Dracula (Oxford Bookworms Library: Stage 2)Bram Stoker

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.406
Gösterim
Adı:
Dracula
Alt başlık:
Oxford Bookworms Library: Stage 2
Baskı tarihi:
1 Mart 2007
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780194237499
Orijinal adı:
Dracula
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Oxford University Press, USA
In the mountains of Transylvania there stands a castle. It is the home of Count Dracula - a dark, lonely place, and at night the wolves howl around the walls. In the year 1875 Jonathan Harker comes from England to do business with the Count. But Jonathan does not feel comfortable at Castle Dracula. Strange things happen at night, and very soon, he begins to feel afraid. And he is right to be afraid, because Count Dracula is one of the Un-Dead - a vampire that drinks the blood of living people...
Dracula, yazıldığı dönem (1897) göz önüne alındığında bu kitabın korku yapıtları arasında sivrilmesine çok şaşırmamalı. Beni bile bu zamanda okuduğum o kadar başarılı korku romanlarından sonra etkilediğine göre Bram Stoker’ın ölümsüz bir eseri ardında bıraktığını söyleyebilirim. Kitabın günlüklerden oluşması fikri bazen iyi, bazen kötü benim için. Herkesin bakış açısıyla olayları görebiliyoruz, yaşadıklarını ve duygularını. Ancak bazen her tarihin yazılması, bazen bu günlerin birbirini tekrarlaması sıkmıyor değil, bu durum özellikle kitabın son 150 sayfasında görülüyor. Bunların dışında kitap akıcı. Eskiden yazılmış olmasına karşın ilginizi çekmeyi başarıyor.
Bazı macera romanları vardır ve sizi öyle bir heyecanlandırır ki hep üç beş satır ileriye gözleriniz kayar acaba ne oldu diye meraktan için içini yer ya . işte bu roman tam da o nitelikte heyecanlı ve macera dolu bir roman.Her bir anı macera dolu olan romanda dönem özelliklerinin yansımalarını da görmek mümkün.Bilimsel gelişmeler, teknolojik gelimeler ve hurafelerin arttığı bir dönem kitaba öyle bir işlenmiş ki gözden kaçırmak hemen hemen imkansız ...
Kitabın ilk yarısı özellikle Lucy ile ilgili kısımları oldukça heyecanlıydı, eminim konuyu bilmesem çok da esrarengiz gelirdi. Fakat kitap ilerledikçe Dracula avcılıktan av konumuna düşüyor haliyle gözümüzdeki değerini de yitiriyor. Dracula'yı ,belki de başka karakterlerin gözünden gördüğümüz için, Dracula yapan neydi anlayamıyoruz. Asıl temel bu kitap olmasına rağmen zaman geçtikçe, hikayenin üzerine yeni fikirler eklendikçe güzelleştiği kanaatindeyim.
Kitabın günce şeklinde yazılmış olması farklı bir hava katmış. Kesinlikle gerilim dolu bölümlerinden kopamıyorsunuz. Son cümlesine kadar sürükleyici ve akıcı. Kesinlikle beklentiyi karşılayan bir sonla bitiyor. Gotik edebiyatın hakkı verilmiş bir roman. Okunmalı !
Gerek filmlerde, gerek kitaplarda meydana gelen gerçeküstü olaylar ilgimi çekmez ve onlardan uzak kalmama sebep olur. Ancak yavaş yavaş da olsa bu tarz kitapları okuyacağım...

Rahatlıkla söyleyebilirim ki, eserin girişi beni çok etkiledi. Merak ve heyecanla yaklaşık ilk elli sayfayı okudum. Galiba şu ana kadar girişi bu kadar merak uyandırıcı bir eser okumadım. Eserin kalan kısımlarının- son kısımlar hariç - başlangıç kısmının gölgesinde kaldığını söylemek yanlış olmaz.

Yazarın, muhtelif karakterler aracılığıyla kullandığı cümlelerin güzelliği beni mest etti. Kelimeleri bu kadar güzel ve etkileyici kullanması bile eserin okunması için yeterli bir sebep.

İTHAKİ YAYINEVİ'ni kınıyorum! Düzenli olarak kelimeleri yanlış veya eksik basan ve bunu kontrol etmeye dahi gerek görmeyen bu oluşumdan uzak durulması gerektiği kanaatindeyim. Dracula okunmalı ama İTHAKİ'den değil...
Öncelikle kitabı okumak isteyenler varsa kesinlikle Ren yayınlarının baskısını almasın çünkü rezalet gerçekten!
Kitaba gelecek olursak 19. yüzyılda yazılmış ve gotik edebiyatın etkisinde ortaya çıkmış bir eser ya da şaheser demek daha doğru, çünkü beklentimin üzerinde bir kitap oldu - Rezalet çeviriye rağmen - beğendim.
Kitabın içeriğinden kısaca bahsetmek gerekirse, kitaptaki olaylar günce şeklinde anlatılmış, bu da olayları farklı karakterlerin gözünden görmemize fırsat tanıyor, hikayenin ilk bölümlerinde özellikle Dracula'nın şatosunda geçen kısımlar hoşuma gitti, daha sonraki süreçte Dracula şatosunu bırakıp Londra'ya gitmeye karar veriyor ve olaylar başlıyor, genel anlamda maceralı ve heyecanlı bir kitap oldu, güzel bir çeviri ile çok daha güzel bir kitap olacağı kesin, bu türlere ilgisi olan herkesin okuması gerek diye düşünüyorum.
Dracula, çok sevdiğim gerilim romanları arasında edebi bir başyapıt oldu. Şüphesiz Bram Stoker'ın gerçekçi dili olmasaydı, Dracula bu kadar şiddetli bir şekilde var olamazdı. Kesinlikle okumanızı, ve güzel tasarımı nedeniyle Yabancı Yayınları'ndan tercih etmenizi öneriyorum.
Dun basladim okumaya fakat cok donuk anlatim bana göre. Hic de o kadar ilgi cekici degildi ayrica. Bol bol tarihi anlatimlar olmasina ragmen resmen sikintidan patladim okurken. Filmini cok begenmistim fakat ya yazardan gelen bir eksiklik yada cevirenin eksikligi bir turlu sarmadi beni kitap.Belkide cabuk karar verdim bilemeyecgim simdi bakinca bir cok kisi begenmis kitabi ama ilerde okurum belki tekrardan denerim en azindan. yarim birakmayi hic sevmem zaten.
Vampir hikayelerine bayılan biri olarak kütüphanede görür görmez alıp okumaya başladım. Daha fazla okumamış olsamda güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dracula kitabını güzel buldum.Daha önceden arkadaşımda gördüğüm kitabı alıp okudum.Daha önce bu tarzda bir kitap okumamıştım.Kitaptaki van helsing karakteri ve diğer karakterlerin anlatımı gayet iyidi.Herkeze Tavsiye ederim.
Gotik edebiyatının en bilinen ve en temel eserlerinden biri olan Dracula, bir çırpıda okuduğum, yer yer nefesimi kesen bir kitap. O kadar ki kitabın bazı yerlerinde kitabı kapatıp derin bir nefes alıp orayı sindirmem gerekti. Oldukça akıcı ve sürükleyici. Bugüne dek bir sürü vampir romanı okudum ama Dracula gerçekten farklıydı. "Vampirler kötüdür." algısından hareketle vampir avcılarının ve kurbanlarının gözünden yazılmış. Yine de tam olarak bu fikir işlenmemiş çünkü Kont Dracula'nın hikayesine baktığımızda başına gelen onca şeyin aşk yüzünden ve aşk uğruna olduğunu görebiliyoruz.

Dracula'nın yaşamak için başkalarının kanına ihtiyaç duyması ilk olarak dine ve Tanrı'ya isyanından kaynaklansa da sonraları bir mecburiyet haline gelmiş ve insan dışı bir varlığa dönüşmüştür. Bu kimine çok vahşice gelse de hayatta kalmak için başkalarının kanına muhtaç olması bana doğal seleksiyonu (seçilimi) hatırlatıyor. Nasıl insanlar et yeme ihtiyacı duyuyorsa o da kana ihtiyaç duyuyor ve doğal seleksiyonla güçlü olan hayatta kalıyor. Onun ihtiyaçları, hisleri ve nezaketi (nezaket kurallarını önemsediğini kitapta görebiliyoruz) göz önüne alındığında olaylara dolaylı yoldan da olsa Dracula'nın gözünden bakabiliyoruz. Böylece kitapta vampirler ve vampir avcıları olarak iki grup olsa da kesin olarak iyi ve kötü diye ayıramıyorum.

Bram Stoker'ın vampir avcılarının gözünden anlatarak, onların Dracula'ya olan nefretine rağmen (Mina hariç) Dracula'nın hikayesini bu kadar güzel aktarabilmesi tam bir başarı bence.
1897'de ilk baskısını yapan Dracula Bram Stocker'ın ilk ve ona ününü kazandıran romanı. Aynı zamanda yıllarca tüm zamanların en karanlık hikayesi kabul edildi ve İngiliz Edebiyatının en önemli korku yapıtı olduğu söyleniyor. Stocker eserinin diline de o inceden inceye uyduğu Viktorya Dönemi beyefendiliğini sonuna kadar işlemiş.
Kitap, kahramanlarımızın günlükleri, mektup ve telgraflarıyla, gazete kesitlerinden oluşuyor. Bu durum ve Kont Dracula'nın tarihten gerçek bir kişi olması, sanki belgelerle dolu eski bir kutuyu ele geçirmişsiniz de okuyorsunuz hissi veriyor. Kazıklı Voyvoda olarak tanıdığımız Eflak voyvodası III. Vlad Drakula'nın Osmanlı tarafından idamı sonrası bir çeşit sihir ve simyayla vampir olarak dirilmesinden yaklaşık 400 yıl sonra Transilvanya ve İngiltere'de meydana gelen birtakım "tuhaf" olayları ve bu olaylar sonrasında bir şekilde kenetlenen kahramanlarımızın mücadelesini konu almakta. Bram Stoker'ın Dracula'yı yazarken Vlad Drakula'nın yanında, tarihten bir başka seri katil olan ve genç kızların kanıyla banyo yapıp gençleştiğine inanan 'Kanlı Kontes' Elizabeth Báthory'nin kanlı öyküsünden de esinlendiği söylenmekte.
İnsanların, gördüklerine bile inanmadıkları bu aydınlanmış çağda, bilge adamların kuşkuları onun en büyük gücü olur.
Bram Stoker
Can Yayınları
Başarılarımızdan değil, başarısızlıklarımızdan ders alırız!
Bram Stoker
Can Yayınları
Zaman zaman, hepimizin deli olması gerektiğini ve deli gömlekleri içinde akıl sağlığının farkına varacağımızı düşünüyorum.
Bram Stoker
Can Yayınları
Yaşam, yaptığımız şeyden başka bir şeyi beklemektir sadece ve hakkıyla güvenebileceğimiz tek şey ölümdür.
Bram Stoker
Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dracula
Alt başlık:
Oxford Bookworms Library: Stage 2
Baskı tarihi:
1 Mart 2007
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780194237499
Orijinal adı:
Dracula
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Oxford University Press, USA
In the mountains of Transylvania there stands a castle. It is the home of Count Dracula - a dark, lonely place, and at night the wolves howl around the walls. In the year 1875 Jonathan Harker comes from England to do business with the Count. But Jonathan does not feel comfortable at Castle Dracula. Strange things happen at night, and very soon, he begins to feel afraid. And he is right to be afraid, because Count Dracula is one of the Un-Dead - a vampire that drinks the blood of living people...

Kitabı okuyanlar 252 okur

  • RUTA

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları