Kıyı Kitabı

8,7/10  (6 Oy) · 
24 okunma  · 
4 beğeni  · 
578 gösterim
Avuç içinde saklanacak kadar küçük bir şey olsa aşk
Keşke, saklayıp her yere götürebilsen.
"Gönülçelen" hiçbir şey kalmasın üzerinde.
Bırak onu, bırak kendi evinde.
Kimse kimsede o kadar yol alamaz.
Sakın bilmediğini söyleme, bilmezden gelme:
Biri en fazla magmasını geçer diğerinin. sıra çekirdeğe gelince
Her aşk, çamur gibi bir eriğe dönüşür;
Yol, insanın çekirdeğine varınca.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2011
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789752890206
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
ebru cemre 
21 Şub 21:59 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ece Temelkuran'ı iç kitabı ile tanıdım.
Okuduğum iki kitapta da bir iç yolculuk vardı.
Yazar'ın asıl amacı,içe bakış.Bir yola koyuluş...
Bu yola çıkmadan önce bileceğin, bırakacağın,yanında taşıyacağın şeylerin neler olduğunu anlatıyor.Yola başlayan yolcunun başına gelen ve gelebilecek her şeyi ortaya döküyor.
Ece Temelkuran'ın eserlerini sevenler de var,olumsuz yorum yapanlar da.
Diğer eserlerini okumadım ama bu şiir-metin şeklindeki eserleri oldukça hoşuma gitti.İnsanın ruhunu dinlendiriyor.

Kitaptan 12 Alıntı

ebru cemre 
21 Şub 22:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yolculuk kimsesizliktir.
kimseyi alamazsın yanına...
Yolunu arayan bir yolculuksa çıkılacak olan,heybeni doldurmak değildir yapacağın.
Olabildiğince boşalt heybeni:Ben'i.
Sende ne çok fazla şey var şimdi.
O yüzden gidemiyorsun belki.
Tıklım tıklımsın sen;ellerin ana baba günü.
Bırak sıkı sıkı tutmadığında,seni bırakıverecek sesleri...

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (can yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (can yayınları)
Sena T. 
01 May 15:02 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Madenlerin en zavallısını
en sevgilisini koydum içine.
Hiç kimse olmayı becerebilesin diye.
Çünkü gümüş kararıp hiç olur.
En parlak anındayken bile bilir
tozun toprağın halini.

Ancak hiçbir şey konuşabilir her şeyin dilinden.
Ancak hiç kimse isen konuşabilirsin
herkesin kalbinden.

Sen, konuşmak için geldin gümüş omurgalı!
Diyeceklerinin yanında biraz palavra kalır
etin, ellerin, etrafında biriktirdiğin nesnelerin,
yapıp ettiklerin. Çünkü diyeceklerin var senin.

Hatta -kederli şey elbette- sen, diyeceklerinden ibaretsin!

Gümüş omurgalı!
Sen, bu dünyadan bir tuhaflık gibi gelip
geçeceksin.

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 69 - can yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 69 - can yayınları)
Hikmet Moda 
02 May 15:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Herkes birini,
Biri mutlaka diğerini öldürür şehirde
Kırık kalpler elden ele
Şehirde herkesin kanı,
Herkesin dilinde
Kanamaktan en çok korkan en hızlısıdır cinayet işlemede.

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 85 - Can Yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 85 - Can Yayınları)
Hikmet Moda 
02 May 15:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Her işareti ciddiye almalı insan.
Yolunu arayan bir yolculuktaysa kişi,
göz gördüğü her şeyin kıymetini bilmeli.
Hem haritasız ve zamansız bir yolcu için
mor zırhlı bir böceği takip etmekten
daha doğru ne olabilir ki?

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 29 - Can Yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 29 - Can Yayınları)
Sena T. 
01 May 14:46 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Artık yolcusun sen. İnsanoğlu için
dipsiz bir uçurum kadar tehlikelisin.
Birbirine eklenerek çoğalan, kalan, kalmaya çabalayan
insanoğlu için zehirli bir bitkisin.

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 56 - can yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 56 - can yayınları)
Hikmet Moda 
02 May 15:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Şimdi sen bir yolculuk insanısın. Yol olmak üzeresin.
Yolculuk için gerçekten hafiflemelisin.
Yol olmak için hiçkimse olana dek eksilmelisin.
Eksilerek çoğalacağını iyice bilmelisin.

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 22 - Can Yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 22 - Can Yayınları)
Sena T. 
01 May 14:44 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Yol olduğun anı sessizce içinden geçireceksin
Böylece olduğu nokta, kalabalıktan şimdiye dek
olmadığın kadar uzakta. Tek yerin,
yolculuğun yersiz yurtsuz,
uçucu vatanında.
Kendine aitsin sen artık.
Kimseye tanıdık değilsin.
Kimse bilmiyor artık seni,
senden başka.
Gürültünün etine sardığı misinaları
çekip koparılmış,
incelmiş uçları,
eteklerinden sarkmakta.

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 54 - can yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 54 - can yayınları)
Sena Atıcı 
20 Mar 03:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"ötede durdukça ötelenen birisin sen
ötelendikçe; daha geniş bir alanı görebilen."

Kıyı Kitabı, Ece TemelkuranKıyı Kitabı, Ece Temelkuran
Hikmet Moda 
02 May 15:12 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kanatlarına sadece güzel olanı yazar,
güzel olan bitince gider albatroslar.
Bu yüzden gökyüzünün en geniş kanatlı kuşlarıdır onlar.
Büzmedikleri için kanatlarını katlanmak için,
rüzgârı en iyi onlar anlar.
Rüzgâr varsa durulamayacağı onların kalplerinde yazar.

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 48 - Can Yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 48 - Can Yayınları)
Sena T. 
01 May 14:58 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Tunç da koyabilirdim içine.
Hiçbir şey eğip bükemezdi seni.
Ama o vakit, anlamazdın eğilip büküleni.

Altın da vardı ağzımın içinde.
Yerleştirebilirdim o altın parçayı gövdene.
Kıymetlisi olurdun şimdiki zamanın.
Ama o vakit, kıymetsizliği bilmezdin.
Şimdiki zamanın alkışlarına kapılıp giderdin.

Elmasa da hayır demezdin belki.
Ama o vakit, dokunduğun her şeyi keserdin.
Kesilmeyi ve sızıyı bilmezdin.

Demir de olabilirdi şimdi omurlarının arasında.
Belki daha güçlü olabilirdin.
Ama o vakit, demirden bir iskeletle,
ezilmişlerden bahsedemezdin.

Acaba biraz çelik mi karıştırmalıydım omurganın alaşımına?
Çeliğin fetih arsızı tarihiyle
daha ele geçirici olabilirdin.
Ama o vakit, ele geçirenlerin tarihinden
bir kelime bile edemezdin.

Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 68 - can yayınları)Kıyı Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 68 - can yayınları)
2 /