Gelelim Bill Hodges serimizinin ikinci kitabina!
Kitap icin " her ne kadar Mr. Mercedes'in devami olsa da ayri da okunabilir" dense de (ve dogru da olsa da) kesinliklike Mr. Mercedes'ten sonra okunmali.
King okurken, karakterler ikinci plandaymis gibi geliyor, olaylar ilk planda. Yani demek istedigim aslinda su, pek cok yazari okurken once karakterin yaratildigini, olaylarin da o karakter cevresinde kurgulandigini hissediyorum. Ama King'de olay gercek ve o olaya tanik olan, olayin degistirdigi, gelistirdigi, olaydan etkilenen insanlar var. Neticede bu kitabin bas kahramani ve ailesi de, MR Mercedes'in basinda verilen trajik olaydan etkilenen bir aile. Kitabin basinda verilen ve ilk kitaptaki olayi baskasinin gozunden aktarilan kisim bence harikaydi. (Ve ilk kitabi okumayanlar bu bolumun harikaligini asla bilemeyecekler)
Finders keepers, (Kaybolan bulanindir) bir tekerleme tadinda bir kalip. Biri yolda sans eseri bir sey bulur, ve ona sahip olur. Her ne kadar bu kalip Bill Hodges'un ortagi oldugu dedektiflik firmasinin adi olsa da, kitap tam bir "finders keepers" hikayesi. Ancak hikaye oldukca ilginc, cunku bulunan ve sahiplenilen sey, bir kitap serisinin hic yayinlanmamis devam kitaplari.
Edebiyatla dolu, ilginc, eglenceli bir polisiye kitap. Bas kotu karakter olarak Mr Mercedes yok bu sefer ama yine onun kadar bilgili ve takintili baska bir karakterimiz var.
Ilk kitabi sevdiyseniz, bunu da seveceginiz garanti!
Bu, Stephen King'in karakteri Bill Hodges'i içeren ikinci kitabı. Bill Hodges, "Bay Mercedes" adlı kitabında emekli bir polis memuru olarak tanıtıldı ve görevdeyken çözmeyi başaramadığı tek önemli vakayı hala merak etmektedir. Bir Mercedes araba, iş arayan bir kalabalığın içine dalmış ve olay ölümle sonuçlanmış, birkaç da yaralanma meydana gelmişti. Öfkeli eski dedektif Bill Hodges, güçlü ve zayıf yanlarıyla dikkat çekici bir karakterdi ve King, nadiren doğaüstü olmayan hikayesinde başarılı olmuştu - genellikle doğaüstü olaylarla uğraşmasına rağmen.
King, Bill Hodges'i bir tür "teğet" ve biraz da ilgisiz bir hikayeyle geri getiriyor. Peter Straub, babası Mercedes olayında ağır yaralanan iş arayanlardan biri olan bir genç çocuk. Aile çaresiz, tek gelir kaynağı annesinin düşük maaşlı işi ve Pete, çalılar arasında dikkatlice saklanmış birkaç zarfta para ve birkaç deri kaplı defter bulunca günü kurtarmış gibi hissediyor kendini. Para kesinlikle yardımcı oluyor ancak Pete, paranın ve defterlerin öldürülen yazar Rothstein'ın evinden çalındığını ve katilin ömür boyu hapse atıldığını bilmiyor. Katil şartlı tahliyeyle serbest kaldığında ve paranın, ama daha da önemlisi merhum yazarın keşfedilmemiş eserlerini içeren defterlerin çalındığını öğrendiğinde, bunu yapanı bulmak ve cezalandırmak için elinden geleni yapacaktır.
Hikayeyi serideki ilk kitaba göre daha az inandırıcı buldum, ancak yine de keyifli bir okuma sayılabilir.
Serinin "End of Watch" adlı üçüncü kitabının, King'in imzası haline gelen doğaüstü dokunuşu içereceği görünüyor, bu yüzden iki türün karışımının nasıl işleyeceğini göreceğiz.
Bay Mercedes üçlemesi Kim Bulduysa Onundur ile devam ediyorsa da ikinci kitap daha çok bir yan hikaye. Ama Stephen King okurken gerimin ve maceranın içine dalıyorsunuz, inanılmaz olay örgüsüyle sanki okumaktan çok izliyorsunuz. Yazara hayran olmamak elde değil dalında duayen olduğu her kitapta belli okuyor. Okurken aynı zamanda kitaptan uyarlanan dizisini izliyorum. Dizi ile ilgili fikrimi üçlemenin son kitabı olan Son Nöbet okuduktan sonra söyleyeceğim.
Kitapla kalın sağılıcakla kalın
Kitap, gerilim ve edebiyatın karanlık dünyasında dolaşan bir hikaye sunuyor. Bu roman, King’in yarattığı "Bay Mercedes" üçlemesinin ikinci kitabı olarak biliniyor.
Hikaye, genç bir çocuk olan Pete Saubers'ın, yıllar önce öldürülen ünlü yazar John Rothstein’e ait not defterlerini bulmasıyla başlıyor. Bu defterlerde yazarın hiç yayımlanmamış eserleri yer alıyor, ancak Pete’nin bu keşfi, onun için bir şans değil, büyük bir tehlikenin kapısını aralıyor. Çünkü, yıllar önce Rothstein’i öldüren ve defterleri çalan Morris Bellamy, hapisten çıkmak üzere ve tek bir amacı var: Ne pahasına olursa olsun defterleri geri almak!
Stephen King, bu kitapta edebiyatın ve yazmanın gücünü, aynı zamanda da takıntının karanlık yüzünü ustaca işlemiş diyebilirim.
Yoğun dönemde kitap okumak kadar okuduğum hakkında bir şeyler karalamak da zor. Daha önce de belirttiğim gibi; okuduğum kitabın hakkını verememekten korkuyorum. Fakat King hakkında düşüncelerim az çok belli olduğundan böyle bir durum olursa üstadı gücendirmem diye düşünüyorum.
Bay Mercedes, King için çizgiden çıktığı bir roman değildi. Polisiye olduğu için King tarzının dışına çıkmış şeklinde yapılan yorumlar tam anlamıyla anlatamıyor kitabı. Evet genel olarak kaleminden akan doğaüstü olayları görmeye alışkınız King'in, fakat daha önce de çeşitli konular üzerine romanlar kaleme aldı. Her zaman verdiğim iki örnek de Esaretin Bedeli ve Yeşil Yol'dur. King, aklına yanan ampulü nasıl fikirleştirip işleyeceğini çok iyi biliyor. Bu yüzden yaptığı işte bu kadar iyi. Herhangi bir konuyu gerçek hayatta gözlemlediği herhangi bir durum gibi rahat bir şekilde aktarabiliyor. Gündemi, yazılan yeni romanları ve eskileri de iyi bilmesi zamanının ötesinde bir yazar olacağını bildiriyor.
"Kim Bulduysa Onundur", Bay Mercedes'in devamı niteliğinde. Devamı niteliğinde denmesinin nedeni, aynı hikayenin belli bir zaman sonrasında geçmesi. Konu ve kovalamaca bambaşka yollara sapıyor burada. Fazlasıyla yaratıcı ve tüyler ürpertici karakterler yaratmayı bilen King yine fikir olarak oluşturduğu karakterini zamanın akışı ile harmanlayarak ortaya muazzam bir kötü karakter çıkarıyor. İlk kitapta da durum böyleydi hatırlarsanız.
Sürükleyicilik açısından söylenecek söz zaten olamaz. Asıl hikayeye giriş yapma sürecinin uzun olması romanın akıcılığını sekteye uğratacak bir durum değil benim gözümde, hiçbir zaman da olmamıştır. Aksine, eserin girişindeki o bölüm, ilerleyen sayfalardaki birçok olayın aydınlanmasında büyük rol üstleniyor.
Her eser detaylı planlamalar üzerine yazılır. Fakat King bu işi
King okuyunca kendime geliyorum desem ....Hayal gücünün ucu bucağı olmayan bu adamın her kitabını ayrı ayrı seviyorum....Korkuyu,gerilimi çok güzel işliyor....Zira korku unsurlarını en güvenilir yer olan ailede ve ilişkilerde kullanınca doz artıyor....Psikolojik gözlemleri ,karakter analizleri ,betimlemeleri ve tüm ayrıntıları tarif ediş şekli muazzam....Birebir yaşıyor ve hissediyorsunuz.... #baymercedes ile başlayan üçleme #kimbulduysaonundur (Bill Hodges)ile devam etmekte.....Bay Mercedes i 2014 de çıktığı gibi okumuştum....Devam kitapları bugüne kismetmis....Aslında bu kitap bay mercedesle alakalı değil bir geçiş kitabı niteliğinde.....Konuya girmicem sadece "Fanatik Hayran"lık ancak bu kadar güzel islenebilirdi diyor ve hemen üçlemenin sonu #sonnobet i okumaya başlıyorum.....Zevkle ,keyifle ,hayranlıkla okudum.....
.
Bu kitap gerçekten çok ilginç bir kurguya sahip. Genç bir çocuğun tamamen tesadüfi bir şekilde ünlü bir yazarın kitabının yayınlanmamış devamını bulmasıyla başlıyor her şey.
Etik yargılarınızı inceden sorgularken sizi acımasız bir kovalamaca hikayesine sürükleyebilir.
Stephen king benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Sorgulamadan alır okurum. Kim Bulduysa onundur ismiyle bile dikkat çeken bi kitap. Bay Mercedes kitabinin devami ama olaylar tamamen farkli. Bu kitabimiz da, üç kitaplık bir seri yazmış bir yazar ve o yazarın yarattığı karaktere saplantı derecesinde hayran olan bir okurumuz var. O kadar saplantili ki okudugu kahramanin sectigi yoldan rahatsiz olup yazarin evini basip onu öldürecek kadar da acimasız. Ayni zamanda jimmy gold üclemesinin devamini da merak ettigi icin yazarin yayinlanmamis notlarinin pesinde. Ama gel gelelim katilimiz Morris bu notlari okuyamadan baska bir nedenle hapsi boyluyor ve gömdügü defterler ve paralar 30küsür yil sonra petenin eline geciyor, hikayemiz burdan sonra tansiyonu biraz daha yükseltiyor.
Daha ilk sayfalardan kitabin icine dahil olup her sayfayi hizli kalp atislarim esliginde okudum. Dil gayet akiciydi yanliz ceviriden kaynakli bazi ufak tefek anlasmazliklar oldu benim açimdan. Severek ve heyecanla okuyacağiniza inandigim bi kitap. Ve hikayenin devam edecegine dair son bölümde sinyaller veriyor ama bu ilk kitapla daha bağlantili olacağina inaniyorum. Iyı okumalar.
Ağır işlemesine rağmen sonunda güzel biten uzun soluklu bir kitap. Kitapta bir okurun gözünde bir kitabın nasıl yazarından daha kıymetli olacağı olağanüstü ve birazda abartılı anlatılıyor. Sonraki adım tahmin edilmesi zor ve merak uyandırıcı. Her ne kadar ağır olsada güzel olsun yeter, diyorsanız bu kitap sizi şaşırtmaya hazır.
Serinin ikinci kitabı Kim Bulduysa Onundur. Mr. Mercedes kadar sürükleyici ve heyecan verici. Stephen King polisiye konusunda da oldukça iddialı olduğunu gözler önüne seriyor.
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır.
İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı.
İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King