Gurebahane-i Laklakan

·
Okunma
·
Beğeni
·
725
Gösterim
Adı:
Gurebahane-i Laklakan
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057972620
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Gurebahane-i Laklakan
Gurebahane-i Laklakan
“Müslüman gününün başlangıcını şafağın parıltıları ve sonunu akşamın ışıkları tayin ederdi. Işıkta başlayıp ışıkta biten, on iki saatlik, kısa, hafif, yaşanması kolay bir günümüz vardı. Müslümanın mesut olduğu günler, işte bu günlerdi…

Şimdi heyhat, eski “saat”le beraber akşam da fecir de bitti. Bir çoklarımız için fecir, artık gecedir. Ve bir çoklarımızı güneş, yeni ve acayip bir uykunun ateşlerinden, eller kilitli, ağız çarpılmış, bacaklar bozuk çarşaflara dolaşmış, kıvranırken buluyor. Artık geç uyanıyoruz. Çünkü hayatımıza sokulan yeni ve fena günün eşiğinde çömelmiş, kin, arzu, hırs ve haset sürülerinin bizi ateş saçan gözlerle beklediğini biliyoruz. Artık fecri yalnız kümeslerimizdeki dargın ve mağrur horozlara bıraktık.”
124 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Kitabımız fena değil. Aslında Yanlışlıkla bir deneme yazılmış desek yeridir. Hele ‘Yakından’ adlı bölümde yapılan bir Yakup Kadri düşmanlığı var ki, yazar Karaosmanoğulları (aile lakapları budur, soy isimlerinde de bu sebeple Karaosmanoğlu ismini almıştır) ailesine var gücüyle yükleniyor resmen. Sormazlar mı bu adam sana ne yaptı diye. 
Geçen kitap için bir kadın erkek çatışması yaşadığından bahsetmiştim. Hiç özetlemeden onu da aktaracağım. Varın kararını siz verin dostlar.
“İnsan cinsinde de, dişinin erkekten daha güzel olması için hiçbir sebep yoktur. Kadının süslenmeye muhtaç olması, saçlarını bir uzatıp bir kısaltması, hayvan kürklerine sarılması, yaratılıştan güzel olmadığının ve bunu kendisinin de bildiğinin kâfi bir delili değil midir? Erkek, suni süs vasıtalarına tenezzül etmez, zira erkek güzelliği buna muhtaç değildir.”
Varın, kararı siz verin derim. Tam böyle hak veresim de geliyor ama emin olamıyorum. Acaba kişisel tercihleri nasıldı daha çok onu merak ediyorum diyebilirim.
Bu arada asıl diyeceğimi unuttum. Şimdi aklıma geldi onu da ekleyelim. Kitabın adı nereden geliyor diye merak ederseniz Göçmen Kuşların bakım evlerine verilmiş bir isimdir. 19. yüzyılda kurulmuş dünyanın ilk hayvan hastanesidir aynı zamanda. Dönemini göze alınca oldukça büyük bir adım olduğunu da görmemek imkansız.
Keyifli okumalar ve iyi günler diliyorum..
Yakup Kadri sanki başka bir alemde, zengin bir ziyafet sofrasından kalkmış ve bu dünyaya tok ve yorgun
gelmiştir.
Bu çamları sebepsiz bahçeme dikmedim.
Türkçe ismini maalesef bilmediğim bu ağacı dönen
mevleviye benzettiğim için severim. Bakınız bu çam,
dönüş havasında açılmış bir mevlevi tennuresini
andırmıyor mu? Bu çamlara baktıkça sanıyorum ki
bahçem büyük bir semahanedir ve içinde nebati
mevleviler yer yer, kendinden geçmiş, bülbüllerin
ahengiyle dönüyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gurebahane-i Laklakan
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057972620
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Gurebahane-i Laklakan
Gurebahane-i Laklakan
“Müslüman gününün başlangıcını şafağın parıltıları ve sonunu akşamın ışıkları tayin ederdi. Işıkta başlayıp ışıkta biten, on iki saatlik, kısa, hafif, yaşanması kolay bir günümüz vardı. Müslümanın mesut olduğu günler, işte bu günlerdi…

Şimdi heyhat, eski “saat”le beraber akşam da fecir de bitti. Bir çoklarımız için fecir, artık gecedir. Ve bir çoklarımızı güneş, yeni ve acayip bir uykunun ateşlerinden, eller kilitli, ağız çarpılmış, bacaklar bozuk çarşaflara dolaşmış, kıvranırken buluyor. Artık geç uyanıyoruz. Çünkü hayatımıza sokulan yeni ve fena günün eşiğinde çömelmiş, kin, arzu, hırs ve haset sürülerinin bizi ateş saçan gözlerle beklediğini biliyoruz. Artık fecri yalnız kümeslerimizdeki dargın ve mağrur horozlara bıraktık.”

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0