Gümümüzden yaklaşık 5 asır önce bizim şuan ki duygu ve düşüncelerimize, bu kadar etki eden bir cümle-şiir-roman-oyun vb. okuyorsanız, bu yazarın o günlerden bugünleri öngörebilmesi değil, insanoğlunun fıtrat olarak, hep aynı çizgide yürüdüğünü, o günlerden bu zamana, fazla değil, en fazla bir adım fazla ileriye gidebildiğini gösterir bize; kanımca.
Ama Shakespeare, yaşadığı çağın bireysel ve toplumsal sosyolojisini, -bir virgül dahi atlamadan-tıpkı moleküller gibi dizmektedir o günlerden bu günlere. Bir insanı değil bin insanı, bir olaya değil bin olaya katarken, önce karıştırır sonrada ayıklar bir bir zihnimizi.
Hamlet : Kin gütmektedir krala ,katılaşmıştır yüreği. Bu yüzden adalet ararken adil olamaz.
Kral : Gölgelerden güneşe çıkmıştır ,kral kardeşini öldürerek. Bu yüzden vicdanı rahatlamaz.
Gertrude : Saray düzenine uymuştur ,kadın gönlünün zaafına kapılarak.
Polonıus : Ne kadar kurnaz ,akıllı ,sadık olsa da sonunu perdelerin arkasında bulmuştur sonunu.
Ve Ophella: Saf tertemiz masum Ophella; tek suçu kadın olarak, var olmak olmuştur.
Zamanının ve zamanımızın çok ilerisinde ki diyalogları ile, aslında karakter ve oyuna değil, kendimize yoğunlaştırır bizi Bu yüzdendir ki okuduğumuzda yahut izlediğimizde o anlardaki duygu ve düşüncelerimizin verdiği reaksiyonlar kalır dimağımızda.
Her şeyden önce kendi kendinle doğru ol,
O zaman gece gündüze varır gibi,
Sende aldatmaz olursun hiç kimseyi.
Ve baş başa kalırız kendi kendimizle.