Bir bilimkurgu romanı okuyabilir miyim diye çekinerek elime aldığım ve bırakmadan bir solukta okuyup bitmesin diye sonlara doğru usul usul okuduğum bir eser. Distopya romanların mesaj veren yanları da vardı GöçebeStephenie Meyer
kalınlığı göz korkutucu, yazılar minicik, ama hikaye soluklsuz okunuyor.
Bedenden bedene göç ederken, yıllar sonra kitabı tekrar okunacaklar listesine ekl0yiroum, çünkü bu defa farklı bir bakış açısıyla okuyacağım!!!
Kesinlikle okuyun!
Beni kitabını okuduktan sonra filmi pek sarmıyor yav tayfasına sokan kitap. Filminin de güzel olduğunu kabul edersek bu kitabın gayet sürükleyici ve heyecanlı olduğunu herkes anlamış olur zaten.
Kalın bir kitap, göz korkutucu.. Okuyalı uzun zaman oldu ama çok etkilendiğim kitapların basında gelir. Nasıl bitti o sayfalar bilemedim. Bu uygulamaya üye olduğumda eklemeyi düşündüğüm 2. kitap oldu. İlk 100 sayfa inanılmaz sıkıcıydı, çok zorladım ama sonrası... o yaşanan hayat ve hayallerimde kurguladığım yerler... Hikaye, yaşananlar... Tavsiye ederim bi okuyun mutlaka
Stephenie Meyer Alacakaranlık serisinden sonra okuduğum kitabı.. Bir ruh farklı gezegenler ve gezegenlerin farklı alanlarında yaşadıktan sonra şimdi de Dünyada ve bir insan bedeninde. Kitabı okurken bazen ' Ruh mu yoksa bedenin sahibi demişti ya bunu?' diyerek tekrar okuduğum bölümler oldu. Buna rağmen asla okumaktan sıkılmadım. Kurgunun heyecanı ve merak uyandırması sona ermiyor. Son sayfasına kadar "acaba"lar bizlere eşlik ediyor diye düşünmekteyim. Kitabını okuduktan sonra filmini izlemek istedim ama kitaptan sonra ciddi anlamda tat vermiyordu. Her daim kitabın öncülüğünden yana olmamın bir durumunu daha yaşattı bana filmi. Kitaba tekrar gelecek olursak, benim düşüncem alacakaranlık serisiyle yarışabileceği yönünde. İpuçları vermemek adına içeriğine çok girmek istemiyorum ama merak içinde okuyacağınıza eminim. Güzel okumlar...
Göçebe en etkilendiğim fantastik kitap diyebilirim. Açlık Oyunları'ndan bile daha iyi. Bir bendende iki farklı kişiliğin çatışmasını, biri birine aşık olurken diğerinin başkasından hoşlanmasını, toplumdan farklı olanın dışlanmasını çok güzel işlemişti. Tavsiye ederim.
İlk 100 sayfa biraz zor geçti çünkü şimdiye kadar okuduklarımdan tamamen farklı bir tarzdı bu kitap. Olayları yerine oturtmak gerektiği için böyle oldu fakat daha sonra su gibi aktı geçti. Çok beğendim..
Bazen insan kendi içinde çatışmalar yaşar; bu kitap bu duyguyu çok güzel yansıtmış. Herkese tavsiye ediyorum.
Çok keyifli bir kitaptı. Kitabı okuduktan sonra filminide izledim. Kesinlikle önce kitabını okumalısınız. Kurgusu harika. Sürüklenerek okuyacağınız bir kitap.
Dünyayı istila eden ruhlardan kaçan insanları ve Aynı bedende farklı iki varlığın getirmiş olduğu ikilemi anlatan Göçebe kitabı kurgusu ile büyülerken beni kurgunun içinde yaşattı.
Farklı Gezegenlerde gezen ruhlar barışı sağlamak için dünyaya geliyorlar.
Ne güzel olurdu değil mi?
Tam da böyle Ruhlara ihtiyaç duymuyor muyuz bu dünyada?
Bir dünya düşünün şiddetin, paranın olmadığı, herkesin eşit olduğu, Yalanın olmadığı, insanlığın insanın içinde kaybolmadığı, yargılardan uzak, varsayımlardan uzak bir dünya...
Stephenie MeyerGöçebe kitabında bizi kurgusu ile satırların arasında bedenin değil, ruhların sevilmesi gerektiğini, önyargılardan uzak sevginin önemli bir güç olduğu hatırlatan degerli mesajlar veriyor.
Göçebe bir gün karşınıza çıkarsa mutlaka okuyun. Kalınlığı sizi korkutmasın kurgusu ve verdiği mesajlar ile güçlü bir kitap.
Sevgiyle ve kitaplarla kalın
Keyifli okumalar dilerim.
Sene 2009, alacakaranlık serisinin bütün dünyayı etkisi altına aldığı, kitaplarının yok sattığı zamanlar. Henüz ortaokul çağında çocuğum, haliyle o yaştaki her kız çocuğu gibi alacakaranlığı izleyip kitaplarını okudum. Stephenie Meyer yeni kitap çıkarmış deyince de yemeyip içmeyip koştur koştur tüm harçlığımı yatırdım Göçebeye. Aradan yıllar geçti, evler hatta ülkeler değiştirdi, yaprakları sararmanın da ötesinde kahveye çaldı, yer yer parçalandı ama hala benimle. Ve hala en sevdiğim kitap.
Öncelikle pek çok insan, sırf yazarı yüzünden önyargıyla yaklaşsa da kitabın gerek konusu gerek işleyişi oldukça özgün. İnsanlığın, ruh adı verilen, sahip bir bedenin sinir sistemine yerleşip yaşam süren pazarit benzeri canlılar tarafından ele geçirildiği bir dünyayı konu alıyor. Bu canlılar evrende her geçen gün sayısı artan gezegenleri istila edip kendi kolonilerini kuruyorlar. Böyle anlatıldığında korkunç birer uzaylı gibi dursa da aslında asla yalan söylemeyen, olumsuz bütün duygulardan arınmış, şiddetin ve kötülüğün kendilerine inanılmaz yabancı olduğu salt iyilik timsali bir tür aynı zamanda ruhlar. Yani içine yerleştiği insanın belleğini silip onu bir nevi üst insan haline getiriyorlar. Göçebe de onlardan biri. Adından da anlaşılacağı üzere hayatı boyunca hiçbir gezegende bir hayattan uzun süre yaşamayıp göç etmiş ve sonunda kendini dünyada, Melanie isimli direnişçi bir insanın içinde buluyor. Göçebe’nin gelmesiyle kaybolması gereken Melanie, sevdiği insanları korumak için benliğinden asla vazgeçmiyor ve zamanla bir bedenin içinde iki kişi yaşamaya başlıyorlar. İlk başta birbirlerinden nefret etseler de birbirlerine duydukları empati sayesinde bu nefret yerini önce arkadaşlığa sonraysa kardeşliğe bırakıyor. Öyle ki ikisi de birbirinin hayatını kurtarabilmek için
Stephenie Meyer (d. 24 Aralık 1973) Alacakaranlık serisi ile tanınan ABD'li yazardır. Otuz yedi farklı dile çevrilen Alacakaranlık romanları dünya çapında yetmiş milyondan fazla kopya sattı. Alacakaranlık romanının aynı adlı film uyarlaması ise 21 Kasım 2008'de gösterime girdi ve yaklaşık 380 milyon dolar hasılat elde etti. Meyer'in ayrıca Göçebe (The Host) adlı bir bilim kurgu romanı da vardır. Meyer USA Today tarafından 2008'de "Yılın Yazarı" seçildi. Alacakaranlık'ın en çok satan kitap olduğu 2008'de Meyer'in kitapları toplamda 22 milyon satarken yazar da o senenin birincisi oldu.