Ecce Homo (Kişi Nasıl Kendisi Olur)

·
Okunma
·
Beğeni
·
23957
Gösterim
Adı:
Ecce Homo
Alt başlık:
Kişi Nasıl Kendisi Olur
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
178
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054533923
Kitabın türü:
Çeviri:
Şemsettin Yeltekin
Yayınevi:
Araf Yayınları
Söz gelişi bir umacı değilim ben, bir törensel korkuluk da değilim, üstelik bugüne değin, erdemli diye saygı duyulan insan türüne aykırı bir yaradılıştayım. Söz aramızda gururumu kabartan da bu durum olsa gerek.
Bilge Dionysos’un çömeziyim ben, bir ermiş olmaktansa bir satır olmak yeğdir benim için.
Bu yazı okunsun yeter. Bu yazı, apaçık, insansever bir tutum içinde, bu aykırılığı sergilemekten başka bir amacım yoktur; insanlığı “düzeltmek” verebileceğim son söz olurdu sanırım.
139 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Friedrich Wilhelm Nietzsche 
Bu adam çok farklı düşünüyor. Herkesin bildiğinin aksini biliyor. Bu adamın aynısını bulamazsınız.
Size bir şey diyeyim mi? Öyle bir şey hissettim ki bu adamdan hiçbir şey hissetmediğimi söyleyebilirim sizlere... Ne zaman ki tam anladım desem daha sonra yoo anlamamışım cevabını alıyordum kendimden. Sizlere şu alıntısını okuyayım:

"Bana dair bir şeyleri anladıklarını sananlar, kendi ölçülerine göre kesip biçtiler beni; tamamen zıttım olan bir 'idealist' yaptıklarıda oldu beni."
Devamı için syf.59

Mesela bildiğimiz gerçekler nelerdir?
Misal iyiler iyidir, kötüler kötü
İyiler doğruyu söyler kötüler eğriyi...
Ama Friedrich Wilhelm Nietzsche 
Nasıl düşünüyor ona bir bakalım...

"İyi insanlar asla doğruyu söylemez. İyiler yanlış kıyılar, yanlış güvenceler öğrettirler sizlere. İyilerin yalanları içinde doğup sığındınız. Her şey köklerine dek yalana boğuldu ve çarpıtıldı iyilerce."

Eğer Nietzsche'nin hayatını okuma şansınız olursa onun Hiristiyan dinine olan öfkesini anlamış olacaksınız ki
Ben yanlış olan bir din algısı ve iyilik bağdaşmasindan dolayı Nietzsche'nin böyle düşündüğünün kanısindayım.
İyilik olgusunu kötü insanlardan görmesiyle böyle bir algı oluşmuş olabileceğini düşünüyorum...

Neticede Nietzsche'nin İslam ve Hıristiyanlık düşüncesini de merak ettim ve şöyle şeylerle karşılaştım:

"Eğer İslam, Hristiyanlığı küçük ve hakir görüyor idiyse, böyle görmekte bin kez haklıydı: Çünkü İslam, insanı yüceltir ama putlaştırmaz..."

"Hristiyanlığın tanrısının öldüğünü söyleyen Nietzsche; İslam’dan ise, övgüyle bahsetmişti. 19’uncu yüzyıl çağdaş kültürünün, İslam kültürünün yanında son derece ‘yoksul’ ve ‘oldukça geç kalmış’ olduğuna vurgu yapan Nietzsche, “Haçlılar, aslında önünde diz çökmeleri gereken asil ve yüksek bir kültüre karşı savaş açmışlardı” demişti."
https://www.fikriyat.com/...kkinda-ne-soylemisti

Kitapta Nietzsche Alman ırkına ve Hırıstiyanlığa olan öfkesini dile getirmiş
Yer yer önce övmüş sonra çokça yermiştir.

Kitaplarına aşık bir adam kitabının bir yerinde şöyle diyor:

"Bana öyle geliyor ki bir kişinin kitaplarımdan birini eline alması,kendine biçeceği en büyük değerdir; bunu yaparken ayakkabılarını çıkardığını varsayıyorum ki çizmelerin bahsini bile yapmıyorum..."

Kitabı Zerdüşten de bahsedince
"Zerdüştüm" diye hitap etmesi bunu en iyi belirtisidir. Kitapları derin ve zor anlaşılır. Olduğunu da bahsetmiştir
Okuduğum bu kitapta da anlamdığım yerler de oldu. Buna ithafen bir okuyucusuna şöyle demiştir:

"Doktor Heinrich von Stein bir seferinde zerdüştmden tek bir kelime bile anlamadığını açık sözlülükle yakındığında bunun sorun olmadığını söyledim; ondan altı cümle anlamak, yani yaşamış olmak çağdaş insanların ulaşabileceğinden daha yüksek bir kademeye taşır ölümlüleri."

Kendisini seven ve hiç sevmeyen okuyucuları oldu ve biliyordu ki onu bir ermiş ve üstün insan olarak tanımlayacaklardı. Nietzsche bunu bildiği için kitabında şöyle der:

"Bılıyorum başıma gelecek olanı. Bir gün korkunç bir şeyin hatırasıyla anilacak adım...
...
Ödüm kopuyor , gün gelipte adımı ermişler katına çıkaracaklar diye..."
Syf.129
Ve daha sonra diyorki bunun önlemini almak için çıkarttım bu kitabı.

Fazla uzatmayacağım son olarak

BİR ATI KUCAKLADIKTAN SONRA HER ŞEYI BITTI...

"Ocak 1889'da Turin'de, bir cadde üzerinde yürürken birden fenalaştı. Düşerken feryatlarla sahibi tarafından kamçılanan bir fayton atının boynuna sarıldı ve akıl sağlığı bozuldu."

Okuduğunuz için teşekkür ederim
120 syf.
·9/10
Merhabalar psikolojik tarzda en iyi kitaplar kaleme almış olan Friedrich Nietzche’sin İnsan Nasıl Kendisi Olur ? (Ecce Homo)kitabı gerçekten Böyle Buyurdu Zerdüşt kadar kaliteli ve okunması gereken bir eser.Kitapta içerik olarak ; neden bu kadar bilgeyim ve neden bu kadar egoistim gibi bölümlerden bir araya gelmektedir.Bu kitabında da sorgulayan ve düşündüren yazılara yer verilmiştir.Kitap otobiyografik özellikle de taşımaktadır.Kitabı okuduktan sonra yazarın kendini nasıl geliştirdiğini,nasıl bir değişimden geçtiğini,kendine göre neyin iyi neyin kötü olduğunu kaleme alınmıştır.Kitapta tek beğendiğim özelliği yayıneviydi çünkü kitapta yazım ve noktalama yanlışlıklarıyla doluydu.Kitaptan beğendiğim alıntılar;
“Beni öldürmeyen acı güçlendirir.”
“Sessizlik bir başkaldırıdır.”
''Yaşamımda hiçte az olmayan karmaşalar yaratan
''İyi niyetten'' yakınmalıyım asıl.''
“İnsanın kendisi olabilmesi için, kendinin ne olduğuna dair en dolaylı da olsa bir fikre sahip olması gerekir.”
Keyifli Okumalar Dilerim
120 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kendini bilme kendin olma adı altında Nietzsche tarafından yazılmış, dosta düşmana özellikle de düşmana kendini anlattığı yoğun felsefe içeren aynı zamanda 15-17. yy da hristiyanlık sanatına egemen olan temaya verilen isimdir. "İşte O adam" anlamına gelen, yahudilerce çarmıha gerilmesi istenilen acılar içinde kıvranan Hz. İsa' nın kafasına dikenli taç takılarak mor kaftanla götürülüşü sırasında İsanın durumuna acıyan Romalı vali Pontuslu Pilatenin sözleri olan "Ecce Homo", Nietzsche tarafından 1888 yılında yazılmaya başlanmış ancak 12 yılda tamamlanmıştır. Ecce Homo aslında yazarın yazmış olduğu eserlerini kısaca aktardığı bir çeşit biyografi-özet kitabıdır. Hatta Ecce Nietzsche şeklinde imzalanmıştır.

Yazarın son eseri olan ve bütün eserlerinden parçaları aktardığı bu kitapta, "insan nasıl kendisi olur" sorusuna cevaplar arıyor. Almanları, hıristiyanlığı ve iyi insanın nasıl olması gerektiğini ironilerin hakimiyetinde anlatır ki; ‘’bağışlaya bağışlaya öldü bağışlamanın mutluluğu, kendi bolluğundan yoruldu erdemim!’’ der. Kitap yazarın iç içe geçen metaforlar ve karşıt görüşler sunarak kendini yalnızlaştırdığı, kendisi hakkındaki karşıt ve yanlış düşünceleri tatlı tatlı eleştirdiği bir belgeseldir aynı zamanda.

-alıntı-

"burada artık kişi nasıl kendisi olur sorusuna asıl yanıtı vermeden geçemem. kendini saklama ve bencillik sanatının başyapıtına değiniyorum böylelikle... varsayalım ki ödev, ödevin amacı, yazgısı ortalamanın hayli üzerindedir; bu durumda kendini de ödeviyle aynı zamanda fark etmek en büyüğü olur tehlikelerin. kişinin kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir. bu açıdan bakınca, yaşamdaki yanlış adımların, ara sıra sapılan yan yolların, yanlış yolların, gecikmelerin, "alçak gönüllülük"lerin asıl ödevden uzak başka ödevlere verilen emeğin, hepsinin de kendilerine göre bir anlamları, değerleri vardır. bunlarda büyük bir akıllılık, belki de en üstün akıllılık kendini gösterebilir: yok olmaya götüren bir yoldur burada nosce te ipsum (kendini tanı); oysa kendini unutmak, yanlış anlamak, küçültmek, daraltmak, orta değerde yapmak sağduyunun ta kendisidir..."
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Okuduğum en iyi otobiyografi kitaplardan bir tanesi...

Almanlar ve Hıristiyanlık hakkında acımasız eleştiriler ile dolu olan bu kitapta kendi düşüncelerini hiç çekinmeden kaleme almış. Bu eserden önce yazdığı kitaplarının nasıl oluştuğunu nelerden etkilendiğini eklemeyi de unutmamış...

İnsan; ruh dünyasında bir şeyi kabul etmiyorsa ister doğru olsun ister yanlış eğer sessiz kalıyorsa bunun insanlık adına suç olduğunu savunuyor. Eserlerini yazdığı dönemin kendi dönemi olmadığını, o dönemde ki felsefecileri, müzik ve din adamlarını eleştirirken kendi kitaplarının ölümünden sonra doğacaklarına inanıyor. O gün onu anlamayanları ve eleştirenleri merak etmemesinin hoş görülmesini istiyor...

Nietzsche, bu eserinin 1886 yılının bilimine, sanatına ve siyasetine bir eleştiri kitabı olduğunu ve tüm Avrupa'nın özellikle Almanların bir çoğunun ayak takımı olduğundan bahsederken Fransız kültürünün tüm Avrupayı kuşatması gönülden arzuladığını da eklemeyi unutmuyor...

Birey olarak ise insanın önce kendi içinde ki Tanrı'yı keşfetmesini ve bu keşiften sonra başka Tanrı'ya ihtiyaç duymayacağını dile getiriyor...

Felsefe kitapları ile aram çok iyi olmasa da, Nietzsche'nin anlatımını seviyorum. Bu eserde ise kendine hayranlığı inanılmaz derecede yüksek olmasına rağmen okurken rahatsız olmuyorsunuz...
136 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bir gün, değerli bir dostumla ders çıkışı sohbet ettik. Genel olarak kitap ve yazarlardan bahsettik . Yazarlar hakkında düşünce ve görüşlerimizi birbirimize açıklarken değerli dostumun fanatik bir Frıedrıch Nıetzche hayranı olduğunu fark ettim. Hemen şu soruyu yöneltim: Dostum açıkçası Nıetzche’nin hakkında tatmin edecek bir fikrim yok. Onu ve eserlerini tanımak isterim. Hangi eserinden başlamam lazım ? Sorusuna karşılık verdiği cevap beni bu kitaba yönlendirdi. Evet dostum Nıetzche’yi tanımanın en iyi yolu onun otobiyografik bir eserini okumak/araştırmak olduğunu ve Ecco Homo (Kişi Nasıl Kendisi Olur) eserini tavsiye etti.

Kişi Nasıl Kendisi Olur eseriyle karşımıza çıkan sıra dışı bir yazar olan Nietzche ‘nin bu eseri otobiyografik tarzda yazmış. Kendisi hakkında açıklamalar da bulunarak, eserlerini nasıl yazdığını onları yazarken nelerden etkilendiğini gerek etkilendiği kişilerden olsun gerekse çevre evet özelikle de çevre, uyku ve beslenme yazar için vazgeçilmez etkenler.

Kitabı açtığımızda yazarın kitabı bölümler halinde yazdığını görüyoruz.
Peki nedir bu bölümler ?
• Neden Böyle Bilgeyim
• Neden Böyle Akıllıyım
• Neden Böyle İyi Kitaplar Yazıyorum
• Tragedyanın Doğuşu
• Zamansız Yazılar
• İnsanca, Pek İnsanca
• Tan Kızıllığı
• Neşeli Bilim
• Böyle Buyurdu Zertüşt
• İyi ve Kötünün Ötesinde
• Ahlakın Soy Kütüğü
• Putların Alacakaranlığı
• Wagner Olayı
• Neden Bir Yazgıyım

Bölümlere baktığımız da eserlerinin isimleri geçmekte. Zaten otobiyografik roman, yazar kitaplarını nasıl yazdığını, nelerden etkilendiğini örnekler ve açıklamalar şeklinde yazmaktan başka ne yapabilirdi ki ?
Kitaplarda araştırmayı seviyorsanız dili ağır bir kitap, dolayısıyla yanınıza küçük bir not defteri ve kalemi almayı da ihmal etmeyin.

Yazarın en sevdiğim yönü sorgulamak. Nietzsche de iyi bir sorgulayıcı olduğundan bazı noktalarda bana katkısı oldu. Özelikle de kalıplaşmış saçma tabuları sorgulayıp yıkması.



Tekrar kitap içeriğine dönersek
Sert ve acımasızca kullandığı kalemiyle insanlığı ve insanlığa ait çoğu duyguyu/ bilgiyi/davranışı eleştirir bir tarzla yaklaşıp, bazı anlarda kendisine hakim olamayıp bu saydığım eylemleri ve bilgiyi yerden yere vuruyor.
Doğrusu şu ki Nietzche ama manevi ama değerli ama insanlar için kutsal sayılan ne varsa, her şeye saldırmaktan ve onları acımazsızca eleştirmekten geri durmuyor.
. Yazarın Almanları pek sevmediğini, hatta sert oklarla hedefe koyup, eleştirmekte.
Hristiyanlara gelince Yazar’ın onlara karşı olan nefreti fazlasıyla hissediyorsunuz. Açıkçası sadece Hristiyanlara karşı değil tüm ‘inancı’ olan herkese.

Kendi fikirlerimi katarsam Nietzche bu kadar sert davranması, inanan kitleye bu denli nefret ve kinle eleştiriyor olması sağlıklı ve etik değil. Normal bir durummuş izlenimi yaratmasını da doğru bulmuyorum.

Evet sevmediğiniz, kabul etmediğiniz konuları/olayları/eylemleri eleştirebilirsiniz.
Bu konuda dikkat edeceğiniz birkaç nokta olmalı. Misal bu eleştirim karşımdaki şahsın onurunu, duygusunu ve insanlığını kıracak mı ?
Benim için tamamen normal görüp, sert eleştiriyle hedef noktasına alırken, bu bazı toplumların kırılma noktası olan, kutsal saydıkları değerleri ve onları kıracak mı ?

Başka bir eleştirim de şu :
Yazar neden bu kadar bencil, hep ben diyerek en iyiyi benim, onları en iyi ben bilir ben tanırım ve hiç şüphesiz ki yine ben bozguna uğratırım demesi normal mı ?
Ayrıca Arthur Schopenhauer'ın eserlerinden fazlasıyla etkilenip, kitabın 56’ncı sayfasında ''Benim kitaplarımdan daha gururlusu ve aynı zamanda incesi kesinlikle yazılmamıştır.'' demesi normal mı ?

Kitabın 138’inci sayfasında ‘‘Dindarlarla temesa geçtikten sonra ellerimi yıkamayı gerekli görürüm’’ demesi normal bir davranış biçimi mi ?


Kim bilir belki de onu üne kavuşturan, sert ve acımasız eleştiri oklarıydı.
İncelemenin sonuna gelirken şu sözlerime yer vermek istiyorum ;
Evet, yazarı merak ediyorsanız alıp okumalısınız, kesinlikle okunulması lazım.

Filologun kitaplarını okumaya devam edecek miyim sorusuna cevabım :
Evet zamanım ve durumum müsait olduğu kadar alıp okuyacağım. Özelikle de Zerdüşt eserini çünkü yazar bu eserine oldukça yer vererek şu notu da yazmayı ihmal etmemiş:
Herkes ve hiç kimse için bir kitap.

Keyifli kitap okumalar,

Sevgiyle…
120 syf.
·6 günde·6/10
Kitaba başlamadan Ecco Home ne diye araştırdım. İŞTE İNSAN anlamına geliyormuş. İsa çarmıha gerilmeden önce Pilatus tarafından söylenmiş.
Kitap otobiyografik bir yapıt. Nietzsche bu kitapta kendini anlatırken şu ana kadar erdemli insan olarak kabul edilen karakter özelliklerinin tam tersine sahip olduğunu ve erdemli insan olarak kabul edilen bu özelliklere tamamen karşı olduğundan bahsetmiş.
Dil açısından bana bir tık ağır geldi. Özellikle benim gibi Nietzsche'den okuduğunuz ilk kitapsa biraz zorlanabilirsiniz. Çünkü yazarın hem son kitabı olması ve bu kitabında önceki eserlerinden bahsetmesi hemde kullandığı bazı kelimelerin eski mitoloji cağından olması nedeniyle biraz ağır.
Bu kitabı okuduktan sonra Nietzsche'nin diğer kitaplarını da merak etmedim değil.
Farklı bakış acılarından okumak her zaman iyidir.
Herkese iyi okurlar...
120 syf.
·3 günde·Beğendi
"Ecce Homo" "İşte İnsan"
Pontius Pilatus, bu deyimi, H.z.İsa çarmıha gerilmeden önce eziyet edilmiş hâldeyken, öfkeli kalabalığa tanıtmak için kullanmıştır.
Nietzsche bu başlık altında eserlerini nasıl meydana getirdiğini yorumluyor.
Yorumlarken kendi kendini övüyor ama bu bana hiç itici gelmedi. Çünkü övgüyü hak eden bir çok düşünceye sahip. Bu düşünceler zamana meydan okuyor ve hâlen tartışılmaktadır. Kariyerine, Yunan ve Roma metin eleştirmeni olarak başlamış. Yazıları temel alınarak, hiçbir koşul aranmadan Klasik Filolog Kürsüsüne en genç profesör ünvanıyla atanmış. Üniversiteden ayrıldıktan sonra felsefeyle uğraşmaya başlamış. Eserlerini çok kısa zamanda ortaya çıkarmış.
Böyle Söyledi Zerdüşt 18 ayda
İnsanca pek insanca, bir yıldan az bir sürede, Tan Kızıllığı bir ayda ortaya çıkmış.
Hayatı boyunca hep gerçeği aramış, bunu ararken tüm tabuları yıkmış. Hıristiyanlığı, ülkücü düşünceleri tenkit etmiş, ahlâk anlayışındaki kavramları yeniden değerlendirdiği için ülkesinde lanetlenmiş.
Antik Yunan ve Fransız kültürünü temel alan düşüncelerinden dolayı Wagner'e karşı Dionysos ve Apollon'un müziğe aktarılmasını savunur. Fakat Wagner'in ülkücü düşüncelerini, müziğe aktarması büyük dostluğu bozar.
Bazı düşüncelerine katılmasamda onunla ilgili her okuduğum kitap ona olan hayranlığımı büyütüyor. Her seferinde daha farklı düşüncesini keşfediyorum.
Nietzsche okumaya bu kitaptan başlanırsa onun eserlerini anlamak daha kolay olur, onun nasıl biri olduğunu kendinden öğreniyorsunuz.
İyi okumalar dilerim.
120 syf.
·18 günde·4/10
Eğer tez konusu olarak Nietzsche 'yi araştırmanız gerekiyor yahut çok seviyorsanız bu kitabı okuyun derim. Onun dışında kitabı okunabilir bulmuyorum.
Kitabın başında kendinden bahsediyor. Sevdiği müzikten esinlendiği yazara, sevdiği şehirden dostlarına...
Geri kalan kısımda ise kitaplarının yazılırken hangi aşamalardan geçtiği, içeriği vs. bir çeşit otoinceleme .
Sanatsal açıdan bir şey göremediğimi söylesem, sanırım Nietzsche hayatta olsa kahrından ölürdü. Çünkü onun egosu bunu kaldıramazdı.
Okumayın...
120 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı anlamak için önce yazarın diğer eserlerini okumak mı gerekiyor yoksa önce bu kitabı okumak ona göre diğerlerine yönelmek mi gerekiyor bilemedim. Ama bana öyle geliyor ki, Böyle buyurdu Zerdüşt’ü okurken aslında yazarın ne demek istediğini biliyor olarak okuyacağım. Daha çok otobiyografi lezzetinde ama eserlerin yazarın değil. Ben keyif alarak okudum, felsefe severlere tavsiye ederim.
120 syf.
'Tanrı öldü. Tanrıdan geriye bir ölü kaldı. Ve onu öldüren biziz' diyen Nietzsche'nin bir başka kitabı olan Ecce Homo'nun kelime anlamı İşte İnsan'dır. Bu kitap onun içe döndüğünde en dibe gömdüğü düşüncelerini, yazdığı eserlerin sebebini ve mütevaziliğin kırıntısını barındırmadan cüretkâr ve ironik bir biçimde kendinden bahsettiği bir eseridir. Kitabı okuduğumda garip bir his peyda edinmişti bende. Yer yer düşüncelerine dört kolla sarılıp akıl süzgecimden geçirince hak verdiğim zamanlar oldu. Bakış açısının ara ara beni rahatsız etmiş, bazı düşüncelerine şiddetle karşı çıkmış olduğum zamanlarda oldu ama  onun yaşadığı ve gördüğü çevreye tam olarak hakim olmadığım için eleştirmemem gerektiğini düşündüm. İncelememin özüne gelirsek kitap kesinlikle zengin bir sistematik düşüncelere sahip ve okuyucuya ek olarak farklı bir bakış açısı kazandırıyor.
120 syf.
·Beğendi·10/10
her cümlesi kitaplara bedel olan insan. '' ne mutlu uykusu gelenlere çünkü onlar hemen uyuyacaklar.'' cümlesi günlerce kafa kurcalamıştır vakti zamanında.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ecce Homo
Alt başlık:
Kişi Nasıl Kendisi Olur
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
178
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054533923
Kitabın türü:
Çeviri:
Şemsettin Yeltekin
Yayınevi:
Araf Yayınları
Söz gelişi bir umacı değilim ben, bir törensel korkuluk da değilim, üstelik bugüne değin, erdemli diye saygı duyulan insan türüne aykırı bir yaradılıştayım. Söz aramızda gururumu kabartan da bu durum olsa gerek.
Bilge Dionysos’un çömeziyim ben, bir ermiş olmaktansa bir satır olmak yeğdir benim için.
Bu yazı okunsun yeter. Bu yazı, apaçık, insansever bir tutum içinde, bu aykırılığı sergilemekten başka bir amacım yoktur; insanlığı “düzeltmek” verebileceğim son söz olurdu sanırım.

Kitabı okuyanlar 2.572 okur

  • Bilgen tutak
  • Ömer şenol
  • Pınar
  • Ebru
  • Ulaş Sari
  • Mekiye
  • Osman Nuri Burucu
  • Seher özgün
  • Muhammet Çataloğlu
  • Yalçın UÇAR

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (8)
9
%0.5 (3)
8
%0.5 (3)
7
%0.8 (5)
6
%0.3 (2)
5
%0.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0.2 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları