Adı:
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Baskı tarihi:
Ekim 2007
Sayfa sayısı:
696
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları
Harry Potter and the Deathly Hallows
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Harry Potter und die Heiligtümer des Todes
690 syf.
·7/10
Ve işte geldik yolun sonuna, son kitaba!

Ama en başından söyleyeyim, okumadan önce düşlediğim incelemeyi yazamayacağım şuan… çünkü düşlediğim o heyecanı, o tadı alamadım bu kitapta.

Melez Prensten sonra gerçekten yerimde duramıyordum, enerjiyle dolmuştum böyle ve Ölüm Yadigarlarını o kadar merak ediyordum ki, birde final olduğu için asıl savaşı falan okuyacağım için, kitap okuma sınavının kitabına başlamayıp bir çılgınlık yaptım ve Ölüm Yadirgarları’na başladım. Pişman da değilim zaten de, sadece kesinlikle beklediğim bu değildi.

Kitabın beş yüz sayfası, hiç abartmıyorum, şu madalyonu bulmak için giriştikleri işlere ayrılmış elli sayfa falan olmasa, o kadaaaar sıkıcıydı ki, parça parça, uyukluya uyukluya okudum. Gerçekten kitap zaten 700 sayfa ve 500 sayfası berbattı. Tek okuduğunuz Hermione, Ron ve Harry’nin bitmek bilmez kamplarıydı. Hani bu kampa 500 sayfa ayırmak neden Rowling? Anlam veremedim.

Bu kitapta Harry, Dumbledore’un ona verdiği görevi, kalan Hortkulukları’ı bulabilmek için Hogwarts’a geri dönmüyor. Tabii Ron ve Hermione’de arkadaşlarını yalnız bırakmıyor ve onun peşinden gidiyor. Siz bu hortkulukların bulunacağını, bulunurken yaşadıkları heyecanı, aksiyonları falan okuyacağım sanıyorsunuz ama öyle değil. Ne yaptıklarını belki spoi olur diye (ki sanmıyorum ama) yazmayacağım ama kesinlikle böyle bir şey okumadığımı belirtmeyelim.

Her şey son iki yüz sayfa da oldu ve evet, nefes kesici olsa da, her şey üst üste gelmiş gibi hissetmekten kendimi alamadım. Çünkü gerçekten öyleydi zaten. Hortkuluklar araya kaynadı gitti, karakterlerin ölümlerine üzülecek fırsatım olmadı, zaten iki kişi hariç kimlerin öleceğini canım arkadaşlarım sağ olsun, biliyordum. Grindelwald diye diye dolanan insanları görünce bu herifin numarası neymiş diye de aşırı merak ediyordum ve bir yıkım da buradan geldi, sağ olasın Rowling. Bana kalırsa adamın hiçbir özelliği yok. Aslında doğrusunu söylemek gerekirse, beklediğim o büyük savaş bile yeterince büyük değildi zaten. Belki ben beklentimi yüksek tutmuştum ama haklıyım yani, koskoca Harry Potter finali, bir zahmet beklentimi yüksek tutayım.

Kitapta en sevdiğim şey, şu Ölüm Yadigarlar’ı meselesi ve… ve… ve’sini ölüm yadigarlar’ı meselesini biraz açtıktan sonra yazacağım, azıcık gerilim olsun. Ölüm Yadigarlarının aslında hikayesi çok hoşuma gitti. Yani belki saçmadır ama ben kitaplarda geçen böyle küçük hikayeleri çok seven birisi olarak, Ölüm Yadigarlarının hikayesini de çok sevdim ve şu an aşırı derecede Ozan Beedle’nin Hikayelerini okumak istiyorum. Şu sınav haftasını bir aşayım, her şeye saldıracağım gerçekten.

Ve şimdi sırada, ve var. Ve… tabii ki Snape yahu. Zümrüdüanka da Snape hakkında bir şeyler öğrendiğimi sanan zavallı ben, bu kitapta çok kötü oldum Snape hakkında ki o şeyleri öğrenince. Yani gerçekten hala okumayanlar için bu tatlı büyüyü bozmak istemiyorum, tabii onca inceleme arasında benimkini bulur musunuz bilemem o yüzden yazacağım gitsin. Bulursanız da sizin şanssızlığınız olsun artık djkfdv

Snape’in küçüklüğü, Petunia ve Lily’nin küçüklüğü, Snape ve Lily’nin nasıl tanıştığı, çok az da olsa arkadaşlıklarını okudum ve filmden de bir kesit görünce gerçekten aşık oldum ya. O kadar kalp kırıcı ve tatlı ki… Bu kitabın böyle sıkıcı olacağını bilsem, sırf Snape’in o kısımları için okurdum bunu, gerçekten gerçekten gerçekten.

Bu kitapta Snape’in neden Melez Prens’te öyle saçma sapan davrandığını falan her şeyi öğreniyorsunuz. Onun aslında ne kadar cesur olduğunu… Gerçekten kendime o kadar kızıyorum ki… Melez Prens’ten sonra ben bile Snape’ten birazcık şey olmuştum… YA BUNU İTİRAF ETMEK İSTEMİYORUM! Birazcık soğumuştum ama bu kitapta… kesinlikle kalbim hem sımsıcak hem paramparça oldu. Snape bu zamana kadar en sevdiğim karakterler arasında. Her şeyiyle benim için çok özel.

Sadece tek bir şey daha, şu ‘always’ repliği varya, filmde nasıldır bilmiyorum ama kitapta okuyunca başta hiçbir şey anlamadım kitabı bitirene kadar ve ben doğru repliğimi okudum ya bu ne ki falan oldum dhdjfhdjhfjdjhd cidden o kafa karışıklığım çok komikti. Always dedikleri bu mudur oldum baya bir hüsrana uğramıştım ama kitabı bitirdikten sonra biraz daha anlamlı bir hale büründü neyse ki.

Seksen yaşında sallanan sandalyem de muhtemelen Asla Vazgeçme, Kargalar Meclisi ya da Harry Potter okuyor olurum ama birisi bana ‘bunca zamandan sonra mı?’ diye sorarsa, cevabımın ‘her zaman’ olacağı kesin. (nE dİyOsun ZüLaL?)

Ve son olarak bu yazıyı Instagram’da bulduğumuz ama var olmayan o güzel şarkının sözlerini yazarak bitirmek istiyorum çünkü şarkı tamamen Snape’i anlatıyor ve çok kalp kırıcı ve çok güzel.

"İşte Bağıran Baraka’dayız.
İşte sonunda sondayız.
Ellerim soğuk, pelerinim nemli.
Kan, boynumdan aşağı akıyor.
Benim soylu aşkım ve nefretim.
Burada, yaptığım bütün hataların kefaletini ödüyorum.
Önünde özgür olabilirim.
Sana bütün anılarımı veriyorum.
Hepsini al, son fedakarlığım.
Ve bana annenin gözleriyle bak.
Bu unutulmaz acıyı senin için üstlendim.
Bu unutulmaz acı, aşktan doğdu.
Ve her seferinde senin yüzünü görüp,
Yaptığım tüm seçimleri hatırlıyorum.
Benim soylu aşkım ve nefretim.
Burada, yaptığım bütün hataların kefaletini ödüyorum.
Önünde özgür olabilirim.
Sana bütün anılarımı veriyorum.
Hepsini al, son fedakarlığım.
Ve bana annenin gözleriyle bak.
Bana bak.
Bana bak…"
690 syf.
·15 günde·10/10
Şimdiye kadar okuduğum tüm kitapları/serileri bir köşeye çekiyorum. Çünkü Harry Potter ve Ölüm Yadigârları, zirvede! Yalnızca fantastik kitaplarda değil bence tüm kurgu kitapları arasında böyle. Çünkü Harry Potter bir fantastik seriden çok daha fazlası.
Yıllarca bir spoiler bile yemeden büyüdüğüm için kendimi tebrik ederim. Çocuk kitabı bu diyerek seriyi okutmayan, izletmeyen arkadaşlarıma da sevgilerimi yolluyorum. Küçükken okusam herhalde bu kadar derinlere inemezdim.
Tahmin ettiğim çoğu şey gerçekleşti ama beni çok şaşırtan şeyler de oldu. Ağladım, çok da güldüm. İçim acıdı bazen, kimi zaman da sımsıcak hissettim. Harry Potter serisi benim için her zaman çok özel bir yere sahip olacak. Defalarca okuyacağımı da biliyorum. Kaldı ki ben normalde bir kitabı ikinci kez okumam.
Yaklaşık 3 paket post-it bitirdim yalnızca bu kitap için. İşaretlediğim alıntıları siz düşünün.
Sayfalarca yazsam da seri veya son kitap hakkındaki duygularımı aktarabileceğimi sanmıyorum. Okuyan arkadaşlarım ile saatler, günler süren sohbetler ancak beni doyurabilir. Bütün taşlar o kadar güzel yerine oturdu ki. Hani derler ya 'içimin yağları eridi' tam da öyle.
Ayrıca bir yazar ile tanışıp sohbet etme şansınız olacak denseydi bir dakika bile düşünmeden J. K. Rowling derdim. Bir yazarın kitabı nasıl kurgulayıp - özellikle seriyse- yazdığını çok iyi bildiğim için gerçekten hayran kaldım.
Sırada, kendime geldikten ve filmleri izledikten sonra her şeyi bilerek seriyi baştan okumak var.
Son olarak, sadece filmini izleyen kişiler varsa mutlaka kitapları da okuyun. Henüz Harry Potter ile, Sağ Kalan Çocuk'la tanışmamış olanlarınız varsa çok şey kaçırdığınızı söylemek isterim.
690 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
•••Bir macera da burda biter.Ölüm yadigarları son kitap ve en uzun sürede okuduğum kitap oldu. Yine çok sürükleyici olmasına rağmen sanırım bitirmek istemedim.Seri başından beri geliştirilen olay örgüsü çok güzel bağlanmış.Ters köşeleri tahmin edebilmiştim ama hep ‘yok artık daha neler’ diyerek geçiştirdim ancak ters köşelerden kaçamadım.Kitabın 618.sayfasında da dediği gibi ‘Ne görmeyi bekliyorsan onu görürsün’.Okuyun okutun efenim.
•••Sınır tanımaz bir zeka,en büyük hediyedir insana.
•••Dumbledore söz konusu olunca insana inanılmaz gelecek öyle çok şey vardı ki.
•••Belkide iktidara en uygun olanlar, onu hiçbir zaman elde etmeye çalışmamış olanlardır.
690 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Harry Potter serisi ile öğrencilerim ve Harry Potter'ı çocukken okuyan arkadaşlarım tarafından şiddetle tavsiye edilmesi ile karşılaştım..Öğrencimin kitaplarını alıp okumaya başladım..

Okuduğum bir cok kitaptan daha fazla etkilendiğimi söylemem gerekir.
Yazarın kurduğu Hogwarts Büyücülük Okulunda bulunmak isterdim.Voldemort ile savaşarak arkadaşlarıma yardım etmek,Zümrüdü Anka Yoldaşlığının bir üyesi olmak isterdim..Şuan bile kitapları bitirebildiğim için hem mutluyum hem de birazcık buruk..

7 kitabı kütüphanemdeki enler bölümüne ekleyip yeniden okumayı planlıyorum..

Eğer hala Harry Potter'ı okumadıysanız hayatınızda çok önemli bir serüvene başlamamışsınızdır demektir.Bu serüvene başlayıpta bittiği için üzgünseniz aynı duyguları paylaşıyoruz demektir.

#HarryPotter
690 syf.
·Beğendi·10/10
*Spoiler içerir* (ama eminim filmini çoğu kişi izlediği için zaten spoilerkarı biliyorsunuz:)


Serinin ilk kitabına inceleme yapmıştım ve şimdi neredeyse bir yıl sonra seriyi tamamlıyorum. Herkesin hayatında keşke dediği şeyler vardır, benim için bunlardan bir taneai Harry Potter ile ilk çıktığında yani ben çocukken karşılaşmış olmak... Bunu öyle çok isterdim ki.. Şimdi olduğu gibi anlayamazdım belki ama yine de o zaman daha çok tadını çıkarırmışım gibi geliyor. Filmleri izlerken en çok sıkıldığım film Ölüm Yadigarları I olmuştu. Çok durağandı ve yeter artık savaşın diyordum. Felsefe taşından itibaren en sevdiğim karakter Ron'du hala öyle diyebilirim. Harry Potter'ın yanında ikinci planda olmasına rağmen bundan asla gocunmayan bir çocuk. Bunu nasıl başardığını hala bilemiyorum ama bu yüzden Ron'a gerçekten hayranım. O tam bir Weasley... Azkaban Tutsağı'na gelene kadar en sevdiğim kişi o olmuştu ama Azkaban'dan sonra Remus Lupin ile tanıştım. Lupin benim bu seride en çok sevdiğim karakter oldu. Ron'un yerini alacak kadar.. Aslında Ron ile biraz benziyorlar. Lupin'de bir Potter'ın yanında ikinci hatta üçüncü plandaydı çünkü Sirius vardı. Buraya gelene kadar olan ölümlerin içinde en kötüsüydü Sirius'un ki.. Azkabanda kaç yıl kaldıktan sonra yaşamayı fazlasıyla hak ediyordu bence.. Geçirecek çok güzel zamanları olabilirdi. Ama bu kısımda yani bu kitapta Lupin ve Tonks'un ölmesi. En sevdiğim karakterin ölmesi beni aşırı yıktı.. Tabi ki ben de önceden filmlerini izlemiştim. Okurken de o sahne gözümde canlandı. Tonk ve Lupin el ele... Hayatım boyunca da hep gözüm dolu olacak o anı görünce.. Lupin'in yanı sıra Fred....... Bu kitabın diğer büyük yıkımıydı. Rowling kendi sönüklüğünü sanırım Harry Potter'ı parlatarak yaşatmak istemiş olsa gerek. Kitapta her daim en önemli kişi Harry oldu. Mesela George.. Fred öldükten yıllar sonra ne halde göremedik.. Kitap da Teddy'den yalnızca Victorie ile oynaşırken görüldüğünden bahsediliyor.... Teddy anne ve babasının üzüntüsünü unutmuş tabi yıllar geçmiş üzerinden ama yine de vaftiz babası Harry ile bu üzüntüyü paylaşırken bir anı görmek isterdim. Rowling bu yüzden bana çok bencilmiş gibi geliyor... Devamı olmazdı biliyorum ama yine de kopukluklar hiç olmasın isterdim. Daha uzun bir 19 yıl sonra bölümü isterdim. Tabi benim istememle olmuyor ama eminim ki çoğu Potterhead'de bunu isterdi...
690 syf.
·Puan vermedi
Filmi olan bu muhteşem seri sonunda bitti . Her bir kitabi filmle desteklenmiş, fantastiğin içinde kendinizi oyuncu olarak bulacaksınız.
Kitapta film serisiyle nerdeyse aynı kitap severlerin kitaplığında olması gereken bir seri .
690 syf.
·4 günde·9/10
Takibe başladığım müthiş serinin son kitabı. Okuduğumda hem seriyi bitirmiş olmam hem de karakterlerle vedalaşmamın verdiği o hüznü kalbimde hissettim. (Neyse ki yeni çıkan Harry Potter lanetli çocuk kitabı var, onu okuyacağım tesellisi ile avutuyorum kendimi.) Adeta bir arkadaşa dönüşen, yedi seri boyunca maceradan maceraya koşan potter hayatımdan çıkmış gibi hissettim. Karakterleri iyiki tanımışım dedim. Harika bir sondu. Yazarın hayal gücü inanılmaz, anlatımı akıcı ve kitapların çevirisi de oldukça başarılıydı.
Keyfini çıkara çıkara okuyun..
690 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mükemmel bi seriyi geride bıraktım. Ölüm Yadigarlarını okurken son kitap olduğu aklıma geldikçe ne kadar özleyeceğimi fark ettim. Felsefe Taşından Ölüm Yadigarlarına kadar olan süreçte bazen bu kitap için geç kaldığımı, küçük yaşlarda okumam gerektiğini düşündüm ancak bir şekilde Rowling bu düşüncemin yersiz olduğunu ve bu seriye haksızlık ettiğimi kanıtladı. Ölüm Yadigarları diğer kitaplara göre oldukça farklı, her şeyin son bulduğu, tüm sırların olayların çözüldüğü ve en çok etkilendiğim kitap oldu. Karakterler harika, hikaye harika.. Çok özleyeceğim, Dumbledore'un bilgeliğini, Ron'un dostluğunu, Hermione'nin zekiliğini, Harry'nin cesaretini..
690 syf.
·Puan vermedi
Lise zamanlarımda okumuştum Harry Potter serisini. Şuanki aklım olsa okur muydum? Hayır. Kabul, güzel ve sürükleyici. Hatta birçok seriye nazaran içerik olarak da düzgün lâkin Allah'ın haram kıldığı bir şeyin alanen yapıldığı filmler/kitaplar da caiz olmadığından ötürü okumazdım şimdiki aklım olsa. Güzel eserler ortaya koyulsa keşke de gençler bunlara "muhtaçmış" gibi davranmasa..
690 syf.
Her şey nasıl Felsefe Taşı ile başladıysa, Ölüm Yadigarları ile de bitti. En ağlamaklı olarak düşündüğüm Melez Prens kitabını geçti. Artık her şeyin sona erdiği, her şeyin aydınlığa kavuştuğu bir kitap olarak kalacak. Bundan sonra her şey güzel olacak lakin, asla sevdiklerimizi geri getiremeyeceğiz. Ama bazılarımızın dediği gibi: Bedeller, ödenmek içindir. Tek kelimeyle: ''MÜKEMMMELDİ''...
690 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Filmlerini 50 100 belki de daha fazla izlediğim serinin okuduğum tek kitabı ama yakında Felsefe Taşı yla kitap Film olarak seriye yeniden başlangıç olacak. :)
690 syf.
·Beğendi·9/10
Serinin en güzel kitabı , en heyecanlı olanı.
"Sakın bana çocuğa değer vermeye başladığını söyleme."

"Ona mı?" diye bağırdı Snape. "Expecto Patronum!"
Ve asasının ucundan gümüş bir ceylan fırladı. Ofisin zeminine düştü, ofisi
sekerek geçti ve pencereden dışarı süzüldü. Dumbledore onun uçarak
uzaklaşmasını izledi, gümüşi ışıltı solup kaybolduğunda gözleri yaşlarla dolu
olarak Snape‘e döndü.
"Bunca zaman sonra bile mi?"
"Her zaman," dedi Snape.
"Merhaba, Hagrid, nasıl gidiyor?"
"Ne zamandır yazmak istiyordum. Norbert nasıl?"
"Norbert mi?" diye güldü Charlie. "Norveç pütürlüsü mü? Artık ona Norberta diyoruz."
"Ne- Norbert kız mıymış?"
"Ya, evet," dedi Charlie.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Baskı tarihi:
Ekim 2007
Sayfa sayısı:
696
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları
Harry Potter and the Deathly Hallows
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Harry Potter und die Heiligtümer des Todes

Kitabı okuyanlar 5.035 okur

  • Nurinaz
  • Yusuf Cemal
  • Emir Yurtsever
  • Birkucukkurbaga
  • Elif
  • Merero
  • Aslışah
  • Cansu Özdemir
  • Rümeysa Akar
  • Haluk Gegre

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.4 (6)
9
%0.1 (1)
8
%0
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları