Adı:
Kederli İpek
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755452722
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayıncılık
Baskılar:
Kederli İpek
Kederli İpek
Telos Yayınevi, kısa sürede ilk baskısı tükenen Kederli İpek’in ikinci baskısını Furuğ okurlarına sunuyor…

Kederli İpek; Furuğ’un sağlığında yayınladığı Esir, Duvar, İsyan ve Yeniden Doğuş kitaplarından bir seçki.

Şiirlerin önemli bir bölümü daha önce Türkçeye çevrilmemişti. Bu yanıyla da Furuğ ile Türkçenin, Furuğ şiiri ile okurun yeni bir buluşması olacak Kederli İpek.

Yoksul ile dervişin, keder ile sevincin, kadın ile isyanın, merhamet ile acının buluştuğu şiirler bunlar. Çünkü bir ülkenin toprağı, bir tarihin nefesi var onlarda.

O yüzden bu denli zamanımıza dair işte!..

Gönlümüzde alevlenen o ateş
Eğer şeyhin eteğine düşseydi
Aşk kıvılcımıyla yanmış olan bizlere, artık 
Rezil günahkarlar demezdi
104 syf.
Geçen gün bir tahlil yazısında, övülen bir şiir kitabının hararetli savunmasında, okur, o bir sayfaya üçbeş dizenin iliştirildiği, şiirlerin bir solukta okunup bitirildiği şiir kitaplarının yüzlerce sayfalık felsefe, tarih ve sosyoloji vb. kitaplarının yanında, okunmuşlar listesine yakışmadığı konusunda bizlere telkinler veriyordu. Oysa bazen bir solukta okunduğu iddia edilen o dize, ruhun perdesini öyle bir kımıldatıverir ki, o notlar aldığımız, en baştan defaatle okuduğumuz yüzlerce kitabın size veremediğini, bir emanetmiş gibi hürmetle bırakır heybenize...

Sadece bir dize, bazen hiç şahidi olmadığınız sırlı bir rüzgâr gibi, toprağı eşeleyip, içine oyuncağınızı sakladığınız günlerden haberler fısıldar size... Tıpkı kalbini görebildiğiniz birisiyle konuşmanın sizleri getirdiği o yepyeni, o aydınlık, o şaşırtıcı cümleleri, söylediğiniz ama bir yabancı gibi uzaktan hayretle dinlediğiniz o bilinci aşan dakikalar gibi...

Furüğ Ferruhzad'ın şiiri bana Fransız yazar George Sand'ın satırlarını anımsatır hep, etkilendiği yazarlar arasında yer aldığını düşünmekle birlikte, elimizde bu hususta kesin bir bilgi bulunmamakta :) Ama Sand'ı okuyanların inanılmaz benzerliği onaylayacağını tahmin ediyorum...

İlk şiir mecmuası 'Esir' ile şiir serüveninin ikinci yarısını başlatan 'Tevellud-i Diger' arasında inanılmaz bir değişim söz konusu...Esir'i serazer bir ruh ikliminde, Romantizmin tesiri altında özgürlük ve şahsiyet mücadelesi içerisinde kaleme aldığını, şiirinin ikinci yarısında felsefi ve sosyal konulara eğilim gösterdiğini gözlemliyoruz.

Füruğ, kadın şairlerin boşluğunu (sayıca azlığını) büründüğü katıksız, korkusuz, yalın ve içten duruşuyla aşabilecek kadar şair...'Kadından şair olmaz' kabulünü de bence ziyadesiyle al aşağı etmiştir.

Beni en çok büyüleyen, Onun kendisiyle konuştuğu şiirleriydi...Hitabında ki ince sızı, bir o kadar keskin ve hırçın, bir anda ölesiye yalnız, bir anda sevginin en alımlı çağında derin bir tebessüm ve onu besleyen sayısız hüzün...Evet hüzün kaybı, tebessümü öldürür...

Füruğ 'un dayatmalardan kendine bir doğrular ekseni yarattığına okuduğum diğer eserlerinde de şahit olmuştum, şöyle ki ona göre hâkikât onu bağıranların sönük bakışlarında değil, yaşayanların halisâne pişmanlığında...

"Ah eğer denizlerime bir yol olsaydı
Dalmaktan bir korkumuz olmazdı."

Füruğ Ferruhzad, şiirle olan bağını şöyle dile getiriyor;

"Belki şiir görünüşte beni mutlu kılamaz , ancak ben mutluluğu kendim için başka türlü yorumluyorum.Mutluluk benim için güzel elbise iyi yaşam ve iyi yemek değil.Ben , ruhum memnun olduğu zaman mutluluk duyuyorum ve şiir benim ruhumu memnun ediyor..."
...

Marcel Khalife 'in olağanüstü performansını ve Oumaima Khalil'in bu nefis yorumunu , "Kederli İpek" in ruhuna çok yakın bulduğumdan, sizlere de duyurmak istedim...

https://youtu.be/kr1jR-EA_fo

Şiir okumalar...
" Ey yıldızlar yoksa sizde mi anladınız
yeryüzü halkının cefasını ve riyakarlığını
bu yüzden mi göğün kalbine saklandınız? "
Furuğ Ferruhzad
Telos Yayıncılık
Keşke sonbahar gibi olsaydım,
Keşke sonbahar gibi olsaydım,
Keşke sonbahar gibi sessiz ve hüzünlü olsaydım...
Evimizdeki saksı kırıldığında annem;
“Çok yazık oldu”dedi.
Testimiz kırıldığında babam;
“Ne kadar güzel bir testiydi”dedi.
Kalbim kırıldığında kimsecikler bir şey demedi!
Sözümden geri dönersem eğer,
Bu keder yine öldürecek beni.
Oturuyorum, o gelir diye,
Belki bir gün beni görmeye.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kederli İpek
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755452722
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayıncılık
Baskılar:
Kederli İpek
Kederli İpek
Telos Yayınevi, kısa sürede ilk baskısı tükenen Kederli İpek’in ikinci baskısını Furuğ okurlarına sunuyor…

Kederli İpek; Furuğ’un sağlığında yayınladığı Esir, Duvar, İsyan ve Yeniden Doğuş kitaplarından bir seçki.

Şiirlerin önemli bir bölümü daha önce Türkçeye çevrilmemişti. Bu yanıyla da Furuğ ile Türkçenin, Furuğ şiiri ile okurun yeni bir buluşması olacak Kederli İpek.

Yoksul ile dervişin, keder ile sevincin, kadın ile isyanın, merhamet ile acının buluştuğu şiirler bunlar. Çünkü bir ülkenin toprağı, bir tarihin nefesi var onlarda.

O yüzden bu denli zamanımıza dair işte!..

Gönlümüzde alevlenen o ateş
Eğer şeyhin eteğine düşseydi
Aşk kıvılcımıyla yanmış olan bizlere, artık 
Rezil günahkarlar demezdi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0