“Kaderimi tayin eden bir başka kitap da İbrahim Ethem’in Terbiye-i İrade başlıklı eseridir. Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim.”
Cemil Meriç
Kitapta kişinin hayata karşı iradesinin nasıl kuvvetlendireceği hakkında güzel bilgiler ve fikirler yer alıyor.Genç arkadaşların kesinlikle okumasını tavsiye ederim.
Kitabın yazıldığı yıldan günümüze yaklaşık 128 yıl geçmiş. Fransa’da yazılan kitap aslında daha çok ülkede gençlere yön göstermek üzerine yazılmış, bilimsel olarak insan beyni ve psikolojisini anlatan bir üsluba sahip. Yılına bakmayın eğer bilimsel bir kitap okumayı seviyorsanız ve alışıksanız çok ağır gelmeyecektir. Eser Jules Payot’un.
Ben biraz içeriğini merak ettiğim için aldım ancak okurken bugün hala tartıştığımız “İnsan değişir mi?” ya da “Karakter varoluştan mı gelir?” gibi temel sorulardan daha komplike toplumsal sorunları da içeren bir konu yelpazesine sahip.
Günümüzde yetişen neslin mutlaka okuması gereken bir yapıt olduğunu düşünüyorum. Genellemiyorum ancak bir çok genç arkadaşımızın zorluklar karşında, iş hayatında yaşanan kaos karşısında ya da zaman planlaması, çalışma motivasyonları hakkında çözemedikleri problemlere tamamen olmasa da bir yol göstereceğini düşünüyorum. En azından bazı arkadaşlarımızın antidepresan kullanımı, psikolog ihtiyacı ya da intihar meylini azaltabilecektir.
Tabii konuyu günümüz gençliğiyle sınırlandırmak yanlış olur ancak onlar için bir şeyleri düzeltmek yaşlılara göre daha kolay olacaktır. Kitap 191 sayfa ve son çevirileri günümüz türkçesine çok yakın. Belki kelime dağarcığınızda olmayan 50 – 60 kelimeyi kitapta görebilirsiniz. Ama küçük bir sözlük yardımıyla halledilebilir.
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere
Cemil Meriç’in “Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim” dediği, Ali Fuat Başgil’in tavsiye ettiği, Uzun süre Vatikan’ın yasaklılar listesinde yer alan ve bendenizin 2 yıl aradan sonra tekrar okuduğu güzel bir kitabı takdim ediyorum.
İrade, kölesi olup efendisi olmayı beceremediğimiz isteklerimizin ve kontrol mekanizmasının kelime olarak en kolay ifade edilişi. Hayat kontrol edip disiplin içinde yaşayınca mı mana kazanır yoksa düzensiz olunca mı?
Özgürlük hani hepimiz özgürüz diyoruz ya Peki gerçekten özgür müyüz? Her şeyi yapabilmek bir özgürlük mü yoksa tutsaklık mı, hiç bu açıdan düşündünüz mü? Ben bu kitabı okuyunca düşündüm. Dilediğim her şeyi yapmak benim için bir özgürlük değil çünkü bu tutsaklık, kölesi olduğumuz nefsin bütün isteklerine boyun eğmek ona hükmetmek için mücadele etmemek en büyük tutsaklık. Gerçek özgürlük bir insanın kendini kontrol edebilmesi, iradesine hükmetmesidir. Kişi iradesini kontrol altına aldığı zaman özgürdür. Ona şunu yap bunu yap diyen bir nefse müsaade etmeyendir özgür olan. Jules Payot şu şekilde ifade ediyor bu durumu “Özgürlük demek, kişinin hayatın dış ve iç gerçeklerini belirleyen yasalarını ve kendi benliğini öğrenmesi, bunların farkına varmasıdır.”
Şimdi eğer ortalama 25 yaş ve altındaysanız, mevcut yaşantınızdaki düzeni tesis etmek ve geleceğinizi inşa etmek için başucu kitabınız olacak bu şaheseri bir an önce okumanızı tavsiye ederim. 25 yaş üstüyseniz de iş işten geçmiş değil sizlerin de okuduğunuzda keşke daha önce okusaydım diyeceğiniz bir kitap olduğunu samimiyetle söylüyorum.
Başarısızlığın temel nedeni sizce nedir? Eğitim sistemi vs. gibi nedenleri bırakalım lütfen bunlar da var tamam lakin bir kaçış yolu olan nedenler. Asıl sebep İrademizin zayıflığı. Bu kitapta her yönü ile irade eğitimini
Arkasında gördüğüm Cemil Meriç ve Ali Fuad Başgil isimlerine güvenerek aldığım kitap.
* Cemil Meriç'in "Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim." dediği. Ali Fuad Başgil'in, " Gençlerle Başbaşa" adlı eserinde bu kitabı 18-20 yaşlarında olmayışını bir kayıp olarak gördüğünü anlattığı çalışmadır bu kitap.
Eğitimci yazarı tarafından iradenin terbiyesi üzerine düşülen bir kitap. İrade üzerinde etkili olan negatif faktörler ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Bunlarla mücadele içindeyken, takınılması gereken net ve kesin tavırları güçlendirmek için gerekli tüm etkenlerden de bahsedilmiş. Kişi kendini kontrol etmedikçe başarıya da uzak kalacaktır ve ancak çalışmanın verdiği mutluluğa ulaşınca tembellikten kaçış başlar, demek istemiştir çoğunlukla. Özellikle kitabi okumasını istediğim bi arkadaş var inşallah denk gelirde okur.
Kitapta tek akıl erdiremediğim yer evlenme üzerine verilen öğütler. Asıl anlatılmak isteneni anladım ama anlatım dili beni biraz şaşırttı açıkçası, detaylandırmalıyım.
Kitap 1895 yılında yayımlanmıştır. Türkçeye ise ilk olarak 1926 yılında İbrahim Ethem tarafından tercüme edilmiştir. Kolayca okunulacak bir kitap değil. Dili ağır değil aslında sadece her cümlesi düşündürücü. Neredeyse kitabın çoğunu çizdim. Kitap beş bölümden oluşuyor. Tembellik, eğitim sistemi, cinsel dürtü, düzenli beslenme, spor, gündelik yaşamımızı ele alıp, nasıl baş edebileceğimize yönelik çözümler dile getirmiş. Kitap gençlere ithafen yazılmış olsa da bence her yaşta insanın okuması gerek.
Daha çok gençlere yönelik bir kitap olduğunu düşünüyorum. Eserin içerisinde irademizin iplerini ellerimize alabilmemiz için gereken bilgileri açık ve anlaşılır bir şekilde verilmesi kitabı daha da anlaşılır hale getirmiştir.Ama kitabın içerisindeki bilgilerden istifade edilebilmek için sakin bir zihinle okunması gerektiğini düşünüyorum yoksa sadece bir kitap okumuş ve zamanınızı boşa harcamış olursunuz.
İrade TerbiyesiJules Payot
Fransız eğitimci ve pedagog Jules Payot tarafından 1893 yılında kaleme alınır: "İrade Terbiyesi". Değinilen çoğu konuda yazarın eleştirileri günümüzde de -en azından Türkiye için- geçerliliğini korur. İşin ilginç yanı Fransız toplumuna yönelik yazdığı ve getirdiği eleştiriler; Türk toplumundaki eğitim ve değerler sistemi için de geçerlilik taşır. Üzerinden yüzyılı aşkın bir zaman geçmesine karşın Payot'un eleştirilerinin Fransız toplumunda ne gibi bir etki yarattığı hakkında fikir sahibi değil iken Türk toplumunda herhangi bir etki yaratmadığı rahatlıkla gözlemlenebilir.
Diğer yandan "İrade Terbiyesi" sanki erkeklerin iradesinin terbiyesi için yazılmış, bu nedenle de kimi yerlerde ataerkil değerleri yeniden üretmiş bir kitap izlenimi vermektedir. O dönemin kadın-erkek eşitliğine bakış açısını da yazar, metinlerin içine gömülü olarak sunar.
Cemil Meriç'in ve Ali Fuat Başgil'in "İrade Terbiyesi"nden bu denli çok etkilenmiş olmaları da normaldir esasında. Nitekim bu isimlerin yaşadığı dönemi ve sahip olduğu şartları düşününce eserden kendi hayatlarına ilişkin kayda değer pek çok bilgi, öğüt, eleştiri, tavsiye almış ve uygulamışlardır. Zira eserde de verilen çoğu mesaj olumlu, yapıcı, mantıklıdır. Oysaki içinde bulunduğumuz internet çağı, tüketim kültürü, bilgi kirliliği, sosyal medya bağımlılığı gibi şartlar "İrade Terbiyesi"ni anlamayı ve uygulamayı zorlaştırmakta.
Tüm bu bağlamda iyi bir yayınevinden ve iyi bir çevirmenin elinden çıkmak şartıyla "İrade Terbiyesi"ni okumayı deneyimlemek isteyenlere tavsiye olunur.
Kitabi okuyorum şu an güzel gidiyor tavsiye ederim. Günlük yaşamla baş edemediğiniz de size farkındalıklari daha net gösteriyor. Bitirince bir daha inceleme yazma dileğiyle .
Disiplin içinde çalışmayı hedefleyen, disiplin benim olmazsa olmazım diyen okurların, bu kitabı mutlaka okuması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bu eser ile birlikte isteksizlik ve tembelliği rafa kaldırcaksınız.
Payot 1859 yılında Chamonix'te doğdu. Eğitim ve akademik kariyeri hakkında çok az şey biliniyor; bununla birlikte bazı kaynaklar onu, örgün eğitimde lider bir figür olarak ortaya koymaktadır. 1907'de Aix-en-Provence'daki Aix-Marseille Üniversitesi'nde rektörlüğe atandı. Payot 1939'da öldü.
En ünlü kitapları arasında 1909'da yayınlanmış olan ve sonradan birçok dile çevrilen Éducation de la volonté (İrade Terbiyesi) vardır.