Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·495 syf.··
2020 36. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 19:43
Gora adlı eser Hindistan'ın tarihi ve onun etrafında şekillenen din, toplum ve sosyal dokuyu ele almaktadır. Tagore'nin babası tarafından 19.yy ortalarında kurulan Brahmo Samaj dini, Hindistan tarihinde modern bir çağın başlangıcı olmuştur. Eski âdetlere takılmadan, Tanrı anlayışını yepyeni bir boyutla gözden geçirmiştir. 1913 yılında Nobel ödülü alan bu eser, birkaç gencin birbirleriyle olan muhabbetin yanısıra, toplum adı verilen korkunç bir zihniyeti de bütün hatlarıyla ele almaktadır. Gora, nasıl ki güçlü bir hitapla etrafına insanları topluyorsa, Binoy da sevecenliği ve ağır tutumuyla herkesin gönlünü kazanıyor. Lolita, tıpkı ismi gibi yerinde duramaz, boyun eğmez bir tavırla her kesimi irdelerken, ablası Suşarita da Hindistan'ın aşılmaz engellerine gözünü dikmiştir. Genel olarak Brahmo Samaj ve koyu Hindu ailelerin tutumlarını ele alan eser, bütün dinleri de sorgulamaktan geri kalmıyor. Müslümanlık, Hristiyanlık gibi önde gelen dinlerin olumlu- olumsuz yönlerini Hindistan'ın eski dinleriyle karşılaştırıyor. Gençlerin karar verirken yaşadığı sıkıntılar, gelenek ve toplumun getirdiği bir takım buyruklardan kaynaklanmaktadır. İşte, Lolita'nın babası Pareş Babu gibi insanlar ılımlı bir tavırla yaklaşırken, Gora da içindeki şimşek gibi çakan düşünceleriyle konuya atılmaktadır. Evlilik ve yeme-içme durumlarında bile, mezheplerinin getirdiği salt engeller bir İngiliz boyunduruğu altına girmenin kapılarını mı açmıştır acaba, bilinmez? Bilinen bir şey var ki, körü körüne toplumun getirdiği simgesel tapınmalar aklen ve ruhen düşünmemizi engellemektedir. Buna en güzel örnek, bir İngiliz modelidir. İngilizler Hindistan'ı sömürmek planlarına başladıklarında, Hindulara derlermiş ki '' Size ne oluyor ki tapındığınız inekleri Müslümanlar boğazlıyor ve sizler durup
GoraRabindranath Tagore · Engin Yayıncılık · 0854 okunma
RABİNDRANATH TAGORE – GORA
7/10
·496 syf.··
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2022 13:14
Gora ve Binoy iki yakın arkadaşlar ve bu iki karakteri merkeze alarak dönemin Hindistan'ı anlatan bir kitap .Gora ;inandığı her şeyi savunan güçlü bir şekilde savunan ,tüm inandığı konuları idealleştiren tutkulu bir hatip .Binoy ise bazı şeyleri Gora ’ya olan sevgisinden inansa da karakter olarak daha sempatik bir kişilik ve tesadüfen bir aile ile tanışıyor .Binoy bu aile ile ilişkileri güçlendirirken şimdiye kadar inandığı fikirleri ve günlük alışkanlıklarının farkına varmaya başlar. Kitapta geleneksel Hindistan aile ve dünya yapısı ile modern dünya yapısının çatışmasını yer yer sempatik bir şekilde anlatılıyor bazen de tutkulu bir şekilde savunuluyor. Kitapta özellikle insanın bir karakter olarak var olması mı yoksa toplumsal bir gruba mı ait olması gerekliliği çatışması anlatılmış ,kitle psikolojisinin en üst katmanı olan din , tarikat ya da bu tarz sosyal grupların aidiyet duygusu ve bu grupların kişiler üzerindeki olan baskıları naif bir şekilde anlatılmaya çalışılmış .Kitabın anlatıldığı dönemde aslında bu kesimlerin hiçbirinde olmayan kadın faktörü . Kitap ,100 temel eser arasında kabul ediliyor .Özellikle Hindistan tarihine ilgi duyanlar için okunması keyifli bir kitap. Kitapta hoşuma giden bir diğer konu da; kadın karakterleri anlatması ,kadın karakterleri kendi iç çatışmalarını kadın diliyle güzel tanımlayabilmesi oldu ; çünkü çoğu yazar bunu başaramıyor , kadınları anlattıklarını sanıyorlar ama erkek bakış açısıyla anlatırken kadınları yargılayan bir dil var ortada ; bu yüzden buradaki kadın karakterlerin de iç çatışmalarının anlatılmasını oldukça başarılı buldum ki dönem neredeyse 1913 yılları ; yazar 1913 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır. Genel olarak kitabı beğendim , dünya ,insanlık ve Hindistan tarihini anlatan kitabı herkese tavsiye
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · Engin Yayıncılık · 0854 okunma
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2020 82. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2020 15:37
-Bölüm 79. Ve Son- İnsan düşüncesiyle, yaratılışıyla, görüşüyle, duygu ve hisleriyle, sevgi, nefret, kin, AŞK vb. haliyle binlerce yıl nasılsa dün bugün ve yarın içinde aynıdır. Toplumumuzdaki bazı cahiller tarafından yaratılan kuşak çatışmaları; din, dil, ırk, ten, aşırı kin ve kendi dininden olmayanlara karşı duyulan saygısızlıklar adına... Şunu gösteriyor ki dünyanın neresine giderseniz ırkçılık ve kuşak çatışmalarını yazarın kitabında ülkesi için anlattığı biçimle göreceksiniz. Kitap hindistanın ekonomik ve toplumsal açıdan ingilterenin himayesinde kurtuluşunu anlatır. Bununla birlikte kuşaklar arasındaki çatışmalar, kast sisteminin ortaya çıkarttığı zorluklar ve bu zorluklar adasında insan ilişkilerini, kitap kahramanlarının aşk'larını en iyi şekilde anlatmaktadır.
1000Kitap
GoraRabindranath Tagore · Engin Yayıncılık · 0854 okunma
8/10
·512 syf.··
2023 39. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2023 21:25
Kitapta vurgu, Hindistan'ın yönetim, din, fikir yapısına eleştiri olarak yapılsa da bana göre tüm ülkelerin kendini eleştirebileceği genel görüşleri mevcut, ayrıca aşk var ve duygular işin içine girince nelerin değiştiğini, nelerin kabul görebildiğini gördüğümüz bir eser, bunların yanı sıra düşüncelerde arayışların, karşıtlıkların, ön yargıların hikâyesi olarak karşımıza çıkan bu kitapta, eleştirebileceğim nokta; kitap fazla gereksiz ayrıntılar içeriyor bu da insanı bazen boğuyor, ancak felsefik cümleleriyle ve genel hatlarıyla düşünülmesi gereken görüşler barındırdığını düşünüyorum.
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitap · 2007854 okunma
8/10
·520 syf.··
2023 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 22:14
Merhaba arkadaşlar Bu aralar Rabindranath TagoreRabindranath Tagore ile beraber Hindistan'da, "Aynı derede iki defa yıkanılmaz" diyen HerakleitosHerakleitos 'a inat kutsal nehirfe (Ganj'da) 50 defa günahlarımdan arındım, sonra Yamuna nehrine çiçekler attım. Derede arınmak, yüzmek ve yıkanmak güzeldir, HerakleitosHerakleitos ne karışır yahu, aristokrat fiozoflar konuşacağına küveti keşfetselermiş:) Rabindranath TagoreRabindranath Tagore 'nin1913 Nobel edebiyat ödüllü bu kitabı, ülkemiz milli eğitim bakanlığı tarafından 100 temel eser listesinde kendine yer bulmuştur. Ama 1000Kitap1000Kitap 'da bu yazarın pek okunmadığını görmek beni çok üzdü. Avare KuşlarAvare Kuşlar kitabıyla tanıdığım yazara hayran kaldım desem yeridir. Hindistan edebiyatına bakışımı tamamiyle değiştiren yazar hakkında (onu biraz tanımak maksadıyla) küçük bir parantez açmak isterim. Mahatma GandhiMahatma Gandhi 'nin çok yakın dostu olan Rabindranath TagoreRabindranath Tagore 13 kardeşin en küçüğü olarak Kalküta'da (1861) dünyaya geldi. Babası varlıklı bir din adamı olması hasebiyle Hindistan'da özel öğretmenlerce eğitim almasının yanı sıra 17 yaşında Londra'da hukuk eğitimi de almıştır. Nerdeyse uğraşmadığı sanat dalı yok. Müzisyen, ressam, tiyatrocu, şair, yazar, aktör, çevirmen... (vs.) Gora kitabıyla Nobel edebiyat ödülü almasından sonra 1915 yılında İngiltere tarafından kendisine "sir " (Şövalye) ünvanı verilmiş ancak yüce gönüllü yazarımız bu ünvanı kabul etmemiş. Hayatı boyunca kast sistemi ve bağnazlıkla mücadele etmiş olan yazar, panteist bir tutumla Hinduizm, Müslümanlık ve Hristiyanlıkla harmanlanmış yeni bir din akımı olan Brohmoizim'in temellerini atmıştır. Bu yeni dinin amacı Hindistan'da etrafa saçılmış tüm dinleri bir çatı altında toplayıp hepsine hitap etme yetisini oluşturmak ve bu sayede sosyolojik çatışmaların önüne geçmektir. Bu minvalde Tanrı'yı kısaca "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer..." Şeklinde
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
7/10
·512 syf.·
2025 22. kitabı
Yıllar önce sahafdan almış olduğum nobel ödüllü yazar Rabindranath TagoreRabindranath Tagore nin GoraGora kitabı, uzun zamandır kitaplık rafımda okunmayı bekliyordu.Hem MEB'İn orta öğretim 100 temel eserleri arasında olması hem de tesadüfen öğrendiğim rahmetli Bülent EcevitBülent Ecevit in daha 16 yaşında keşfettiği ve yazarını çok beğenip bir çok kitabının türkçeye çevrilmesinde rol aldığı, aynı zamanda yazarının yerel konuşma dilini öğrenip fahri vatandaşlık aldığını öğrendiğim zaman da okumaya başlamak konusunda aceleci davrandım. Rabindranath TagoreRabindranath Tagore hindistanlı 14 kardeşi olan,dinci,zengin bir aileden gelme ve eğitimini ingiltere de tamamlamış, ülkesinde de çok sevilen,sanatın hemen hemen her dalıyla ilgisi,bilgisi ve yeteneği bulunan entellektüel kişilikte,bir yazar. Bu kitabında olduğu gibi diğer kitaplarında da kendi hayat öyküsünden parçacıklar barındırarak, kendi tabiriyle 6 mevsimin yaşandığı Hindistan'ı ,yer yer eleştiren ama ülke sevgisinin de ağır bastığı milliyetçilik söylemleriyle, kast sisteminin ve onlara dayattığı çok uluslu din kavramının ülkesine verdiği maddi manevi zararlarına dokunarak bize Hindistan'ın kültürü hakkında da (meraklıları varsa) fazlasıyla bilgiler vermektedir. Kitabın özeti niteliğinde bir inceleme yapmayı çok uygun görmeyip,herzaman ki gibi sadece bana yansıttığı duyguyu, açıklamam gerekirse ; farklı dinlere sahip ,Kalküta da yaşanan, kastların ve dinlerini engel olduğu, yasak,hatta en büyük günahlardan sayılan aşk ve dinler arası mezhep farklılıklarının,aforozlandığı,toplumun onlara bakışı, basit ve kolay bi anlatımla 512 sayfa da bize sunulmuş. Sadece aşk diyerek kitaba da haksızlık yapmak istemem ama yazıldığı yıllarda isyankar ve sorgulamacı anlatımıyla dönemim devrim niteliğinde ki kitapları arasında olması da kitaba ayrı bir mana yüklüyor. GoraGora kitabın isminı
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitapları · 2012854 okunma
GORA Rabindranath Tagore
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 268. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2022 19:20
Kitabın Adı : #GoraGora Kitabın Yazarı: Rabindranath TagoreRabindranath Tagore Tür : Roman Sayfa Sayısı : 520 Yayınevi : kapı yayınları Gora, Hint edebiyatının büyük yazarı Rabindranath Tagore'un en önemli ve en büyük eseridir. Yazar bu romanı ile 1913 NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ'nü kazanmıştır. Gora, yazarın hayat felsefesini, fikir ve inançlarını yansıtması bakımından da çok büyük önem taşır. Gora kitabında, insanın kendisini arayışı, zengin felsefi içerikle, bütün yalınlığı ve güzelliğiyle üstün lirizm içinde, mistik duyuşları özgün ve yeni bir teknikle Hint gerçeğini akıcı bir dille anlatılmıştır Gora, Milli Eğitim Bakanlığı100 Temel Eser arasında kabul edilmiştir. Konusu: Geleneksel Hindular ile liberal düşünceye sahip Brahmanlar olarak ayrılmış Bengal topluluğunun yaşadığı KALKÜTA’da geçer. Gora, Tagor’un Hindistan’ın kurtuluşu ve bağımsızlık ideali hakkındaki fikir ve inançlarını anlatmaktadır. Hindu dininde yapılacak yenilikleri bir araya toplayan Brahmo Samaş mezhebi romanda önemli bir yere sahiptir. Gora, iki sevgili çiftinin iki paralel aşk hikayesinden oluşuyor: Gora ve Sucharita ile Binoy ve Lolita arasında geçmektedir. ROMAN KARAKTERLERİ GORA: Romanın başkahramanıdır. Huzurlu bir Hindistan istemekte ve bunun için Hinduizmde birleşmeyi savunmaktadır. SUŞARİTA: Eğitimli bir kadındır. Gora’nın sevdiği kızdır. BİNOY: Gora’nın en iyi arkadaşı. Brahmolar’a katılır. LOLİTA: Binoy’un sevdiği kızdır. Geleceği görebilen bir karakterdir. Krişnadayal: Gora’nın babasıdır. Anadamoyi: Gora’nın annesidir.
1000Kitap
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
İnsana karşı duyulan ölümsüz sevgi, bir derinlik ve inanç romanı
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2020 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 23:59
Hindistandaki kast sisteminin getirdiği adaletsizliği ve toplum kutuplaşmasını, kadın-erkek eşitsizliğini bilge bir şekilde eleştirirken, mistik ve şiirsel dil kullanması beni farklı dünyalara götürdü. Sevgiyi felsefik ve lirik anlatımı bana kendimi incelik yüklü bir bulutun üzerindeymiş gibi hissettirdi. Kitaptaki karakterlerden en az birinde mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız.
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitapları · 2012854 okunma
Binoy ile Satiş canlarım
9/10
·520 syf.··
2019 56. kitabı
Kitap baştan sona çatışma ile dolu. Kadınların toplumdaki yeri ve din üzerine çatışmalar daha çok. P.K filmini yakın zamanda izlemiş olmanın da etkisiyle aşırı derecede beğendim. Akışı, dili, üslubu sade. Ufak tefek, şimdi bunun anlamı ne, dediğim oldu ama o da ilk defa Hint bir yazarın kitabını okumuş olmanın gereği olan bir sonuç. Yobazca inanış hunharca eleştirilmiş. İnsanı düşünmeye sevkediyor. Dinin insanları ayıran bir etken olarak kullanılması derinlemesine işlenmiş. Kardeşin kardeşe, annenin çocuğa, arkadaşın arkadaşa olan bağlarını nasıl zedelediği konusundan yakınılmış. Zamanının Hindistan'ında kendi kültürüne düşman vatandaşları ve vatanına bağlı vatandaşların arasındaki çatışma da söz konusu. Bu kitap nasıl bir etki yarattı kendi ülkesinde bilemiyorum. Şu an nasıl bakılıyor onu da bilmiyorum, ama evrensel bir haksızlığa başkaldırı kitabı. Dünya insanının ortak dertleri. Nobel Ödülü almış 1913'te. İyi ettim de okudum. Birkaç gündür ayrı bir dünyada yaşıyor gibiydim. Hep bir kalıba sıkışıp kalmanın anlamı yok, değil mi? 100 Temel Eserdeymiş hem. Bence herkes okumalı.
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
10/10
·520 syf.·
2021 2. kitabı
Herkese iyi geceler dilerim sevgili dostlar. Böyle değerli altın değerinde bir eserin incelemesini size yazarken çok heyecanlıyım. Çünkü dostlar cidden kıymete değer muazzam bir eser. Eseri anlatmadan bunu başta demem saçma gelebilir size ama inanın okuduğunuzda mübalağa yapmaya ihtiyaç duyuyorsunuz. İhiim neyse sözü uzatmadan konuya giriyorum. Şimdi kitabın adına ilk bakınca Sevgili Tagore bize ütopikk bir dünyadan bahsedecek sandım. Ama alakası yok. Cem Yılmaz'ın filmiyle karıştırdım sanırım biraz bu yüzden öyle algıladım. Ama kitabın içine girince kendinizi Hindistan'da acayip bir dünyanın , tuhaf bir kültürün içinde buluyorsunuz. Mistisizmi , felsefesini dibine kadar size hissettiren bu eserde baş karakter Gora gibi görünse de daha çok Binoy ile karşılaşıyorsunuz. Hatta bir yerden sonra Yazarın neden böyle kaba saba bir adama kitap ismi verdiğini düşünüyorsunuz ama kitabın sonunda bunu anlıyorsunuz. Şimdi spoiler vermeyeyim. İngiliz baskısı altında olan Hindistan'da adaletin, gelenek göreneklerin aşk ile çatıştığını ve aşk ile yola girdiğini bazen yoldan çıktığını görüyoruz. Bazı durumlar istediğimiz gibi girmiyor hatta. Yazar neden böyle yaptı, neden o değil de buna böyle kader biçti diye kızıyorsunuz ama sonra roman ilerledikçe Yazarin kuvvetli bir kurgu ve kuvvetli bir yakıştırma yaptığını anlıyorsunuz. Kitabın olumsuz yanı bazen aşırı derecede felsefik konuşmalar içeriyor hatta bazen o konuşmaların içinde bambaşka şeyler düşünüyorsunuz kendinizle alakalı sonra o düşünceden çıktığınizda "ulan adam ne demişti dur yeniden okuyayım" diyorsunuz. Tagor'un romancı yanı çok güçlü cidden; dilini çok etkileyici kullanmış ama keşke o kadar çok felsefik söylemler olmasa diyorum yine yeniden. Çünkü bu konuşmalar bazen şunu söyletiyor size "yahu adeta bir felsefe kitabı bu
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma

Yazar Hakkında

Rabindranath TagoreYazar · 32 kitap
Hayatta kalan 13 çocuğun en küçüğü olan Tagore ("Rabi" lakaplı) 7 Mayıs 1861'de Kalküta'daki Jorasanko malikanesinde, Debendranath Tagore (1817–1905) ve Sarada Devi'nin (1830–1875) oğlu olarak dünyaya geldi. Tagore çoğunlukla hizmetkarlar tarafından büyütüldü; annesi erken çocukluk döneminde ölmüştü ve babası çok seyahat ederdi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür. Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.." Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz. O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır. Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı. Bengali dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.