Kallocain

Karin Boye
Çevirmen:
David McDuff
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·200 syf.··
2020 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2020 22:48
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 46. kitap oldu. Distopya severler, hazır olun! Size güzel bir haberim var! "Kara Dörtleme"den sonra okuduğum en iyi distopyayı buldum: Kallokain... Öncelikle "Kara Dörtleme"nin ne olduğunu ve hangi kitaplardan oluştuğunu kısaca belirtmeliyim. Kara Dörtleme, modern zamanların en büyük 4 distopya eserine verilen çatı bir isimdir. Bu eserler, 1924 yılında Yevgeni Zamyatin tarafından yazılan "Biz", 1932 yılında Aldous Huxley tarafından yazılan "Cesur Yeni Dünya", 1949 yılında George Orwell tarafından yazılan "1984" ve 1953 yılında Ray Bradbury tarafından yazılan "Fahrenheit 451"dir. Bu eserlerden en az birini okuyan okurun, Kara Dörtleme'nin ne kadar değerli olduğuna yönelik olumlu bir fikri mevcuttur diye düşünüyorum. "Kallokain" isimli bu distopya ise, 1940 yılında yayımlanmış olup tarihsel olarak "Biz" ve "Cesur Yeni Dünya"dan sonra, "1984" ve "Fahreinheit 451"den önce yayımlanmıştır. Yani tam ortadadır. Kendisinden önce yazılan eserlerden etkilenmiş, kendisinden sonra yazılan eserleri ise doğal olarak etkilemiştir. Peki Kallokain'de kurgulanan distopik toplumun özellikleri nelerdir? Kallokain'de insanların birbirine güvenmediği, baskı rejiminin en üst düzeyde olduğu, insanların en yakınından bile vatan haini olabileceği ihtimaliyle kuşkulandığı, bireyin hiçbir anlam taşımadığı, herkesin sadece devlete güvendiği, insanın yalnızca biyolojik bir varlık olarak görüldüğü, çocukların 7 yaşından sonra askeri kamplara yollandığı, kadınların devlet için doğurduğu, "Polis Gözü ve "Polis Kulağı" denilen cihazların insanları 7/24 gözlediği, yatak odasında bile özel bir hayatın olmadığı totaliter bir devlet rejimi bulunmaktadır. Kitapta bu rejime "Düzen" denilmektedir. Rejimi uygulayan devletin ismi ise
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
6/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 13:19
Karin Boye’nin kaleme aldığı Kallokain, distopya edebiyatının en etkileyici ama ne yazık ki en az bilinen eserlerinden biri. İlk kez 1940 yılında yayımlanan bu roman baskıcı ve gözetim altında bir toplumun içinde boğulan insan ruhunu derin bir şekilde irdeliyor. Hikaye totaliter bir devlette yaşayan kimyager Leo Kall’in gözünden anlatılıyor. Leo, insanların içindeki düşünceleri ve gerçek duyguları açığa çıkartan bir serum icat eder Kallokain. Devlet için bu buluş büyük bir başarıdır artık hiç kimse düşüncelerini gizleyemez herkes tamamen şeffaftır fakat bu şeffaflık beraberinde güvenin samimiyetin ve bireyselliğin yok oluşunu da getirir. Roman ilerledikçe Leo Kall’in vicdanı ve iç çatışmaları büyür bilimsel bir başarı elde etmiş olsa da insanların korku içinde yaşadığı sevgi gibi insani duyguların bastırıldığı bir toplum yaratmış olduğunu fark eder. Bu yönüyle Kallokain yalnızca bir bilimkurgu romanı değil aynı zamanda insan doğasının özgürlüğün ve toplumsal kontrolün sınırlarını sorgulayan felsefi bir metne dönüşür. Karin Boye’nin dili sade ama derindir karakterlerin iç dünyası toplumun baskıcı yapısı ve devletin birey üzerindeki hâkimiyeti öyle incelikle anlatılır ki okur olarak kendinizi sorgularken bulursunuz. İnsan olmanın özü nedir? Gerçekten özgür müyüz? gibi sorular zihninizde yankılanır. Bu kitabı özellikle öneriyorum çünkü günümüz dünyasında mahremiyetin giderek azaldığı dijital gözetimin arttığı bir çağda yaşıyoruz. Kallokain bu durumu çok önceden sezmiş bir roman olarak hâlâ güncelliğini ve sarsıcılığını koruyor. Orwell in 1984ü ya da Huxley’nin Cesur Yeni Dünyası gibi klasiklere benzer temaları işlemesine rağmen çok daha içten kişisel ve psikolojik bir anlatı sunuyor. Eserdeki karanlık atmosfer insanların birbirine bile güvenmediği distopik bir evren
Alıntı
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 12:20
2. Dünya Savaşı gölgesinde yazılan eserde Dünyadevlet adındaki halkı üzerinde tam egemenlik kurmuş, insanlara kendi gerçekliğini dayatmış, askeri bir hiyerarşi üzerinde yükselen, en yakınındakilerden bile kuşkulanan insanların yaşadığı bir ortamda kallekoin adında insanları bildiklerini söylemeye mecbur bırakan bir ilaç geliştiren Leo'nun başka bir birliğin mümkün olabileceğine dair şüpheleri anlatılıyor.
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
7/10
·200 syf.··
2024 56. kitabı
Nispeten kısa bir hayat yaşamış olan Karin Boye, hayatı boyunca melankoliyi hep hissetti. Bunalımlı ve karamsar bir bakış açısı vardı. Hali hazırda hayatının son dönemlerini İkinci Dünya Savaşı gölgesinde yaşadı. Bastırıldı, zorluklar gördü. İsveç işgal tehdidi altındaydı ve ülke yoğun bir sansür, korku ve güvensizlik bulutunun içinden geçiyordu. İşte böyle bir ortamda, son romanı olan "Kallokain" doğdu. Boye, bu romanının bir umut ışığı olmasını istiyordu ve distopyasında bir 21. yüzyıl devletinin nasıl OLMAMASI gerektiğinin altını çiziyordu. Yayım tarihi açısından Biz, Cesur Yeni Dünya ve 1984'ün arasında piyasaya çıkar roman... Jurnalcilik, baskı, totaliterlik, propaganda, paranoya ve zihne sızma gibi kavramların üst düzeyde olduğu "Kallokain" kara bir distopya olarak önem kazanmıştır. Özel hayatın ve bireysel düşüncelerin bu yeşil sıvı ile ne kadar kolay parçalandığını görürüz. Karin Boye, yaşadığı döneminve hislerinin de etkisiyle başarılı bir anlatım yansıtmaktadır. Yazarın üslubunu biraz ağır ve alt metinlerini oldukça zengin gördüm. Cümlelerin üstüne durup düşünmeniz gerekiyor. Kurgu, günlük şeklinde oluşturulmuş. Yazarın en hoşuma giden aksiyonu ise, ilacı bularak en derin ütopyasını gerçekleştirmek isteyen kahramanını distopyanın en kara adamına dönüştürmesidir. Boye, bu zıtlıktan nefis bir şekilde yararlanır. Ve romanın harika bir önsözü olduğunu söylemeliyim!! Akışkan Gözetime çakılan selamı da unutmayayım(: Bu distopyada ana kahramanımız Leo Kall, sıkı bir şekilde kontrol edilen ve yaşanan yer "Dünyadevlet" olan bir devlette karısı Linda ile 4 nolu Kimya Şehri'nde yaşamaktadır. Nüfus kontrol politikaları ve çalışmaları onun elindedir. Bu devlette tutku, duygular, zevk, eğlence, hobi, dostluk gibi kavramlar yasaktır. Burada yaşayanların tek bir varoluş
Edebiyat
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2022 59. kitabı
Düşüncelerin artık suç sayıldığı bir distopya. Cain kelimesi İngilizcede kaos kargaşa demek ve aynı zamanda Kabil'in İngilizcesi, Kalklise kitapta ilacı bulan Leo Kall'in soyadı ve Kall kelimesi İsveççede soğuk kıyamet anlamına geliyormuş ve Kallocain; Kall of cain demektir. Kimyager olan Leo Kall, Kallocain adını verdiğini bir ilaç bulur ve bu ilaç enjekte edilen herkese direk doğruları söyletiyor. Biz kitabı gibi bu distopyada da tek devlet olduğu sanıyordum okurken ama sonradan başka devletlerle olabileceğini öğrendim. Kitapta geçen devlet baskıcı, totaliter bir devlet bir kaç yönü ile 1984'de benziyor, insanlar takip ediliyor suçlu olan işkencelere maruz kalıyor. 1984 kitabından önce yazılmış bir distopya kitabı.
Distopya
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
Artık düşünceler de yargılanabilecek
7/10
·200 syf.·
2022 17. kitabı
Kallokain, yazarın Nazi Almanya’sına yaptığı ziyaretten esinlenerek yazdığı bir distopya. 1984’e benzerliğiyle dikkat çekse de ondan neredeyse 10 yıl önce yazılmış. Yaratılan distopik dünya George Orwell’inki kadar vurucu değil, nitekim Karin Boye totaliter rejimin hakim olduğu bu dünyadan ziyade karakterin iç dünyasına odaklanmış. Dünya-devlet bireyselliğin olmadığı, herkesin devlet için yaşadığı ve işe yarar araçlardan ibaret olduğu distopik bir devlet. İdealist bir kimyager, ‘eylemlerin düşüncelerden doğduğunu, dolayısıyla bu düşüncelerin de bireye değil, devlete ait olması gerektiğini’ ileri sürerek bir tür doğruluk serumu olan Kallokain’i geliştiriyor. Gerçekten de bireye ait şeyler yok denecek kadar az. Evlat sevgisinin zayıflık olarak görüldüğü bu devlette çocuklar bile ebeveynlerine ait değil. Yatak odaları dahi polis gözetimi altında ve paranoya her yere yayılmış durumda. Hiç kimse birbirine güvenemediği için herkes gardını almış bir şekilde yaşıyor. Evde yalnızken misafir ağırlamak komplo kurmakla eş değer görülüyor ve eşler bile durduk yere birbirinden şüpheleniyor. Vatandaşların devlet organizmasının birer hücresi olarak nitelendirildiği bu sözde kolektif devlette, insanlar aşırı kontrollü davranmanın getirdiği bir yalnızlığın kurbanı olmuşlar. Böyle bir ortamda bireysel uyanış pek nadir ve sancılı gerçekleşiyor. Nitekim içlerinde, bu düzende bir şeylerin yanlış gittiğine dair en ufak bir düşünce filizlendiğinde kendilerinden bile şüphe ediyorlar. Daha iyi bir yaşama duyulan özlem bulaşıcı bir hastalık ya da vatana ihanet olarak telakki ediliyor. Sosyalist ve barış yanlısı olan yazar, Stefan Zweig gibi dünyanın gidişatından dolayı karamsarlığa sürüklenip II. Dünya Savaşı sırasında intihar etmiş. Not: George Orwell’in Kallokain’den etkilendiğini ileri
Bilim-Kurgu
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 01:39
Özellikle kitabın ilk bölümleri, kurduğu karanlık atmosfer ve karakterlerin içsel çatışmalarıyla oldukça sürükleyici. Boye’nin dili sade olmasına rağmen okuru hikayenin içine çekiyor. Sonlara doğru hikayenin ivmesi bir miktar düşse de bu durum genel etkiyi zayıflatmıyor. Kitap temposundaki dalgalanmalara rağmen “tadında” bir bilim kurgu; hem klasik distopyaları sevenlere hem insan doğası üzerine düşünen okurlara rahatlıkla önerilebilir. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
Çarktaki Diş
9/10
·200 syf.·
2023 3. kitabı
Merhaba, yeniden bir distopya kitabına okurken aldığım cesaretle inceleme yazıyorum. ''Gördüklerini söylemeye cesaret edemeyen ama başkasının cesaretinden güç alabilenler? Bulmalıyım onları.''-syf. 173 Öncellikle kitabın 'Kara Dörtleme' olarak adlandırılan Biz, 1984, Fahrenheit 451 ve Cesur Yeni Dünya kitaplarıyla pek çok benzerliği var. Hakan Bıçakcı da önsözünde buna değiniyor. Madem bugün cesurum, Kallokain için 'Kara Dörtleme' +1 gibi hissetsem de Fahrenheit 451'den daha çok sevdiğimi de ekleyeyim. Distopyaların en çok kendi gerçekliğimden evrilmesine, toplumda halihazırda sorguladığım şeylere denk gelişine bayılıyorum. Bu kitapta bulduğum en temel sorum; Devlet gerçekten gerekli mi? Devlet bana neyi vadetmeli? Özgürlüğümün ne kadarını toplumsal yaşam için feda etmeliyim? Ben mi devlet içinim devlet mi benim için ? ''Devlet'in kurulmasının başlıca sebebi tam da bu değil miydi? Eğer bireyler arasında güven oluşabilecek olsaydı Devlet asla kurulmazdı zaten. Devlet'in bu kutsal temelinde bizim birbirimize karşı duyduğumuz sağlam temelli şüphe hissi vardır. Bu temeli sorgulayan herkes Devlet'ten şüphe ediyor demektir.''-syf. 107 Neyin altını en çok çizdiyse onu kaybetmiş bir toplumu görüyoruz. Birliğin yüceliğini savunurken kimsenin birbirine güvenmediği, ailelerin bağın temelini oluşturan sevgiden yoksun eve gelen hizmetçiler tarafından raporlandığı yerin altında bir toplum. Leo Kall'da bu zıtlıklar topluluğunda, enjekte edildiği kişiye tüm gerçek düşüncelerini söyletecek bir ilaç icat ediyor. Ülkesine dürüstlük hediye etmek isterken korku salıyor. ''Korkumuz büyüdükçe saldırı dürtümüz de büyüyor. Bir vahşi hayvan tehlikeyle karşılaştığı ve kaçış yolu olmadığını anladığı zaman saldırıya geçmez mi? Korku bizi ele geçirdiği zaman yapacak tek bir şeyimiz kalıyor; saldırmak. İşin
Bilim-Kurgu
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
Bu kitap okurken bana Fahrenheit 451'i hatırlattı. Hatırlatmasının sebebi iki kitabında çok dar bir alanda geçmesi ve geçtiği dünyayı tamamen tanıyamamış olmamızdı. Bu kitap Fahrenheit 451'e göre daha da sığ kalmış. Çevreler ve devletlerden çok kişinin duygularına ve düşüncelerine değer verilmiş. Bu düşüncelere değer verilmesinin sebebi ise Başrolümüzün yaratmış olduğu Kallokoin adlı ilacın düşüncelerimize kadar her şeyi bilebilmesi ve öğrenebilmesidir. Ben okurken çok fazla etkilenmedim. Bence İthaki'nin kara dörtlemesi kadar farklı değil. Ama okunması gereken bilimkurgu kitaplarından sayılabilir. İyi okumalar. --ARTIK DÜŞÜNCELER DE YARGILANABİLİR--
Edebiyat
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2020 231. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2020 21:59
Hakan Bıçakçı’nın nefis önsözüyle başlayan Kallokain, yazıldığı zaman dilimi 1984 kitabı ile Cesur Yeni Dünya kitabının arasında kalan yıllara dayanmakta. Öyle ki distopya seviyorsanız sizin için oldukça keyif verici bir eser olacak. Yeri geldiğinde Cesur Yeni Dünya’yı, yeri geldiğinde 1984’ü, Fahrenheit’i hatırlayacaksınız okurken. Esere adını veren karakterimiz Kall’ın adı ve İngilizce’de “kargaşa, kıyamet” anlamına gelen “cain” kelimesinin birleşimi. Kallocain, kana enjekte edilen ve insanın daha önce korktuğu, utandığı ve yalnızca kendisine sakladığı sırları açığa çıkaran bir ilaç. İlacın bulunma sebebi ise Dünyadevlet’in düzenine güvenilir ve sağlam hizmet. Ayrıca ilaçlar Gönüllü Fedakarlık Hizmetine bağlı olan insanların üzerinde test ediliyor. Dünyadevlet olarak adlandırılan bu ülke insanların temelinde yatan güvensizlik. Temelleri sorgulayan kim olursa olsun, düzeni de sorgular. İşte kimyager Kall’ın bulduğu ilaçta tam olarak onlara göre olan “boş zihinli” insanları ayıklamak. Yani kısacası “düşünceler de yargılanacak.” Hep derim; “Hala yasaklanmadı iyi ki düşünebiliyoruz.” Uzatıp konuyu saptırmadan üzerinde saatlerce konuşulabilecek bir eser. Ben daha çok okurken 1984’ü hatırlayarak, kıyaslayarak okudum. Gerçekten oldukça sevdiğim, keyif aldığım ve heyecanla okuduğum bir distopya oldu. Tabii canımın içisi Aslı ile okuyunca daha da bir keyifli oldu. Mutlaka okumalısınız.
1000Kitap
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,484 okunma

Yazar Hakkında

Karin BoyeYazar · 2 kitap
Psikanaliz kuramını ve modernist edebi görüşleri yaymaya çalışan Spektrum dergisinde çalışmıştır.Berlin' de yaşadığı 1932-33 yıllarında seviciliğinin farkına varmış, bunu da Kriz (1934) adlı romanında anlatmıştır. Karin Boye; Hayatına intihar ile son vermiştir.