Kırmızı Şemsiyeli KızSusan Meissner

·
Okunma
·
Beğeni
·
677
Gösterim
Adı:
Kırmızı Şemsiyeli Kız
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051881966
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Secrets of Charmed Life
Çeviri:
Bahar Yaldız Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Geçmişindeki mutsuzlukların gelecekteki mutluluğunu elinden almasına izin verme…

Günümüz İngiltere’sinde, Oxford’da tarih öğrencesi olan Kendra Van Zant, hayatının fırsatını yakalamıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda Londra’yı yerle bir eden, tarihlere Büyük Baskın olarak geçen ağır bombardımandan kurtulan bir hanımefendiyle röportaj yapacaktır. Isabel MacFarland hikâyesini anlatmaya karar verir. Yıllarca kalbinde sakladığı sır dolu hikâyesini…

1940, Londra, İngiltere… Savaşın Londra’nın kapısına dayandığı günlerde binlerce çocuk ailelerinden alınarak kırsal bölgede yaşayan gönüllü ailelerin yanlarına yerleştirilir. On beş yaşındaki Emmy Downtree ve küçük kız kardeşi Julia da Cotswolds’da bir kır evinin kanatlarının altına sığınırlar. Emmy kardeşinin sorumluluğunu alsa da onun tek bir hayali vardır. Şehre dönmek ve çizimlerini severek yaptığı gelinliklerini gerçeğe dökerek bir moda tasarımcısı olmak. Ancak bu tutkusu, durmadan çalan siren sesleri ve kopartılan hayatlarla maalesef kâbusu olacaktır…

Kadife Çiçekleri Düşerken kitabının yazarı Susan Meissner, yine tarihin önemli olaylarından biriyle karşımızda…

Kırmızı Şemsiyeli Kız, hayallerimiz uğruna neleri feda ettiğimizi, olayların bazen biz ne kadar çabalarsak çabalayalım olması gerektiği gibi gerçekleştiğini gösteren bir eser.

“Muhteşem bir şekilde kaleme alınmış karakterler, yerler ve olaylar… Yeniden ayağa kalkmanın ve kurtarılmanın konusu okuyucuların soluğunu kesecek.”

Booklist
Tarihi Gerçekler

İkinci Dünya savaşı sırasında yaklaşık 37 hafta boyunca Londra'ya hava saldırısı yapılmıştır.
Bombardıman 29 Aralık günü en şiddetli seviyesine ulaşmış, Alman bombardıman uçaklarının attığı yanıcı ve yüksek patlayıcı bombalar şehirde bir yangın fırtınasına sebep olmuştur.
Bombardımanlar sonrasında 1milyon ev yok olmuş, 1.4milyon insan evsiz kalmış ve 20.000'den fazla sivil hayatını kaybetmiştir.
Londra üzerine 18.291 ton bomba bırakılmıştır..

Kitabımız

Emmeline Downtree ( Emmy ) üvey kardeşi Julia'nın sorumluluğunu üzerine alan ve hayalleri olan genç bir kız.
Doğuştan çizim yeteneği ile bir gelinlik tasarımcısı olma yolunda ilerlerken 1941 yılında yani savaşın artık İngiltere'nin de kapısını çaldığı dönemlerde kardeşi ile koruyucu ailenin yanına gönderilmek üzere şehirden tahliye edilir.

Hakikaten savaş zamanların da koruyucu ailelere tahliye edilmiş birçok çocuk -gerek İngiltere gerek diğer İkinci Dünya savaşı ülkeleri için olsun- bulunmaktadır.
Hatta hiçbir aileye gönderilmeksizin sırf kurtulsunlar düşüncesiyle gönderilmiştir vagon vagon çocuklar.

Emmy seçimleri istediği gibi ilerleyemen her genç insan gibi sonuçlarını düşünemeyeceği adımlar atar. Evinde kaldığı Thistle Malikanesin'den sorumluluğu altında ki Charlotte Havelock' dan habersiz Londra'ya geri kaçmak istemektedir. Planına son anda dahil olan bir detay vardır kız kardeşi Julia..

Julia sevgi dolu ve yedi yaşının vermiş olduğu o tatlı çocuklukla ablasından ayrılmak istemeyerek o gece savaşın kucağına doğru el ele yol alırlar.

Annie bir annenin taşımak zorunda kalmaması gereken birçok zorluğa şimdi de kızlarından ayrı kalarak göğüs germektedir. Yaşamı küçük yaşta anne olmakla ve taşıması gereken sırlarla dolu buruk bir kadındır.

Anne ve kızlarının birbirleriyle bağlarını, savaşın gölge gibi üzerlerine çöktüğü hayatı, çok güzel ele almıştır yazar.
Okurken duyguları yoğun yaşatan, dili akıcı şahane bir eser.
Yazarın röportajın da belirttiği gibi "Hayat hayalini kurduğumuz, peşinden koştuğumuz şeylerden ibaret değildir. Bu yolda kimlerle karşılaştığımız, kimler için ne yaptığımız kimlere değişiklikler kattığımızdan ibarettir. Dünya kusursuz değil, kartlarımızı beslediğimiz sevgiyle oynayabilirsek hayatın getireceklerine güvenebiliriz."

Tarihi gerçeklerden kurgulanan romanları seviyorsanız kaçırmayınız.
Bir II. Dünya Savaşı konulu kitap daha..

Yıl 1940, Emmy ve Julia Londrada yasayan iki kız kardeş kırsal bölgelerde yasayan halkın yanina yerleştirilmek zorunda kalırlar. Emmy 15 yaşındadır ve kendi hayalleri vardır. Kırsala gitmenin onu hayallerinden uzaklaştırdığını düşünür, bir şekilde Londraya dönmek zorundadır.

Londraya döner ama işler umduğu gibi gitmez, gittiği gün bugün baskının başladığı gündür. Sonrasında gelen 2 ay geleceğini çizmesine yardımcı olur. Emmy bir daha asla 15 yaşında hayalleri olan kız olmayacaktır..

379 sayfayı elimden bırakmadan okudum desem sanırım kitap hakkında asıl söylemek gerekeni şeyi söylemiş olurum. Savaşın gerçekleri etkileyici bir dille anlatılmış, duygu yüklü harika bir kitap.
Yine dönem kitabı ve yine Arkadya! Bu ikiliye bayılıyorum yahu! Yine beni derinden etkileyen ve sayfaları heyecanla çevirten müthiş bir kitaptı. Büyük Baskın'ın yaşandığı Londra'yı ve savaş mağduru sivilleri konu alıyor. Tabiki yine Hitler yine Nazi! Ah ne acılar, ne zorluklar... Bayılarak okuyacaksınız.
Özellikle kitapta öyle bir kısım var ki benim tüylerimi diken diken etti; 340. sayfa, son cümle. Kendimi zor tuttum, hüngür şakır ağlayacaktım yoksa. (Kitabı okumayanlar meraktan sayfayı açıp okumasın çünkü ağır spoiler içeriyor.)
Kitap yine klasik Arkadya kitapları gibi iki dönemi konu alıyor ancak bu defa biraz farklı.  Günümüzde olaylar yaşanmıyor.  Savaş mağduru bir kadının, tarih bölümü son sınıf bir üniversite öğrencisinin röportaj teklifini kabul etmesinden, Büyük Baskın yıllarını anlatmaya başlamasına kadar anlatılıyor günümüz. Onun dışında hep 1940'lar. Diğer kitaplardaki gibi günümüzdeki birinin geçmişin sırlarını çözmeye çalışması değil.
Kısaca anlatayım; Emmy ve Julia anneleri aynı babaları farklı iki kardeş.  Babalar ortada yok, anneyle yaşıyorlar. Büyük Baskın öncesi devlet bütün çocukları koruma amaçlı, daha güvenli olan kırsal kesimlere gönderiyor ve savaş bitene kadar koruyucu ailelerle birlikte kalıyorlar. Bu şekilde Emmy ve Julia Londra'dan ayrılıp bir köyde yaşamaya başlıyorlar. Buraya kadar her şey normalken Emmy'nin hayalleri onu tekrar Londra'ya sürüklüyor. Başka bir deyişle Emmy köyden, koruyucu aileden kaçıyor. İşte o gün başlıyor her şey. Gerisini okuyup, öğrenin mutlaka.
İkinci dünya savaşı sırasında Londra' da birbirini kaybeden iki üvey kız kardeşin yürek burkan hayatını okudum.

Okurken de anladım ki; kan bağı değil, can bağı bağlıyor insanları birbirine.
Yazarın kurgu ve anlatımı duygu geçişlerini tamamen okuyucuya yansıtması da oldukça başarılıydı.

Tavsiye ederim.

Eğer hayattan ne istediğini bilmezsen, hiç bir zaman onlara ulaşamazsın.
Emmy ve Julia kardeşlerin İkinci Dünya Savaşında ayrılmak zorunda kalan yollarının ve sonrasında yaşadıklarının anlatıldığı, duygu yüklü bir romandı.Konu itibari ile özellikle Emmy'nin hayalleri ve yaşadıkları açısından çok etkileyiciydi. Zaten konusu İkinci Dünya Savaşı döneminde geçen, kaybolan hayatların, kayıp aile bireylerinin anlatıldığı kitaplar beni daha fazla etkiliyor Yazarın bir önceki kitabının ana fikride aynı konulara değiniyordu Bu kitabıda ilk kitabı kadar sevdim, karakterler ve olaylar yerli yerindeydi Eşzamanlı gitmek yerine kitabın sonunda konuyu en iyi şekilde toparlayıp,harmanlamış
Tarihe bir de burdan bakın..
Son zamanlarda bir solukta okuduğum nefes kesen, bitmesine üzüldüğüm, uzun süre tesirinden kurtulamayacağım roman..
Ikinci Dünya Savaşını konu edinen dönem kitabı.
Almanların acımasızca sivilleri hedef alan tarihe Büyük Baskın (The Blitz) olarak geçen Londra bombardımanında ailelerinden, hayatlarından ve hayallerinden koparılan yüzlerce çocuktan Emmy ve Julia kardeşlerin yürek burkan burkan hikayesi.
Kitap savaşı, ayrılığı, özlemi, keşkeleri, pişmanlıkları, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği, herşeye rağmen hayatın devam ettiğini, gururu, aşkı, fedakarlığı, yitirmeyi, bulmayı,.. kısaca hayatı etkileyici biçimde işliyor.
Yazarın üslûbu, kurgusu ve olay örgüsüyle göz yaşlarımın arkadaşlığında okuduğum harika bir kitap..
Yüreğinize dokunacak bir kitap. İkinci dünya savaşı sırasında birbirini kaybeden iki kız kardeşin öyküsü. Londra'da şehirden tahliye edilen çocukların yaşadıklarını, büyük baskının acısını derinden okuyucuya yaşatmış yazar.
Karakterler çok güzel anlatılmış her gün sayfaları açıp onların hayatına karışmak isteyeceksiniz. 2. Dünya savaşının acılarını iki kız kardeşin hayatları etrafında dönen olaylarda; istekleri, duyguları, mücadeleleri, ön yargıları, maceralarını bir nefeste okuyacaksınız.
Ama hayat içinde yaşadığın anlardan ibaret, diye düşündü Emmy.
Geleceğin getireceği kazançları şimdiden görebilen tek varlık Tanrı'dır.
Susan Meissner
Sayfa 356 - Arkadya Yayınları
Ne demişti yazar Michael Crichton, "Eğer tarihinizi bilmiyorsanız, hiçbir şey bilmiyorsunuz demektir. Bir ağaçtan kopup geldiğini bile bilmeyen bir yapraktan farksızsınızdır."
Susan Meissner
Sayfa 20 - Arkadya Yayınları
"Lütfen geçmişindeki mutsuzlukların gelecekteki mutluluğunu elinden almasına izin verme. Lütfen yapma bunu."
Susan Meissner
Sayfa 358 - Arkadya Yayınları
Bana sorarsan korku acıdan çok daha kötü bir duygu. Acı insanın kalbinin tam ortasında, tarifi mümkün ve zamanla hafifleyebilen bir duygu.
Korku ise altından kalkamayacağın bir yük gibi adeta. Korkuyorsan eğer tek yapabileceğin o yükle ayağa kalkmayı becerip yürümeye başlamak.
Korku ancak o hiç atamayacağını sandığın adımı attığında hafiflemeye başlıyor.
Susan Meissner
Sayfa 415 - Arkadya Yayınları
Bazı şanslar hayatta insanın kapısını yalnızca bir kez çalar. Sadece bir kez.
Susan Meissner
Sayfa 174 - Arkadya Yayınları
İyileşmeye giden yolda bazen eski yaraların kabuklarını kaldırmak gerek.
Susan Meissner
Sayfa 391 - Arkadya Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırmızı Şemsiyeli Kız
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051881966
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Secrets of Charmed Life
Çeviri:
Bahar Yaldız Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Geçmişindeki mutsuzlukların gelecekteki mutluluğunu elinden almasına izin verme…

Günümüz İngiltere’sinde, Oxford’da tarih öğrencesi olan Kendra Van Zant, hayatının fırsatını yakalamıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda Londra’yı yerle bir eden, tarihlere Büyük Baskın olarak geçen ağır bombardımandan kurtulan bir hanımefendiyle röportaj yapacaktır. Isabel MacFarland hikâyesini anlatmaya karar verir. Yıllarca kalbinde sakladığı sır dolu hikâyesini…

1940, Londra, İngiltere… Savaşın Londra’nın kapısına dayandığı günlerde binlerce çocuk ailelerinden alınarak kırsal bölgede yaşayan gönüllü ailelerin yanlarına yerleştirilir. On beş yaşındaki Emmy Downtree ve küçük kız kardeşi Julia da Cotswolds’da bir kır evinin kanatlarının altına sığınırlar. Emmy kardeşinin sorumluluğunu alsa da onun tek bir hayali vardır. Şehre dönmek ve çizimlerini severek yaptığı gelinliklerini gerçeğe dökerek bir moda tasarımcısı olmak. Ancak bu tutkusu, durmadan çalan siren sesleri ve kopartılan hayatlarla maalesef kâbusu olacaktır…

Kadife Çiçekleri Düşerken kitabının yazarı Susan Meissner, yine tarihin önemli olaylarından biriyle karşımızda…

Kırmızı Şemsiyeli Kız, hayallerimiz uğruna neleri feda ettiğimizi, olayların bazen biz ne kadar çabalarsak çabalayalım olması gerektiği gibi gerçekleştiğini gösteren bir eser.

“Muhteşem bir şekilde kaleme alınmış karakterler, yerler ve olaylar… Yeniden ayağa kalkmanın ve kurtarılmanın konusu okuyucuların soluğunu kesecek.”

Booklist

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Berivan Jale
  • FÜSUN AYDEMİR
  • Nurhan ŞENGÜL KILINÇ
  • Ayşe Çıbık
  • pina
  • nihan kibar
  • Nur
  • Hermonie
  • Yağmur
  • Gözde Güner

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (7)
9
%27.3 (6)
8
%31.8 (7)
7
%9.1 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0