(Yazım bir özet veya tavsiye değildir. Oyunu okuyanlar için daha uygundur ve kendi değerlendirmelerimdir. Spoiler içerir.)
Shakespeare’in yazdığı son oyun olan Fırtına, yazım şekli, kurgu biçimi, içinde bulundurduğu teknik ve hikaye içerisindeki özellikleri ile Shakespeare'in romantik türde bir oyun olarak nitelendirilebilir. Yıllar içerinde Shakespeare’in kullandığı tema ve tekniklerin değişimini özellikle Fırtına eserinde görürüz. Eser içerisinde kendisinin son eseri olduğunu denize gömülen kitaplardan anlayacağımız gibi ayrıca Shakespeare’in diğer oyunlarında olduğu gibi, o dönemin politik ilişkilerini içeren bir eserdir.
Oyun bir fırtına ile başlar ve karakterlerimiz kendilerini bir adada bulurlar. Adada yaşayan ve adayı kontrol etme gücü olan Prospero’nun intikamı için hazırlanmış bir plan olduğunu oyunun devamında anlarız. Fakat burada önemli olan bu intikamın aslında düşünülebilecek gibi şiddet ve kin dolu olmayışı hatta oyunun pozitif bir sonla bitmesidir. Oyunun bir trajedi türü tarzında olmaması ile birlikte romantik olması veya oyun içerisinde bolca doğaüstü element olmasıyla, aslında gerçeklikten uzak bir oyun olduğunu söylenebilir. Shakespeare'in daha erken dönem oyunları günümüzde hala mesajlar verebilirken, fırtına eserinde gerçeklik veya akılcılık daha geri plandadır. Öyle ki diyalogların çok bir önemi yoktur, daha ziyade oyunu okumaktan ziyade, oyun performansı için yazılmıştır denebilir. Hamlet’in olmak ya da olmamak gibi sorgulamaları veya Macbeth’in psikolojik sorgulamaları gibi güçlü nitelendirmeler yoktur. Karakter tavsifleri son dönem eserlerinde daha zayıf olmuştur. Bunun sebebi, Shakespeare’in teatral eserleri tercih etmesi olabilir. Ayrıca, karakterler arasında Miranda karakteri özellikle en zayıf karakterdir. Sahnede görünen tek kadın