakışı bir iç hesaplaşma. Bu, sadece karşılıksız bir aşk değil. Bu, karşılıksız bırakılmış olmanın hikayesi. Yüreğini bir meydana serip, gelip geçenin çiğneyip gitmesini izlemek gibi. Umut burada bir teselli değil, en acımasız işkenceye dönüşüyor. “Belki” ile başlayan her cümle, bir “ama”yla yarım kalıyor ve insanın içine bıçak gibi saplanıyor. Didiniyor Gilliatt. Sessizce, masumca, bütün gücüyle tutunuyor. Anladım ki: Bazen hayat, ne kadar sıkı tutunursan tutun, parmaklarını teker teker çözer
1000Kitap
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma
DOĞANIN GÜCÜ, İNSANIN MÜCADELESİ!
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 103. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 21:58
Herkese selamlar kitap dostlarım! Bu akşam Victor Hugo ’nun pek bilinmeyen, olağanüstü doğa betimlemeleri olan, beni hem çok çok zorlayan, hem de bitirirken “hayır, olamaz, yapma Hugo amcam” diye diye gözlerim dolarak ve çok etkilenerek bitirdiğim Deniz İşçileri kitabını inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım. Victor Hugo, birçoğumuzun bildiği gibi ömrünün 15 yılını sürgünde geçirmiş bir isim. Ve bu kitap da sürgündeyken yazdığı eserlerinden birisi. Guernsey adası sürgün yeri ve incelemesini yaptığım bu kitabı da yazarımız bölgeye ithaf etmiş. Eser de bu adada geçiyor, çoğunluğu denizcilik ile uğraşan adalıları, denizinden okyanusuna, kayalıklarından gemilerine, yediklerinden içtiklerine kadar derinlemesine betimleyip anlatıyor. Şunu belirterek başlamak istiyorum: Kitap Hugo’nun din, toplum, doğa üçlemesinin son kitabı ve doğa temalı. Kitabımızın ana karakteri aslında bir kişi değil, doğa. Bu yönüyle biraz farklı ve bana göre okunması zor. 1800 sayfalık Sefiller’in 100’lerce sayfalık lağım, manastır vs. betimlemeleri bile beni bu kadar zorlamamıştı açıkçası :)) Hugo amcam olağanüstü güzel betimlemiş gerçekten de; denizi, okyanusu, rüzgarı, güneşi tenimde hissettim, kayalıklarda sıkıştım, ahtapotlarla savaştım tamam ama bir yerden sonra yeter artık dediğim de çok oldu :)) Doğa betimlemeleri gene neyse; bir de gemicilik ile ilgili terimler o kadar çok ki o terimleri ve aletleri bilmediğimden gözümde canlandırmam da zor oldu. Kitap bu yönüyle çok zorlayıcı, bunu bilip okuyun derim. Şimdi kitabın biraz içine girelim… Fakat kitabın konusunun detaylarına çok girmeyeceğim çünkü zaten çok az olay örgüsü var, onların da heyecanı kaçmasın :)) Sadece etkilendiğim, okurken üzerine düşündüğüm şeylerden bahsedeceğim. Victor Hugo’nun bu romanı yaşayarak yazdığını okurken o kadar hissettim
Edebiyat
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma
BEN SENİ SEVDİM Mİ, SEVDİM ♡
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 13:50
... ... Fransız edebiyatının en büyük yazarlarından, romantizm akımının Fransa'da ki temsilcisi Victor Hugo , Deniz İşçileri kitabında bizlere, sürgün cezasına çarptırıldığı,Normandiya'nın Guernsey adasından sesleniyor . Victor Hugo,kitabın girişinde,üçlü bir ananke(zorunluluk,ihtiyaç)'den bahseder; 1.Dogmaların anankesi,Dogma, kelime anlamı olarak "öğreti", "inanç" anlamına gelir. Victor Hugo, " Notre Dame'ın Kamburu " eserinde dogmaların anankesini işler. Yani, kilisenin ve toplumun katı kuralları, baş karakterimiz Quasimodo'nun hayatını zorlaştırır ve onu toplumdan dışlar. İncelemem ☞ #263132508 2. Yasaların anankesi, Yasa, toplumun düzenini sağlamak için konulan kurallardır. Yasaların anankesi, insanların bu kurallara uymak zorunda olmasıdır. Victor Hugo, " Sefiller (2 Cilt Takım) " eserinde yasaların anankesini işlemiştir. Bu eserde, Jean Valjean'ın haksız yere hapse girmesi ve sürekli olarak yasalar tarafından takip edilmesi, yasaların insan hayatını nasıl etkileyebileceğini gösterir. İncelemem ☞ #264777763 3. Şeylerin anankesi; doğanın zorunluluklarını ifade eder. Doğa olayları, insanların kontrolü dışındadır ve insanlar bu olaylara uymak zorundadır. " Deniz İşçileri " eserinde, şeylerin anankesi, denizin gücü ve tehlikeleri aracılığıyla anlatılır. Eserde, deniz işçilerinin denize karşı verdiği mücadele, insanın doğanın zorlukları karşısında ne kadar çaresiz kalabileceğini gösterir. Victor Hugo 'nun bu üç eseri, insanın bu zorluklar karşısında nasıl ayakta kalabileceğini ve kendi değerlerini nasıl koruyabileceğini gösteren örneklerle doludur. Kitabın içeriğine değinecek olursak; Victor Hugo ,donanımı ile kesinlikle hayran olunası bir yazar. Deniz İşçileri kitabında şöyle hissettim; Okyanus büyük bir akvaryum,biz okuyanlar ve Victor Hugo , kâh okyanusun altında,kâh
Roman-Edebiyat
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma
Denizden yeni çıktı......
9/10
·464 syf.··
2025 104. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 08:27
Deniz İşçileri’ne başlarken zorlandım. Cümleler ağırdı, deniz hırçın, anlatı sabır istiyordu. Victor Hugo daha ilk sayfalarda şunu fısıldıyordu sanki: “Deniz, insana hem sınırlarını hem de kaderini öğretir.” Bir süre kıyıda kaldım. Geri dönmeyi düşündüm. Ama çağırdı beni bu kitap. Çünkü bazı hikâyeler okunmaz; dayanılır. Sonra Gilliatt çıktı karşıma. Sessiz, içine kapanık, kimsenin görmediği bir iyilikle dolu. Aşkını kelimelerle değil, bedeniyle taşıyanlardan. Onu okurken şu cümle kalbime mıh gibi çakıldı: “Bazı insanlar sevilmek için değil, sevmek için yaratılmıştır.” Gilliatt’ın fedakârlığı bir tercih değil, bir yazgıydı. Sevdiği kadın için verdiği mücadele bir gemiyi kurtarmaktan çok daha fazlasıydı. O, kendi kalbini kurtarmayı hiç düşünmedi. Çünkü Hugo’nun dediği gibi: “Gerçek fedakârlık, karşılık ummadan olandır.” Sayfalar ilerledikçe kalbime bıçaklar saplandı. Ama kaçmadım. Her acı, beni ona biraz daha yaklaştırdı. Sevdiği kızı yalnızca bir karakter olarak değil, bir his olarak içselleştirdim. Çünkü kitap şunu haykırıyordu: “Aşk, sahip olmak değil; vazgeçebilmektir.”
Alıntı
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma
9/10
·464 syf.·
2026 31. kitabı
Denizi seviyorsan dalgaları da seveceksin. Korkarak yaşarsan, yalnızca hayatı seyredersin. Friedrich Nietzsche Hugo amcacım sen ne yazmışsın böyle. Denizin dev dalgaları, vurdu geçti kalbimi. Öyle güzel bir kitap ki, hiç bitmesin istedim. Azıcık macera, azıcık aşk, her şey tam tadında olmuş. Ama şunu belirtmek istiyorum; çok fazla yabancı kelime geldi önüme ve okurken zorlanmadım değil. Bunu bilerek de olsa okumak istedim. İyiki de okumuşum. Benim için en sevilenlerde yerini almayı başardı.♡ ​Deniz, her şeyi geri alır; bazen bir gemiyi, bazen bir umudu, bazen de bir insanı. Kitabın ana karakteri Gilliatt beni kitabın içine çekmeyi başardı. Kitabın ortalarına gelince, insanın ve doğanın gücünü ve mücadelesini daha iyi anlıyorsunuz. Bir yanda denizin hırçınlığı, öbür yanda insanın mücadelesi.. Aslında kitap bizlere çok şey anlatmak istiyor. Dev dalgalarla, hırçın deniz varlıklarıyla savaşan Gilliat, burada insanın hayatta kalmak için direnişini anlatıyor. Özellikle doğayla bir insan gibi ilişki kurulmasını da hissediyorsunuz. Özetle: İnsan ruhu, okyanusun derinliğinden ve fırtınanın şiddetinden daha büyüktür; ancak bu büyüklük her zaman dünyevi bir mutlulukla ödüllendirilmez. Bazen en büyük zafer, hiçbir karşılık beklemeden vazgeçebilmektir. Kitabı pek beğendim tavsiyemdir.
Duygu ve Düşünce
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma
"Aşırı dozda gerçeklik ürkütür."
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2023 20:22
Deniz İşçileri ,Victor Hugo'dan uzun bir süre sonra okuduğum üçüncü kitap. Farkında olmadan tamamen bilinçsiz bir şekilde din toplum ve doğa üçlemesi sırasına göre seriyi tamamlayarak okumuş bulunmaktayım. Seri dediğime bakmayın konu ve karakterler itibariyle 3 kitap birbirinden tamamen bağımsızdır. Victor Hugo'nun yazdığı bu üç kitabın çıkış noktası ise şu şekildedir: Yazara göre insan 3 alanla yani din toplum ve doğa ile mücadele etmektedir. Bu 3 mücadele aynı zamanda kendi içinde üç çözümü ve üç savaşı da barındırmaktadır. Yaşamın gizemli yolculuğu bu üçlüden kaynaklanır. Notre Dame'ın Kamburu kitabıyla din, Sefiller (2 Cilt Takım) kitabıyla toplum ve bu romanıyla da doğa temasını ele alarak kitaplarında bu anlayışı işlemiştir. Victor Hugo okuduğum 3 kitabı ile kendini oldukça iyi yetiştirmiş bilgili duyarlı bir yazar olduğunu okura bir kez daha kanıtlamaktadır. Ele aldığı kitaplarda işlediği tema ile ilgili okura oldukça detaylı ve konuyla muazzam bir şekilde birleştirerek sunmaktadır. Keza bu kitabında da okuru yanıltmıyor. Edebi hazzı sonuna kadar okura yaşatan Hugo bu eserinde; bir dönem sürgün yeri de olan Normandiya bölgesinde yer alan Guernsey Ada'sında buharlı bir geminin icadı ve sonrasında yaşanan beklenmedik gelişmeleri anlatıyor. İlk etapta Hugo okuru dönemin batıl inançları, önyargıları, bağnazlıklarını ve toplumsal yargılarını eleştirel bir dille işleyerek karşılıyor. Daha sonra ise insan ve doğanın karşı karşıya geldiği birbirine karşı kimin nasıl üstün geleceğini okuyoruz. Zaman zaman soluksuz okuduğum yerler oldu. Kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm tüm karakterleri her şeyiyle okura tanıtan yazar son bölümde ise okura -bence- son vurgunu yapmaktadır. Kitabı bitirdiğimde çok ama çok üzüldüm ve hiç böyle bir son beklemiyordum. Yine kalbimizi kıran kitaplardan oldu.
Edebiyat
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma
8/10
·464 syf.··
2021 89. kitabı
Romantik akımın ünlü temsilcilerinden Victor Hugo 'nun Din, Toplum, Doğa üçlemesinin, Doğa temalı kitabı olup benim de okuduğum 4.Hugo eseridir #k:180269. Bu kitabı eski Normandiya topraklarının bir köşesindeki konuksever ve özgür kayalıklara, küçük ama asil bir denizci topluluğunun yaşadığı, kendisinin de 15 yıl sürgün yeri olan, Guernsey Adası'na ithaf etmektedir ve üç bölümden oluşur eser. Yanında Gilliat isimli çocukla Guernsey'e bir kadın gelir ve perili olduğu düşünülen Bû de la Rue'de yaşamaya başlayacaklardır. Gilliat büyür, kadın ölür. Gilliat iyi bir marangoz, demirci, denizci ve balıkçı olmakla birlikte hülyalı bir gençtir. Diğer karakterlerden Üstat Lethierry bölgenin itibar sahibi eski denizcilerindendir. İki büyük aşkı vardır. Yeğeni, aynı zamanda vaftiz kızı güzel Déruchette ve bölgedeki ilk vapur olan Durande isimli gemisidir. Durande'i emanet ettiği kaptanın ihanetine uğrar ve vapur bir kaza geçirir. Vapurun motoru çok pahalıdır, kurtarıp geri getiren denizciyi yeğeni Déruchette ile evlendireceğini duyurur ki zaten kendisi asker ve din adamlarını sevmeyip güvenilir bir denizci düşlemektedir. Biri sürekli öldürür diğeri sürekli yalan söyler" diyor. sy.414 Çoktan kıza aşık olmuş olan Gilliat durur mu? Déruchette'den kendisiyle evleneceğine dair söz alıp tam iki ay sürecek olan zorlu kurtarma macerasına adım atar. Birinci kısım buraya kadardır ve benim bitirebilmek için özel çaba sarfetmem gerekecek olan ikinci bölüm başlar. Hugo uzunca betimlemeleri seviyor ve alışkınız. Ama burada 200 sayfalık teknik dereceye varan uzunca tasvirler mevcut. Varageleler, kandilisa makaraları, mataforaya bağlanan zincirler ve küpeşteler beni sıkmadı diyemem ki puanını biraz düşük verme sebebim bu kısımdan dolayıdır. Kendisi bir anda Gilliat'ı unutup geceye, rüzgara,
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,512 okunma

Yazar Hakkında

Victor HugoYazar · 87 kitap
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı. Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi. Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti. 1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.