Dr. Jekyll ve Mr. Hyde

Robert Louis Stevenson
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·107 syf.··
2021 22. kitabı
Dr.Jekyll yakın arkadaşı olan Av. Bay Utterson'a bir vasiyetname teslim etmeye karar verir. Fakat içeriği hiç olmadık istekler ve tüm varlığını yabancı bir adama bırakan ifadeler ile doludur. Arkadaşının hayatında daha önce ismini duymadığı Mr.Hyde adlı bu yabancı kişi aslında kim ya da ne? Bir günde bile rahatlıkla bitirebileceğinize inandığım akıcı ve sade dilli çok güzel bir eser bitirmiş oldum. Mahrum kalmamanızı öneririm. İyi günlerde okumanız dileğiyle.
Dr. Jekyll ve Mr. HydeRobert Louis Stevenson · Oğlak Yayınları · 027,1bin okunma
8/10
·107 syf.··
2020 21. kitabı
Pek çok filme de konu olmuş bu kitabın sonunu tahmin ettiğimden farklı bağlamış ve kesinlikle zamanına göre mükemmel bir korku öğesi oluşturmuş yazar. Bir insanın içinde neler barındırabildiğini, iyi ile kötü mücadelesinin iyilerin içinde de olduğunu ve hatta kötünün galip gelme ihtimalinin kişinin hazlar karşısındaki zayıflığı sebebiyle yüksek bir orana sahip olabileceğini anlatan güzel bir eser. Tavsiye edilir.
Dr. Jekyll ve Mr. HydeRobert Louis Stevenson · Oğlak Yayınları · 027,1bin okunma
İkiyüzlülük paradoksu...
Puan vermedi·104 syf.··
2021 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2021 14:42
Stevenson'un kalemiyle ilk kez tanıştığım bu novela, kesinlikle soluksuz okuduğum bir psikolojik devinim diyebilirim. Böyle okurken izliyormuşum hissi veren kitaplara ayrı bir ilgim var. H. G. Wells'in yazdığı Zaman Makinesi de yine bu düzeyde idi. Çift kişilikli kavramını duymayan yoktur. Peki nedir bu çift kişilik durumu? Çoklu kişilik bozukluğu, kişinin kimliğinin iki veya daha fazla kişiliğe bölünmesini ifade ediyor ve genellikle çocukluğunda ağır bir travma atlatmış kişilerde görülüyor. Yazarımız Dr. Jekyll adını verdiği bir bilim insanın yaşadığı, ruhun arzuları ile bedenin arzularının çatışmasını konu alıyor. Bunun sebebi olarak belki de tüm zamanların sorunu hale gelen çevre faktörü etkili oluyor diyebiliriz. Birçoğumuz ailem benden bunları istiyor ama ruhum bunun aksini arzuluyor demişizdir. İşte böyle bir baskıdan doğan bir deney sizce nelere sebep olur? Bu deney ile aslında insanoğlunun bir değil iki benliği olduğunu ister istemez herkesin kendi içinde savaş verdiğini tecrübe ediyor. Pekâlâ şöyle düşünürsek; her insanın  içinde iyilik ve kötülük bulunur. Ama yaşam koşulları, psikolojik şartlar ve mutlaka aile ve eğitim süreci bu ilerleyişe katkıda bulunur. Bu faktörler sayesinde benliğimiz şeklini alır iyi veya kötü daha ağır basar. Ama Stevenson bu deneye farklı bir boyut kazandırmış. Saygın bir bilim insanı Jekyll ve yabanıl Hyde ile insan ruhunun iki yüzünün derinliklerine keşfe çıkarıyor. İki uç karakteri bir bedende yaşatan Stevenson'un romanı yalnızca iyi ile kötü arasında değil, uygarlık ile vahşet arasında da yakın bir bağ kuruyor. Kitabın 2003 yapımı filmini izledim. Gelişen teknoloji ve değişen dünya düzeni dolayısı ile olayın işleyiş sırası hatta sonu bile değiştirilmiş ama konu bozulmadan beyazperdeye yansıtılmış. Önce kitabını okuyup
1000Kitap
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
İnsanın içindeki iyilik ve kötülük
9/10
·104 syf.··
2019 110. kitabı
·
İçinizde iki ruhla yaşadığınızı hissettiğiniz, sanki sizden başka birinin hayatınızı kontrol altına almaya çalıştığını düşündüğünüz anlar oldu mu? İnsanı bir bütün olarak ele alırsak hepimizin içinde iyi ve kötü yanlar olduğunu görebiliriz aslında. İyi ve kötü diyalektiği ise yıllardır psikoloji, felsefe, sosyoloji, mitoloji ve dinler tarihinde ele alındı. Her zaman iyiliğin bir erdem olduğu bize söylendi. İçimizde kötü yanlar olsa da mutlaka iyi tarafımızı ortaya çıkarmak için uğraşmamız istendi. Hem toplumla hem ailemizle hem de kendimizle çatıştığımız zamanlar oldu. Aslında dinlere göre her insan özünde iyiydi. Çünkü Tanrı’nın bir parçasını taşıyordu. Kötüler zavallılardı ve mutlaka cezalandırılacaklardı. Ancak modern psikolojinin etkisi altında bu düşünceler eridi gitti. Çünkü insan kendini keşfetti. Tabii bu durumun en önemli mimarı Sigmund Freud’du. Fakat Freud’dan önce bu meseleyi felsefi açıdan ele alan; Hegel Georg Wilhelm Friedrich Hegel , Schopenhauer Arthur Schopenhauer gibi önemli düşünürler de vardı. Onlara göre insanın iki yönü vardı; toplumsal normlar ise insanın kendini tanımasında rol oynuyordu. Peki, ya #y:1568? Freud’un Sigmund Freud argümanı bilinçti. Üstelik “bilinçdışı” gibi önemli bir kavramı ortaya atmış, bireyin görünen kişiliğinin yanı sıra bastırılmış alter egosu olduğunu söylemişti. 19. yüzyılda yazılan Dr. Jekyll and Mr. Hyde romanında ise bu kavramlar çoktan gün yüzüne çıkmıştı. Yazar Robert Louis Stevenson gördüğü bir rüya üzerine bu eseri kaleme aldı. İnsanın rüyasında gördüğü karakteri ile gerçek hayattaki karakterinin farklı olduğunu düşündü. Kafasında her şeyi yeniden kurguladı ve herkesin kendisinden bile sakladığı bir maskesi olduğuna, hepimizin iki ayrı kişiliğe sahip olduğuna karar verdi. Ve Dr. Jekyll and Mr. Hyde yarattı. Hyde, gelişmemiş bir insan türüydü onun için. İnsanın ilkel tarafıydı âdeta.
Edebiyat
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
Kötü müsünüz? Soru biraz sert oldu..
9/10
·104 syf.·
2020 91. kitabı
İyi rolünün hakkını verir misiniz? :) Sorunun düzeltilmiş hali bu.. Kötülük probleminden bahsedeceğim biraz, evet evet tüm çağların en baş problemi olan kötülükten bahsediyorum.. Hani şu insanların üzerine kocaman bir 'değer dünyası' inşa ettikleri kötülükten.. Ne dünya ama! :) İnsan sormadan edemiyor, yarattığımız değer yargısı mıdır 'kötü' olan yoksa hakikaten şöyle dışarı baktığımızda öylece karşımızda durur mu kötülük? Peki ya 'iyi' nedir? Hani şu herkesin öve öve bitiremediği, üzerine methiyeler düzdüğü; tevazulu, merhametli, anlayışlı, kıymet bilir, dürüst, cesur, akıllı, 'hatta güzel' sıfatlarını yüklediği iyiden bahsediyorum. Bu sıfatlar olmadığı zaman bir insanda, burun çevirdiğimiz iyi'den bahsediyorum. Hepimiz yer yer bu 'iyi' maskelerini takmaz mıyız? Kısmen bir diyalektik aslında ve biz tüm bu değer yargılarını, tüm sınıflandırmaları iki sözcük üzerinden karakterimize yüklüyoruz, iki sözcükle yaşam kuruyoruz. Bu bizi ikiye bölmüyor mu? Kendinizi hiç bölünmüş hissetmiyor musunuz? Ya da çoğu zaman toplumun onaylamadığı bir davranışı, 'kötü'yü içinizde yaşatmıyor musunuz? Hadi ama kaçamak cevapların vakti değil, hangimiz birini ölesiye dövmek istemedi? Ya da hangimiz istediğinde ulaşamadığı bir şeyler için 'koşullar olsaydı da ulaşsaydım' diyerek koşullara lanet okumadı? Bir dakika, bu soruya hayır diyecekleri kınıyorum ama :D hangimiz sınav sorularını rüyasında görüp de tam not almak istemedi? Ah tamam ben de biliyorum herkes rüyasında görse rekabetin, kazanmanın bir anlamı kalmayacak ama herkesten 'bana ne..' Tam da bu noktada işte 'kötü' kavramı girdi hayatımıza. 'Bana ne' :) güzel bir cevaptır, ekseriyetle güzel bir öğüttür bu iki kelime. Egoizmin hoş bir yansıtılışıdır. Lakin bazen hoş olmuyor, hatta ölümlere sebebiyet veriyor. Başkasının ölümü
Felsefe
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
8/10
·104 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 14:10
Dr. Jekyll ile Mr. Hyde insan doğasındaki iyi ve kötü ikililiğini temele alan, gothik edebiyatın en güzel örneklerinden ve edebiyat ve sinema dünyasını derinden etkilemiş akıcı ve ilgi çekici bir eser. Eserde iyi ve kötü çatışması oldukça başarılı bir şekilde ele alınmıştır ve kontrolsüz bırakıldığı zaman bireyin karanlık tarafının bireyi nasıl ele geçirip yıkıcı bir hale gelebileceği etkileyici bir şekilde anlatılmıştır. Rahatlıkla okunabilecek akıcı ve akılda kalıcı bir eser.
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 169. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2023 00:50
İlk kez filmini çocukken izlemiştim sanirim. Mistikci haham Loew golemi bir kucak dolusu kilden üretti. Kendisini koruması için yarattığı canavar, başına bela oldu. Doktor Frankenstein mezarlardan topladığı ceset parçalarından hayat üretti. Yarattığı yaratık da döndü onu öldürdü. Ya peki içindeki kötülüğü iyiliğinden ayırıp birbirine mahkumiyetten kurtarmak isteyen Dr. Jekyll'in başına ne gelecek dersiniz? Evet, yine başa bela olan bir canavar çıkıyor ortaya. Konusu müthiş bence, hatta zamansız. Çünkü içimizdeki iyiliğin ve kötülüğün kapışmasından ne kadar bıksak usansak da, bizi muhtemelen insanlığın sonuna kadar terketmeyecek. Onunla bir şekilde yaşamayı öğrenecek ve yeni nesillere öğretmek zorunda olacağız. Nefsini öldür, içindeki kötülüğü öldür gibi safsatara kulak vermemek, en azından doğru yorumlamak gerekir. İçimizdeki ego veya nefis de doğanın/tanrının bize bahşettiği, bizi koruyan, hayatta kalma ve temel ihtiyaçları giderme konusunda yeterince azim ve gayret göstermemize sebep olan bir otokontrol mekanizması. Ego terimini halkın kullandığı şekilde kullandım. Psikanalizde kullanılan id, ego, süperego terimleri ilgilileri tarafından araştırılabilir. Kitap içerik olarak çok daha kapsamlı, çok daha bağlayıcı ve sürükleyici olabilirdi, ve eminim bugün tekrar yazılsa çok daha iyi bir iş çıkardı ortaya. Her ne ise, sinemaya kaç kez uyarlanmış, literatür ve sinema tarihinde belirli ve sarsılmaz bir yeri olan bu esere yabancı olmak çok ayıp diye düşünüyorum. Okumamış olmak ayıp değil, okumayacak olmak ayıp diyelim. Kitapla kalın...
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
10/10
·104 syf.·
2019 40. kitabı
İyi kalpli bir insan aynı zamanda acımasız olabilir; yumuşak kalpli ve kibirli, merhametli ve bencil, sağduyulu ve kör, aşk besleyen ve nefret eden kişilikleri barınır benliğimizde. Jekyll’ın bastırdıklarından kaçmak için Hyde’ı yaratmasını buna bağlayabiliriz. Tabii şunun da ayırdına varmak gerekir, kişilik, ortalama çizginin dışına çıktığımız istisnalardan oluşmaz. Kalpte olan şey, insanın kaderi olduğu gibi yaptığımız şeyler de bizi ona dönüştürür. Öyleyse iyi ve kötü gelen şeyler maddeden değil, doğrudan bizimle bağlantılıdır. Rüyada en çok karşımıza çıkan nesnelerin bilinçaltının derinliklerine – zihni fazla kurcaladığından- sızması gibi, kendi normlarımızın tohumlarını attığımızda, karşımıza çıkacak olan şeyin dizginlerini bırakma belirtisi gösterdiğimizde, bu geri dönülmez bir hal alır ve meyil ettiklerimizin bedelini ödemek üzere yakalanmayı beklemeye koyuluruz… (Spoiler) “Yatağımdan fırladığım gibi aynanın karşısına koştum. Gördüğüm şey karşısında tüylerim diken diken oldu. Evet, yatağa Henry Jekyll olarak girmiş, Edward Hyde olarak uyanmıştım.” Evet, fazla tanıdık. R. Louis Stevenson, bir sabah gördüğü rüyadan etkilenerek kendi bölünmüşlüğüne tanık oldu ve böylece iki ayrı karakter ortaya çıktı. “Neden edebiyat?” sorusunun en değerli yanıtlarından biri saklıdır Dr. Jekyll ile Bay Hyde’da; insan bütünlüğümüz ve insanca kusurlarımız içinde, yaptığımız işler, düşlerimiz ve karabasanlarımızla, bir başımıza ve bizi başkalarına bağlayan bağlar içinde, toplumdaki imgemizde ve bilincimizin gizli kovuklarında ne olduğumuzu ve nasıl olduğumuzu öğreniriz bu kitapta. Mario Vargas Llosa 80 sayfalık novellanın düğümleri son sayfalarda aniden çözülünce ufak bir şaşkınlık hissi doğuruyor. Son 25 sayfanın kitabın geri kalanından zıt bir ruh haliyle kaleme alınmasını
Edebiyat
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2023 79. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 11:47
Pozitif: Eser insanın görüleninin ardına odaklanıp insani bazı zaaflara ayna tutuyor. Negatif: Her ne kadar kurgusunda gizem unsuru ön plana çıkmış olsa da kitabın adı ve kapağı hikayenin akıbetini ele veriyor.
Edebiyat
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
9/10
·104 syf.·
2025 10. kitabı
Birkaç yıl önce tiyatro uyarlamasını Ankara Devlet tiyatrosunda seyretmiş, çok güçlü ve farklı bir hikayesi olduğunu düşünmüştüm. Tiyatroda seyrettiğim için hikayeyi ana hatlarıyla hatırlamama ve sonunu bilmeme rağmen merak ederek okudum. Yazar, eser boyunca; bay Hyde kim? neden bu şekilde davranıyor? Dr.Jekyll ile ilişkisi ne?” sorularını okuyucuya sorduruyor. Aslında fantastik roman kategorisine giren bu eserin sonlarına kadar fantastik bir unsurla karşılaşmıyoruz denebilir. Fantastik görünümünün altında psikoloji alanında yazılmış bir eser gibi. Yazar, Dr.Jekyll ve Bay Hyde’da süper ego ve id’i işlemiş sanki. Ben okurken çok keyif aldım. Sürükleyici bir hikayeydi.
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma

Yazar Hakkında

Robert Louis StevensonYazar · 35 kitap
Çocukluğu Robert Louis Stevenson, 13 Kasım 1850 günü Edinburgh'da Thomas ve Margaret Stevenson'ın tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunda onu hayatı boyunca bırakmayacak olan bir hastalık geçirmiştir (tüberküloz olduğu düşünülmektedir.) Sağlık durumundan dolayı okula devam edememiş, evde özel öğretmenler tarafından eğitilmişti. Öğrenim yılları Babası Thomas'ın 17 yaşındaki oğlunu Edinburgh Üniversitesi'ne kaydettirdikten sonra ailesiyle arasında anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Üniversite hayatına başlamasıyla Stevenson 1870lerden çok 1970lere yaraşan bohem bir hayat tarzı benimsedi. Ailesinin dini inançlarını reddetti, evli kadınlarla ve hayat kadınlarıyla ilişkiler kurdu. Stevenson üniversite de hastalıklı ve romantik bir genç olarak hocalarının dikkatini çekse de derslerine pek önem vermiyordu. Zamanını Edinburgh sosyetesinin içinde geçirdi, Montaigne, William Hazlitt ve Daniel Defoe'yu taklit etmeye çalıştı. Babası oğlunun nesillerden beri Stevenson ailesinin mesleği olan mühendisliği sürdürmesini istiyordu, ancak Louis Stevenson hukuk okumayı tercih etti. 1875'de sınavını geçerek diplomasını alsa da mesleğini yapmadı. Diplomasını aldıktan sonra Avrupa'yı gezmeye karar verdi. Amacı, sağlığı için elverişli bir yer bulmaktı. Bu arada yazmaya devam etti... İlk eserleri ve evliliği Fransa'dayken Oise nehrinde yaptığı bir gezi ona "Bir İç Gezi" (An Inland Voyage) (1870) adlı eserini yazması için ilham vermişti. Aynı zamanda burada kendisinden on yaş büyük Fanny Van de Grift Osbourne adlı evli ve iki çocuk annesi Amerikalı bir kadınla aşk yaşar. Fanny Kaliforniya'ya döndüğünde arkasında depresyonda ve yıkılmış bir Stevenson bırakmıştı. Stevenson, Fransa'nın dağlık ve kırsal kesiminde bir seyahate çıktı ve burada yaşadıklarını hikâyeleyerek "Bir Eşekle Seyahat" (Travels with a Donkey in the Cévennes) adlı kitabında anlattı (1878). Ailesi, onun bu yaptıklarını bir zaman kaybı olarak değerlendirse de aslında yazı stilini geliştirmek ve yaşam bilgisini arttırmak için uğraş vermekteydi. 1879 Ağustos'unda Kaliforniya'ya Fanny Osbourne'u görmeye gitti. New York'tan Kaliforniya'ya trenle seyahat etmesi onu çok yıpratmıştı, akciğerindeki bir enfeksiyon onu ölümün eşiğine getirdi, kendisine yardımcı olan çiftlik sahipleri tarafından iyileştirildi ve Fanny'nin yaşadığı San Fransisco şehrine devam etti. San Fransisco'da çok zor şartlar altında parasız günler geçirdikten sonra tekrar sağlığı bozulduğunda eşinden boşanmış olan Fanny onunla ilgilendi ve iyileştirdi. Çift 1880'de evlendi ve bilikte Edinburgh'a döndüler. Bundan sonraki dört yılda Stevenson'un sağlığı el verdiğince Güney Fransa ve İsviçre'de gezdi. Bu dönemde en bilinen eserlerini yazdı. Define Adası Stevenson üvey oğlu Llyod Osbourne ile yaptığı bir haritadan aldığı ilhamla ünlü eseri Define Adası (Treasure Island)'nı yazdı. Oğlunun "bir harita, bir define ve terkedilmi bir gemiyle ilgili olsun, içinde kadın olmasın" şeklinde kitabı kendisine ısmarladığı için kitapta kadınlara yer verilmediği söylenir. Eser 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde dizi olarak yayımlanmış, 1883 yılında kitap olarak basılmıştır. Tropikal adalarda "x" işaretli hazine haritalarıyla hazine arayan eli kancalı-omzu papağanlı olarak canlandırlan korsan kavramının yaygınlaşmasında bu kitabın çok rolü olmuştur. Bournemouth Güney Fransa'da gezerlerken Stevenson'ın tekrar hastalanması üzerine eşi ve üvey oğlu ile birlikte tekrar İngiltere'ye döndüler ve İngiltere'nin güneyinde Bournemouth'a yerleştiler (1884). Yaşadıkları yere, Skerryvore adını vermişlerdi. Skerryvıre, Stevonson'un amcası Alan Stevenson'un büyük güçlerle inşa ettiği İskoçya'nın en uzun deniz feneri olan yapının adıydı. Stevenson dönemimin bir çok ünlü edebiyatçısıyla yakın arkadaştı. Leslie Stephen, W. E. Henley, Edmund Gosse ve Henry James gibi isimlerle Bournemouth'da oldukça fazla vakit geçirdiği bilinmektedir. Stevenson bu dönemde ünlü tarihi romanı "Kaçırılan Çocuk" (Kidnapped) ve "Dr Jekyll ve Mr Hyde" (The Strange Case of Dr Jekyll and Mr Hyde) adlı eserlerini (1886) yayınladı. Seyahatler 1887 Mayıs'ında babasının ölümünden sonra doktorunun tamamen değişik bir iklime gitmesi tavsiyesi üzerine annesi, eşi ve üvey oğlunu alarak Amerika'ya gitti. New York'da ünlü bir yazar olarak karşılandı ancak yönünü Batı'ya çevirerek yolculuğuna devam etti. "Anılar ve Portreler" (Memories and Portraits) adlı eserini bu dönemde kaleme aldı. 1888'de Stevenson bir yat satın aldı ve San Fransisco'dan Güney Kıyılara doğru yola çıktı. Samoa'ya gelmeden önce Markiz Adaları, Tahiti, Honolulu, Gilbert Adaları duraklarından birkaçıdır.Aynı yılKara Ok isimli tarihi macera romanında Güller Savaşı'nı anlattı. Bu arada The Master of Ballantrae 1889'da yayımlandı. Aynı yıl Ekvator'da ikinci bir yolculuk yaptı ve üvey oğlu Lloyd da kendisine eşlik etti. Samoa'da mücadele ve son yılları Stevenson cüzzamlı hastaların karantina altında yaşadığı Molokai'de(Hawai Adaları'ndan birisi), Peder Damien'in misyonerlik ettiği bir koloniyi incelemek için ziyaret etti. Bir akciğer kanaması onu Samoa'da durmaya zorlayana kadar Doğu Pasifik'te dolandı. "Güney Kıyılarında" (In the South Seas) ve "Peder Damien" (Father Damien) adlı eserleri 1890'da yayımlandı. Seyahat edemez olunca Samoda'da bir arazi aldı ve yerleşti. Yerli dilme Masalcı anlamına gelen Tusitala ismini benimsedi ve yerel siyasete bulaştı. 1892'de güçlü Batı devletlerine karşı Samoa haklarını korumak için bir kampanya başlattı ve "A Footnote to History: Eight Years of Trouble in Samoa" adlı eserini yayımladı. 1893'te Samoalı bir kabile şefini destekleyince isyancı ilan edilmiş ve Samoa'dan atılmanın eşiğine gelmiştir. Sağlığının bir daha İskoçya'ya dönmesine olanak vermeyeceğini bildiği için bu dönemde ülkesini oldukça özler. Aynı yıl, "Kaçırılmış Çocuk" (Kidnapped) adlı eserine bir devam kitabı olan "Catriona"yı yazar. 1894'te Samoa'ya barış gelir, Stevenson bir kahraman ilan edilir, "The Ebb-Tide" yayımlanır ve "Weir of Hermiston" adlı eseri üzerinde çalışırken 3 Aralık 1894 günü 44 yaşında beyin kanamasından hayatını kaybeder. Samoa'daki Vaea Tepesine gömülmüştür.