Belgesel Kitaplar Serisi

Gölgedekiler

Can Dündar
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
Eylül 2015
İlk Yayın Tarihi:
Kasım 2007
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750726361
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 135. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2020 23:37
Kafamdaki soru işaretlerine cevap veren, şüphelerimi gideren, olabildiğince objektif, doyurucu, hayalci olmayan, gereksiz ve abartı kahramanlık hikayeleri yerine gerçek kahramanlık hikayeleri olan, güzel, akılda kalıcı, akıcı, sürükleyici bir solukta okunabilecek değerli bir kitap. Atatürk ve milli mücadeleyi, öğrenme, bilme açısından okunmalı, Tavsiye ediyorum
Edebiyat
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2018 23. kitabı
Kitapda beni en etkileyen bolum canakkale zaferinin ayrintilariydi, askerlerin konusmalari yapilan mucadele, akan onca kan beni derinden etkiledi, Allah hepsinden razi olsun
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2016 95. kitabı
Gölgedekiler, Atatürk’ün yanında, gölgesinde kalmış insanlar hakkında anekdotlar içeren bir kitap. Kitapta tanıdığımız, bildiğimiz isimler de var belki ilk kez duyacağınız isimler de. Kurtuluş Savaşı dönemine ilgi duyan kişilerin severek okuyacağı bir kitap.
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 11:38
Bu kitap Cumhuriyetimizin kurucusu olan Mustafa Kemal ve yakınında bulunan kişilerin başından geçen bazı önemli olayları anlatmaktadır. Kitap bazı bildiğimiz olayları anlatıyor gibi gözükse de aslında okuduktan sonra bazı detayları bilmediğimi farkettim. Latife Hanım, Fikriye Hanım, Fethi Bey, İsmet Paşa gibi isimleri hem anlatılmakta hemde onların olaylar karşısındaki fikirlerini öğrenmekteyiz. Can Dündar'ın diğer belgesel kitapları gibi buda bilgi dolu ve akıcı bir kitaptı tavsiye ederim. Gölgedekiler Can Dündar
1000Kitap
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2016 38. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2016 15:48
Can Dündar bu belgesel tarzı kitabında Kurtuluş Mücadelemizde adını hiç duymadığınız ya da nadiren duyduğunuz isimlerin ağzından savaşın yıkımını,vahşeti,askerlerin savaş alanında hissettiklerini,vatan için gözlerini kırpmadan canlarını veren isimsiz kahramanlarımızı sade ve akıcı bir dille anlatmış. Ayrıca kitabın ilk bölümlerinde geçen Fikriye Hanım'ın Atatürk'e olan platonik aşkı oldukça hüzünlü , iç yakıcı ve umutsuz bir hikayeydi. Tarih seven arkadaşlar sıkılmadan okuyabileceğiniz aynı zamanda bilgi sahibi olacağınız güzel bir kitap,tavsiye ederim.
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
Gölgedekiler
7/10
·208 syf.··
2024 13. kitabı
Can Dündar Can Dündar Gazi Mareşâl Atatürk'ü tek adam-diktatör olarak göstermeye çalışan yanlı bur kitap olsa da geçmişe anılarla ışık tutmaya çalışan subjektif bir belgesel denebilir. Atatürk gibi bir kahramanın o günlerde fedakârca yaptıkları az bile kaldı, bugün bedelini cehâletle ödüyoruz...
Tarih
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
8/10
·208 syf.··
2020 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 09:57
Ne zorluklar ne kanlar döküldü vatan uğruna tam bitti derken küllerinden yine yeniden doğan Türk Milleti Dile kolay ama yaşaması ne kadar da zor atalarımızın vatan uğruna verdikleri savaş Çanakkale Zaferi öncesi cepheye giden atalarımız için (Dönmeyi asla düşünmediler) cümlesi... Ve yine Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve zekası böylesine akıllı böylesine fedakar bir lidere sahıp oldugumuz için bir kez daha gurur duydum bir kez daha şükrettim bize ragmen bizleri kurtarmış tek amacı vatanını ve biz gelecek nesilleri insan gibi yaşatmak olan güzel insan nezdinde tüm silah arkadaşlarını bir kez daha ve her zaman saygıyla anıyorum "bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı düşün altında binlerce kefensiz yatanı"
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2018 227. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2018 13:48
Dikkat spoiler içerir. Özellikle Osmanlı devletinin yıkılışı ve Kurtuluş Savaşı sürecinin görünen kahramanları dışında yer alan diğer isimlerinin anlatıldığı oldukça güzel bir araştırma eseri. Atatürk'e aşık olan Fikriye, yakın arkadaşı Fethi Okyar Paşanın kurduğu Serbest Fırka ve Menemen olayı, önce muhalefet olması için desteklenirken sonradan cayılması gibi konular anlatılıyor. Bolşevik ihtilalinden sonra Sovyetlerden yardım alabilmek için kurulan Türkiye Komünist Partisi, Çanakkale savaşına katılan iki taraftan er ve komutanların günlüklerine yazdıkları da anlatılıyor. Sonrasında Çanakkale Zaferi sonrasında Atatürk'e istediği komutanlık ve mevkilerin verilmemesi Vahdettin ile çıktığı seyahat ve edindiği intiba da anlatılıyor. Ayrıca Büyük Millet Meclisinin kurulması ve kurtuluş savaşı sırasında ortaya çıkan muhalefet, bu ikinci grubun Atatürk'ün yetkilerini kısıtlamaya çalışması gibi konular da detaylıca anlatılıyor. O dönemi merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
5/10
·208 syf.··
2007 8. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2007 00:00
Kitap içerik olarak kendini okutan bir kitap. Aklımızda kalan fakat cevaplarını bilmediğimiz soruların yanıtları mevcut hemde bu cevaplar Can Dündar gibi bir araştırmacının elinden çıkmış. Bunun yanı sıra kaynaklar oldukça güvenilir. Bu kadar iyi özelliğe rağmen bence bu kitap semiobjektiv yani tam tarafsız kalınmamış. Nitekim Can Dündar kendi dünya görüşü göre kaynakları seçiyor. Yanı aynı konu ile ilgili bir çok anlatım varsa en uygun olanını seçerek okuyucunun kendi gibi düşünmesini sağlıyor.
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma
8/10
·208 syf.··
2021 53. kitabı
Can Dündar’ın bu tarz belgesel metinleri çok iyi kaleme aldığını düşünüyorum. Gölgedekiler de bu tarzın başarılı bir örneği olmuş. Fikriye Hanımla ve TKP ile ilgili kısımları oldukça beğendim. Aslında bu kitabı sonradan çok tartışılan Mustafa belgeseliyle birlikte düşünebiliriz. Bu eserlerde Can Dündar’ın bir Mustafa Kemal eleştirisinden çok resmi tarihin yazımıyla, yeni bir devlet kurulurken izlenen sert ve eleştiriye izin vermez tutumla, muhalefet ile düzene ihanet kavramları arasındaki çizginin bu kadar belirsiz oluşuyla derdi olduğunu değerlendirebiliriz bence. Başarılı bir eser.
GölgedekilerCan Dündar · Can Yayınları · 2015392 okunma

Yazar Hakkında

Can DündarYazar · 48 kitap
Can Dündar (d. 16 Haziran 1961, Ankara), Türk araştırmacı, gazeteci, televizyoncu ve belgesel yapımcısı. Türkiye'nin yakın tarihi, politikası ve popüler kültür konularında hazırladığı belgeselleri ile tanınmış bir belgesel yapımcısıdır. Özellikle Sarı Zeybek (1993) belgeseli ilgi görmüştür. Şubat 2015'te Cumhuriyet Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni olan Dündar'ın, bu gazetede 29 Mayıs 2015 tarihinde kendi imzasıyla yayınlanan MİT TIRlarındaki silah haberi büyük yankı uyandırmış ve gazeteci bu haber nedeniyle tutuklanıp yargılanmıştır. Yargılama sonucunda casusluk ve hükûmeti ortadan kaldırma suçlamalarından beraat eden Dündar, devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan ceza aldı. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden gazeteci, can güvenliği endişesiyle Almanya'ya gitti. Dündar, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 31 Ekim 2016 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü tarafından açıklanan 2017 Nobel Barış Ödülü adayları arasında üçüncü sırada yer aldı. Ali Rıza ve Öznur Dündar çiftinin tek çocuğu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1982'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Üniversite yıllarında gazeteciliğe başladı. 1979'dan itibaren sırasıyla Yankı, Hürriyet, Nokta, Haftaya Bakış, Söz ve Tempo’da çalıştı. 1986'da Birleşik Krallık'ta London School of Journalism'i bitirdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde siyaset bilimi dalında yüksek lisansını aynı senede tamamladı. “Media and democracy, a comparative case study on the press portrayal of the Belgrane and Kocatepe affairs” (Medya ve Demokrasi, Belgrano ve Kocatepe Olayları’nın medya tasviri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme) başlıklı yüksek lisans tezinde iki ülkede birer savaş gemisinin yanlışlıkla batırılıp devlet sırrı olarak saklanması konusunu inceledi. Televizyona 1988'de TRT'de Seynan Levent ile başladı. 1989-1995 arasında 32. Gün program ekibinde çalıştı. 1993-1994 yıllarında Show TV'de Mehmet Ali Birand’la birlikte 'Çapraz Ateş’i hazırladı. Özellikle 1993’te Sivas Valisi Ahmet Karabilgin, Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu ve yazar Aziz Nesin’in konuk olduğu bölüm gündem yarattı ve üzerinden tartışmalara sebep oldu. Gazetecilik ve belgeselciliğe ağırlık verdiği dönemden sonra 2006'da televizyonculuğa yönelen Dündar, 19 Eylül 2006'da başladığı "Neden?" isimli tartışma programını 9 Haziran 2009 tarihine kadar hazırlayıp sundu. 2009-2010’da NTV kanalında yayımlanan Canlı Gaste’yi hazırlayıp sundu ve aynı kanalda 2010-2011’de canlı ana haber bültenini sundu. Mehmet Ali Birand ve Bülent Çaplı ile birlikte ‘Demirkırat’ (1991) ve ‘12 Mart’ (1994) adlı belgesel dizilerini hazırladı. Ayrıca Türkiye’nin güzellik kraliçelerini anlatan ‘Cumhuriyet’in Kraliçeleri’ belgesel dizisini ve Atatürk’ün son 300 günün anlatan Sarı Zeybek belgesellerini hazırladı. 1994-1995 yıllarında Türkiye tarihinin gölgede kalmış kahramanlarının öykülerini anlatan ‘Gölgedekiler’ adlı belgesel serisini hazırladı. Köşe yazarlığı 1994'te Aktüel’de başladı; aynı yıl Yeni Yüzyıl gazetesinde günlük köşe yazıları yazmaya başladı ve bu gazetede beş yıl çalıştı. Köşe yazarlığı ve belgesel yapımcılığı sürerken ODTÜ’de doktora çalışmalarına da devam eden Dündar, 1996'da “Terör ve medya: Liberal Teori ışığında, terör olaylarının televizyonda işlenişine eleştirel bir yaklaşım” başlıklı tezi ile doktorasını tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ ve ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü Kültürlerarası Çalışmalar programında yüksek lisans dersi verdi. 1996 ve 1997 yılında Show Tv için hazırladığı 10 bölümlük ‘Aynalar’ belgesel ile politik ve tarihî konuların dışına çıktı; popüler kültür alanında çalışmalara yöneldi. 1996-1998 yıllarında 40 Dakika isimli belgesel-haber programını hazırlayıp sundu. Özellikle 7 Ocak 1997’de yayınlanan programda Susurluk Kazası’ndan yola çıkarak yapılan araştırmalarla ilgili iddialar uzun süre gündemde kaldı. Atatürk'ün öğrencilik hayatındaki ülke durumunu ve Atatürk'ün beraberliğinde gerçekleşen değişimleri anlatan Yükselen Bir Deniz belgeseli ile 1998'de belgeselciliğe döndü. Türkiye siyasi tarihi ve popüler kültüründeki önemli kişiler ve Köy Enstitüleri, Devlet Tiyatroları, İş Bankası, Mülkiye gibi kurumlara ilişkin çok sayıda belgesel yaptı. 1999 Ocak'ından 2001 Ocak sonuna kadar Sabah gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 2001 Ocak ayından itibaren Milliyet gazetesinde, Ada başlıklı köşe yazısı yazdı. 2003-2004 yıllarında Milliyet gazetesi için ‘Popüler Kültür’ ekini çıkardı. Milliyet gazetesiyle yolları 1 Ağustos 2013 tarihinden itibaren ayrılmıştır. Milliyet'ten ayrıldıktan sonra BirGün'de Doğan Tılıç'ın köşesinde bir ay boyunca haftada üç gün yazdı. Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını anlatan Mustafa adlı filmi yazıp yönetti. 2008 yılında vizyona giren film, Atatürk’ü yargıladığı ya da kötülediği yönünde eleştirilere maruz kaldı. 25 Ekim 2013 tarihinden beri Cumhuriyet gazetesinde yazan Dündar, 8 Şubat 2015'te gazetenin genel yayın yönetmenliği görevine getirildi. 2014 yılında Gezi Parkı protestoları ile ilgili ‘Gözdağı’ adlı belgeseli hazırladı. MİT TIR'ları davası Tutuklanması Suriye'ye gönderilen MİT TIR'ları ile ilgili haberin 29 Mayıs 2015 tarihinde Cumhuriyet'te,‘İşte Erdoğan'ın yok dediği silahlar’ başlığıyla ve Can Dündar imzasıyla duyurulmasının ardından bu haberlere yayın yasağı getirildi. Aynı gün Can Dündar'a ‘devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, siyasî ve askerî casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, terör örgütünün propagandasını yapma’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu haberi yapan kişi, bunun bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu.” demiştir. Erdoğan'ın savcılığa yaptığı bireysel başvuru ile Can Dündar'a ‘gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu’ öne sürerek iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 42 yıl hapis cezası talep edildi. Bu davada 26 Kasım 2015 tarihinde gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül ile birlikte tutuklanmıştır.[19] Erdoğan, 24 Kasım'da ise “O TIR'lar Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Şimdi diyecekler ki ‘Başbakan TIR'ların içinde silah yoktu’ diyordu... Varsa ne olacak, yoksa ne olacak.” demiştir. ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme’, ‘devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama’, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs etmek’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme’ suçlamalarını içeren iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 26 Kasım 2015'te tutuklu yargılanmak üzere cezaevine götürüldü. Tahliyesi Dündar ve Gül, 6 Aralık 2015'te AYM'ye bireysel başvuruda bulunarak tutuklu yargılanırken haklarının ihlâl edildiğini söylediler. Bu başvurunun ardından 25 Şubat 2016'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin “Siyasî casusluk yaptıklarına ilişkin somut bilgi yoktur” şeklindeki gerekçeli karar ile tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiler. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, kararı sevinçle karşıladıklarını ancak mahkeme kararları üzerinden AK Partinin itham edilmesini doğru bulmadığını söyledi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, bu kararı alan Anayasa Mahkemesi üyelerini kutladığını söyledi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve Pervin Buldan kararı sevinçle karşıladıklarını ifade etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve AGİT, kararı memnuniyetle karşıladıklarını ve basın özgürlüğü açısından önemli bulduklarını ifade ettiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat günü Can Dündar için Anayasa Mahkemesi'nin verdiği tahliye kararını “Mahkeme bu şekilde bir karar vermiş olabilir. Ben Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım o kadar. Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...) Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...) Aslında onlarla ilgili kararı veren mahkeme kararında direnebilirdi. Eğer kararında direnmiş olsaydı, bu bireysel başvuru veyahut da AYM'nin vermiş olduğu karar boşa çıkacaktı.” şeklinde yorumladı. Erdoğan 4 Mart'ta ise "Evet ortada bir Anayasa ihlali vardır. Ama Anayasa’yı ihlal eden değilim. Bu Anayasa Mahkemesi’nin karar merciinde olanlardır. Birinci mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin kararına uydu. Ama bu işin bittiği anlamına gelmez. Savcı karara itiraz edebilir. İtiraz durumunda, bir üst mahkeme yeni bir süreci başlatabilir." dedi. Yargılanması 6 Mayıs 2016'da gerçekleşen dördüncü duruşma sonucunda Dündar ve Gül, hükûmeti ortadan kaldırma suçlamasından beraat etti. İkili hakkındaki casusluk suçlaması da düştü. Devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan yedi yıl hapis cezası alan Dündar'ın cezası beş yıl 10 aya indirildi. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden Dündar, can güvenliği endişe ile Almanya’ya gitti. Dündar, Ağustos 2016’da Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 24 Ocak 2017'den beri Almanya merkezli Özgürüz adlı haber portalının genel yönetmenliğini sürdürmektedir.