Divan Edebiyatı

8,5/10  (11 Oy) · 
61 okunma  · 
14 beğeni  · 
961 gösterim
Edebiyatsız millet, dilsiz insana benzer. Altı asırlık Osmanlı çınarının asude bir gölgesi olan divan edebiyatı da atalarımızı bize gösteren bir ayna, onları bizimle konuşturan bir ilham ve aradaki tanışıklık bağlarını sağlamlaştıran bir vasıtadır.

Her şeyiyle bizim olan eski Türk şiirini tanımak için biz bir kapı aralamaya çalıştık. O kapıdan girenlerin eski güzellikleri yeniden keşfetme fırsatı bulacaklarına inanıyoruz


Divan edebiyatının kaynakları
Şekil bilgisi
Tür bilgisi
Edebi sanatlar
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2005
  • Sayfa Sayısı:
    165
  • ISBN:
    9789758950355
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Müleyke 
18 May 20:48 · Kitabı okudu · 85 günde

Üniversite yıllarımda, Eski Türk Edebiyatı hocamızın tavsiyesi ile aldığım bir kitaptı. Divan Edebiyatı ile ilgili anlamadığım çoğu kavram, bu kitap ile anlaşılır hale gelmişti benim için. Artısı var, eksiği yok. Tavsiye edilir.

Esra nur 
10 Eyl 15:05 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · Puan vermedi

İskender palanın inceleme araştırma kategorisinde yer alan ilgililerine muhteşem bilgiler sunan ama detayla ilgilenmeyeler için biraz sıkıcı gelecebilecek türden bir kitap

Muhammed İsa ÖZTÜRK 
22 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sen her çağda yeniden doğar, her bahçede yeniden açarsın mazlume, yanmak ve yakmak için. Yanışta mısın mazlume ve seni yandırmak için yarışta mı sefiller?

Kitaptan 6 Alıntı

Arapça beyt kelimesi "ev", mısra ise "kapı" anlamlarına gelir. Yani bir beyit, içindeki "mana" denen insan ile görüşmek üzere kapısından girilen bir evdir.

Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 52 - Kapı Yayınları)Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 52 - Kapı Yayınları)

Önsöz'den
Halkının pek çoğu sanat ve edebiyatla meşgul veya ilgili bulunan Osmanlı toplumundaki şairlerin mesleklerine bir göz atalım: Padişah, vezir ve her kademeden devlet adamları, eyalet valileri, kadılar, müderrisler, imam, müezzin, kâtip, her sınıftan asker, hafız, cüz'han, buhurcu, muvakkıt, hanende, türbedar, tekke görevlisi, çizmeci, fesçi, sarıkçı, müneccim, demirci, ipekçi, çakşırcı, attar, şekerci, iğneci, mürekkepçi, ayakkabıcı, sokak satıcısı, hatta cambaz vs. Şimdi insaf ile düşününüz! Bütün bu ve benzeri mesleklerdeki halktan insanlar divan şiirini söylüyor, yazıyor, okuyor ve zevk alıyorsa bu edebiyata yüksek zümre edebiyatı yahut havas edebiyatı yakıştırmalarının kasdî olarak bir yafta mesabesinde verildiğinden şüphemiz kalır mı?

Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 9 - Kapı Yayınları)Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 9 - Kapı Yayınları)

Uğrarız sadmesine her gelenin
Bu da bir sadmesi bir hergelenin

Sadme: Darbe, vuruş

Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 157 - Kapı Yayınları)Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 157 - Kapı Yayınları)

Orhan Seyfi'nin Fuzûlî-Su Kasidesi'ne tehzili
Bir benim yalnız susuz kalmış bu bezm-i nûşda
Yârdan su istesem mutlak sunar ağyâre su

Bezm-i nûş: İçki meclisi, safâ meclisi
Ağyâr: Yabancı, düşman

(Bu içki meclisinde susuz kalmış kişi yalnızca benim, sevgiliden su istesem mutlaka yabancıya su sunar.)

Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 75 - Kapı Yayınları)Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 75 - Kapı Yayınları)

Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kafir
Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir

NEDİM

Divan Edebiyatı, İskender PalaDivan Edebiyatı, İskender Pala

Bağdatlı Ruhî Terkib-i Benti
Çün ola harâm ehl-i dile dünya vü ukbâ
Cehd eyle ne dünyâ ola hâtırda ne ukbâ

(Madem gönül ehline dünya ve ahiret haram oldu, o zaman çabala ki hatrında ne dünya olsun ne ahiret olsun.)

Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 102 - Kapı Yayınları)Divan Edebiyatı, İskender Pala (Sayfa 102 - Kapı Yayınları)