Karnak Kafe

Necib Mahfuz
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı:
98
Basım Tarihi:
Ekim 2008
İlk Yayın Tarihi:
2006
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
ISBN:
9786054069248
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·98 syf.·
2017 11. kitabı
- Sana en uygun siyasi etiket hangisi? - Etiketlere LANET olsun! - Dine karşı da saygılı durduğunu görüyorum - Doğrudur - Peki nesin sen o zaman? - Ben kendim olmak istiyorum, ne fazlası,ne eksiği... (Kitaptan alıntı) Nobel ödüllü yazarın bu kitabı, bozulan saatinin tamirini beklerken anlatıcı-yazarın, rastlantı sonucu dikkatini çeken bir kafeye girmesiyle başlar. Kafe'nin işletmecisi olan kadının kim olduğunu anımsamaya çalışırken, onun geçmiş dönemlerin ünlü dansözü "Kurunfula" olduğunu anlar. Kafe müşterilerinin ,çalışanlarının hayat hikâyeleri ve devrim hakkındaki düşünceleri Kurunfula'nın bakış açısı üzerinden verilirken, birbirini takip edecek bir dizi olay da yaşanmaya başlar. Kitabı beğendim, özellikle yazarın dili çok iyiydi. Cümleler akıp gitti. Cümleler içindeki can alıcı ifadeler, tespitler gerçekten çok tanıdıktı...
Tarih
Karnak KafeNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2008470 okunma
8/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2016 46. kitabı
Necip Mahfuz, bu kitabında bir kafenin içinden Mısır'ın yakın tarihinde olanlar hakkında bize gözlemlerini sunuyor. İki saatte bitirilebilecek, oldukça hoş bir anlatıya sahip kitaptan keyif aldım. Öneriyorum...
Tarih
Karnak KafeNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2008470 okunma
4/10
·98 syf.··
2019 20. kitabı
Yazarın 1988 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olmasından etkilenerek kitabı aldım. Açıkçası çok beğenmedim . kitap ,Mısır'ın yaşamış olduğu 1952 devrimi sonrasında gelişen olayları yaşayan bir gurup insanın hayatını anlatıyor. Koministler, Müslüman Kardeşler ve hükümet arasındaki mücadele sırasında bir grup gencin sürekli gittiği bir kafe var. Kafenin sahibi eski bir dansöz. Aslında yazar, güney Amerika ve Ortadoğu'nun ortak kaderini yazmış, adaletsizlik ve halkın çaresizliği. Araya da biraz aşk katmış.
Karnak KafeNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2008470 okunma
Ben kendim olmak istiyorum!
Puan vermedi·96 syf.··
2021 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2021 19:49
İnsan ömrü kısa, dünyada gezilecek yerler, görülecek şehirler, izlenecek filmler ve okunacak kitaplar çokmuş. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Necib Mahfuz'un "Kardak Kafe" isimli romanını okurken bir kez daha bu duyguyu yaşadım. • • • Mahfuz, eserinde, Mısır'da 1952-1967 yılları öncesi ve sonrasında yaşananları Kahire'nin merkezinde çok da dikkati çekmeyen bir kafede bir araya gelen toplumun farklı kesimlerinden; farklı ekonomik, sosyal, kültürel yapılara sahip; çeşitli yaş gruplarından kişilerin hikayeleri üzerinden anlatıyor. • • • Mahfuz, modern Mısır tarihinin ekonomik, sosyal ve siyasî tarihine ışık tutan bu etkileyici eserinde kahramanlarının ağızından dile getirdiği dehşet verici hikayeleri kendi edebi ve felsefi derinliğiyle çok iyi kurgulayarak okura aktarıyor. Öyle ki küçük bir araştırma yaptığınızda kullandığı metafor, sembol, teşbih ve tarihi isimler üzerinden yalnızca kendi toplumuna değil, benzer sorunlar yaşayan diğer toplumlara da önemli mesajlar verdiğini görüyorsunuz. • • • Sevgi, aşk, kıskançlık, sadakat, ihanet gibi duyguların işlendiği bu kısa romanda, geleceğe büyük umutlarla bakan gençlerin başına gelenler insanı çok derinden etkiliyor. Özellikle de onların kırılan hayalleri, yıkılan umutları, sarsılan güvenleri, söndürülen coşkuları, tüketilen enerjileri insanın yüreğinde derin izler bırakıyor. Haliyle Mısır örneğinde olduğu gibi bu tür toplumların "geri kalmışlığın sürekliliği"ni neden yaşadığını daha iyi kavrıyorsunuz. • • • Necib Mahfuz'un ilk defa bir eserini okudum. Tatlı ve yalın bir anlatıma sahip bu eseri okurken yalnızca batıda değil, doğuda da parlayan yıldızların olduğuna bir kez daha şahit oldum. O nedenle alıcılarımızı yalnızca batının değil doğunun kültür havzalarına da açık tutmamız gerektiğini düşünüyorum. • • • Bir dönem romanı olan
Edebiyat
Karnak KafeNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015470 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2024 17:28
Necib Mahfuz 1988 yılı Nobel Edebiyat ödülü sahibi, Mısır doğumlu Arap yazar. Hayatı boyunca Mısır’ı terk etmemiş,Nobel edebiyat ödülünü bile almak için gitmemiştir. Sert, eleştirel üslubuyla tanınır. Aynı zaman Ortadoğu’nun Balzac’ı olarak da bilinir. Necib Mahfuz aynı zamanda hakkında ölüm fetvası verilen, saldırıya uğrayan, bir dönem kitapları Arap coğrafyasında yasaklanan yazar. Yazar yaşadığı ülkeyi, kentleri, sokakları eserlerine konu etmiştir. Ülkesindeki siyasal, ekonomik ve sosyal değişimleri ele almıştır. Bizler yazarı daha çok Cebelavi Sokağı'nın Çocukları romanıyla tanıyoruz. Karnak Kafe bir gurup insanın toplandığı bir kafede yaşanan olayları konu ediniyor. Farklı kuşakların toplandığı bir mekan. Bunların içinde gençler olduğu kadar yaşlılar da var. Olayların geçtiği dönem Mısır’da yaşanan 1952 devrimi sonrası ile 1967 İsrail ile yapılan ve yenilgiye sonuçlanan savaş. Karnak Kafe sakini olan gençler devrime inanmışlardır genelde. Ama aniden ortadan kaybolurlar. Sonrasında gözaltına alındıkları anlaşılır. Ara ara bu gözaltına almalar devam eder. Roman kahramanı gençler bu gözaltına alınmalar sonrası kendilerini, devrimi, medeniyet anlayışlarını sorgularlar. Bu süreçte korkunç işkenceler görürler. Birbirlerine karşı ihbarcı olmaya zorlanırlar. Sonuçta onlara bu işkenceyi yapan da aynı çarkın eline düşüp işkence görür. Ve onun yoluda Karnak Kafe’ye düşer. Kitabı okurken iki şey geliyor insanın aklına “Her devrim kendi çocuklarını yer” ve Gabriel Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanında geçen şu söz; Unutma, dostum," dedi. "Seni ben öldürmüyorum. Seni devrim öldürüyor."
Edebiyat
Karnak KafeNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015470 okunma
9/10
·91 syf.·
Beğendi
·
2025 72. kitabı
#karnakkafe Nobel ödüllü Necib Mahfuz'dan okuduğum ikinci eser. İnce olmasına rağmen derinlikli bir kitap. Çünkü yazar, Mısır'ın tarihine ışık tutarken 1952 Devrimi ile 1967 Arap - İsrail Savaşının toplum üzerindeki yıkıcı etkisinin yanı sıra bireylerin düşüncelerini, duygularını ve aşklarını da ele alıyor. Ve tüm bunlar tek mekanda geçiyor. Kahire'de çok dikkat çekmeyen ve eskiden dansöz mesleğini icra eden Kurunfula'nın sahip olduğu bir kafe. Toplumun farklı kesimlerinden ve çeşitli yaş gruplarından kişilerin yolları bu mekanda kesişiyor ve olaylar bu bireyler üzerinden anlatılıyor. Anlatıcının ismi belirtilmediği için yazarın bizzat kendisi olduğunu düşündüm. Hikâye, anlatıcının bu kafeyi tesadüfen keşfetmesi ve oranın müdavimlerinden biri haline gelmesi ile başlıyor. Kafe, bir mekan olmanın ötesinde bir yuva, her müdavim de o yuvanın bir ferdidir. Anlatıcı ile bu aileye mensup bireylerin hayatlarını öğreniyoruz. Özellikle de devrimi destekleyen ve kendilerini "devrim çocukları" olarak tanımlayan gençlerin değişen hayatlarını. Sürekli bir şeylerle itham edilen, işkence gören, suçsuzlukları kanıtlanınca serbest bırakılan bu gençler, psikolojilerini ve yaşadıklarını bizzat kendileri anlatıyor. Bir kadın olarak Zeynep Diyab'in yaşadıkları çok ağır. Ve etkilenmemek elde değil. Olayların toplum üzerindeki etkisi sürerken, tesadüfen bir gün Karnak Kafe’ye yolu düşen, o ailenin bir parçası haline gelen öyle bir isim var ki... O kişiyi kafenin müdavimi yapmayı bırak kapıdan içeri sokmazdım, deyip burada bitireyim. Verilen mesajların yanı sıra insanı yormayan akıcı dilinden dolayı severek okudum. 2026 yılında da Necib Mahfuz'un eserlerini okumaya devam edeceğim. Beni çok etkileyen bu kitabı umarım sizler de beğenirsiniz. Ve yazımı bitirirken son olarak #okursaniyiolur
Karnak KafeNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015470 okunma
10/10
·96 syf.··
2020 186. kitabı
Etkileyici! Hikâye Mısır İsrail Savaşı döneminde geçse de geçmişin pençevari elleri günün şartlarında bir gölge gibi takip etmekte olay örgüsünü. Ki zaten gerçek yaşamda da böyle değil midir? On yıl önce yaşadığımız herhangi bir olayın ya da verdiğimiz bir kararın ilerideki sonuçlarını görebilsek yine yaşamak ister ya da yine karar verme yetisini damarlarımızda cesaretlendirebilir miydik? İşte bu hâl üzere Mısır Devrimi'nin etkileri seneler seneler sonra taraftarlarına bile etki edecek duruma gelmiş hikâyede. Kitap dört bölümden oluşuyor. Kitabın sayfaları bir aşk hikâyesiyle çevriliyor önce. Ardından bir acı ve bir acı daha. Sonda ise acının serüvenini yöneten bir elin son yaşadıkları anlatılıyor. Birinci ve dördüncü bölüm hikâye şeklinde, ikinci ve üçüncü bölüm ise biraz daha röportaj tarzında kaleme alınmış. Kitabın bazı paragraflarında Orhan Kemal tadı geldi zihnimin damağına. Karakterler baskın ve belirgin şekilde aktarılıyor. Okuduğum ve anladığım kadarıyla yazarın diğer kitaplarında da baskın kıldığı özelliği bu. Kişileri alelade savurmuyor ve kişilerin yaşadıklarını okuyucuya yaşatıyor. Kurunfula ile aşkın hissine ulaşırken İsmail eş Şeyh ile nezaretin soğukluğu ve karanlığında boğulmamak işten bile değil. Zeynep Diyab'ın yaşantısının kırılganlığından damlayan gözyaşlarını kalbi olan herkes hissedebilir. Ve son olarak Halit Safvan... Kötülük, kötülük edene bulaşmadan terk etmez dünyayı. Kötülük eden de gidemez bulaştırdığı kendine bulaşmadan... Kitabın son sayfalarında yazar anladığım kadarıyla Halit Safvan'ın ağzından kendi dünya görüşlerine ve bazı ilerleme yollarına yer veriyor. Bu ilerleme yolları aslında kendi ülkesi gibi diğer geri kalmış, gelişememiş ülkeler için de bir yol haritası olarak işlenmiş sayfalara. Ve en sonda etiket kavramı eleştirilmiş.
Karnak KafeNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015470 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2021 08:51
Her devrim önce kendi çocuklarını yer. Bu cümle kitabı gayet iyi özetliyor. Necib Mahfuz, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mısırlı sevdiğim bir yazar. Mahfuz’un kitapları okunduğunda Mısır'ın sosyal, kültürel ve siyasal yapısı hakkında fikir sahibi olmak mümkün çünkü eserleri toplumun bir aynası niteliğinde. Karnak Kafe’de 1952 Devrimi ve 1967 İsrail-Arap Savaşı’nın halk üzerindeki etkisini okuyoruz. Kurunfula eski bir dansözdür ve bu işi bıraktıktan sonra bir kafe açar. Sürekli bu kafede buluşan gençler, yaşlılar ve kafe sahibi arasında zamanla bir dostluk oluşur ve Karnak Kafe bu gençlerin buluşma yeri olur. Gençler kendilerini devrimin çocukları olarak görseler de birkaç kez sebepsiz yere tutuklanırlar ve bu süre zarfında çeşitli işkencelere maruz kalırlar. Mahfuz, toplumun çeşitli kesimlerinin 1967 Savaşı öncesi sonrası düşüncelerini aktarmış. ‘’ Masum halkımızın yürekleri üzüntüyle dağlandı. Hayattaki tek umudumuz, bir saldırı daha gerçekleştirilmesi ve kaybedilen toprakların geri alınmasıydı. Her şeye rağmen, bazı insanların hâlâ bu anın tadını çıkardığını görüyorum. O noktada, içinde bulunduğumuz mücadelenin sadece vatanımıza sadakat meselesi olmadığını anlamaya başladım; ülkenin yaşadığı en karanlık anlarda bile bu ulusal gayret, çıkarlara ve inançlara dayanan başka bir çatışma tarafından asıl amacından saptırılabiliyordu. Haziran 1967 Savaşı, bir Arap ulusu için yenilgi demekken, başka Araplar için zaferdi. Hem çeşitli tatsız gerçeklerin üzerindeki örtüyü çekip almış hem de sadece Araplarla İsrail arasında değil, Arapların kendi aralarında da geniş çaplı bir mücadelenin başlamasına neden olmuştu.''
Edebiyat
Karnak KafeNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015470 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 6. kitabı
Düşünce özgürlüğünden yoksun olmak, düşündüğünü söyleyememek değil, hiç düşünmemiş olmaktır. ‘Her devrim önce kendi çocuklarını yer’ bu cümle eserin temel gerilim noktasına parmak basıyor. Müşteri ve çalışanlardan oluşan yaşlı kuşak ile kendilerini “ devrimin çocuğu” (Mahfuz 11) olarak niteleyen bir grup genç üniversite öğrencisi bu cümleye Mısır örneğinde olduğu gibi bu tür toplumların "geri kalmışlığın sürekliliği"ni neden yaşadığını tanımlıyor. Her ülkenin belli genç kuşaklarının kırılan hayallerini, yıkılan umutlarını, sarsılan güvenlerini, söndürülen coşkularını anlatıyor. Bütün Mısır'ı sembolize eden, Kahire çarşıları içinde kenarda kalmış, pek dikkat çekmeyen bir pasaj içinde yer alan hayali bir kafede geçen, oldukça sert eleştiri ve tespitlerinden oluşan okuması ayrı keyifli, zamanına tanık olması heyecan verici bir roman. 1952 Devrimi ile başlayarak, tarihe “Arap Sosyalizmi” ya da “Nasırcılık” şeklinde geçen gerçek bir zaman dilimini sona erdiren 1967 Haziran Savaşı'nı yaklaşık üç yıl öncesi ve sonrasıyla aktarıyor. Aynı mekanda gerçekleşen bir dizi olay, romanın dört kahramanın bakış açısından, yazarın izlenimleri ve düşünceleri ile kurgulanıyor. Çok etkileyici ve özlü bir anlatım. Leyla Tonguç Basmacı çevirisi ve Yeşim Ercan Aydın kapak tasarımıyla.
Karnak KafeNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015470 okunma
8/10
·96 syf.··
2022 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:00
Yazarın okuduğum ikinci kitabıdır. Bir kafede toplanan bir grup insanın yaşadıkları anlatılmaktadır. Olaylar devrim sonrası zamanda gerçekleşmektedir. Devrimi destekleyen ve kendilerini "devrim çocukları" olarak tanımlayan gençlerin başından geçenleri anlatmaktadır. Sürekli bir şeylerle itham edilen, suçsuzlukları kanıtlanınca serbest bırakılan bu çocukların psikolojileri, doğruları-yanlışları çok iyi anlatılmış kitapta.
Edebiyat
Karnak KafeNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015470 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Necib MahfuzYazar · 48 kitap
Necib Mahfuz, (Arapça: نجيب محفوظ) 1988 Nobel Edebiyat Öülü sahibi Mısırlı yazardır. Nobel ödülü kazanan ilk müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır. Hayatı Mahfuz, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikaye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insanları anlattı; pek çok kitabı Arap filmlerine konu oldu. Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlanıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazini, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır. Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı değini yazıları ve öykülerle başladı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gören Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939'da yayımlandı. 1957'de yazdığı Kahire Üçlemesi ile Arap edebiyatının tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının 1. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumunun değişimini anlattı. Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, el-Ahram gazetesinde yazar olarak çalışmıştır. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı. 1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikayeler yazmaya devam etti. 2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. Mahfuz, ülser, böbrek ve kalp rahatsızlıklarından mustaripti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.