Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·464 syf.··
2025 87. kitabı
1304-1374 arasında yaşamış, döneminin en büyük bilgini sayılan İtalyan hümanist ve şair Francesco Petrarca tarafından yazılmış dünyanın belli de en güzel aşk şiirlerinden oluşmuş bir kitap. 48 sayfalık kitapta İtalyan şair Petrarca'nın bir kilisede görüp vurulduğu, evli olduğunu öğrendiği, bir süre sonra ölümüyle derin üzüntüye boğulduğu Laura için yazdığı lirik şiirlerden oluşur. Hümanizmayı ve Lirizmi bir arda tadabileceğimiz birbirinden güzel Sonelerden ve Balladlardan oluşan kitap ile yeni bir ruh hâline girmek mümkün gerçekten. Okunmalı bence...
DivanFrancesco Petrarca · Efil Yayınevi Yayınları · 2012243 okunma
CANZONİERE, BİR ŞAHESER!
10/10
·421 syf.··
Beğendi
·
2022 20. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2022 23:12
Aşkı aşk için seven, aşk acısından keyif alan, yaşadığı derin elem ve kederi kalemine, kalbine o kadar iyi yansıtmış ki onunla duygulanmamak, hissetmemek mümkün değil. Robin Sharma'nın dediği gibi : Kimi insanlar 20 yaşında ölür, 80 yaşında gömülür" dediği gibi Petrarca da 20 yaşında ölenlerden birisi. Gerisi sadece hayatının ölümü. Herkes birilerini öldürüyor yaşamında, hepimiz birilerini sürüklüyoruz yanımızda, mezarlıklar biriktiriyoruz, içimiz adeta bir mezarlık haline geliyor, kimisinin ismi altın harflerle yazılıyor, kimisinin ise mezarlık taşı dahi olmuyor... Kimilerini kalbimizde büyük bir zaman taşıyoruz, kimilerini ise çok kısa süre, kimisinin esamesi bile okunmuyor, kimisini ise istesek bile silemiyoruz... Petrarcanın her kelimesi, her sözcüğü, her şiiri öylesine özenle ve duyguyla yazılmış ve yine Kemal ATAKAY' ın harika çevirisiyle o kadar güzel bir hal almış ki çevirmenlik işte budur diyorsunuz. Kemal ATAKAY çevirmene göre kitap baktığım ilk çevirmen oldu o kadar güzel ki çevirileri... Okumayan, okuma düşüncesi olan, okuyup okumama konusunda kararsız kalanların hepsinin oturup okuması gereken bir başyapıt, şaheser CANZONİERE. Okurken keyif aldığım nadir yapıtlardan, o kadar ki sırf bitmesin diye kaç tane kitap sığdırdım arasına, ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi CANZONİERE de bitti ne yazık ki. Herkese tavsiye ediyorum kitabı, kesinlikle herkesin kitaplığında bulunmalı. Hele ki Kazım Taşkent Klasikleri dizisinden çıkması da ayrıca güzellik katıyor birde Amazon gibi yerde 30 lira gibi cüzi bir fiyata kaçırılmaması lazım. 10/10.
1000Kitap
CanzoniereFrancesco Petrarca · Yapı Kredi Yayınları · 2002243 okunma
“Şarkılar. “
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 15:10
Bu kitapta aşk, bir duygudan çok bir kader. Petrarca, Laura’yı sadece sevmez adeta ona ibadet eder, ondan korkar, ona kızar, sonra yine diz çöker. Çünkü bazı insanlar sevilmek için değil, tapılmak için yaratılmıştır. Canzoniere’i okurken bir düşünceye tutundum o, “var ama asla benim olamayacak” sesi. Petrarca’nın dizelerinde Laura bir kadından çok bir ışığa dönüşüyor. Onu gördüğü an, sanki dünyanın geri kalanı sessizleşiyor yalnızca kalbin sesi kalıyor. Ve o ses, ne kadar güzel olursa olsun, biraz lanetlidir. Bu kitapta aşk, mutlulukla değil, eksiklikle var. Petrarca, aşkı yaşarken kaybediyor, kaybederken yüceltiyor. Her şiir, bir dua gibi ama dua ettiği şey Tanrı değil, Laura. “Gözlerin bana baktı” diyor, “ve ben bir daha eskisi olamadım.” Bu, sevmenin değil, yanmanın, küle dönmenin kitabı. Laura öldüğünde, Petrarca hala onu sevmeye devam ediyor. İşte o an, aşk artık bir insandan değil, bir ruhtan doğuyor. Benim için en dokunaklı olan da bu aşkın ölümle bitmeyişi. Bir kadını o kadar seversin ki Tanrı bile kıskanır. Ve belki de Petrarca’nın asıl günahı buydu insanı Tanrı kadar sevmek. Bu kitap aşkın ne kadar kutsal, ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor. Okudukça anlıyorsun ki, gerçek aşk seni tamamlamaz seni eksiltir, parça parça eder ama o parçaların her biri bir şiire dönüşür. Belki de aşk budur; bir kadının adıyla sonsuza kadar yaşamak, ama onu asla elinde tutamamak.
Edebiyat
CanzoniereFrancesco Petrarca · Everest Yayınları · 2015243 okunma
Puan vermedi·421 syf.··
2022 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2022 14:27
Şiir okumayı çok severim ve ilk defa çeviri bir şiir kitabı almak istedim. Birkaç kişinin tavsiyesiyle bu kitabı aldım ama hayal kırıklığı yaşadım. Şiirleri anlayamadım çünkü. Kapalı bir anlatımı vardı yazarın. Başka bir zaman tekrar şansımı deneyeceğim.
Şiir
CanzoniereFrancesco Petrarca · Yapı Kredi Yayınları · 2002243 okunma
Bu kitabın okunma sayısının artması gerek!
10/10
·488 syf.··
2020 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2020 20:49
YouTube kitap kanalımda İtalyan Edebiyatı'na başlangıç yapabileceğiniz kitap önerilerimden bahsettim: ytbe.one/nTxrw0TosEg Bu kitabın 1000kitap'taki ilk incelemesini yazıyor olmak
Şiir
CanzoniereFrancesco Petrarca · Everest Yayınları · 2015243 okunma
10/10
·488 syf.·
2024 36. kitabı
Rönesans'ın en iyi yazarlarından Petrarca. Hümanizmin öncüsü. Sevgilisi Laura için yazmış olduğu sonelerden oluşuyor Divan adlı eseri.Belki dünyanın en iyi aşk sözleri diyebiliriz. Petrarca bu eseri ile Dante 'den çok farklı bir boyutta.Dante orta çağ toplumsal düşüncesini ne kadar barindiriyorsa ilahi komedyasında Petrarca o kadar orta çağ bireyselliğini barındırıyor. Petrarca aslında burada dünyevi aşktan ilahi aşka yönelme konusunda tam bir ikilemin içinde bocalıyor. Laura ile Meryem arasında bir ikilem bu. Ama yine de insani boyutta aşkını dile getiriyor. Ve hiç bir zaman görmediği ya da dokunamadıgı Laura için ele aldığı soneler(dörtlükler) aşkın ölümsüzlüğünü ve imkansız yanını sergiliyor. Dante Beatrice için ne kadar dil dökse de Petrarcin Laurasının yanından asla geçemez.Dünyada şairlik tacını taşıyan tek şairdir petrarca...Ne kadar okunsa da her sonesi tam bir yeni başlangıç gibi gelir.Laura nın aşkı her defasında yeniden başlangıç ve son arasında gidip geliyor.... Sonsuz saygı ve hürmetle eğilir ancak bu kutsal dizelerin önünde...
Edebiyat
DivanFrancesco Petrarca · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022243 okunma

Yazar Hakkında

Francesco PetrarcaYazar · 3 kitap
Francesco Petrarca (20 Temmuz 1304, Arezzo - 18/19 Temmuz 1374, Arquà Petrarca) döneminin en büyük bilgini sayılan İtalyanhümanist ve şair. Yaşamı Öğrenimi ve ilk yapıtları Petrarca, 20 Temmuz 1304'te, Arezzo'da dünyaya gelir. Babası Noter Petracco di Parenzo; annesi Eletta Canigiani'dir. Beyaz Guelfolarhizbinden olan Petracco, 1302'de Floransa'dan sürülmüş, Arezzo'ya sığınmıştır. Petrarca'nın babası, papalığın yeni merkezi Avignon'a taşınır; ailesi ise Carpentras'a yerleşir. Petrarca, dönemin seçkin hocalarından Convenevole da Prato'dan dilbilgisi dersleri alır. Bu arada erkek kardeşi Gherardo dünyaya gelmiştir (1307). Petrarca, 1316'da Montpellier Üniversitesi'nde hukuk öğrenimine başlar, ama klasik kültüre olan ilgisi çok daha yoğundur. Hukuk öğrenimini tamamlamak için 1320'de gittiği Bologna'dan, babasının 1326'da ölümü üzerine, bir daha dönmemek üzere ayrılıp Avignon'a gider. Kardinal Giovanni Colonna'nın özel din görevlisi olarak çalışmaya başlar (1330); bu görevi 1347-1348 yılına dek sürmüş olsa gerektir. 1333'de Fransa, Flandre, Brabant ve Rheinland'ı kapsayan bir Kuzey Avrupa yolculuğuna çıkar. Aralık 1336'da Colonna ailesinin konuğu olarak Roma'ya ilk yolculuğunu yapar. 1337'de Vaucluse'de, Sorgue Irmağı kıyısında küçük bir ev satın alır. Gene aynı yıl, evlilik dışı bir ilişkiden ilk oğlu Giovanni dünyaya gelir. De Viris Illustribus'u (Ünlü Erkekler) yazmaya başlar. 1338-1339 yıllarında Africa adlı epik şiirine başlar. Triumphi'yi (Utku Şiirleri) yazma fikri bu dönemde oluşur ve yapıtın "Aşkın Utkusu" bölümünü yazmaya başlar. Edebiyat ve ahlak anlayışının gelişmesi (1340-1346) 1340'da hem Paris Üniversitesi, hem Roma Senatosu Petrarca'ya şairlik tacını önerir. Sanatçı, Roma'yı seçer. 1341'de Napoli'ye gider, Kral Roberto'nun huzurunda üç gün süren bir sınavdan geçer ve 8 Nisan günü gösterişli bir törenle başşairlik tacını giyer. 1341-1342 yıllarında Africa'nın ilk taslağını bitirir; Utku Şiirleri'ne devam eder. 1342'nin Şubat ya da Mart ayında Provence'a gitmek üzere yola çıkar. 1342-1343'de Vaucluse ve Avignon'da yaşar.Canzoniere'nin ilk biçimini hazırlar. Kızı Francesca dünyaya gelir. Secretum Meum'un (İç Dünyam) ilk biçimini yazar. Rerum Memorandarum Libri'ye (Unutulmaz Şeyler) başlar. 1343'te Napoli sehrinin yerle bir olusuna, normalde dingin olan limanda her geminin batisina sahit olmustur. Yeni Bir Anlayışa Doğru (1346-1353) Vaucluse'de yaşadığı 1346-1347 yıllarında De Vita Solitaria'yı (Yalnız Yaşam) yazar. Bucolicum Carmen'in (Çoban Şiirleri) bazı eklogalarını kaleme alır. 1347'de kardeşi Gherardo'yu Montrieux'de ziyaretinin ardından De Otio Religioso'yu (Dinsel Huzur) yazar.Cola di Rienzo'nun Roma Cumhuriyeti'ni yeniden canlandırma girişimine destek vermek için Roma'ya doğru yola çıkar; girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını öğrenince (Aralık 1347), Cenova'da kalır, oradan Verona'ya doğru yola çıkar. Kara Veba'nın hüküm sürdüğü 1348 yılının Ocak ayında Verona'dadır. Mart ayında Parma'ya döner. 19 Mayıs'ta, Laura'nın ve aralarında Kardinal Colonna'nın da bulunduğu pek çok dostunun ve koruyucusunun ölüm haberini alır. Veba ve birçok dostunu yitirmesi, onu "Ölümün Utkusu"nu yazmaya yönlendirir. 1350 yılında, Padova'da kısaca Familiares olarak bilinen Rerum Familiarium Libri (Bildik Olaylara İlişkin Mektuplar) derlemesinin ilk mektubunu yazar. Floransa'da Giovanni Boccaccio'yla tanışır; ömür boyu sürecek olan bir dostluğun başlangıcıdır bu. 1351'de Vaucluse'e gelir; De Viris Illustribus ile Canzoniere üzerindeki çalışmalarını sürdürür. Papa sekreterliği görevini geri çevirir ve Avignon'daki papalık merkezine karşı olduğunu vurgular. Liber Sine Nomine (Adsız Kitap) başlıklı mektup derlemesine başlar. 1352'de Familiaresderlemesiyle uğraşır; De Viris Illustribus ve Utku Şiirleri üzerinde çalışır. Papa VI. Clemens'in ölümü üzerine papa seçilen VI. Innocentius'un düşmanca tutumu yüzünden, Avignon'dan ayrılmaya hazırlanır. Son yılları ve ölümü (1353-1374) Petrarca 1353'te İtalya'ya gelir; artık Provence'a dönmeyecektir. 1354'te De Remediis Utriusque Fortune'yi (İyi ve Kötü Talihe Karşı Çareler) yazmaya başlar. Sonbaharda Bohemya Kralı Karl İtalya'ya bir sefer düzenleyerek Roma'da Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu tacını giyer. Petrarca, Aralık ayında Mantova'da Karl'la tanışır. 1356'da görevli olarak Karl'ın sarayında kalır. Ağustosun sonuna doğru Milano'ya döner.Canzoniere'nin üçüncü düzenlemesi üzerinde çalışmaya başlar. 1357'de Utku Şiirleri'ni gözden geçirir; Bucolicum Carmen ve De Otio Religioso üzerinde çalışır. 1358'de Canzoniere'nin üçüncü düzenlemesini bitirir. Secretum Meum'u gözden geçirir. Canzoniere'nin yeni, dördüncü düzenlemesi üzerinde çalışmaya başlar. 1361'de oğlu Giovanni'nin vebadan öldüğünü öğrenir. Güz boyunca Familiares'i gözden geçirir ve Rerum Senilium Libri'ye (Yaşlılık Mektupları) başlar. Eylül 1362'de Venedik'e taşınır. Dükler Sarayı'ndan biraz uzaktaki bir ev karşılığında, ölümünden sonra kütüphanesini olduğu gibi Venedik Cumhuriyeti'ne bırakmayı taahhüt eder. Canzoniere'nin dördüncü düzenlemesini bitirir. Yazdan önce kızı Francesca evlenir. 1363'te Giovanni Boccaccio'yu Venedik'teki evinde ağırlar. "Ünün Utkusu" üzerinde çalışır. 1366'da De Remediis'i bitirir. Familiares'e son biçimini verir. Canzoniere'nin beşinci ve daha kapsamlı bir düzenlemesine başlar. Yıl sonuna doğru Venedik'e döner. Mart 1367'nin sonunda Padova'ya gider; sonra Venedik'e döner, daha sonra yeniden Pavia'ya doğru yola çıkar. Yolculuğu sırasında, en başarılı polemiğini yazar: De Sui Ipsius et Multorum Ignorantia (Kendisinin ve Başka Birçoklarının Bilgisizliği Üzerine). 1370 yılının Mart ayında Arquà'daki yeni evine taşınır. 4 Nisan'da vasiyetnamesini yazar; papanın daveti üzerine Roma'ya giderken, Ferrara'da rahatsızlanıp Padova'ya dönmek zorunda kalır. 1370-1372'de "Posteritati" ("Gelecek Kuşaklara") mektubunu yazar; bu mektubunda 1351'e kadarki yaşamöyküsünü anlatır. 1373-1374'de Canzoniere'nin yeni bir nüshasını -sekizinci- hazırlar. 1375'deCanzoniere'nin dokuzuncu ve son biçimi üzerinde çalışır. "Edebiliğin Utkusu"nu yazar. 18 Temmuz günü, Arquà'daki evinde ölür. Kendi arzusuna uyularak, Arquà bölge kilisesine gömülür. Petrarca ve Laura Gerek Canzoniere, gerek Utku Şiirleri Laura'ya olan sevgiyi dile getirir. Tarihi kimliği hakkında hemen hiçbir şey bilinmeyen, hatta var olup olmadığı bile tartışma konusu olan Laura, her durumda, Petrarca şiirinin en önemli kişilerinden / imgelerinden biridir. Petrarca, Vergilius kitabının kenarına düştüğü bir notta Laura ile karşılaşmasını şöyle anlatır: Erdemleriyle seçkin ve dizelerimle çoktan üne kavuşmuş olan Laura ile ilk kez gençliğimde karşılaştım, 1327 yılının 6 Nisan günü, Avignon'daki St. Clare Kilisesi'nde, sabah ayini sırasında; aynı şehirde, gene 6 Nisan günü, gene aynı saatte, ama bu kez 1348 yılında, yaşam ışığı gün ışığından çekildi, ben, rastlantı sonucu, yazgımdan habersiz, Verona'dayken. Üzücü haber Parma'da ulaştı bana, aynı yılın 19 Mayıs sabahı, Ludovico'nun gönderdiği bir mektupla. Erden ve güzel bedeni, öldüğü günün akşamı Fransiskenlerin kilisesinde defnedilmiş. Seneca'nın Scipio Africanus için söylediği gibi, onun ruhunun, geldiği yere, Cennet'e geri döndüğünden eminim.