Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Her Başarılı Kadının Arkasında Bir Kadın Vardır
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 23:30
Amerikan sosyolog, yazar ve aktivist bir feminist olan Charlotte Perkins GilmanCharlotte Perkins Gilman’in 1915 yılında kaleme aldığı ütopik feminist eseri Kadınlar ÜlkesiKadınlar Ülkesi bana göre devrimsel bir şaheserdir. Nedenine gelecek olursam, 21. yüzyılda dahi ‘’feminizm’’ kelimesinin çoğu odalarda ‘’soğuk rüzgârlar’’ estirdiği reddedilemeyecek bir gerçektir. Buna rağmen, 100 yıl öncesinin toplumu göze alındığında Gilman’in eserlerinde sergilediği tutum bana kalırsa ayakta alkışlanacak niteliktedir. Yazdığı eserlerde dönemin toplumunu eleştirmiş ve kadın haklarını daimi savunmuştur. Gilman ‘’The Woman and Economics’’ eserinde, kadınların, para kazanan erkeklere ‘’doğal’’ olmayan bağımlılığını eleştirmiş ve ekonomik bağımsızlığın önemi üzerine fikirlerini sunmuştur. Şüphesiz ki bu kitabında öne sürdüğü felsefeyi, Kadınlar ÜlkesiKadınlar Ülkesi’nde kurduğu hayali dünyada hayata geçirdiğini görmek mümkün. Bu ülke, sadece kadınların ve genç kızların ülkesi. Kontrolünü kaybetmişçesine kozmetik ürün havuzuna dalmayan kadınların ülkesi. Ataerkil zihniyetin görüşlerinin tam tersinin olduğu bir ülke. Diğer bir deyişle zamanımızın tam tersi. Simone de BeauvoirSimone de Beauvoir, İkinci Cinsiyet (2 Cilt Takım)İkinci Cinsiyet (2 Cilt Takım) eserinde şöyle der: ‘’Kadınlar dünyanın şekillendirilmesinde rol oynamaya başladığı halde, bu dünya hâlâ erkeklere ait bir dünyadır.’’ İşte bu dünyanın tepetaklak olduğu bir ülkedir Kadınlar Ülkesi. Üç ana karakterimiz mevcut; Vandyck, Jeff ve Terry. Bu erkekler bir keşif gezisi sırasında birlikte oldukları gruptan ayrılarak, erkekler için ‘’ölümcül’’ olabilecek Kadınlar Ülkesi’ne gitmeye karar verirler. Buradaki düzeni, birliği ve neşeyi görünce gözlerine inanamazlar. Burada mutlaka erkeklerin de yaşadığını iddia ederler. Ama gelgelelim ki bu ülkede erkek yoktur. Aslında önceleri normal, sıradan bir ülkedir burası fakat çeşitli zorluklar, savaşlar vesaire derken erkekler yok olur. Ve bir kadın
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
Sadece kadınlar olsa...
Puan vermedi·200 syf.··
2023 78. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 09:54
Bazen sizlerin de düşündüğünüze eminim... Sadece kadınlar ya da sadece erkekler olsa ne olurdu? Devam edebilir miydik, kendimizi koruyabilir miydik? Yeterince haz almaya devam eder miydik yaşamdan? Ve daha nicesi... Hepsinin cevabını bulmak mümkün değil elbette, bir cevabı var mı o hiç belli değil. Yalnız bir yazarımız bu sorulardan bazılarını en azından kendince cevaplamaya çalışmış, yeni bir dünya yaratmaya, yeni karakterize edilip uyumlanmış kadınlar oluşturmaya çalışmış. Kitabımız 3 gezgin erkeğin kadınlar ülkesine girmeye karar vermesiyle başlıyor. Daha önce bu ülkeyle ilgili duydukları hurafeler ve küçük bilgilerle kendilerini bu ülkenin içinde buluyorlar.Bu üç karakter aslında böyle bir ülke görsek vereceğimiz tepkilerin çoğunluğunda toplanıyor. Biri böyle bit ülkenin ya da topluluğun hiçbir zaman erkeksin devam edemeyeceğini düşünürken biri hayranlık besliyor,bir diğeri de sadece gözlemlemeye ve anlamaya başlıyor. Bu ülke yıllar önce savaş, kıtlık ve benzeri nedenlerden erkeklerini kaybediyor ve bir kadın hamile kalıyor. Bir şekilde mitoz bir çoğalma yaşanıyor. Devamında kadınlar bu şekilde çoğalmaya devam ediyor ve kendilerince bir düzen kuruyorlar. Bu kadınlar ağır kozmetiğe estetik ameliyatlara vb bağımlı olmak yerine eğitim sağlık ve anneliklerine önem veriyorlar. Eğitim verme kapasitesi olan kadınlar büyütmeye çok önem veriyorlar. Sağlık sorunlarını yıllar evvel aşmışlar ve dış dünyadan kopuklar. Bu yüzden bu üç erkek geldiğinde ilk önce onları gözlemlemek ve dış dünyayı öğrenmek isteseler de devamında onların çok kirli bir yerden geldiğini anlıyorlar. Yani bizim dünyamızdan... Ve dünyalarına korumak istediklerine karar veriyorlar. Kitap yeni bir akım ve fikir oluşturulması açısından çok güzel olsa da bir çok yerde benim için eksik parçalar
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,7bin okunma
10/10
·200 syf.·
2024 26. kitabı
Ütopya denildiğinde edebiyat dünyasında akla gelecek ilk eserlerden biri Kadınlar Ülkesi. Ayrıca yazarımızın ön plana çıkan iki kitabından da birisidir. Hikayede üç erkek bilim insanı, varlığı kesin olarak bilinmeyen Kadınlar Ülkesinin sınırlarına, şanslarının da yardımıyla keşif araçlarını ulaştırır ve asıl macera başlar. Burada geldikleri andan itibaren kadınlar tarafından göz hapsine alınan erkek karakterlerimiz, zamanla misafir olarak ülkeyi tanıma fırsatı bulurken, kadınlar da hiç bilmedikleri dış dünya düzenini onlar aracılığıyla öğrenme çabasında bulunacaktır. Birbirinden farklı kişilikler olan bu üç erkeğin geldikleri yerde kadınlara biçilen toplumsal cinsiyet rollerinin bu ülkede işlemediğini gördüklerinde kendilerini sorgulamakta geç kalmıyorlar. Güzeller güzeli üç kız ve onların hamisi olan üç kadın karşında sınanan erkeklerimizin akıbeti binlerce yıldır erkeklerin hiç olmadığı bu ülkede ne olacaktır, orası da okumaya hazırlananlara soru işareti kalsın diyorum... Okuyucuyu sıkmayan, hızla akan bu hikayede, sosyolog olan yazarımız Carlotte Perkins Gilman kısacası biz okuyucuların zihnini açmak için, kadınların konumlandırıldığı klişe kalıplar üzerine kendi ütopyasını çadır gibi kuruyor. Böyle istisnai eserler kolay ortaya çıkmıyor, yazarın hayatını da araştırmakta fayda var. Woolf ve Bronte kardeşlerin Gilman'a nefes olduğu gibi, Gilman da ondan sonra gelecek olan Plath ve De Bevaour gibi isimlere hayatlarının kırılgan bir döneminde nefes olduğuna eminim. Tarihteki büyük medeniyetlerin ulaştığı gerçek değer, kadınlarına verdikleri değerin katsayısı olarak ortaya çıkmamış mı zaten? Gezegende en derin kavram cinsiyet olduğu için her zaman çağdaş kalacak, okunası en güzel eserlerden...
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,7bin okunma
7/10
·200 syf.·
2025 166. kitabı
“Bizim erkekliğimizle övündüğümüz şeyler, onların sırf insan olmakla başardığı şeylerin yanında ne kadar küçük görünüyordu.” Kadınlar Ülkesi, üç erkeğin tesadüfen keşfettiği, tamamen kadınlardan oluşan bir uygarlığın kapısını aralıyor. Bu ülkede kadınlar; eğitimi, üretimi, çocuk yetiştirmeyi ve toplumsal uyumu öyle ustalıkla örgütlüyor ki, erkek anlatıcılar hem hayran kalıyor hem de kendi toplumlarının kusurlarını fark ediyorlar. Keyifli okumalar.
Kitap İncelemesi
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,7bin okunma
9/10
·216 syf.··
2025 166. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 20:19
Kadınlar Ülkesi – Charlotte Perkins Gilman Bu kitabı okurken sürekli “ya böyle bir dünya gerçekten olsaydı?” diye düşündüm. Charlotte Perkins Gilman, erkeklerin yüzyıllardır yönettiği bir dünyaya tamamen zıt bir hayal kurmuş: sadece kadınların yaşadığı, savaşsız, barışçıl, üretken bir ülke. Beni en çok etkileyen şey, yazarın bunu bir ütopya olarak kurarken aslında bugünkü dünyayı eleştirmesi oldu. Kadınların yönettiği o toplumda düzen, doğayla uyum, empati ve paylaşım var. Erkeklerin gözünden bu ülkeyi tanımak da çok zekice bir anlatım biçimiydi; çünkü her sayfada erkek karakterlerin şaşkınlığı üzerinden kendi toplumumuzun adaletsizliklerini fark ediyorsun. Gilman’ın dili hem sade hem de çok güçlü. Kadınların sadece “duygusal varlıklar” değil, aynı zamanda akıl, bilim ve liderlik açısından da ne kadar güçlü olabileceklerini göstermiş. Kitabı bitirdiğimde içimde bir huzur ama aynı zamanda bir sorgulama kaldı: Belki de “Kadınlar Ülkesi” sadece bir ütopya değil, daha adil bir dünyanın mümkün olabileceğine dair bir umut.
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
8/10
·216 syf.··
2019 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2019 17:11
Sadece kadınların bulunduğu bir ülkede yaşamak ister miydiniz? Durun, öyle hemen cevaplamayın. O kadar da basit bir soru değil bu. Önce sorunun üzerinde düşünün, artılarını eksilerini tartın. Ve cevabınız hala olumlu ise, biletiniz Charlotte Perkins Gilman sponsorluğunda ücretsiz bir şekilde adresinize teslim edilecektir. İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 33. Kitap oldu. Kitapla ilgili bilgileri vermeden önce bu kez biraz yazardan da bahsetmek istiyorum. Çünkü bu kitabı tam olarak anlayabilmek ve çözümleyebilmek için yazarın düşünce yapısını bilmek gerekiyor. Charlotte Perkins Gilman, 1860 ile 1935 yılları arasında yaşamış ve yaşadığı dönemin önemli Hümanist ve Feminist yazarlarından biri olarak kabul edilen bir yazar. Gilman’ın düşüncesine göre, insan doğası istenildiği gibi yoğrulabilir, bu sebeple insanlar kendi kaderlerini kendileri belirlemelidir. Hiç kimse bir başkasının etkisiyle veya baskısıyla hayatını sürdürmemelidir. Bu düşünceden hareketle Gilman, özellikle de kadınların toplum tarafından(dolayısıyla erkekler tarafından) sokulmak istendiği kalıpları yok etmenin yollarını aramıştır. Nitekim yazmış olduğu Kadınlar Ülkesi isimli bu kitap da Gilman’ın erkeksiz bir yaşamın yollarını aradığını göstermektedir. Pek tabii Gilman da erkeksiz bir yaşamın sürdürülebilir olmadığını bilmektedir; ama böyle bir kitap yazarak ataerkil topluma adeta meydan okumuştur. Bunu yaparken de mizahı kullanmayı ihmal etmemiştir. Kitaptaki birçok diyalog Gilman’ın kadın-erkek ilişkilerine mizahi bir bakış açısıyla baktığını gözler önüne sermektedir. Feminist ütopyanın ilk örneklerinden biri olarak kabul edilen kitabımızın konusu ise şu şekildedir: Üç erkek araştırmacı olan Terry, Jeff ve Vandyck, bir masal ülkesi gibi ismini duydukları ama varlığına içten içe
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 23. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2024 00:54
Kızlar toplanın Ataerkil erkekler gelmesin:) Kadınlar Ülkesi – Charlotte Perkins Gilman Spoiler içerir ama dedikodu sayılmaz, edebiyatın hakkı.:) Amerikalı yazar Charlotte Perkins Gilman tarafından 1915 yılında yazılmış feminist bir ütopya romanıdır. Kitap, tamamen kadınlardan oluşan izole bir toplumun keşfedilmesini konu alır. Bu romanın başında üç erkek var: Van (aklı başında olan), Jeff (romantik olan) ve Terry (ego abidesi). Bu üçlü, sadece kadınların yaşadığı bir ülkeye gitmeye karar veriyor. Neden mi? Çünkü “kadın dediğin tek başına ne yapabilir ki?” diye düşünüyorlar. Ah, tatlı cehalet… Neyse. Herland’e yani Kadınlar Ülkesi’ne ulaştıklarında gözlerine inanamıyorlar: Savaş yok. Açlık yok. Şiddet, kaos, trafik gürültüsü bile yok. Yani bizim dünyada "Kadınlar bir araya gelirse kesin kavga çıkar" diyenlerin hepsi şu an utanç içinde köşede oturmalı. Çünkü bu kadınlar, erkekler olmadan mükemmel bir toplum kurmuşlar. Hem de iki bin yıldır. Üstelik doğayı koruyorlar, çocukları ortak sorumlulukla büyütüyorlar, eğitim seviyesi tavan, herkes huzurlu. “Peki bu kadınlar nasıl çocuk yapıyor?” diyorsan, cevabı bilimkurguya yakın: Partenogenez, yani kendiliğinden üreme. Erkeğe gerek yokmuş, sevgili okur. Şaşkınlıktan Terry’nin suratı üç gün dümdüz kaldı. Erkeklerin tepkisi komik aslında. Jeff “ne tatlılar” diye bakıyor, Van anlamaya çalışıyor ama Terry… ah o Terry... “Ben erkeğim, kadın dediğin böyle davranmalı” kafasında takılmış. Ama Herland’de kimse onun alfamsı hallerine prim vermiyor. Kadınlar onun “ben seni korurum” pozlarını anlamıyor bile. Korunması gereken bir tehlike yok çünkü. Erkek yok yani. İlişkilerde bile iş başka: Aşk, buradaki kadınlar için his değil, sorumluluk. Seviyorsan önce birlikte yaşamayı becerebilecek misin, çocuk yetiştirebilecek misin, ona
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,7bin okunma
7/10
·216 syf.··
2025 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 04:23
Kitap bilim kurgu serisinden çıkmış olsa da fazlasıyla psikolojik ve felsefik bir eserdi. İlk çeyrekte oldukça yavan bir eser gibi izlenim bıraktı ben de. İlerledikçe kitaba olan düşüncelerim değişti. Üç erkek arkadaş bir keşif gezisinde duydukları, gidenlerin geri dönmediği ülkeyi merak edip orayı keşfetmek için rotalarını değiştirirler. Ve vardıklarında sırf kadından oluşan bir grup üç arkadaşı gözetim altında olabilecekleri bir yere kapatırlar. Bu ülke 3 milyon kadından oluşuyor. Ve oldukça medeni bir yaklaşım ile karşılaşıyorlar. Daha sonra nasıl üredikleri, hayatlarını nasıl devam ettirdiklerini okuyoruz. Bu üreme konusu çok havada kalmış ama. Asıl beni etkileyen 2000 yıldır sadece kadınların yaşadığı bir ülke de, her işlerini kendileri yapmaya alışmış kadınların hakimiyet altına alınamayacağını anlayan erkeklerin çaresizliği. Feminist ütopya :) Hoş bir eserdi. Muhtemelen Kadınlar ÜlkesiKadınlar Ülkesi 'ni okuyan ve keşke diyen kadınlar vardır kesin. Hele ki günümüzde kadın ve çocuk ölümlerinin çok büyük bir kısmının erkeklerin elinden olması keşke demek için yeterli. İyi okumalar...
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
Ütopya ile Çelişkinin Kesiştiği Yer
9/10
·216 syf.··
2025 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 20:35
Charlotte Perkins Gilman, önde gelen Amerikalı feminist, sosyolog, romancı, kısa hikâye, şiir ve kurmaca olmayan metinler yazarı ve sosyal reform eğitmeni olan bir yazardır. Feminizm konusunda kendi bulunduğu çağın çok ötesinde bir bakış açısına sahiptir, o nedenle bakış açısı günümüzde ütopik bir feminist olarak tanımlanmaktadır. Ailesine, akrabalarına ve dostlarına baktığımızda da bu altyapının nereden geldiğini görebilmekteyiz. Gilman'ın ailesindeki kadınlar, kadınların oy kullanması için çalışmalar yürüten bir topluluğun üyeleridir. Anne ve babasından sevgi göremeden büyümüş olmasına rağmen ebeveynleri ona müthiş bir miras bırakmıştır: Okuma alışkanlığı ve kitaplarla kurulan dostluk. Ayrıca yazarımız sanatın ve bilimin neredeyse her dalı ile ilgiliydi. Gilman'ın ölümü çok gariptir. Ölümcül hastalıklarda özellikle sıkı bir ötenazi savunucusu olarak bilinen yazarımız, kanser olduğunu öğrendikten kısa bir süre sonra kloroform alarak intihar etmiştir. Not olarak son yazısı şu şekildedir; "Kanser ile ölmektense kloroformu seçtim." Kadınlar Ülkesi 1915 yılında tefrika edilmiş olsa da ülkemizde ilk baskısı 1970 senesinde olabilmiştir. Konusu kitabın kısaca şudur; üç Amerikalı genç adam(Biyolog Terry, Jeolog Jeff ve Sosyolog Van) toplumdan izole, sadece kadınlardan oluşan bir topluma rastlar. Bu toplum 2000 yıldır erkeklerden arındırılmış ve hatta savaştan, rekabetten, baskı ve cinsiyet ayrımcılığından uzaktır. Kurgu bu şekilde başlar, oluşturulan düzen erkeklerin ya da karşı cinsin toplumu çirkinleştirdiği ile ilgili bir ön düzen oluşturmuştur. Gilman'ın evlilikler yaptığı biliniyor, hatta sevdiği aşık olduğu adamlar da olmuş ama en çok sevdiği, huzur bulduğu ilişkinin hemcinsi ile yaşadığı bir ilişki olduğu araştırmalarda görünüyor, bu bakış açısını yani kendi
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
2/10
·216 syf.··
2023 11. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2023 17:13
Yazar hanımefendi bu eseri ile bizlere ne anlatmayı arzulamış, ne yapmak nereye varmak istemiş, hiç anlayamadım ve bana hiç geçmedi. Üç tane adam sadece kadınların olduğu bir ülke keşfediyor falan diye okuyunca, aralarındaki etkileşimi ve birbirlerini dönüştürmelerini anlatacak falan sanmıştım ama kitap boyunca yalnızca boş yapmıştı. Altını hiç doldurmadan sürekli kadınlar ülkesinin nasıl inanılmaz, nasıl fantastik olduğunu aman da kadınların aşırı zekaları, pek de iyi anne olmaları derken her sayfada aynı meseleleri döndürüp duruyor. Bu uyduruk şeyleri yazması için o üç adamın neden bu ülkeye düşmeleri gerekti onu da hiç anlamadım, zira adamlar figüran bile değiller. Sadece onların ağzından inanılmaz mükemmel kadınlar ülkesi anlatılıyor o kadar. Çok değer verdiğim bir arkadaşımın önerisi diye direndim ve sonuna kadar okudum. Ama çok baydı, bana hiç bir şey katmadi maalesef.
İnceleme
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma

Yazar Hakkında

Charlotte Perkins GilmanYazar · 9 kitap
Amerikan edebiyatının etkili sesi Charlotte Perkins Gillman (1860-1935), feminist harekete yüzyıl dönümünde önemli katkılar yapan Amerikan geleneğinin önemli yazarlarından biridir ve feminist bir bilinçle yazan ilk Amerikalı (feminist) kadın yazar olarak kabul edilir. Din bilimcisi olan babası çocukken ailesini terk ettiğinden yalnız ve mutsuz bir çocukluk geçiren Gillman, yaşamı boyunca kadınlara uygulanan adaletsizlikleri eleştirmiş ve kadınların oy hakkını savunmuştur. Sanat öğretmenliği ve mürebbiyelik yapan Gillman, yazar olacağını sezdiğindeyse gönülsüzce evlenir. Ancak bir anne, ev idarecisi ve eş olarak yaşayacağı güçlükleri de tahmin eder ve evlendikten on bir ay sonra bir kızı olduğunda umutsuzluğa kapıldığından evliliğinde sorunlar yaşar. Annesi ve kocası ise, genç kadını depresyonu yenmesi için dinlenmesi gerektiğine inandırarak, tedavi için Philadelphia, Amerika'da döneminin kadınların sinir hastalıklarında uzmanlaşmış ünlü nörologu Dr. Sir Weir Mitchell'a gönderir. Histeri hastalarına verdiği dinlenme kürleriyle ünlü nörolog, Gillman'a altı haftalık yatak istirahatı verir ve entelektüel aktivitelerini kısıtlar. Eve döndükten sonra üç ay boyunca bu tavsiyelere uyan Gillman, zihinsel bir çöküntü olan "borderline" hastalığının eşiğine gelir ve nerdeyse çıldırır. Hayatını, isteksiz bir eş ve anne olarak yaşamakla, hevesli bir yazar olmak arasında geçirdiğini düşünür. 1888'de ise, evliliğinin deliliğine meyil verdiğini anladığı için boşanma davası açan Gillman, kızıyla birlikte Kaliforniya'ya taşınsa da ancak 1892'de resmen boşanabilir. 1900'de yeniden evlenen yazar, 1934'de eşinin ölümü üzerine kızının ailesinin yanına taşınır ve bir yıl sonra göğüs kanseri olduğunu öğrenince bunun üretken yaşamına engel olacağına inandığı için intihar eder. Gillman'ın boşandıktan sonra kaleme aldığı ve evliyken yaşadığı depresyonu otobiyografik öğelerle birlikte anlattığı "Sarı Duvar Kağıdı" adlı öyküsü de, Freud'un özgül nedenlerle oluşan nevroz tespitine uygun bir biçimde sinirsel buhranları yüzünden doktor tavsiyesi üzerine, kocasıyla birlikte dinlenmeye geldiği yazlık malikane de kocasından ve onun kız kardeşinin kontrol ve baskılarından uzakta, gizlice yazı yazmaya ve kitap okumaya çalışırken tamamen çıldırarak; evin sarı renkli duvar kağıtlarının desenlerinden dışarı çıkmak isteyen bir kadın olduğunu düşünen, yazar bir kadının hikayesini anlatır. Öykünün hemen başında, kocasıyla birlikte babadan miras kalan kolonyal bir malikaneye taşınan anlatıcı kadının, "perili ev" diye tabir ettiği ev, 19. yüzyıl romanslarını andıran bir atmosfere sahiptir. Patriarkal bir simge olan bu muazzam evin, kolonyal bir malikane olduğu gerçeğinin ilk olarak vurgulanması, Amerikan tarihinin köle ticareti geçmişine de işaret eder ve öykünün sonunda, anlatıcının ancak duvar kağıdının desenlerinde gördüğü kadın gibi delirerek özgürleşeceğini ima eder. Kölelerin özgürlük hareketiyle özdeşleşerek, kolonyalizm eleştirisi de yapan yazar, kadınların toplumsal cinsiyet öğretilerinin dışına çıkarak, özgürleşmeleri gerektiğini de savunur. Gillman'a göre bu bağlamda, siyah kölelerin hayaletleri de, Amerikan kadının bastırılmışlığında, susturulmuşluğunda ve nihayet deliliğinde açığa çıkacaktır. Hikayenin sonunda anlatıcı kadın, baskıdan kaynaklanan kendi şizofrenik bölünmesini yansıtır bir biçimde hem duvar kağıdını hem de kendi yazılarını kast ederek kocasına "Sonunda sana ve Jane'e rağmen çıktım! Ve, kağıtların çoğunu parçaladım, yani beni tekrar oraya kapatamazsın." der.