Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·64 syf.··
2021 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 21:49
Kitabın son sayfasına kadar merakım giderek artmaya başlarken kendi kendime de İrene ne zamana kadar bu korkularla baş başa kalıcak ve her şeyi kocasına itiraf edecek diye sabırsızlanıyorken işte kitabın son sayfasında Kocası, İrene'nin tüm sırlarından haberdar olmasını hatta sırf hatalarını anlasın, evine dönüp eşi ve çocuklarıyla tekrardan ilgilensin diye onu bu denli istemeden de olsa korkulara sebep olmasına neden olmuştur. Kitabı bitirdikten sonra kendime gelemedim doğrusunu söylemek gerekirse. Çünkü bir evlilikte eşlerden biri ne kadar büyük ya da küçük hatalar yapmış olsalarda hep yüce gönüllülük ile birbirlerini affetmeleri oldukça güzel bir şey. Bu olgunluğa erişmek ve gerçekten eşini, evini, çocuklarını seven böyle olgun, anlayışlı merhametli kocaların olması hala ümit verici bir şey. Kitabın dili olsun konusu olsun hepsi harikaydı. Stefan Zweig'in tüm eserleri gibi bu kitabı da gerçekten de gayet başarılı...
KorkuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020124,8bin okunma
Korku cezadan daha ağırdır
Puan vermedi·61 syf.··
2023 18. kitabı
Bu kitapta her yönüyle bağımlı bir kadın görüyoruz. Öncelikle eşini aldatmasındaki nedeni şöyle açıklayabiliriz kadın kendini geliştirmemiş farklı heyecanlar arayan Wolf'un da dediği gibi kendine ait bir odası olmayan bir kadın. Bunu şuradan anlayabiliriz eşini aldattığında bir iç muhakeme de bulunuyor ben neden aldattım bu adamı seviyorum muyum vb. kadın bu soruları kendine sorduğu zaman aslında bu adamı sevmediğini sadece müzikle ugrasmasinin ona sempatik geldiğini anlıyoruz. Kadının bağımli bir insan olduğunu sevgilisi hakkındaki bu düşüncelerinden de anlayabiliriz. Ciddi anlamda sevmemesine rağmen o adamı da bırakamıyor. Daha sonra bir kadın tarafından tehdit edildiğinde sergilediği hareketler de bu kadının öz yeterliliginin olmadığını gösterir. Kadında meydana gelen bulantılar ve yeme bozukluğu gibi hastalıklarda içinde bir şeyleri sindiremedigini ve onları fiziksel olarak kusma ihtiyacı olduğunu gösterir. Kadın yakalandığı Zaman ilk korkusu konfor alanından çıkmak oluyor kocasının parasıyla ve çevresiyle kendine bir dünya kurmuştu bunun aksi onu ölüme bile götürebilirdi. Kocasına gelince tam bir diktatörü temsil ediyor. Karısıni affetmesi bile karısına onsuz bir hayat fırsatı vermemesinden kaynaklanıyor. Kocasının ondan şüphelenip şüphelenmedigini bile anlayamıyor kadın hiçbir şekilde kocasının ne yapacağını kestiremiyor onu keşfetme ihtiyacı bile duymamış aslında aynı evde iki yabancı diyebiliriz bu durum eşi için tam tersi kadının her hareketinin altında neler yattığını anlayabiliyor adam kurbanını çok iyi tanıyor. Bunu da sevgi maskesi altında yapıyor.
Edebiyat & Roman
KorkuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020124,8bin okunma
Puan vermedi·61 syf.··
2023 1. kitabı
Bir psikopat, bir ruh hastası yetiştirmek için de tavsiye(!) edilebilecek kitaplardan... Hani karpuz kabuğu sokmak diye bir deyim vardır ya, tam da o cinsten bir kitap! Kişiye verilecek en büyük ceza, aslında bedenine yapılan değil, tamamı ile ruhuna karşı yapılandır. Hatta öyle ki, ruha karşı yapılan cezalandırmalar, bir reklam arası dahi olmayan işkencelere dönüşebilmektedir. Kısacası "korku" altında bırakmak, kişiye neyle cezalandırılacağını söylemekten daha uzun soluklu, daha fazla işkence eder (acı verir). Hani derler ya ümit işkenceyi uzatır diye... bizimkisi de onun farklı bir versiyonu işte. Konuyu biraz dağıtacağım belki de ama... Hapise düşmüş bir kişi, 6 ay sonra çıkacağını bilmesi ruhen onu rahatlatır. Çünkü bitiş noktasını görebilmektedir, ceza somutlaşmıştır. Ama normalde 3 ay (yani daha az) ceza yatacak bir kişiye bunu söylemezseniz ve ne zaman çıkarsın bilinmez, ha yarın ha bugün derseniz, ona ruhen işkence ederek yaşantısını mahvedebilirsiniz. Çünkü cezanın somuttan ziyade soyut yönü baskın bir haldedir. Ayrıca şunu da düşündürmektedir: Suç işlemiş (hapise giren birisine) hangi ceza daha çok yakışır? Bedenine yapılan "hapis" cezası mı? Yoksa ruhuna yapılan "işkence(!)" mi? Mesela, ruhen kendisini özgür hisseden bir birey, gerçekten hapis mi yatmaktadır? Ya benim şu an karşı apartmanlara baktığımda sükunet ehli bir göl gördüğüm gibi, onlar da o hapishanelerde(!) bir tatilde iseler?! Bu bir ödül(!) müdür, yoksa bir ceza(!) mı? Özet: Her şey zihinde arkadaşlar... Her şey içimizde... Dinmiş fırtınalar da... Kopan kıyamet de... Her şey ama her şey, birkaç santim içeride...
KorkuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020124,8bin okunma
Stefan Zweig bir gereklilik değil zorunluluk
10/10
·61 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Tamamen ters köşe bir kitap. İnsanı içine alan ve Kitabın son sayfasına kadar içinde tutan, ana karakterin çektiği vicdan azabı ve yaşadığı büyük korkuyu tamamen gerçek bir hayatta yaşanmış gibi hissettiren bir kitap. okunması ve okutulması gereken zorunlu kitaplardan sadece biri.
KorkuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020124,8bin okunma
6/10
·61 syf.··
2022 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2022 16:34
Ana karakterin yaşadığı "korku" hissini okurken iliklerime kadar hissettim diyebilirim. Yazar bu konuda zaten çok başarılı. Ancak yapılan tercümenin çok başarılı olduğunu söyleyemem. Okurken bunun eksikliğini hissedebiliyorsunuz.
1000k
KorkuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020124,8bin okunma
"Korku" kitap incelemesi
8/10
·61 syf.··
2024 8. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2024 20:33
Sayfa sayısı nedeniyle bir solukta okunacak bir kitap gibi duruyor ve okunuyor da . Ancak okurken yazarın betimlemeleri ve ana karakterin ruh halini detaylı anlatması sayesinde olayı yaşayarak geçiyoruz öteki sayfaya. Bir duygu durumunu anlatması itibariyle oldukça sindirilmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. "Korku" ve "ceza" gibi kavramlara bir arada değinilmesi hoşuma gitti. Korkularımızı ve üzerimizdeki etkisini bize hatırlatan bir kitap. Fakat korkularımızı meydana getirenin da en çok bizler olduğunu gözler önüne seren bir kitap diyebilirim.
KorkuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020124,8bin okunma
Gerçek bir "KORKU"
10/10
·61 syf.··
Beğendi
·
2022 20. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2022 22:43
Stefan Zweig gerçek bir yazar. Kitaplarını okurken başka dünyalara gidiyorum sanki. Kendimi bu dünyada değilmiş gibi hissediyorum. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu konuyu da ustaca işlemiş."Korku" kitap isminin hakkını vermiş gerçekten. Kitabı okumaya başlarken bu kitabın da Stefan Zweig'in diğer kitaplarında olduğu gibi şaşırtıcı ve benim için üzücü biteceğini sanmıştım.Ama yanıldım ve yanıldığıma sevindim. Şaşırtıcı olduğu kısmı gerçek tabi yine çok şaşırdım kitabın sonunda. Kitabın baş karakteri İrene'in yaşadığı korkuyu bende iliklerime kadar hissettim diyebilirim.Sanki onların hayatında bende varmışım gibiydi. Kitabı okurken onların yemek masasında oturuyor gibi, onların odasında onlara birlikte konuşuyor gibi, onlarla birlikte o sokakta geziyor gibibiydim. Fazla güzel bi kitap. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020124,8bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2025 61. kitabı
KORKU Stefan Zweig’in Korku adlı eseri, insan ruhunun en zayıf noktalarına inen güçlü bir psikolojik anlatıdır. Düzenli ve saygın bir hayat süren Irene Wagner, yaşadığı yasak ilişkinin ardından yakalanma endişesiyle kendi zihninde kurduğu bir korku dünyasının içine hapsolur. Zweig, korkuyu dışsal bir tehditten çok, suçluluk duygusunun beslediği yıkıcı bir güç olarak ele alır. Irene’in her ayrıntıda tehlike araması, korkunun mantığı nasıl felç ettiğini açıkça gösterir. Akıcı ve yoğun anlatımıyla eser, okuru karakterin iç çatışmasına ortak eder ve korkunun insanı yavaş yavaş ele geçiren, kaçışı olmayan bir duygu olduğunu çarpıcı biçimde hissettirir.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum.
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2021 17:11
Nasıl olsa onlar zamanı gelince yaptıklarıyla kendilerini tanıtıyorlar... (Paul Auster) !! Dönemimizi ve okuduğum bu kitabı bir cümlede anlat deselerdi; "Herkesten her şeyi bekle ama kimseden birşey bekleme" olurdu. !! Dönemimizde en tehlikeli şey nedir diye sorsalar; doyumsuz bir erkek kadar doyumsuz bir kadın derdim. !! Peki bir insanı vicdanıyla baş başa bırakmanın en iyi yolu nedir diye sorsalar; ya affedin derim ya da affetmeyin, silip atın derim. !! İhanet yalanla birleşmiş iki günahın toplamıdır. Bu ihanet kendisiyile korkuyu da beraberinde getirir. Ya kaybetmek istemediklerinden ya da kaybettiklerindendir bu korku. Yalanın fazlası kaybetmeye götürür insanı, ihanetin ağırlığı korkuya taşır sizi. Peki korkunun fazlası intihara sürüklemez mi? !! İhanet bulaşıcı bir hastalık gibi. Zavallı insanlara özel bir yetenek. Mutluluk katlanarak artar, yalan katlanarak artar, ihanet saklandıkça ağırlaşır öyle değil mi? Stefan zewig'ten öğrendiğim şey bu. İhanetin bilerek bilmeyerek topluma sürülmesi. Bilmeyerek yapılan ihanet ve bilerek yapılan ihanetin arasındaki fark nedir biliyor musunuz? Kaybettiklerinizdir. Bilmeyerek yapılan bir ihanet sizi seven insanı kazanmadan kaybetmektir ve bilerek yapılan ihanette şerefini ve karakterini bir yalana satan insanın, kendini seven insanı kazanıp kaybetmesidir. Hangisinin size daha acı verdiğine siz karar verin. Peki neden hep Stefan'ın kitaplarında ihaneti ve sevgiyi, boşluğu okuyorum bilmiyorum ama kitaplarını okurken, sevipte kaybettiğin insanların eşyalarını toplamaya çalışmak gibi hissettirdiği duygu. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda bir adamın bilmeden yaptığı ihaneti kaleme almış ve Korku kitabında bir kadının bilerek yaptığı bir ihaneti kaleme almış. Okumak istediğiniz karakter size kalmış. Bir insan hayatınızı
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 22. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 22:50
Korku nedir? Bir tehlike karşısında duyulan kaygı, üzüntü mü? Hayır, hayır... Bu kitapta korku; çaresizlik, suçluluk, utanç ve vicdan azabından sonra gelen, insanı esir alan bir paranoya... Bir hata, peşini bırakmayan sonsuz bir azaba dönüşebilir mi? Irene, yasak aşkın ardından uğradığı şantaj nedeniyle, zihninde cehennemle yaşamaya mahkum olur. Irene' in bu trajedisini çarpıcı kılan ise, eşi Fritz' in temsil ettiği duygularından arınmış, soğukkanlı dünyası. Fritz, evdeki o kusursuz varlığıyla Irene üzerinde öyle mesafeli bir gölge olmuştur ki Irene içinde yaşadığı korku, utanç ve itiraf etme çıkmazı arasında sıkışıp kalmıştır. "Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmamışa kıyasla ceza, daha az ürkütür." İşte; Korku böylece insanın özgürlüğünü elinden alan, onu kendi vicdanının mahkumu kılan sessiz bir cellattır.
KorkuStefan Zweig · Yordam Kitap · 2017124,8bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.