Adı:
Krokodil
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755841144
Çeviri:
Serpil Demirci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Öteki Yayınevi
Baskılar:
Timsah
Timsah
Krokodil
Timsah
The Crocodile
* Korkodilin temel özelliği nedir? Yanıt açık: İnsanları yutmak. Peki krokodili yaratırken insanları yutmasını nasıl sağlayacak? Yanıt yine açık: Onun içini boş bırakacak. Doğanın boşluklardan nefret ettiği çok önceleri fizik bilimi tarafından ispat edildi. Bu yüzden krokodilin içi boş olmalı ki, boşluktan nefret edip, karşısına çıkan şeyi yutarak içini doldursun. Her krokodilin insanları yutması için tek akılcı neden bu. İnsanların yapılmasında ise durum aynı değil. Örneğin, insanın kafası ne kadar boşsa, onu doldurmak için duyduğu açlık o kadar az, genel kuralın bir istisnası bu.

* İnsanları deli etmek söz konusu olduğunda bunu başarabiliriz, ama kimseyi daha akıllı yapamayız.

* Fransızlar iki yüz elli yıl önce ilk tımarhaneyi inşa ettiklerinde bir İspanyol şakasını hatırlıyorum: "Kalanların akıllı olduklarını düşünelim diye, bütün delilerini özel bir eve kapattılar.".

* Hayat konusundaki bilinçlilik, hayatın kendisinden daha yücedir.

* "Dürüst bir insandı ya da en azından namussuzluk yapmak için yeterince fırsatı olmamıştı."

dostoyevski
krokodil
52 syf.
Şu bi gerçek usta kalemlerin elinden çıkmış az sayfalı kitaplar daima insana derin düşünceler sunar. Bu kitapta onlardan biri içerisinde her türlü konuya parmak basmaktadır. Hırs, arkadaşlık, sevgi, mevki, makam, kültür, siyaset vbs.. şekilde uzar gider. Meydana gelen absürd bi olayın yer yer trajikomik bi hâl alması da dahildir. Okuyucuyu kimi kısımlarda güldüren ama çoğu kısımlarında düşündüren gelişmeler oldukça çok. Çeviri olarak gayet başarılı hızlı bi şekilde okunan güzel bi eser ortaya çıkmış. Keyifli okumalar...
170 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ivan Matveitch, geveze, "ukala", kendini hep ön saflarda görmeye can atan bir devlet memurudur. Günlerin bir günü ailesi, mustakbel damadı ve yakın dostu- Aleksi ile hayvanat çiftliğine giderler. Hayvanat bahçesinde ünlü bir timsah halka sergilenmektedir. Hep önde olmaya can atan Ivan öne geçer, timsahın başını okşamaya başlar ve olanlar olmuştur. İvan, artık timsahın karnında nefes almaktadır...

Kitabı başından sonuna kadar Aleksi`nin dilinden okuyorsunuz. Onun arkadaşı için baş vurduğu kurtarma operasyonların da şahidi olacaksınız. Yüksek mevkilere başvurur, arkadaşının karısı ile ilgilenir, timsahın karnını bile dostu aç kalmasın diye doyurur.

Neyse, kitabı sonuna kadar anlatmayacağım tabii :)

Ama, kitap yine bir Dostoyevski kalitesi ile karşınızda. E bu bile okumanız için sebep teşkil etmez mi? :)

Kitabın ana konularından biri: nankörlük diyeyim siz sonunu anlayın :)

Okumanızı yine tavsiye ederim.

Keyifli okumalar...
170 syf.
Kitabı okuyunca aklıma ilk gelen şey Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabı oldu. Bu kitap da onun gibi absürd bir durumla başlıyor. Ve Dostoyevski'den mükemmel bir kara mizah karşınıza çıkıyor. Günümüz dünyasının insanlarının siyasete, ekonomiye yani kısacası dünya düzenine dair olan hayat görüşünün, en basit meseleleri bile nasıl işin içinden çıkılmaz hale getirdiğinin bir eleştirisi olarak algıladım ben kitabı. Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
208 syf.
·4 günde·9/10
Bazen sebepsiz okunan kitapların okuyucuyu seçtiğini, o kitabı okumuş olmanın rastlantı olmadığını düşünürüm. Kütüphanede Dostoyevski köşesine göz atarken, kitap ismi ve kapak tasarımı ile ilgimi çeken Krokodil 'i eve gelip poşetten çıkarırken de böyle düşündüm. Aslında ne listemde olan bir kitaptı ne de Dostoyevski 'nin çok okunan eserleri arasında. Ama gelmişti, benimleydi gerisinin önemi yoktu.

Kitabın başında yazar kısa bir önsözle karşıladı beni. Okuyacaklarımın hayali bir öykü olduğunu ama gayet gerçekçi olduğunu da bilerek okumamı önerdi. Daha ilk paragrafta ise öykü yazmasının okuyucuları tarafından bağışlanmasını, hoşgörü gösterilmesini talep ediyordu. Sana nasıl kızılabilir ki Dostoyevski ne yazarsan yaz okunacağını biliyorsun. Aynı tatlı dille Victor Hugo 'nun Ölüme Mahkum Edilen Bir Adamın Son Günü 'nde ölüme mahkum edilen bir adamın son saatine kadar günlüğüne birşeyler yazdığını varsaymanın da hayali bir gerçeklik olduğunu ve bu baş yapıttan etkilendiğini dile getiriyordu. Ve önsöz bitti. Beş öykü ile baş başayım. Uysal Bir Yaratık, Bobok, Utanılacak Bir Olay, Tuhaf Bir Adamın Rüyası ve Krokodil. Herbirinin çok farklı bir konusu ve konuyu tam anlamıyla yansıtan özgün bir anlatım tarzı var desem eksik yetersiz anlatmış olurum. Öyle ki Uysal Bir Yaratık 'da konuşmayan ve bunu gurur olarak adleden, konuşmadan anlaşılmak istenen adamın kendi kendine konuşmaları, serzenişleri hikayeyle inanılmaz bir bütünlük oluşturmuş.

Bobok hikayesinin ise en ilginç tarafı bana Zülfü Livaneli 'nin Kostantiniye Oteli 'nde mezardaki sultanlar, boğulan şehzadeler ile konuşan kadını hatırlatan; mezardaki konuşmaları dinleyen İvan İvanoviç oldu. Acaba Zülfü Livaneli bu kitaptan mı esinlendi ?

Kitaptaki en beğendiğim öykü ise Tuhaf Bir Adamın Rüyası oldu. Alt metninde kapitalizm eleştirisi olan bu öyküde aynı zamanda kenara itilmiş bir adamın psikolojisi işlenmiş.

Ve son öykü Krokodil. Kitaba ismini veren bu öyküden bir alıntı ile anlatılmak istenen düşüncenin nasıl bir metaforla okuyucu etkilediğini göreceğinizi umuyorum.

"Doğanın boşluklardan nefret ettiği, çok önceleri fizik bilimi tarafından tespit edildi. Bu yüzden krokodilin içi boş olmalı ki, boşluktan nefret edip karşısına çıkan şeyi yutarak içini doldursun. Her krokodilin insanları yutması için tek akılcı neden bu. İnsanların yapılmasında durum aynı değil. Örneğin, insanın kafası ne kadar boşsa onu doldurmak için duyduğu açlık o kadar az, genel kuralın bir istinası bu." (Syf 192)
52 syf.
·1 günde·9/10
Haddim olmadığını düşündüğüm için kitap incelemekten çekiniyorum fakat bu hikaye hakkında yapılan incelemelerde pek bir detay göremediğim için elimden geldiğince bir şeyler yazacağım.

Kısa bir tanıtım olarak, Gogol-Burun öyküsü ile aynı frekansta, bir gömlek aşağı vuruculukta fakat yine de yazılmış en iyi öykülerden birisi timsah. Uzunluğuna göre oldukça fazla iğnelemeyi ve Dostoyevski söz konusu olduğu için karakter analizi barındırır. (hikayenin etkisinin hafifliği kara mizahın baskınlığı ve -daha sonra Dostoyevski inkar edecek olsa da- metaforların fazla açık seçik olmasıdır)

---Aşağıda pek çok spoiler bulunacaktır, fakat bunların öyküden alınacak lezzete olumsuz etkisi olacağını düşünmüyorum.---

Aslında olaylar, haklı bir nedenle eleştiriye uğrayan bir kadının verdiği abartılı tepki nedeniyle gelişir, oldukça kısa sürede, göz açıp kapayıncaya kadar...

İvan timsah tarafından yutulur ve ardından mal sahibi Alman'ın bir insan hayatını hiç umursamayarak sermayesinden olma ihtimali nedeniyle hezeyan ederek ortalığı yıkması nasıl bir hikaye okuyacağımızın sinyallerini verir.

İvan'ın eşi Elena olaya çok üzülse bile ağlamanın onu daha güzel gösterdiğini bildiğinden bir yandan da mutlu ve rahattır. Zaten ahmak ve gösterişçidir. (Elena olayın olduğu akşam baloya eğlenmeye gider, hatta boşanma davası kararı bile alır)

İvan'ın dostu ve kitabın anlatıcısı Aleksi'nin ilk tepkisi arkadaşının yerinde kendisi olmadığı için sükretmektir.

İvan'ın ilk tepkisi ise amirleri tarafından küçük görüleceğini düşünüp buna üzülmektir.

Pek çok psikologtan çok daha hızlı ve keskin karakter analizi yapan ve sunan Dostoyevski bu öyküde de tüm karakterleri bir kaç cümle ile ifade edebilmiştir.

Elena'nın eşini kurtarmak için timsahın karnını yarma teklifi timsahı cezalandırma olarak algılanır ve çevredekiler tarafından aşağılanır. Fakat bu kurtarma operasyonu mümkün değildir, çünkü mal sahibi izin vermez. Burada Rusya'nın yabancı sermaye sevdası da Dostoyevski'nin iğnelerinden nasibini alır, ekonomik düşüncenin her şeyden önce geldiği, yabancı sermaye olan timsahın korunmasının önemi ısrarla vurgulanır, hatta İvan; timsah tarafından yutulup ölmediği için hayvanat bahçesinin müşteri mıknatısı olmuştur ve daha da olacaktır, bu nedenle ülkesi adına mutlu olmalıdır. Çünkü daha fazla timsah(yabancı sermaye) gelmesini sağlayabilecek bir durum ortaya çıkmıştır ve bir Rus vatandaşı bunu başardığı için gurur duymalıdır.

Aleksi; yaşlı, rasyonel, aklı başında Timofey Semyoniç'ten yardım ve akıl almak ister. Timofey; İvan'ın durumunun utanç verici olduğunu söyler, mülkiyetin(özellikle de yabancılarınkinin) önemini anlatır, Rusya burjuvazisinin oluşması için yabancılara tüm topraklar satılmalı, yabancılar köylüleri daha fazla çalıştırıp iyice uysallaştırmalı ki bir orta sınıf doğsun minvalinde konuşur.(Kısacık hikayede pek çok kez araya böyle anektodların yedirilebilmesi gerçekten muhteşem). Ayrıca Timofey, sonuçta İvan'ın oraya zorla sokulmadığını, suçlu olduğunu söyler. Belki de en önemlisi, bunu her şeye burnunu sokup, ilerici, kültürlü olmaya çalıştığı için hakettiğini düşünür. (Bu ya bir ironidir ya da Çernişev'e gönderme)

Dışarıda arkadaşı İvan'ı kurtarmaya çalışırken, İvan içerde çok mutludur. Görüşüne göre timsahı(ve tabii ki içindeki İvan'ı) görmeye pek çok önemli insan gelecektir herkes söylediklerini dinleyecektir, artık egosunu hayal dahi edemeyeceği kadar çok tatmin edebilecek, kendini önemli hissedebilecektir. Üstüne içerdeyken bir nevi aydınlanmıştır, pek çok sıkıntıdan sıyrılmıştır ve her şeyi açıkça görmeye başlamıştır, insanlığa çok büyük hizmetler edecektir.

İvan'ın konuşma tarzı tamamen despot bir hal almıştır. Öncesinde böyle bir meyli zaten varken, timsahın içinde bu özelliği belirginleşmiş, tamamen emreder şekilde konuşmaya başlamıştır. Buyurucu, kibirli, ne oldum delisine dönüşmüştür. Arkadaşını aşağı görüyor, kendini büyük bir düşünür saymaya başlıyor. İlgi odağı olma fikri dahi aklını başından alıyor.

Hikayeyi okurken anlaşılacağı üzere timsah devlettir(biraz yumuşatırsak hükümettir). Dostoyevski timsahın içinin bomboş bir çuval olduğunu, keskin dişler(vatandaşı korkutup yutabilmek için) ve kuyruk dışında hiç bir şey olmadığını, hem yutması hem de el altında bulunan şeyler nedeniyle bomboş olmasının da çok mantıklı olduğunu söyler. Kalbi, aklı, organları da yoktur bu hayvanın, olmaması da gerekir ona göre, Aleksi buna inanmak istemese de. Timsahın midesinde yemek yemesine dahi gerek olmadığını, timsah sayesinde hayatta kalacağını söyler, uyanık olup aklı başında olduğu sürece sindirilmeye izin vermeyeceğini söyler, sadece kıyafetleri yırtıldıktan sonra belki geceleri uykusunda sindirebileceğinden endişelenir.

Hakkında hiç bir şey bilinmeyen bu hayvanı İvan içinden incelemektedir, bu da adeta bir memuriyettir, maaş da almalıdır. Timofey; timsahın karnında yan gelip yatarak maaş almasının, diğer Rusların da kapağı timsahın midesine atma fikrine yönelteceğini düşünür.(haklı olduğunu kabul etmek gerek)

Özgürlük kısıtlamasını da umursamaz. "İlkel insan özgürlük, bilge insan düzen ister." der İvan.

Aleksi, İvan tarafından küçük görülmekten sinmiş bir karakterdir, kendi ifadesiyle arkadaşlığının 9/10'u öfkesindendir. Bu enfes bir tabir; birisi tarafından aşağılanıp bunu sindirdikçe çıkışın tek yolu o kişiye kendini ispat etmekten geçer. Bu nefret, zaman zaman en yakınlardan görülen en insafsızca hareketlerin nedenidir.

Gazeteler olayı timsahın zorla ağzından içeri giren adamı yutmak zorunda kaldığı şeklinde aktarır. Timsahın sessizce gözyaşı döktüğünü ve böyle barbarca davranışlarla yabancıların gözünde küçük düştüklerini söylerler. Batılılaşma adına canlılara değer verme kavramını da anlayamayıp sadece şeklen fikir edinmeye çalıştıkları anlaşılır.

Kitapla ilgili en önemli bilgiyi sona ekleyeyim, Dostoyevski'nin kitabı bitiremediği düşünülür. fakat çok da hissedilmez yarım kalışı.

Şimdi, herkesin okumayı en çok sevdiği kısım; yani bu kadar lafın özeti;

Timsah; Dostoyevski'nin sadece devleti eleştirdiği bir kitap değildir. Şöhret tutkusunu, beğenilme takıntısını, Rus insanının batıya olan anlamsız hayranlığını-batılılaşmayı ve aşağılık kompleksini, Rus bürokrasisini, bilgisiz bir halkın önüne sunulan her şeyi şuursuzca savunduğunu ve basını oldukça belirgin şekilde eleştirir.

İyi okumalar.
170 syf.
·6/10
Dostoyevski öz xatirələ­rində qeyd edir ki, 1864-cü ildə bir alman Pasajda pulla timsah nümayiş etdirirmiş, bunu eşidən yazıçı, Qoqolun “Burun” povesti ruhunda satirik-fantastik bir əsər yazmaq fikrinə düşür. Hekayədə yer alan ironiya liberal əhval-ruhiyyədə olan siyasi dairələrə ünvanlanır – müxtəlif jurnalların səhifələrində Dostoyevskinin onlarla ciddi polemikalar apardığı məlumdur.
Hekayədə məmur İvan Matveyevi timsah udur. Ətrafdakıların təəccüblənməsinə baxmayaraq, Matveyev nəinki sağ qalır, hətta düşdüyü vəziyyətdən məmnun olur. Bu halı ilə başqalarının diqqətini çəkdiyini görən məmur timsahın qarnında özüyçün maraqlı gələcək ideyalarını qurur...
Hekayənin sonunda Dostoyevskinin incə xatırlatması ilə palto (шинел) sözünü işlətməsi diqqətimdən yayınmadı, böyük müəllimi Qoqola işarə edib.
Xoş mütaliələr :)
169 syf.
·10/10
Hiç sıkılmadan okuyacağınız devletteki yozlaşmayı irdeleyen, çağımızın sanki 150. Yıl önceki yansıması. Eğlenceli güldürürken düşündüren bazı yazarlarımızda etkisini gördüğüm bir kitap. Çocuğunuza akşam yatarken okunabilecek bir öykü
208 syf.
·5 günde
Çok büyük konuşmuş mu olacağım bilemiyorum ama Yeraltından Notlar kitabındaki felsefik görüşe göre, bu Dostoyevski’nin bazı hikayelerin bir araya toplandığı kitap daha ilk öyküden beni daha çok etkiledi. Dostoyevski’nin, neden hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık dediğini daha iyi anlıyorum, bu kitaptaki Uysal Bir Yaratık adlı öykü buram buram Gogolluk kokuyor. Gogol’un hikayelerini daha yeni okumuş olmamdan dolayı onun üslubunun hissiyatı bende daha taze, karşılaştırma imkanı sunuyor bana. Yazmak için kitabı bitirmeyi bekleyemedim.
Kitabın Öteki Yayınevi’ nden çıkmış baskısında yazarın Uysal Bir Yaratık (Ruh), Tuhaf Bir Adamın Rüyası, Timsah(Krokodil) hikayelerinin dışında, diğer yayınevlerinden farklı olarak Bobok ve Utanılacak (Tatsız) Bir Olay isimli hikayeleri de var.
Fransızlar iki yüz elli yıl önce ilk tımarhaneyi inşa ettikleri zaman bir İspanyol şakasını hatırlıyorum: "Kalanların akıllı olduklarını düşünelim diye bütün delileri özel bir eve kapattılar."
Dostoyevski
Sayfa 63 - Öteki Yayınevi
Kadınlar günlük hayatın problemlerine biz erkeklerden çok daha pratik yaklaşıyorlar.
Dostoyevski
Sayfa 17 - Karbon Kitaplar
"Özgürlüğü seven vahşilerdir, bilginlerse düzenden hoşlanırlar; üstelik düzen olmadıkça..."
Dostoyevski
Sayfa 37 - Karbon Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Krokodil
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755841144
Çeviri:
Serpil Demirci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Öteki Yayınevi
Baskılar:
Timsah
Timsah
Krokodil
Timsah
The Crocodile
* Korkodilin temel özelliği nedir? Yanıt açık: İnsanları yutmak. Peki krokodili yaratırken insanları yutmasını nasıl sağlayacak? Yanıt yine açık: Onun içini boş bırakacak. Doğanın boşluklardan nefret ettiği çok önceleri fizik bilimi tarafından ispat edildi. Bu yüzden krokodilin içi boş olmalı ki, boşluktan nefret edip, karşısına çıkan şeyi yutarak içini doldursun. Her krokodilin insanları yutması için tek akılcı neden bu. İnsanların yapılmasında ise durum aynı değil. Örneğin, insanın kafası ne kadar boşsa, onu doldurmak için duyduğu açlık o kadar az, genel kuralın bir istisnası bu.

* İnsanları deli etmek söz konusu olduğunda bunu başarabiliriz, ama kimseyi daha akıllı yapamayız.

* Fransızlar iki yüz elli yıl önce ilk tımarhaneyi inşa ettiklerinde bir İspanyol şakasını hatırlıyorum: "Kalanların akıllı olduklarını düşünelim diye, bütün delilerini özel bir eve kapattılar.".

* Hayat konusundaki bilinçlilik, hayatın kendisinden daha yücedir.

* "Dürüst bir insandı ya da en azından namussuzluk yapmak için yeterince fırsatı olmamıştı."

dostoyevski
krokodil

Kitabı okuyanlar 292 okur

  • Mahmud Enes Dündar
  • Ali Tezcan
  • Musa X
  • Okuyucu
  • Elçin s
  • Hilal
  • Veysel Demirkol
  • Nafiye
  • Marina H.
  • Izeldeniz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4 (3)
9
%4 (3)
8
%0
7
%1.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0