Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
2004
İlk Yayın Tarihi:
1865
Yayınevi:
Öteki Yayınevi
Orijinal Adı:
Rusça: Крокодил. Необыкновенное событие, или пассаж в Пассаже
Orijinal Dil:
Rusça
Orijinal Ülke:
Rusya
ISBN:
9789755841144
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·208 syf.··
2018 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2018 00:00
Bazen sebepsiz okunan kitapların okuyucuyu seçtiğini, o kitabı okumuş olmanın rastlantı olmadığını düşünürüm. Kütüphanede Dostoyevski köşesine göz atarken, kitap ismi ve kapak tasarımı ile ilgimi çeken Krokodil 'i eve gelip poşetten çıkarırken de böyle düşündüm. Aslında ne listemde olan bir kitaptı ne de Dostoyevski 'nin çok okunan eserleri arasında. Ama gelmişti, benimleydi gerisinin önemi yoktu. Kitabın başında yazar kısa bir önsözle karşıladı beni. Okuyacaklarımın hayali bir öykü olduğunu ama gayet gerçekçi olduğunu da bilerek okumamı önerdi. Daha ilk paragrafta ise öykü yazmasının okuyucuları tarafından bağışlanmasını, hoşgörü gösterilmesini talep ediyordu. Sana nasıl kızılabilir ki Dostoyevski ne yazarsan yaz okunacağını biliyorsun. Aynı tatlı dille Victor Hugo 'nun Ölüme Mahkum Edilen Bir Adamın Son Günü 'nde ölüme mahkum edilen bir adamın son saatine kadar günlüğüne birşeyler yazdığını varsaymanın da hayali bir gerçeklik olduğunu ve bu baş yapıttan etkilendiğini dile getiriyordu. Ve önsöz bitti. Beş öykü ile baş başayım. Uysal Bir Yaratık, Bobok, Utanılacak Bir Olay, Tuhaf Bir Adamın Rüyası ve Krokodil. Herbirinin çok farklı bir konusu ve konuyu tam anlamıyla yansıtan özgün bir anlatım tarzı var desem eksik yetersiz anlatmış olurum. Öyle ki Uysal Bir Yaratık 'da konuşmayan ve bunu gurur olarak adleden, konuşmadan anlaşılmak istenen adamın kendi kendine konuşmaları, serzenişleri hikayeyle inanılmaz bir bütünlük oluşturmuş. Bobok hikayesinin ise en ilginç tarafı bana Zülfü Livaneli 'nin Kostantiniye Oteli 'nde mezardaki sultanlar, boğulan şehzadeler ile konuşan kadını hatırlatan; mezardaki konuşmaları dinleyen İvan İvanoviç oldu. Acaba Zülfü Livaneli bu kitaptan mı esinlendi ? Kitaptaki en beğendiğim öykü ise Tuhaf Bir Adamın Rüyası oldu. Alt metninde
KrokodilFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20043,129 okunma
Öhöö Öhööö! Sesim Geliyor mu?
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 93. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2021 16:28
Dostoyevski’nin alıştığımız tarzının aksine müthiş bir kara mizah örneği Timsah. Sirkte bulunan timsahı izlemeye giden çiftin erkek olanı timsahla yakınlaşınca hayvan tarafından yutulur ve midesindedir artık. kapitalizm eleştirisi, insan erdemini yitirince ne hale gelir, aile kurumu önemini yitirince eşlerin durumu neye benzer üzerinden olağanüstü zekice bir kara mizah okumaya başlarız. Ayrıntı vermek ve heyecanını kırmak istemediğim kitabı okuma listelerinize almalısınız.
1000Kitap
KrokodilFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20043,129 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 36. kitabı
·
5482 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2023 00:00
Dostoyevski denince çoğu insanın aklına ağır, karanlık, vicdan azabıyla yoğrulmuş romanlar gelir. Krokodil ise şaşırtıcı biçimde ironik, hatta absürt bir metin. Ama aldanmamak gerekiyor. Çünkü absürdün altında yine insan var. Yine kibir, yine akıl oyunları, yine kendini kandırma. Hikâye basit gibi başlar: Bir adam timsah tarafından yutulur. Ama ölmez. Timsahın içinde yaşamaya devam eder. Trajik olması gereken durum giderek komikleşir; komik olması gereken şey ise rahatsız edici bir felsefeye dönüşür. Bu metni okurken en çok şunu hissettim: İnsan bazen düştüğü trajediyi bile rasyonalize eder. Kahramanımız timsahın içindeyken bile durumunu “avantaja” çevirmeye çalışır. Kendine bir misyon yükler. Topluma katkı sağlayacağını iddia eder. Yani fiziksel olarak yutulmuştur ama zihinsel olarak hâlâ kibirlidir. “Aklına gelen hatıralar sonunda onu gerçeğe götürür…” Gerçekle yüzleşme burada dramatik bir çöküş değil; ironik bir aydınlanma. Çünkü adam en sonunda bulunduğu durumun saçmalığını görür. Ama bu fark ediş bile trajikomiktir. Sanki insan, ancak iyice köşeye sıkışınca dürüstleşebiliyor. Başlangıçtaki düzensizlik, anlatının dağınık tonu aslında karakterin zihinsel karmaşasını yansıtır. Sonlara doğru metnin netleşmesi, gerçeğin çıplaklaşmasıyla paralel. Dostoyevski burada büyük bir psikolojik çözümleme yapmıyor; küçük bir alegoriyle büyük bir eleştiri yapıyor. Ben bu hikâyeyi okurken şunu düşündüm: İnsan bazen kendi egosunun içinde yaşar. Timsah sadece sembol. Asıl yutulma, kendi büyüklenmişliğimizin içinde gerçekleşiyor. Ve çoğu zaman dışarıdan bakıldığında trajik olan şey, içeriden “anlamlı” görünebiliyor. Dostoyevski’nin zekâsı burada çok ince. Alay ediyor ama bağırmıyor. Eleştiriyor ama didaktik değil. Ve ben bu tarz metinleri seviyorum. Çünkü insanı tokatlamıyor; aynayı
KrokodilFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20043,129 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 4. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2021 19:36
Kitap içeriğinde 5 adet öykü barındırmaktadır. Özellikle ilk öyküsü UYSAL BİR YARATIK kurgusuyla ve ifade zenginliğiyle kendine hayran bırakır nitelikte. Kısaca bahsetmek gerekirse; Hayat boyu yaşadıklarımız belli karakter gömleklerini giymemize neden olur ve biz bu halimizle kendimizi mükemmel ve olaylarla çok iyi mücadele etmişiz gibi düşünürüz. Aslında hem karşımızdakini hemde kendimizi yaşamaya ve hissetmeye aç bırakmışızdır. Bir an gelir ve yaşanılan bir hadise bizde bir ışık yakar ancak her ne kadar bu durum farkındalık oluştursada bazen bizi uçurumun kenarından kurtaramaz.Diğer hikayeler ilki kadar tatmin etmese rahatlıkla okunabilecek güzel bir eser.
KrokodilFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20043,129 okunma
9/10
·208 syf.·
2019 113. kitabı
Çok büyük konuşmuş mu olacağım bilemiyorum ama Yeraltından Notlar kitabındaki felsefik görüşe göre, bu Dostoyevski’nin bazı hikayelerin bir araya toplandığı kitap daha ilk öyküden beni daha çok etkiledi. Dostoyevski’nin, neden hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık dediğini daha iyi anlıyorum, bu kitaptaki Uysal Bir Yaratık adlı öykü buram buram Gogolluk kokuyor. Gogol’un hikayelerini daha yeni okumuş olmamdan dolayı onun üslubunun hissiyatı bende daha taze, karşılaştırma imkanı sunuyor bana. Yazmak için kitabı bitirmeyi bekleyemedim. Kitabın Öteki Yayınevi’ nden çıkmış baskısında yazarın Uysal Bir Yaratık (Ruh), Tuhaf Bir Adamın Rüyası, Timsah(Krokodil) hikayelerinin dışında, diğer yayınevlerinden farklı olarak Bobok ve Utanılacak (Tatsız) Bir Olay isimli hikayeleri de var.
KrokodilFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20043,129 okunma
Hikaye
Puan vermedi·208 syf.··
2021 1. kitabı
Romanları kadar öykülerini de aynı şekilde seveceğinize eminim. Rus edebiyatını okumanın sonrasında İmam Gazzali'nin ictihad devri kapanmıştır demesi gibi Roman yazma devri kapanmıştır diyesi geliyor insanın. Krokodil Fyodor Dostoyevski
Edebiyat
KrokodilFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20043,129 okunma
DOSTOYEVSKİ & TİMSAH
Puan vermedi·88 syf.··
2023 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 19:35
Selam arkadaşlar Okuduğum en ilginç Dostoyevski eseri ile geldim. Timsah. Neden ilginç diyorum hemen anlatayım. Kitap kısa bir öyküden oluşuyor. Kitapta yer alan kahramanlar Timsah gösterisi seyretmeye giderler ve İvan Matveiç, timsah tarafından yutulur. Dostoyevski'nin tarzını okuyanlar biliyordur, bu eserinde gerçeklikten son derece uzak bir kurgu vardı. Beni şaşırtan şey bunda da başarılı olması. Çoğu yazarın, alıştığımız bir tarzı vardır. Dostoyevski de bu eserini okuyana kadar bu yazarlardandı benim için. Ancak anlıyorum ki ne yazarsa yazsın yine özgün olabilmiş. İvan Matveiç'i timsah yutunca ne oluyor ölüyor ve hikaye burada bitiyor mu? Hayır timsahın karnında yasamaya devam ediyor :) Kara mizah diye buna derim, İvan şartlara ayak uyduruyor ve hatta dışarıdaki arkadası ve karısıyla da sohbet ediyor :) Dostoyevski, timsahın karnındaki İvan ile dışarıdaki dostunun konuşmaları üzerinden hem toplumsal hem siyasi açıdan birçok şeyi eleştirmiş. Mizah adı altında inceden inceden dokundurmalar yapmış. Timsah içi boş bir devleti simgeliyor, İvan ise yan gelip yatarak maaş alınması gerektiğini savunan memur konumunda. E hal böyle olunca herkes timsahın karnında yaşamaya yani devlete kapak atmaya çalışmaz mı? Tabi Dostoyevski böyle bir hikayenin içine o çok usta olduğu konuyu; karakter analizlerini serpiştirmeden durur mu? Durmaz onu da çok güzel eklemiş. Kısa ama çok yönlü bir eser Timsah. Okuduğum en ilginç eserlerden biriydi cidden. Hem eğlenerek okudum hem de ben ne okuyorum diye söylendim ara ara Bilemedim sizler sever misiniz benim içim orta şekerli bir eserdi, okuyan varsa mutlaka yorumlara bekliyorum kitapla kalın sevgiler #dostoyevski #keşfetteyiz #kitapönerisi #kitapkurdu #timsah #klasikkitaplar #klasikeser #dünyaklasikleri
TimsahFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20243,129 okunma
bir realistin kara mizahı
10/10
·52 syf.··
2019 29. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2019 00:09
Haddim olmadığını düşündüğüm için kitap incelemekten çekiniyorum fakat bu hikaye hakkında yapılan incelemelerde pek bir detay göremediğim için elimden geldiğince bir şeyler yazacağım. Kısa bir tanıtım olarak, Gogol-Burun öyküsü ile aynı frekansta, bir gömlek aşağı vuruculukta fakat yine de yazılmış en iyi öykülerden birisi timsah. Uzunluğuna göre oldukça fazla iğnelemeyi ve Dostoyevski söz konusu olduğu için karakter analizi barındırır. (hikayenin etkisinin hafifliği kara mizahın baskınlığı ve -daha sonra Dostoyevski inkar edecek olsa da- metaforların fazla açık seçik olmasıdır) ---Aşağıda pek çok spoiler bulunacaktır, fakat bunların öyküden alınacak lezzete olumsuz etkisi olacağını düşünmüyorum.--- Aslında olaylar, haklı bir nedenle eleştiriye uğrayan bir kadının verdiği abartılı tepki nedeniyle gelişir, oldukça kısa sürede, göz açıp kapayıncaya kadar... İvan timsah tarafından yutulur ve ardından mal sahibi Alman'ın bir insan hayatını hiç umursamayarak sermayesinden olma ihtimali nedeniyle hezeyan ederek ortalığı yıkması nasıl bir hikaye okuyacağımızın sinyallerini verir. İvan'ın eşi Elena olaya çok üzülse bile ağlamanın onu daha güzel gösterdiğini bildiğinden bir yandan da mutlu ve rahattır. Zaten ahmak ve gösterişçidir. (Elena olayın olduğu akşam baloya eğlenmeye gider, hatta boşanma davası kararı bile alır) İvan'ın dostu ve kitabın anlatıcısı Aleksi'nin ilk tepkisi arkadaşının yerinde kendisi olmadığı için sükretmektir. İvan'ın ilk tepkisi ise amirleri tarafından küçük görüleceğini düşünüp buna üzülmektir. Pek çok psikologtan çok daha hızlı ve keskin karakter analizi yapan ve sunan Dostoyevski bu öyküde de tüm karakterleri bir kaç cümle ile ifade edebilmiştir. Elena'nın eşini kurtarmak için timsahın karnını yarma teklifi timsahı cezalandırma olarak
Edebiyat
TimsahFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 20173,129 okunma
6/10
·48 syf.·
2023 28. kitabı
Timsah, Frodor Dostoyevski tarafından 1865 yılında yazılan kısa öykü. KISACA KONU 1865 yılının Ocak ayının on üçüncü gününde, İvan Matveiç bir timsah tarafından yutulur. Çarşıda sergilenen timsahın içinde yaşamaya devam eden İvan, yakın arkadaşı Semyon Semyoniç’den yardım ister. Semyoniç’de İvan’ı kurtarabilmek için hatırlı kişileri devreye sokmaya çalışır. YORUM VE GÖRÜŞLERİM Dostoyevski Gogol’un Burun öyküsünden esinlenerek Timsah’ı yazmış. Kitabı okuyunca bundan emin oldum. Kitapta Gogolvari bir kara mizah vardı. İlk defa Dostoyevski’den fantastik bir öykü okudum. Baya şaşırdım. Sanki bir Gogol öyküsü okuyormuşum gibi hissettim. Konu farklı ve ilgi çekici gelmişti ama okudukça fikirlerim değişti. Kitabı beğendiğimi söyleyemem. Timsah üzerinden dönemin Rus toplumuna ve ekonomik sisteme ciddi eleştiriler yapılmış. Ana düşünce güzel ama öyküde bir şeyler eksik kalmış. Ortalama bir kitap. Bu öyküyü yazan Dostoyevski olmasa kesinlikle okumazdım. Timsah Fyodor Dostoyevski
Edebiyat
TimsahFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 20213,129 okunma
7/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 19:32
İnsanlık ne ara bu kadar tuhaflaştı? Yazar timsahı ve içindeki adamı kullanarak; paraya tapanları, saçma sapan kuralları ve insanların ne kadar bencil olduğunu yüzümüze vuruyor.
1000Kitap
TimsahFyodor Dostoyevski · Karbon Kitaplar · 20173,129 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.