"Domuzların yüzlerinde neyin değiştiğini böylece anlamış oldular. Olayı dışarıdan gözlemleyen hayvanlar bir domuzların yüzlerine, birde insanların yüzlerine bakıyor; ancak kimin insan, kimin domuz olduğuna artık karar veremiyorlardı."
Kendi özgürlükleri için çiftlik sahibine ve diğer bütün insanlara isyan çıkaran bir çiftlik dolusu hayvanın ve başka bir hayvanın iktidar hırsı yüzünden yaşadıkları olayları ve hayatlarındaki değişiklikleri anlatıyor. Hayvanların hayvan gibi yaşaması gerektiği anlatılarak kurallar belirlenir. İnsansı her türlü durum hayvanlara yasaklanırken, sonrasında iktidarda olanın onların cazibesine kapılarak önce kuralları değiştirdi sonrada kendisini. Ve tabi ki kargaşa kaçınılmaz oldu.
Hayvanlar üzerinden yaşanan ülke sorunlarını anlatıyor.
İktidar hırsıyla yanıp tutuşursanız mutsuz bir toplumun temellerini atarsınız ve bu bir devletin sonu olur...
Makam mevki eline geçirenlerin gücünün zehirlemesiyle kutsallara bile dokunabileceğini anlatan korkunç sonlu bir peri masalıdır Hayvan Çiftliği.
Çok akıcı ve kısa bir eser herkesin okuması gereken bir kitap diyebilirim.
İyi okumalar.
Başlarda sıkılsamda sonra domuz Napoleon'un ne yapacağını merak ettiğim için okumaya devam ettim.Stalin döneminde yazılan bir kitap olmasına rağmen günümüzü öyle güzel yansıtıyor ki, okuduğunuzda hak vereceksiniz.Ağa Çiftliğinde yaşayan hayvanlar,kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp yönetimi ele geçiriyorlar.Kurnaz ve iktidar düşkünü domuzlar yönetimi ele geçirince,insanların yönetiminden daha baskıcı,daha acımasız bir yönetim sergiliyorlar.Devrimin başında yazılan yedi kutsal kural zamanla değişip,"Bütün hayvanlar eşittir,ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir." diye değiştirildiğinde, ayrıcalıklı bir zümrenin varlığı ortaya çıkıyor.Yönetici konumundaki bu ayrıcalıklı zümre,güç zehirlenmesiyle kutsallara bile dokunulabileceğini gösteriyor.Kitapta,sorgusuz sualsiz sürekli itaat eden koyunlar sizi çıldırtmak için bekliyor olacaklar haberiniz olsun
Öncelikle bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ediyorum!!!
Kitap bir çiftlikteki hayvanların, Çiftlik sahiplerine karşı ayaklanması ve çiftliği kendileri yönetmeye Başlamasını anlatıyor. Ama gel gör ki kitapta çok yerinde politik taşlamalar var. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovmalar, yasaların nasıl özelleştirildiği, asıl suçluların, suçları snowballara atması ve sonunda hazin çöküş.
Kitabı okudukça anlıyacaksınız ki bu bizim ülkemizi anlatıyor aslında :) Hiçbir zaman koyun olmayın okuyun, anlayın.
Aslında kitap günümüzde olan birçok şeyi çok güzel anlatmış. Kitabı okuyunca çok farklı bir bakış açısına sahip oldum. Günümüz olaylarını, hayvanlar üzerinden anlatması çok iyi olmuş. Karışık bir l yapısı olmadığı için hemen anlaşılabilen bir kitap. Bence gayet güzel.
Hayvan Çiftliği
Bir Peri Masalı
1940'lı yıllardaki reel sosyalizmin eleştirisidir. Masal tadında yazılan politik bir taşlama olarak bilinir. Bu roman dünya edebiyatında yargı türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Romanının kahramanları hayvanlardır. İnsanların boyunduruğu altında yaşayan ve bu düzenin altında ezilmek istemeyen hayvanlar, başkaldırış sergileyerek yönetimi insanların elinden alırlar. Çiftliğin en zeki hayvanları domuzlardır ve yönetimin başında bulunurlar. Kendilerine eşitlikçi bir dünya düzeni yaratmak isteyen hayvanlar, bir süre sonra bu düzeni bozanlar ve insanlardan daha acımasız hâl alan bir diktatör sistemi kuranlar yine yönetimin başındaki domuzlar olmuştur.
Romanda geçen yönetimin başındaki önder domuzun Stalin'i simgelediği söylenmektedir.
Kitap sürükleyici, akıcı bir dilde yazılmış. Açıkçası bu kitabın başları beni çok gülümsetti. Yani hayvanların ele geçirdiği bir çiftlik var ve bu çiftlikte kendilerini geliştirmek icin okuma yazma öğreniyolar, inanilmaz keyifli bir kurgu. Gerçek hayatın kurgusu mu demeliydim..
Eminim birçok kişi bu kitabı okumuştur. Okumayanlar varsa hemen şimdi okumaya başlamalı
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · İndigo Kitap · 2021296,5bin okunma
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Okuyanlar bilir ama okumayanlara da 1943'te bile var olan ve var olmaya devam edecek bir adaletsizliği gözler önüne serdiğini söyleyebilirim. İyi okumalar.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · İndigo Kitap · 2021296,5bin okunma
Kitap kahramanlarını insan olarak değilde, hayvanlar üzerinde masalsı şekilde anlatmıştır.
İnsanlar tarafından zarar gören, eziyet edilen hayvanlar daha iyi bir yaşam için ayaklanarak çiftlik yönetimini ele geçiriyorlar. İyi niyetle başlayan bu ayaklanma, zamanla amacından sapıyor. İlk başlarda bütün hayvanların eşit olduğunu savunmuş fakat zamanla bazı hayvanlar okuma yazma gibi eylemlerle kendilerini geliştirmiştir. Bazıları diğer hayvanlardan üstün olmuşlardır. Kitapta şöyle bir şeye değiniyor. Bütün hayvanlar eşittir; ancak bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir. Kitabın sonunda ise insanlarla hayvanların arasındaki farkın ortadan kalktığını anlatıyor.
"Olayı dışarıdan gözlemleyen hayvanlar bir domuzların yüzüne, bir de insanların yüzlerine bakıyor; ancak kimin insan, kimin domuz olduğuna artık karar veremiyorlardı."
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · İndigo Kitap · 2021296,5bin okunma
İsrail'in nasıl bu kadar saldırgan ve vahşi olabildiğini anlamak için bu kitabı okuyun. Kitaptaki Napolyon'un dönüşümü tıpkı toplama kamplarından kurtulan israillilerin bu gün yaşadığı dönüşüm. Klasikler neden eskimez zamansızdırlar: çünkü insanı anlatırlar. Her zaman onlarda kendinizden ve içinde yaşadığınız çağdan bir şeyler bulursunuz. Okuyun. Özellikle de Filistin meselesiyle ilgiliyseniz israil ve filistin özelinde de düşünerek okuyabilirsiniz. Ben tamda Aksa Tufanı başladığı zamanda okuduğum içindir belki de bunları düşündüm.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · İndigo Kitap · 2021296,5bin okunma
"Tüm hayvanlar eşittir, fakat bazı hayvanlar daha eşittir"
Kitap hayvanlar tarafından eşitlik üzerine yapılan bir devrimi konu alır. Hayvanların arasında en zeki olduklarını iddia eden domuzlar, devrimi başlatır fakat yine devrimi bozmak onlar tarafından gelir.
Kitap fabl tarzında bir siyaset eleştirisi ve gerçekten mükemmel :)
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell
İnsanların boyunduruğunda yaşayıp onlara hizmet etmekten sıkılan domuzlar, çiftlikteki diğer hayvanları da kışkırtarak ayaklanma çıkarırlar . Ve çiftliğe el koyarlar. Herşey böyle başlar. Domuzlar önce kendilerini üstün görüp az çalışır çok yerler. Sonra insana ait olan evde yaşamaya başlarlar. Sonra bir bakarlar onlar gibi iki ayak üstünde yürüyüp tamamen onlara benzemişler. Başta yasak olan herşeyi kendileri yapmışlar . Yedi yasadan tek bir yasaya inen kurallarla diğer çiftlik hayvanları ne olduğunu anlamakta zorluk çekerler .
Başta sıkıcı gibi gelse de okudukça anlamlandırılacak harika bir siyasi hiciv romanıdır. Okumak isteyenlere tavsiyedir. Keyifli okumalar.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · İndigo Kitap · 2021296,5bin okunma
1903'te Hindistan'ın Bengal eyaletinin Montihari kentinde doğdu. Ailesiyle birlikte İngiltere'ye döndükten sonra, öğrenimini Eton College'de tamamladı. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell, 1922-27 yılları arasında Hindistan İmparatorluk Polisi olarak görev yaptı. Ancak, İmparatorluk yönetiminin içyüzünü görünce istifa etti. 1950'de yayımladığı Bir Fili Vurmak adlı kitabı, sömürge memurlarının davranışlarını eleştiren makalelerin derlemesidir. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazdığı Hayvan Çiftliği, Stalin rejimine karşı sert bir taşlamadır. Orwell'in en çok tanınan yapıtlarından Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bilim-kurgu türünün klasik örneklerinden biri olmanın yanı sıra, modern dünyayı protesto eden bir romandır. Burma Günleri ise, Orwell'in Burma'daki (bugünkü Myanmar) İngiliz sömürgeciliğini dile getirdiği ilk kitabıdır. Orwell, 1950'de Londra'da öldü.