Ebedi Gelin Dağlar Yıkıldığı Zaman

8,0/10  (22 Oy) · 
73 okunma  · 
13 beğeni  · 
800 gösterim
Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebî, askeri yani, bütün maddi, zenginliğini eserlerine yansımış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile 'tipik insan'ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikâyelerinde milletinin temel mülkü olan millî hafızaya ait efsane, destan, masal, hikâye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikâyeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü, psikolojisiyle, duyuş ve anlayış tarzıyla, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır.
"Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi millî gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın millî hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu millî olanın ötesine doğru genişletmek ve 'evrensel' olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar 'tipik insan' ortaya koyma ustalığına erişen yazardır."
  • Baskı Tarihi:
    2007
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9786055994013
  • Yayınevi:
    Elips Kitapları
  • Kitabın Türü:
salih 
 18 Ağu 18:26 · Kitabı okudu · 2 günde

Cengiz Aytmatov'un vefatından bir yıl önce yazdığı son kitabı. Çok ilginçtir kitabın sonunda baş karakterimiz Arsen Samançin'in yazdığı savaş karşıtı bir hikaye var. Bu hikayeyi yayınlayan sevdiği sonuna bir not ekliyor: (spoiler)
"Eserin yayınlandığını göremediği için çok üzgünüm. Okurlar ise her zaman var, yazar hayattayken de o öldükten sonra da.."
Şu işe bakar mısınız? Aytmatov'un son kitabının son sayfasında yazan cümle bu. Belki de 80 yaşında olduğundan son eseri olduğunu hissetti de böyle yazdı. Ama biz mesajı aldık üstad, sen bu dünyada bedenen olmasan da eserlerinle sonsuza kadar yaşamaya devam edeceksin ve biz de seni okumaya devam edeceğiz.
Kitaba gelirsek hiç 260 sayfa gibi değil o kadar yoğun ki, iç içe geçmiş bir sürü hikaye var, gerçi biz buna alıştık ama bu sefer baya fazla hikaye var biraz kopukluk olmuş. Bir taraftan ebedi gelin efsanesini, bir taraftan dişisi elinden alınarak sürüden kovulmuş bir kar parsının hikayesi, petrol zengini araplar, yaşadıkları yeri para için avcılığa açan köylüler, diğer taraftan da romanın ana karakteri Arsen Samançin takıntılı sevdiği şarkıcı ve daha sonra geç gelen aşkını anlatır. Kitabın sonunda da Arsen Samançin bir hikayesi. Daha neler neler. Ama Aytmatov bu hikayeleri yine bir yerde buluşturmayı başarıyor.

Ayşe Y. 
06 May 13:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aytmatov'un son romanı. Büyük Usta'nın sesini 2008'de yitirdik ne yazık ki. Yaşlı bir Pars ile sevgilisi tarafından terk edilmiş bir adamın hikayesini anlatıyor roman. Pek çok Aytmatov romanında olduğu gibi iki hikaye paralel gidiyor. Aytmatov'un Dişi Kurdun Rüyaları ve Kassandra Damgası'nda sonra tekrar eve döndüğü romandır demek de mümkün. Gerek mekan olarak tercih ettiği coğrafya gerekse de içerik ve kahramanlar olarak. Mutlaka okunmalı.

Mehmet Y. 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Roman için özet namına şunları söyleyebiliriz. Romanın kahramanı, orta yaşlı, bağımsız bir gazeteci olan Arsen Samançin. Arsen, Aydana adlı bir opera sanatçısına âşık olmuştur ve Aydana’nın bir halk efsanesine dayanan ve kendi uyarladığı Ebedi Nişanlı adlı operayı sahneye koyacağı günün hayalini kurmaktadır. Ancak Aydana, hem aşkına karşılık vermeyi bırakmış hem de Ertaş Kurçalov adlı sonradan zengin olma bir pop müzik yapımcısının cazip teklifi sonucu operadan tamamen vazgeçip bir pop yıldızı olmuştur. Acı ile nefreti içinde yaşatan Arsen, amcası Bektur Ağa’nın yardım isteğiyle köyüne gidecektir. Bektur Ağa, yaban hayvanlarının avlanmasını sağlayan ve çok zengin turistlere hizmet sunan bir şirket kurmuştur. İki Arap turist yalnızca Kırgız Dağlarında bulunan Kar Leoparlarından avlamak için gelecektir. Arsen ise amcası ve onun adamlarına tercümanlık yapacaktır. Köyde Taştanbek, Eles gibi yeni kahramanlar girecektir hikâyeye. Sonrası ise hem bir macera hem de bir kaderdir…
Romanda Aytmatov’un kendine yakışanı yaptığını söyleyebiliriz. Eserin Aytmatov okurları için alışıldık bir tarzı var. Yine Kırgız gelenekleri ile modern dünya arasındaki gelgitlerden söz ediliyor. Aytmatov adeta bugüne kadarki bütün roman ve hikâyelerinde kullandığı figürleri bir geçit resmiyle önümüze sunuyor. Aşk, tabiat sevgisi, insanların ihtirasları, hayvan kahramanlar, kader, karamsar bir tablo ve kaybetme eğilimli kahraman, yerel motifler, efsane ve masallar, Kırgız folkloru, savaş, tren…
Yine Aytmatov’un sıklıkla ve başarıyla kullandığı bir metot olan geriye dönüş tekniği de romanda yer yer kendini göstermiş. Burada özellikle vurgulanan unsurlar ise globalleşme ile birlikte insanoğlunun para hırsı için bir zamanlar akla hayale bile gelmeyecek yöntemlere başvurması…
Hemen her hikâyesinde olduğu gibi harika bir film senaryosu çıkabilir yine. Neticede Aytmatov iyi bir edebiyatçı olduğu gibi sinema konusunda da hayli tecrübeli bir isim ve veterinerlik eğitimi de almış bir kişi. Öyle ki daha önce mükemmel tasvir ettiği Kurt ( Taşçaynar ve Akbar ) , Deve ( Karanar ) , At ( Gülsarı ) gibi hayvan kahramanları vardı. Bu sefer de bir Kar Leoparını (Caabars) öykünün merkezine oturtmuş.
Aytmatov’un diğer eserlerinin başlangıç cümleleri eserin gidişatı hakkında bilgi verir genelde. Örneğin Beyaz Gemi’nin başlangıcındaki ‘Onun iki masalı vardı’ cümlesi ile Toprak Ana’daki “Üzerinde yeni yıkanmış beyaz entarisi ve koyu renkli beşmenti, başında beyaz yazmasıyla, bir ana, biçilmiş tarlaların arasından geçen yolda ağır ağır ilerliyor.” cümlesi anlatılacaklar hakkında bir işaret veriyordu okura. Burada ise başlangıç cümlesi, ‘kader!’. Hatta bu romanın adı bile olabilirmiş, kader…
Kırgızistan'ın ve dahi Türk dünyasının en büyük romancısı, yerelden milliye ve oradan da evrensele uzanıyor yine. Bize ise onu defalarca okumak ve her seferinde ‘iyi ki yazmışsın üstat’ demek düşüyor.
Bu vesileyle 10 Haziran 2008 günü kaybettiğimiz büyük romancı, Cengiz Aytmatov’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Umut Çalışan 
13 May 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Yazarın son romanı olan Ebedi Gelin adını eski bir Kırgız efsanesinden alıyor. Diğer kitaplara göre günümüze daha yakın bir zaman diliminde geçen hikaye bolca sistem eleştirisi içeriyor. Özellikle ilk 100 sayfası (kitap 226 sayfa) aşırı sıkıcı olan konu, sonrasında biraz hızlansa da; bahsi geçen aksiyonun kurgu zayıflığı, planın saçmalık derecesinde basit olması, diyalogların son derece yapay olması yazarın okuduğum diğer kitaplarına yakışmıyor. Eğer benim gibi Aytmatov'un tüm külliyatını okumak gibi bir takıntınız yoksa, bu kitabı es geçin derim.

Muhammet Çelik 
15 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Aytmatov'un bildiğim kadarı ile en son kitabı. Bana göre en kötü kitabı Zira okurken tek sıkıldığım Aytmatov kitabı. Konu içeriği olarak yine insanın kendi değerlerine sahip çıkması işlenmiş ancak çok sığ ve kurgu eksikliği var gibi geldi bana.

Kitaptan 22 Alıntı

salih 
17 Ağu 14:28 · Kitabı okudu · İnceledi

Ama insanın kahpeliği sınır tanımaz ki!

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 66 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 66 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
17 Ağu 09:45 · Kitabı okudu · İnceledi

Her zaman ve herkes için değişmez olan bir gerçek var: Hiç kimse önceden kaderini, başına gelecekleri bilemez; sadece hayat bunu gösterir.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 5 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 5 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
17 Ağu 11:38 · Kitabı okudu · İnceledi

Aşk, yaratılışın hediyesi, sonsuzluğun gizli enerjisidir.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 45 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 45 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
17 Ağu 11:26 · Kitabı okudu · İnceledi

Aşk şafak gibidir, sadece bir kez parlar. Ebedi parlayan bir şafak yoktu. Ama hiç kimse bu fikri kabullenmiyor, herkes kendisine ebedi parlayan, ışık saçan şafaklar istiyordu.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 40 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 40 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
17 Ağu 10:28 · Kitabı okudu · İnceledi

Görünen şu ki herkes çağdaşlığın otobanında hızla ilerliyordu, o ise -tuhaf adam- kenarda durmuş otostop çekiyordu, üstelik kimsenin umrunda da değildi.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 19 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 19 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
18 Ağu 15:05 · Kitabı okudu · İnceledi

Tüm zamanlarda fakirler, ki onların sayısı milyon kez daha fazla, zenginleri kabul etmez, onlardan nefret ederler ama ne garip ki kendileri de milyarder olmak isterler.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 177 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 177 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
18 Ağu 14:05 · Kitabı okudu · İnceledi

Dağlarda çığ düşünce her şeyi uçuruma sürükler, sadece birkaç kuş uçarak kurtulur. Belki biz de bu kurtulan kuşlar gibi olacağız?

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 157 - Nora Kitap 1. Baskı)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 157 - Nora Kitap 1. Baskı)
salih 
17 Ağu 14:57 · Kitabı okudu · İnceledi

Aşk, ölümsüzlüğe can atmaktır ve Tanrı'nın çizdiği bu yola herkes ayak basacak. Ama nasıl, işte mesele bu!

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 81 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 81 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
salih 
18 Ağu 18:07 · Kitabı okudu · İnceledi

Savaş
Herkes öldür, öldür diye tutturmuş. Düşmanlar bize, bizde düşmanlara ölüm götürüyoruz. Ya sonra nasıl yaşayacağız bu dünyada? Sadece katiller mi yaşamaya devam edecek?

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 258 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 258 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
ebru cemre 
17 Oca 12:59 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Galiba doğru söylüyorlardı:Aşk şafak gibidir,sadece bir kez parlar.Ebedi parlayan bir şafak yoktu.Ama hiç kimse bu fikri kabullenmiyor,herkes kendisine ebedi parlayan ışık saçan şafaklar istiyordu.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (elips kitap)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (elips kitap)
3 /