1605 ve 1615’te iki bölüm halinde yayımlanan roman, İspanyol edebiyatının en akıcı ve beklide Dünya edebiyatındaki en çok tanınan eser olmakla birlikte Dünya Edebiyatı’nın ilk eserlerinden biri olarak kabul edilir.
Asıl mesleği askerlik olup 1571’de Türklerle yapılan İnebahtı Savaşında sol elini kaybetmiş bir yazar olan Miguel De Cervantes‘in yazdığı kitap bugün bile gelmiş geçmiş en önemli klasiklerden biri sayılır ve şimdiye dek sinemadan tutun da çizgi-filmlere kadar pek çok uyarlamaya konu olmuştur.
Birçok insanın ilk olarak ya kitap olarak ya da çizgi film olarak tanıştığı bu Dünya Klasiği Norveç Nobel Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü yüz yazar tarafından, dünyanın en iyi kurgu eseri seçilmiş olup baş karakterimiz Rosinante’nin aslında şizofren olduğu düşünülmektedir.
Hem trajedik,hem romantik hem de komik olaylar içeren bu eser batı edebiyatındaki hikâyecilik geleneğinden modern romanlara geçişin ilk ve en önemli adımlarından biri kabul edilmekte olup modern romanın kurucusu sayılmaktadır.
Son olarak kitabımızın yazarı İspanyol olsa da kitabımızda ki olaylar İtalya’da ve İtalya’nın Mancha şehrinde geçmektedir.
Öncelikle yazar Cervantes Osmanlıya karşı yapılan deniz savaşlarında savaşarak esir düşmüş bir yazardır. Muhtemelen 8 veya 10 yıl esir hayatı yaşayarak islamı yakından tanımıştır zaten romandada islami mesajlar olsun, osmanlı askerleri hakkında yer yer deyiş ve atasözlere yer vermiştir.
Don Kişot, 17.yüzyılda dünyanın ilk modern romanıdır. Cervantes tarafında kaleme alınan Don Kişot ile Sanço Panza isimli iki hayalperestin şövalyelik maceralarını anlatan bir romandır.Devlet yönetimi olsun, insan ilişkileri olsun, gezip gördüğü, yaşadığı bütün konuları ele almış. Keyif alınarak okunası bir eser....
Don KişotMiguel de Cervantes · Antik Batı Klasikleri · 201427,5bin okunma
Don Kişot gibi dillere destan bir klasiği değerlendirip inceleyecek seviyede biri olmadığımı düşünüyorum. Fakat profilimden ve başlıktan de anlayabileceğiniz üzere okuma alışkanlığı kazanmaya çalışan birisi olarak bu kitabın bana katkıları, izlenimlerimi ve okuma sürecimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu kesinlikle belirtmem gerekiyor: Lütfen başlarda olayların işleyişinden veya konudan sıkılıp okumayı bırakmayın. Sonuna kadar okuyun. Sıkılmaktan kastım, bazı yerlerde konu aynı şekilde ilerliyor yani başı sonu benzer olaylar yaşanıyor. Bu da bende yarıda bırakma isteği uyandırdı fakat bir klasik olduğu için sonuna kadar okumam gerektiğini düşünerek devam ettim.
Kitapta bol bol öğüt, ders çıkarılması gereken olaylar bulunmakta. Bu benim çok hoşuma gitti çünkü neredeyse her sayfada altını çizebileceğiniz veya alıntı yazabileceğiniz çok güzel, anlamlı cümleler var.
Dini, siyasi konular da bu kitabın bir parçası. Sürekli verilen öğütler bu konuları da kapsıyor ve keşke günümüzün din adamları ve siyasileri de aynı bu kitaptaki gibi olsalar dedirtiyor.
Kitabı okumadan önce keşke bazı soruların cevaplarını araştırsaydım diyorum. Kitabı yazıldığı zamana göre anlaşılır kılmak için kitabı okumadan önce o dönem hakkında bilgi edinirseniz -ki bu konu ile çok güzel YouTube videoları var- kitabı okurken daha rahat anlarsınız.
Son olarak: kitap akıcı, okunması kolay bir kitap. İşlediği konu ve verdiği dersler de bu eseri bir klasik yapıyor. Bence her yaştan insanın okuyabileceği çok güzel bir eser.
Su gibi derlerya benim için öyle bir kitap ti tam bir başyapıt bitmesini hiç istemediğim bir roman oldu benim için
Okadar güzel işlemiş ki edebiyatı yaşamı arkadaşlığı hayatı, kitabın neresini anlatsam diğer sayfasına haksızlık yapmış olacağım sanki. Benim için unutulmaz bir başyapıt, incelme yok sadece duygularımı yazmak istedim.
Şiddetle okumayı tavsiye edeceğim bir roman, arkadaşlar, muhakkak okuyun, kitapla kalın.
Don KişotMiguel de Cervantes · Antik Batı Klasikleri · 201427,5bin okunma
Bu kitabı Yusuf arkadaşımın tavsiyesiyle okumaya başladım.Sanırım ki herkes gibi bende kitabın başlarında hiçbir şey anlamadım.Belki de anlamak istemedim??Kim bilir.Bunu küçüklüğümde de okudum sanırım.Ondan biraz aklımda kalmış.Neyse iyi ki Yusuf arkadaşımın incelemesini gördüm ve bu kitabın öylesine yazılmış bir kitap olmadığını anladım.Dünya klasikleri arasına girmiş bir kitap...Yani anlayacağınız bu kitabı anlat anlat bitiremeyiz.Kitabın bazı yerlerinde güldüm bazen kitaptaki kahramanlara hak vererek Don Kişot'un deli olduğunu söyledim bazende bulunduğu durumdan dolayı ona karşı içimde güzel bir his oluştu.Onun zihninde oluşturduğu hayaller sanırım kimsenin aklına gelmez.Şövalye kitapları okuya okuya her şeyi şövalye kanunlarına göre görüyordu.Mesela hanları şato,un değirmenlerini dev gibi görüyordu.İçimden bunun tımarhaneye kapatmaları gerektiğini söyledim.Ama bir yandan da ona kızamıyordum.Çünkü düştüğü durumları bir görseniz pardon okusanız :) çok iyi olur.Sonunda yaşanan olaylarla neredeyse ağlayacaktım.Bunu da okuduğunuzda öğrenirsiniz.Kitap çok güzeldi okumanızı tavsiye ederim.Unutmadan söyleyeyim dedim.İncelemesi içinde Yusuf arkadaşıma teşekkür ederim.
Bir insanın hayal dünyasını merak ediyorsanız okunacak en güzel kitap. Yeldeğirmeni devlerin şövalye ile savaşı ve daha bir sürü hikaye... Kimine göre yok artık dedirden kimine göre olmaz böylesi dedirken arada kalmışlık kitabı. Okumayan bilmeyen yoktur bu kitabı. Herkesin bir yerinden yakaladığı hikaye hakkında kesin bir fikri vardır. Don Kişot kitabın benimsenmiş halidir...
Don KişotMiguel de Cervantes · Antik Batı Klasikleri · 201427,5bin okunma
Kitaplarda okuduğunu gerçek sanan bir adam veya gerçeğin kitaplarda yazmasını isteyen kim bilebilir. Yaşadığı çağın insanı değil belli ki ya o geç kalmış dünyaya gelmeye ya da zihni kalmış eskilerde... Don Kişot dünyaların tartıldığı bir terazide herkesin dünyasına karşılık kendi dünyasını koyabilmiş bir kahraman. Hangisinin ağır geldiğinden çok bunu yapabilme meziyeti önemli olan. Don Kişot dünyanın son şovalyesi...
Muhteşem bir kitap... Okurken insanı hem meraklandıran hemde güldüren, derslerle dolu bir eser. Kimine göre bir komedi, kimine göre bir roman ve kimine göre de felsefi bir kitap Don Kişot. Hayatlarımız şövalye gibi hayallerle dolu olsa, dostlarımız da Sanço gibi herşeye rağmen yanımızda olsa...
Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Bana da kıymetli bir dostum tavsiye etmişti.. <3
ALINTILAR...
~ Gördüğü iyiliğe karşı teşekkür etmek, faziletli insanların görevidir.
~ Bil ki bir adamın diğer bir adama üstünlüğü, onun başaramadığı şeyleri yapmakla olur.
~ Alçakgönüllü olmak güzelliğe yakışır, sebepsiz gülmek ise nezaket kurallarına uygun değildir.
Hepimiz yıllardır anlatılagelen Cervantes’in Don Kişot romanında kahramanımızın yaveri Sanço Panza ile birlikte Yel Değirmenlerini dev zannederek saldırdığını duyagelmişizdir.
Yahu bu Don Kişot deli midir divane midir ki saldırır bu yel değirmenlerine? Neyse o tarafa takılıp romanın özünü kaçırmayalım. Spoiler vermemek adına okumanın gerekliliğine inandığımdan romanın hikâyesinden çok kendi anladığım mesajı anlatma derdindeyim. Yazar ne anlatmak istedi onu bilemem ama biz bir kitaptan ne alırız ona vakıfım.
Don Kişot ve yaveri Sanço Panza gerçek bir serüvenin, gerçek olayların -kimi zaman sahte- hayalperest seyyahları olarak karşımıza çıkar. Bir arayışı, sevgiliyi bulmaktan öte kendini bulma çabasını bazen ironik bazen de eğlenceli olarak okuyucuya yansıtmış Cervantes. Kendini tamamlamak ve biricik Sevgilisi -ki hayaller dünyasında- Dulcinea del Toboso’ya kendini ispatlamak için çıkılan bu serüvende kurnaz, zengin olmayı arzulayan bir köylü olan Sanço Don Kişot’a eşlik edecektir. Aslında hakikatin aramakla bulunmanın ötesinde yaşanarak ve tecrübe edilerek anlaşılabileceğini de bize gösteren bir romandır Don Kişot. Yaşanılan tüm olumsuzlukları göz ardı edip, hedefe ulaşmada kendisinden çok daha fazlasını vermeye hazır bir hayalperest kahramanın, akıllı ve bir o kadar pragmatist yaveri ile yaşadıklarından birçok dersler çıkarılabilir:
- Allah’ın inayetine dikkat et. Hiçbir felaket yoktur ki insana çıkacak bir kapı bırakmamış olsun.
Her ne durumda olursanız olun her zaman bir ümit olacağını Cervantes kahramanının cümlelerinden okura sesleniyor. Her şeyi kaybettiğinde bile yeniden başlamak için hiçbir sebep olmadığının ve her zaman bir yol olduğunun da haberciliğini yapıyor Don Kişot. Yolculuk boyunca yaveri Sanço’nun zaman zaman hayalini kurduğu adaya ulaşama
Deliliğin içinde saflığın, cesaretin, samimiyetin olduğu çok güzel işlenmiş. Hayata dair önemli güzel tavsiyeler de Don Kişot ve Sancho Panza müthiş ikilisi ile eğlenceli bir şekilde aktarılmış.
Don KişotMiguel de Cervantes · Antik Batı Klasikleri · 201427,5bin okunma
Miguel de Cervantes Saavedra (29 Eylül 1547 — 23 Nisan 1616), İspanyol romancı, şair ve oyun yazarıdır.
Don Kişot'un yaratıcısı. Genç yaşta başladığı edebiyat hayatında denemeleri ve tiyatro eserleri ile kısa sürede tanınan bir yazar olmuştur. Ayrıcaİspanyol edebiyatında roman geleneğinin başlatıcısı olarak kabul edilir.
15 Eylül 1569'da Madrid'de bir yaralama iddiasıyla Miguel de Cervantes adlı biri hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Verilen cezaya göre sol eli kesilecek ve 10 yıl sürgünde kalacaktı. Bir ad benzerliği söz konusu değilse bu olay Cervantes'in İtalya'ya gidişinin nedeni olabilir. 1570'te II. SelimKıbrıs'ı ele geçirince Papa V. Pius Osmanlılara karşı birlik çağrısında bulundu. Çağrıya yalnızca İspanya ve Venedik karşılık verdi. CervantesRoma'daki İspanyol birliğine katıldı. 7 Ekim 1571'de Osmanlı donanmasıyla Lepanto (İnebahtı) Körfezinde yapılan İnebahtı Deniz Savaşı'na katılanMarquesa adlı kadırgada bulunan Cervantes, iki kez göğsünden yaralandı, bir top güllesiyle sol elini kaybetti. Daha sonra Osmanlılar tarafından tutsak edilen Cervantes, 1575-1580 yılları arasında Cezayir'de esir olarak yaşamıştır. Osmanlı esaretinde bulunduğu süre zarfında 4 kez kaçma teşebbüsünde bulunduğu tahmin edilmektedir. . Hiç birinde başarı kazanamamasına rağmen bu teşebbüsler sonucunda ceza da almamıştır. Ancak orada da dolandırıcılıkla itham edilip hapse atılmıştır. Burada yazmaya daha sıkı sarılmıştır.1580 yılında biten ve Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan Kılıç Ali Paşa camiisinin yapımında da esir işci olarak bir süre çalışmıştır
Yaşamının sonlarına doğru ünlü eseri Don Quijote (Don Kişot)'u hapishanede kaleme almıştır ve bu eseri sayesinde tüm dünyada tanınmıştır. Eserde yazarın kendi hayatıyla alay ettiği ve kahramanla aralarında çokça benzerlikler olduğu görülür. Don Kişot dünyanın en çok okunan eserlerinden biridir ve 38 dile çevrilmiştir. Bu eser hâlâ dünyanın en bilinen romanları arasındadır.