Ebedi Gelin Dağlar Yıkıldığı Zaman

8,2/10  (43 Oy) · 
137 okunma  · 
27 beğeni  · 
1.499 gösterim
Eski bir efsaneye göre, Ebedi Gelin, Üzengili Dağları’nda kayıplara karışan sevgilisini yüzyıllardır arayıp durmaktadır; sınır tanımayan insan kötülüğü onu elinden almıştır. Ebedi Gelin’in ağıdı, yüzyıllar sonra bile, kaderin bir araya getirdiği insanların karanlık trajedisine karışır. Sarp dağların yorgun yırtıcısı Jaabars, piyasa ekonomisinin ağırlığı altında ezilen dışlanmış Arsen Samançin, paraya önem vermeyen zengin avcılar, güzel bakışlı Eles, hırslarına yenik düşen yoksul köylüler… Hepsinin kaderi bir dağ başında birleşecektir.
“İşte onlar yan yana, üzengi üzengiye gidiyor ve gözleri önünde daha önce hiç görmedikleri bir dünya açılıyormuş. Bu tür anların sonsuza dek sürmemesi ne kötü… Damat hızla giderken onu kucaklamış ve kız da ona sokulmuş. Onu öpmüş ve onlar yine, yine öpüşmüşler. Atlar koşmuş, onlar da sonsuza kadar birleştiklerini bilmiş, hissetmişler. ‘Seni seviyorum! Sen benimsin,’ diye bağırmış damat. ‘Ben her zaman seninim,’ diye cevap vermiş gelin.”
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2017
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9789752473126
  • Orijinal Adı:
    Когда падают горы (Вечная невеста)
  • Çeviri:
    Mehmet Özgül
  • Yayınevi:
    Elips Kitapları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Y. 
 06 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bu son romanında Aytmatov’un kendine yakışanı yaptığını söyleyebiliriz. Eserin Aytmatov okurları için alışıldık bir tarzı var. Yine Kırgız gelenekleri ile modern dünya arasındaki gelgitlerden söz ediliyor. Aytmatov adeta bugüne kadarki bütün roman ve hikâyelerinde kullandığı figürleri bir geçit resmiyle önümüze sunuyor. Aşk, tabiat sevgisi, insanların ihtirasları, hayvan kahramanlar, kader, karamsar bir tablo ve kaybetme eğilimli kahraman, yerel motifler, efsane ve masallar, Kırgız folkloru, savaş, tren…

Yine Aytmatov’un sıklıkla ve başarıyla kullandığı bir metot olan geriye dönüş tekniği de romanda yer yer kendini göstermiş. Burada özellikle vurgulanan unsurlar ise globalleşme ile birlikte insanoğlunun para hırsı için bir zamanlar akla hayale bile gelmeyecek yöntemlere başvurması…

Hemen her hikâyesinde olduğu gibi harika bir film senaryosu çıkabilir yine. Neticede Aytmatov iyi bir edebiyatçı olduğu gibi sinema konusunda da hayli tecrübeli bir isim ve veterinerlik eğitimi de almış bir kişi. Öyle ki daha önce mükemmel tasvir ettiği Kurt ( Taşçaynar ve Akbar ) , Deve ( Karanar ) , At ( Gülsarı ) gibi hayvan kahramanları vardı. Bu sefer de bir Kar Leoparını (Caabars) öykünün merkezine oturtmuş.

Aytmatov’un diğer eserlerinin başlangıç cümleleri eserin gidişatı hakkında bilgi verir genelde. Örneğin Beyaz Gemi’nin başlangıcındaki ‘Onun iki masalı vardı’ cümlesi ile Toprak Ana’daki “Üzerinde yeni yıkanmış beyaz entarisi ve koyu renkli beşmenti, başında beyaz yazmasıyla, bir ana, biçilmiş tarlaların arasından geçen yolda ağır ağır ilerliyor.” cümlesi anlatılacaklar hakkında bir işaret veriyordu okura. Burada ise başlangıç cümlesi, ‘kader!’. Hatta bu romanın adı bile olabilirmiş, kader…

Kırgızistan'ın ve dahi Türk dünyasının en büyük romancısı, yerelden milliye ve oradan da evrensele uzanıyor yine. Bize ise onu defalarca okumak ve her seferinde ‘iyi ki yazmışsın üstat’ demek düşüyor.

Bu vesileyle 10 Haziran 2008 günü kaybettiğimiz büyük romancı, Cengiz Aytmatov’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

İpucu içerebilir mi emin değilim lakin romanın özeti namına şunları söyleyebiliriz. Romanın kahramanı, orta yaşlı, bağımsız bir gazeteci olan Arsen Samançin. Arsen, Aydana adlı bir opera sanatçısına âşık olmuştur ve Aydana’nın bir halk efsanesine dayanan ve kendi uyarladığı Ebedi Nişanlı adlı operayı sahneye koyacağı günün hayalini kurmaktadır. Ancak Aydana, hem aşkına karşılık vermeyi bırakmış hem de Ertaş Kurçalov adlı sonradan zengin olma bir pop müzik yapımcısının cazip teklifi sonucu operadan tamamen vazgeçip bir pop yıldızı olmuştur. Acı ile nefreti içinde yaşatan Arsen, amcası Bektur Ağa’nın yardım isteğiyle köyüne gidecektir. Bektur Ağa, yaban hayvanlarının avlanmasını sağlayan ve çok zengin turistlere hizmet sunan bir şirket kurmuştur. İki Arap turist yalnızca Kırgız Dağlarında bulunan Kar Leoparlarından avlamak için gelecektir. Arsen ise amcası ve onun adamlarına tercümanlık yapacaktır. Köyde Taştanbek, Eles gibi yeni kahramanlar girecektir hikâyeye. Sonrası ise hem bir macera hem de bir kaderdir…

Esra İlter 
19 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

5. Aytmatov kitabım ve okuduklarım arasında en ilginci, en çok hoşuma giden oldu. Yazarın son kitabıymış ve Rusça'dan çevrilmiş.
Zaman dilimi diğer kitaplarından farklı. 2.dünya savaşı bitmiş, aradan neredeyse yüzyıl geçmiş. Kahramanlarda artık dizüstü bilgisayar, cep telefonu, dijital fotoğraf makinası gibi teknolojik aletler bulunuyor.
Kitabı diğerlerinden ayıran bir diğer özellik de devrim, reform, terör, küreselleşme gibi kavramları bulundurmasıydı. Ayrıca bozkır yerine dağ motifi kullanılmış.
Aytmatov'a farklı bir pencereden bakmak için okumanızı tavsiye ederim.
Konusuna gelecek olursak;
Kader kavramı üzerine kurulan bir hikaye diyebiliriz.
"Ebedi Gelin" Kırgızlara ait bir efsane. Evleneceği gece kaçırılmış, ellerinden kurtularak dağlarda yalnız yaşamaya başlamış ve yüzyıllardan beri dağlarda eşini arayan bir gencin hikayesi. Arsen Samançin bağımsız bir gazeteci ve bu efsaneyi çok seviyor. O dönemki sevgilisi Aydana'ya opera olarak oynamayı teklif ediyor. Daha sonra yolları ayrılıyor ve bir şekilde Arsen Samançin'in kaderi onu dağlara çıkartıyor. Ve olaylar orada başlıyor :)

salih 
 18 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 2 günde

Cengiz Aytmatov'un vefatından bir yıl önce yazdığı son kitabı. Çok ilginçtir kitabın sonunda baş karakterimiz Arsen Samançin'in yazdığı savaş karşıtı bir hikaye var. Bu hikayeyi yayınlayan sevdiği sonuna bir not ekliyor: (spoiler)
"Eserin yayınlandığını göremediği için çok üzgünüm. Okurlar ise her zaman var, yazar hayattayken de o öldükten sonra da.."
Şu işe bakar mısınız? Aytmatov'un son kitabının son sayfasında yazan cümle bu. Belki de 80 yaşında olduğundan son eseri olduğunu hissetti de böyle yazdı. Ama biz mesajı aldık üstad, sen bu dünyada bedenen olmasan da eserlerinle sonsuza kadar yaşamaya devam edeceksin ve biz de seni okumaya devam edeceğiz.
Kitaba gelirsek hiç 260 sayfa gibi değil o kadar yoğun ki, iç içe geçmiş bir sürü hikaye var, gerçi biz buna alıştık ama bu sefer baya fazla hikaye var biraz kopukluk olmuş. Bir taraftan ebedi gelin efsanesini, bir taraftan dişisi elinden alınarak sürüden kovulmuş bir kar parsının hikayesi, petrol zengini araplar, yaşadıkları yeri para için avcılığa açan köylüler, diğer taraftan da romanın ana karakteri Arsen Samançin takıntılı sevdiği şarkıcı ve daha sonra geç gelen aşkını anlatır. Kitabın sonunda da Arsen Samançin bir hikayesi. Daha neler neler. Ama Aytmatov bu hikayeleri yine bir yerde buluşturmayı başarıyor.

Ayşe Y. 
06 May 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Aytmatov'un son romanı. Büyük Usta'nın sesini 2008'de yitirdik ne yazık ki. Yaşlı bir Pars ile sevgilisi tarafından terk edilmiş bir adamın hikayesini anlatıyor roman. Pek çok Aytmatov romanında olduğu gibi iki hikaye paralel gidiyor. Aytmatov'un Dişi Kurdun Rüyaları ve Kassandra Damgası'nda sonra tekrar eve döndüğü romandır demek de mümkün. Gerek mekan olarak tercih ettiği coğrafya gerekse de içerik ve kahramanlar olarak. Mutlaka okunmalı.

Salih Karagöz 
09 Şub 21:03 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 7/10 puan

Cengiz Aytmatov'un kader kavramını konuştuğu, ekonomi sistemini, adaletsiz gelir ve kazançları eleştirdiği kitabıdır. Kitapta üç farklı kişinin hikayesi anlatılır. Birincisi bir kar parsıdır, ikincisi bir efsane olan Ebedi Gelindir ve son hikaye ise geç kalan aşkını arayan ana karakterdir. Başta bu hikayeler çok kopuk ve alakasız gibi duruyor olsa bile Cengiz Aytmatov bunları ustaca birleştirmeyi başarmış. Hepsinin hikayesi mutsuz sonla bitiyor ve bunu daha fazla tatmamak için ölmek istiyorlar fakat kader buna izin vermiyor. Sanki bir planı varmış gibi onları koruyor. Hiç umulmadık yerlerde onları yeniden hayata bağlıyor. Kim bilir? Belkide yazar asla pes etmememizi istiyordur.

Kitabı diğerlerinden ayıran özelliklerden biri ise modern zamanlarda geçmesidir. Alışılmışın dışında yazar uydu, cep telefonu, dijital aygıtlar gibi yeni ve modern cihazları ayrıca devrim, reform, terör, küreselleşme ve serbest piyasa gibi yeni kavramları kullanmıştır. Kitap Sovyetler'in yıkıldığı ve kolhozların kapandığı bu yüzden insanların işsiz kaldığı bir dönemde geçer. İnsanlar para kazanmak için her işi yapmak zorundadır. Hatta eskiden hiç sevilmeyen zengin devletlere ve zengin insanlara lüks yaşamları için hizmet etmeye başlamışlardır. Kitapta eleştirilen noktalardan biride budur. İnsanlar açlık ve fakirlik içinde yaşarken zenginlerin neden zevk içinde yaşadığını sormuş ve Tanrı'yı zenginlerin Tanrı'sı olmak ile suçlamıştır. Teröristlerin, hırsızların ve katillerin fakirler arasından çıktığından bahsetmiş nedenini ise adaletsiz pay dağıtımı olarak göstermiştir.


Kitaptan alıntı:
Zenginlerin mal varlığı okyanusa sığmaz, fakirlerin yoksulluğu okyanusta yer bulmaz.

Umut Çalışan 
13 May 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Yazarın son romanı olan Ebedi Gelin adını eski bir Kırgız efsanesinden alıyor. Diğer kitaplara göre günümüze daha yakın bir zaman diliminde geçen hikaye bolca sistem eleştirisi içeriyor. Özellikle ilk 100 sayfası (kitap 226 sayfa) aşırı sıkıcı olan konu, sonrasında biraz hızlansa da; bahsi geçen aksiyonun kurgu zayıflığı, planın saçmalık derecesinde basit olması, diyalogların son derece yapay olması yazarın okuduğum diğer kitaplarına yakışmıyor. Eğer benim gibi Aytmatov'un tüm külliyatını okumak gibi bir takıntınız yoksa, bu kitabı es geçin derim.

Muhammet Çelik 
15 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Aytmatov'un bildiğim kadarı ile en son kitabı. Bana göre en kötü kitabı Zira okurken tek sıkıldığım Aytmatov kitabı. Konu içeriği olarak yine insanın kendi değerlerine sahip çıkması işlenmiş ancak çok sığ ve kurgu eksikliği var gibi geldi bana.

Kitaptan 59 Alıntı

Esra İlter 
08 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ne de olsa müzik Tanrı'ya doğru yürümedir, ruhun evrenidir.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 20)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 20)
Esra İlter 
08 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İnsanlar alınlarına yazılmış olan gelecek günlerini yaşıyor ve her defasında gökyüzüne, "Ne olacak? Niçin? Ne yapabilirim?" gibi hep aynı soruları soruyorlardı.

Ama gökyüzü ne fısıltıları ne de çığlıkları duyar.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 31)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 31)
salih 
17 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

Ama insanın kahpeliği sınır tanımaz ki!

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 66 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 66 - Nora Kitap 1. Baskı 2017)
Esra İlter 
13 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Küresel medyanın dilinden düşürmediği popüler kültür için yeni bir terim düşünmüştü: Toptan kültür! Aynen toptan ticaret gibi.

Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 53)Ebedi Gelin, Cengiz Aytmatov (Sayfa 53)