Devlet ve Hukuk ÜzerineFriedrich Engels, Karl Marx

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.879
Gösterim
Adı:
Devlet ve Hukuk Üzerine
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
118
ISBN:
9759233617
Yayınevi:
Çağdaş Hukukçular Derneği
"İdeoloji: Yanılsama ve Yabancılaşma
Tarihsel Maddeci Dünya Görüşü
Toplumsal ve Siyasal Yaşamın Gelişimi
Devletin ve Hukukun Tarihselliği ve Sınıfsallığı
Mülkiyet İlişkileri
Özel Hukuk ve Roma Hukuku
Sözleşme İlişkileri
Edebi Adalat Ülküsünün İçyüzü
Özgürlük ve Eşitlik Masalı
İş Sözleşmesi: Yabancılaşma ve Artı Değer Sömürüsü
Sınıf Mücadeleleri ve Devrimler
Burjuva Demokratik Devrimi
Siyasal Yabancılaşma: İkilik-İkiyüzlülük
Sözde İnsan Hakları
Hukuka Bağlılık: Burjuvazinin İkiyüzlülüğü
Suç ve Ceza
Hukukçu Sosyalizmin (Jüridizmin) Eleştirisi
Kapitalizmin Son Saati
Kölelikten Özgürlüğe
"”Tarih boyunca hiçbir düşünür ve yazar Marx kadar okunmadı…” diye başlıyor derleyenin ve çevirenin önsözü. Devlet ve Hukuk, Marksist düşüncenin; devletin oluşumu ve hukukun ortaya çıkışı ile ilgili hem Marx hem de Engels’in kendi kitaplarında yer alan pasajlarını bir araya getirmiş ve okura sunmuş."

Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/devlet-ve-hukuk/
Kendisinden önce topluma egemen bulunan sınıfın yerine geçen her yeni sınıf, amaçlarına ulaşabilmek için, kendi çıkarlarını toplumun bütün üyelerinin ortak yararı (kamu yararı)
diye takdim etmek zorunda kalır.
Friedrich Engels
Kitapla ilgili yazımız bio'daki linkte. Göz atmayı unutmayın.
Egemen sınıfın düşünceleri, her çağda, toplumun egemen düşüncelerini oluşturur. Çünkü toplumun yönetici maddi gücünü oluşturan sınıf, aynı zamanda o toplumun yönetici manevi, fikri gücünü de oluşturur. Maddi üretimin araçlarını elinde tutan sınıf, düşünce üretiminin araçlarını da denetler.
Friedrich Engels
Kitapla ilgili yazımız bio'daki linkte. Göz atmayı unutmayın.
işçi ne kadar fazla zenginlik üretirse, işçinin üretimi ne kadar fazla artarsa, kendisi de işte o kadar yoksullaşır. İşçi ne kadar
çok değerli mal yaratırsa, kendisi de o kadar değersiz bir mala dönüşür. Mal âlemine değer katılmasıyla insanlık âleminin değerini yitirmesi de orantılı olarak artar.
Emek sadece mal üretmez; aynı zamanda kendini ve emekçiyi de genelde mal ürettiği ölçüde bir mal olarak üretir. Bunun
anlamı şudur: Emeğin ürünü olan nesne, emeğin karşısına, ona yabancı, üreticiden bağımsız bir güç olarak çıkar. Emeğin ürünü, nesnede saptanmış, maddeleşmiş emektir. Emeğin yaşama geçirilmesi demek onun maddeleştirilmesi demektir. Emeğin böylesine maddeleşmesi, ekonomi politik alanında işçinin yoksullaşması demektir; maddeleşme işçinin ürettiği nesnenin kölesi olması demektir; nesnenin başkası tarafından sahiplenilmesi de işçinin yabancılaşması demektir.
Karl Marx
Sayfa 109 - Ayrıntı yayınları
Bütün toplum tarihi sınıf mücadelelerinin tarihidir.
Efendi ile köle, patrisyen ile pleb, derebeyi ile serf, lonca ustası ile kalfa, sözün özü, ezen ile ezilen, sürgit birbirlerine hasım olmuşlar, kimi zaman alttan alta, kimi zaman açıktan açığa aralıksız bir mücadele sürdürmüşlerdir. Bu mücadele, her seferinde, ya bütün toplumun devrimci dönüşümüyle ya da mücadele eden
sınıfların hep birlikte yok olmasıyla sonuçlanmıştır.
Karl Marx
Sayfa 124 - Ayrıntı yayınları
İnsanlar tarihlerini kendileri yaparlar fakat diledikleri gibi
de yapamazlar; kendi seçtikleri koşullar altında değil, fakat
geçmişten gelen maddi koşullar altında yaparlar.
Karl Marx
Sayfa 28 - Ayrıntı yayınları
Hegel'in toprağın özel mülkiyetine ilişkin çözümlemelerinden daha gülünç bir şey olamaz. Ona göre, birey sıfatıyla insan,
kendi iradesine dış doğanın ruhu olarak gerçeklik kazandırmalı ve dolayısıyla doğaya kendi özel mülkiyeti diye sahip çıkmalıdır. Eğer birey olarak insanın kaderi bu olsaydı, o zaman her insanın kendisini birey olarak gerçekleştirebilmesi için toprak
sahibi olması gerekirdi.
Karl Marx
Sayfa 82 - Ayrıntı yayınları
Modern karı-koca ailesi, kadının üstü açık ya da kapalı ev
köleliği üzerine kurulur. İşte, modern toplum, adeta kendi moleküllerini oluşturan bu tip ailelerin bir araya geldiği bir kitledir.
Günümüzde erkek, çoğunlukla, hiç değilse varlıklı sınıflarda, aile geçindirip besleyen kişi olmak zorundadır. Buysa, ona, hiçbir
hukuki ayrıcalıkla desteklenmeyi gerektirmeyen bir egemenlik konumu kazandırır. Aile içinde, erkek burjuva, kadınsa proleter rolündedir...
Kadın açısından bir cürüm sayılan, en ağır yasal ve toplumsal sonuçlara yol açan bir kaçamak, erkek açısından yüz ağartıcı ya
da olsa olsa zevkle taşınan hafif bir ahlaki leke sayılır...
Karl Marx
Sayfa 42 - Ayrıntı yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devlet ve Hukuk Üzerine
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
118
ISBN:
9759233617
Yayınevi:
Çağdaş Hukukçular Derneği
"İdeoloji: Yanılsama ve Yabancılaşma
Tarihsel Maddeci Dünya Görüşü
Toplumsal ve Siyasal Yaşamın Gelişimi
Devletin ve Hukukun Tarihselliği ve Sınıfsallığı
Mülkiyet İlişkileri
Özel Hukuk ve Roma Hukuku
Sözleşme İlişkileri
Edebi Adalat Ülküsünün İçyüzü
Özgürlük ve Eşitlik Masalı
İş Sözleşmesi: Yabancılaşma ve Artı Değer Sömürüsü
Sınıf Mücadeleleri ve Devrimler
Burjuva Demokratik Devrimi
Siyasal Yabancılaşma: İkilik-İkiyüzlülük
Sözde İnsan Hakları
Hukuka Bağlılık: Burjuvazinin İkiyüzlülüğü
Suç ve Ceza
Hukukçu Sosyalizmin (Jüridizmin) Eleştirisi
Kapitalizmin Son Saati
Kölelikten Özgürlüğe

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Oğuz Tosun
  • Karl Marx
  • 1 Çay 1 Kitap™
  • Hasan Yıldırım
  • Bilgehan Arifoğlu
  • İbrahim Pasin
  • Bay_X
  • Umut
  • Atsız
  • Ceylan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%39.4
25-34 Yaş
%36.4
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%17.8
Erkek
%82.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.6 (7)
9
%18.2 (2)
8
%18.2 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0