الكرنك

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.241
Gösterim
Adı:
الكرنك
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
92
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Karnak Kafe
Karnak Kafe
الكرنك
98 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Yazar bu kitabında, Kahire'de eski bir dansöz tarafından işletilen ve müdavimleri, Kurunfula adlı bu kadınla bir şekilde bağlantısı olan kişilerden meydana gelmiş bir kahveye götürüyor bizi.

Kahvenin müdavimleri arasında Kurunfula'nın eski cazibesine kapılmış yaşlı insanlar olduğu gibi bir grup da genç insan bulunmaktadır. Dönem ise 1967 yılı Arap - İsrail Savaşının olduğu sıralardır. Yazar bu dönemdeki insanların yaşadıklarını ve düşüncelerini bize çeşitli şekilde aktarmaktadır.

Ama asıl anlatılmak istenen olay, 1952 yılındaki devrimin masum bir devrim olmadığı ve dünyadaki bütün emsalleri gibi o devrimin de baskı, şiddet, işkence ve cinayetler başta olmak üzere birçok kötülüğü de beraberinde taşıdığıdır. Ve bütün bunların izlerinin de 1967 yılında bile hala devam etmekte olduğudur.

Kısaca söylemek gerekirse, bir kahvedeki insanların yaşantısından kesitler sunulan yazarın bu kitabı da, müthiş derecedeki akıcılığından dolayı bir çırpıda okunup bitiriliyor.

Yazarın bu kısa kitabını da , ben diğer kitapları gibi beğenerek okudum ve okunmasını da tavsiye ederim.
96 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Devrimin önce kendi evlatlarını yemesinin kısa, sade, naif bir romanı Karnak Kafe.

Yazarı ilk olarak üniversite yıllarında Midak Sokağı ile tanıyıp çok beğenmiştim. O tarihten beri köprünün altından çok sular aktı. Bir dönem yine yazarın kısa bir eseri Dilenci’yi okuyup ondan da memnun kalmıştım.

Anlıyorum ki yıldız denilebilecek yazarları değil çok göze çarpmayan Necip Mahfuz gibi işini iyi yapan yazarları daha çok seviyorum. Aynı coğrafyadan gelen Amin Maalouf mu Necip Mahfuz mu deseler Mahfuz’u tercih ederim. Türkiye’de nedenini bilemiyorum, Maalouf tutunabilmiş bir yazarken Mahfuz aynı popülariteye erişmemiş. Oysa ikisi de çağlarının en iyi Mısırlı yazarlarından.

Bazı zamanlar romanlar, bize tarih kitaplarının anlattığından daha çok şey anlatabiliyor. Karnak Kafe romanı da adından anlaşıldığı için küçük bir kafede geçen, birçok karakterin kısa kısa anlatıldığı bir roman. Yazar bazen karışık halde bazen sırayla karakteri anlatıp kişilik özelliklerini çizmiş.

Romanda dikkatimi çeken, Mısır ile Türkiye siyasetinin birbirine çok benzemesi oldu. İkisinde de darbe ya da savaş dönemleri birbirine benziyor ve ikisinde de bu olaylar insanların hayatlarında benzer derin yaşanmışlıklar bırakıyor.

Örneğin İsmail el Şeyh defalarca tutuklanıyor. Üstelik farklı ve zıt gruplara üye olduğu gerekçesiyle. Hepsinde, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz romanındaki gibi bürokrasi sarmalında iki arada bir derede kalıyor. İçeride ilgilenebileceği hiçbir şey olmadan günlerce kalması ise Zweig’ın Satranç’ı ile benzerlikler gösteriyor. Hiçliği ile baş başa kalan El Şeyh, anlatmak istemediklerini de yöneticilere anlatabiliyor.

Kafede hayatları anlatılan birçok genç pek çok defa tutuklanıyor. Defalarca işkenceye uğruyorlar. İşkenceyi uygulatan Halit Safvan, Nazi dönemlerindeki Alman subayları hatırlatan bir kişi. Yaptıklarının yanlışlığından ziyade gerekliydi ve gereken yapıldı diye düşünüyor. Bilindiği gibi Alman subayların birçoğuna da yaptıkları soykırım anlatılamıyor. Birçoğu, yaptığının yanlış olmadığını, devletlerini sevdikleri için yaptıklarını mahkemelerde uzun uzun anlatmışlardı. Hatta Kötülüğün Sıradanlığı adlı eser, bu konuya odaklanıyor sanıyorum. Bu olanlara en güzel, kötülüğün sıradanlığı diye bir tabir kullanılabilirdi zaten.

İnsanın estetik zevklerine hitap eden bir kitap veya şarkı ciltlerce tarih kitabının etkisine eşdeğer veya fazla olabiliyor. Karnak Kafe de öylesi bir eser, ince, iyi işlenmiş, üstelik okurken insanı hiç yormayan.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
+ birazcık spoiler:)
Asıl ismiyle El-Karnak 1988 Nobel edebiyat ödülünü almış mükemmel bi kısa roman. Romanın asıl kahramanının ne ismi vardır kitapta ne de özellikleri. Mahfuz o kadar güzel yazmış ki eseri sanki Karnak kafeye siz gidiyor sessiz sakin bir köşede olan bitene müdahale etmeden şahit oluyorsunuz. Ne bir tarafınız var ne de bir propagandanız. Önününüzden hayatınızdan geçiyor insanlar onları dinliyorsunuz. Öyle çalkantılı bir dönemdesiniz ki neyi tutsanız elinizde kalıyor. Zalim olarak bilinenle de konuşuyorsunuz mazlum olarak bilinenle de.. Geçip gidiyor gözünüzün önünden insanlar. Ölüyor kimi kimi kendini kaybediyor. Sonunda iç çekip hayat diyorsunus içinizden. Ödüle layık bir kitap yazmış Mahfuz. Ne bir tarafı var ne de bir politikası.. kimseyi kimseden ayıramıyor ve hayatlarına dahil oluyor. Hayatın birçok kesimini özetliyor bize kitap. Ben kimim ve öteki kim? Biz kimiz ve öteki ne? Ne farkımız var birbirimizden bu bitmek bilmeyen uçurumlar niye. Okuduğum ilk kitabı oldu kendisinin. Yeni tanışacağım her bir yazarı dikkatle okurum. Bu roman kısa ve bir oturuşta bitirilecek bir roman lakin üstüne düşülücekse hâlâ içimizde yaşayan bir roman. Uçurumların ben ve diğerinin kitabı bu kitap. İlk fırsatta diğer kitaplarını da edineceğim.
98 syf.
- Sana en uygun siyasi etiket hangisi?
- Etiketlere LANET olsun!
- Dine karşı da saygılı durduğunu görüyorum
- Doğrudur
- Peki nesin sen o zaman?
- Ben kendim olmak istiyorum, ne fazlası,ne eksiği...
(Kitaptan alıntı)

Nobel ödüllü yazarın bu kitabı, bozulan saatinin tamirini beklerken anlatıcı-yazarın, rastlantı sonucu dikkatini çeken bir kafeye girmesiyle başlar. Kafe'nin işletmecisi olan kadının kim olduğunu anımsamaya çalışırken, onun geçmiş dönemlerin ünlü dansözü "Kurunfula" olduğunu anlar.

Kafe müşterilerinin ,çalışanlarının hayat hikâyeleri ve devrim hakkındaki düşünceleri Kurunfula'nın bakış açısı üzerinden verilirken, birbirini takip edecek bir dizi olay da yaşanmaya başlar.

Kitabı beğendim, özellikle yazarın dili çok iyiydi. Cümleler akıp gitti. Cümleler içindeki can alıcı ifadeler, tespitler gerçekten çok tanıdıktı...
96 syf.
·9/10
Kahire doğumlu Mısırlı yazar Necib Mahfuz 1988'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış ve bu sayede 'nobeli kazanan ilk Müslüman yazar' ve 'nobeli kazanan tek Arap yazar' unvanlarına sahip olmuştur. 34 roman ve 350 kısa öyküsünün hepsinde Nobel Ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'yi anlatmıştır.

Karnak Kafe'de 1952 devrimiyle birlikte değişen Mısır ele alınıyor. Kitapta rastgele yolları kesişen insanların hikayeleri üzerinden kuşak çatışması, devrim, siyasi otoriteler, asılsız suçlamalar, iş birliği, iç çatışma, aşk gibi pek çok kavram anlatılmış. Dört bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Karnak Kafe ve kişiler tasvir edilirken kalan üç bölümde üç farklı karakterin iç dünyaları, hissettikleri ve yaşadıkları resmediliyor. İlk defa okuduğum yazarın dilini ve kişilerle olayları birbirine iliştirmesini oldukça beğendim fakat bana hissettirdiklerini beğendim diyemem.

Emile Zola'nın Suçluyorum kitabından hemen sonra bu kitapta da haksız yere gözaltına alınan, işkence yapılan, tehdit edilen insanların hikâyelerini okumak kendimi camdan bir kafese tıkılmış hissetmeme neden oldu. İnsanların çığlıklarına ses olmak, kaçışlarına ortak olmak isterken buldum kendimi. Emile Zola olup direnişe katılmak, Necib Mahfuz olup zoru başarmak istedim. İnsanoğlunun acımasızlığını yok etmek, yerine sevgi tohumları bırakmak ve sonunda yok olup gitmek istedim. Karnak Kafe'deki aileye katılıp sırlarımı paylaşmak, Zeynep'in çaresizliğine öfke duymak, İsmail'in derdine çare olmak istedim.
98 syf.
·Beğendi·8/10
Necip Mahfuz, bu kitabında bir kafenin içinden Mısır'ın yakın tarihinde olanlar hakkında bize gözlemlerini sunuyor. İki saatte bitirilebilecek, oldukça hoş bir anlatıya sahip kitaptan keyif aldım. Öneriyorum...
96 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
“Karnak Kafe” gerçekten Mısır’ın 1960-1970 yılları arasındaki dönemi iyi yansıtıyor. 1952 Devrimi sonrası dönemin toplumsal dinamikleri yansıtan kitap, halkın çeşitli kesimlerine dokunuyor. 1967 Savaşı öncesi ve sonrası düşüncelerindeki farklılıkları iyi yansıtıyor. Aynı zamanda Devrimin nasıl korunduğunu görebiliyoruz ancak otoriter devlet yapısının eleştirisini de içeriyor. Gerçekten çok keyif alarak okuduğum bir kitaptı. Mısır tarihiyle, toplumu ve sosyolojisiyle ilgilenenlerin seveceği bir roman.
96 syf.
·138 günde
Bu adamin kitaplarında ne var bilmiyorum beni kendine bağlıyan ... Okuyun , bu yazar gerçekten cok farkli bir yerde bana göre...
Görüşler, dili ve anlatımı samimî, insani rahatsiz etmeyen bir yapisi var.
96 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Karnak Kafe // Necib Mahfuz


"Hürriyetimi sonuna kadar yaşama imkânım vardı, tabiî beraberinde getirdiği ıstırabı ve yalnızlığı da."

"
- Sana en uygun siyasi etiket hangisi?
- Etiketlere LANET olsun!
- Dine karşı da saygılı durduğunu görüyorum
- Doğrudur
- Peki nesin sen o zaman?
- Ben kendim olmak istiyorum, ne fazlası,ne eksiği... "

" Istırap insanı ne kadar zorlarsa zorlasın, insan ıstırabı alt edebiliyor. En şiddetli acı anlarında bile insan yerinden sıçrayıp endişelerini bir umutsuzluk veya güç işareti olarak - her ikisi de tamamıyla geçerlidir- görülebilecek bir kayıtsızlık düzeyinde ifade edebiliyor. "




Necip Mahfuz 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış Mısırlı Müslüman bir yazar. Nobel ödülünü almak için bile ülkesinden hiç ayrılmamış. Yazarın kalemi ile ilk Karnak Kafe kitabını okuyarak tanışmak istedim.

Karnak Kafe ; 1952 devrimi ve Haziran 1967 Savaşı arası anlatıcı-yazar konuşması üzerinden Kurunfula, İsmail el-Şeyh, Zeyneb Diyab ve Halit Safvan ‘nın gözünden, dilinden ve anıları üzerine ilerleyerek anlatılan devrim, dostluk sadakat, ihanet ve aşkı genç bir grup üniversite öğrencisi ile yaşlı kuşak arasındakilerin gözler önüne serilmesine şahit olarak anlatıyor isimsiz anlatıcımız.
98 syf.
·4/10
Yazarın 1988 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olmasından etkilenerek kitabı aldım. Açıkçası çok beğenmedim .
kitap ,Mısır'ın yaşamış olduğu 1952 devrimi sonrasında gelişen olayları yaşayan bir gurup insanın hayatını anlatıyor.
Koministler, Müslüman Kardeşler ve hükümet arasındaki mücadele sırasında bir grup gencin sürekli gittiği bir kafe var.
Kafenin sahibi eski bir dansöz.
Aslında yazar, güney Amerika ve Ortadoğu'nun ortak kaderini yazmış, adaletsizlik ve halkın çaresizliği.
Araya da biraz aşk katmış.
"Neden tutuklandım?"
...

"Marx ile Lenin adındaki iki saygın beyefendiye kadar uzanan bir nedeni var."
Necib Mahfuz
Sayfa 69 - Kırmızı Kedi Yayınevi - 3. Basım 2019
Ne kadar gururlu ve cesur bir genç olduğunun farkında değilsiniz. Onun gibiler genelde başkalarından daha çok acı çekerler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
الكرنك
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
92
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Karnak Kafe
Karnak Kafe
الكرنك

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0