İrazcanın Dirliği

8,1/10  (14 Oy) · 
53 okunma  · 
11 beğeni  · 
573 gösterim
Irazca şu dünyaya geldi geleli gün yüzü görmemiştir. Dertli mi dertli bir kadındır; üstelik genç yaşta dul kaldığından kadınlığını da bilememiştir. Geçimdi, çocuktu, sonra torundu derken sırtı doğru düzgün yumuşak bir yatağa değmemiştir. Yetmezmiş gibi, köyün muhtarı Cımbıldak Hüsnü ile Haceliyi ev yeri yüzünden düşman beller kendine. Ev işi halloldu, sular duruldu derken, anlar ki, su uyurmuş ama düşman uyumazmış. Bu sefer torunu Ahmete kötülük eder düşmanlar; oğlu Bayram ölümlerden döner. Yitirir bir bir dayanaklarını... ve zavallı Irazcanın ne dirliği kalır ne düzeni. Fakir Baykurt, Karataş köyü ve insanlarını anlattığı ve Yılanların Öcüyle başlayan üçlemesinin bu ikinci kitabında, Yoksulluğun gözü kör olsun dedirtiyor okura. Gücün parayla ölçüldüğü bir dünyada ve işlerin kayırmayla, rüşvetle görüldüğü bir ortamda köylü olmanın, yoksul olmanın ne anlama geldiğini dile getirirken, insanlığın bu acınası haline sanki bir ağıt yakıyor. Yılanların Öcünde başını gösteren yılanlar, Irazcanın Dirliğinde zehirlerini akıtıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    292
  • ISBN:
    9789750403965
  • Yayınevi:
    Literatür Yayıncılık Dağıtım
  • Kitabın Türü:
Cihan Yıldız 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

1974 basımı bir kitaptı benim okuduğum. Diyaloglar anadolu şivesiyle yazılmıştı, belki hala öyle basılıyordur bilmiyorum...

Köy hayatı ve karakterler öyle iyi anlatılmış ki ilk sayfada, o dünyanın içine giriyorsunuz. İlk kez Fakir Baykurt romanı okudum, üslup akıcı, konu sürükleyiciydi. Yaşar Kemal'in Teneke'sini hatırlattı bana.

Parası olanın herşeye gücünün yettiği, düzenbazlığın, fakirliğin, cahilliğin dibine vurmuş bir köy... Garadaş.

Şerefi için yaşayan, köye analık eden, fakirlikle kavrulmuş bir anadolu kadını... Irazca.

Ağanın yerini muhtar almış bu kitapta. Öttürüyor bütün köyü. Klasik bir konu ama bağlıyor insanı, içine çekiyor. Ben çok beğendim, tavsiye ederim.
Teşekkürler Cevizkabuğu ;)

Semiha 
02 Nis 10:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Fakir Baykurt uclemesinin ikinci kitabi. (Yilanlarin Ocu- Irazcanin Dirligi-Kara Ahmet Destani).
Ilk baskisi 1961 yilinda yapilmis olan kitabin sonraki baskilarinda yazar tarafindan degisiklikler yapilmistir. Ayni durum Yilanlarin Ocu kitabi icinde gecerlidir.
Baykurt birinci kitapta oldugu gibi cumhuriyetin geldigini ama agalik duzeninin henuz gitmedigini anlatiyor. Irazca'nin "Eteri gitti beteri geldi" ile bu durumu ozetliyor. Saf Anadolu koylusu imajinin ne kadar da uydurma oldugunu, paranin gucun her yerde gucsuzu ezdigini gozler onune bir kez daha seren guzel bir kitap

fisun 
03 Mar 12:40 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Üçlemenin, Yılanların Öcü nden sonraki kitabı olan Irazca'nın Dirliği kitabını da, kullanılan yöresel şiveyle anlatıma aşina olduğum için kısa zamanda okudum.
Bu kitapta da Irazca ve ailesinin Muhtar la çekişmeleri devam etmektedir. Yoksulluk ve yoksulluğun getirdiği problemler bütün açıklığıyla göz önüne serilmektedir.
Ben beğendim , tavsiye ederim..