Liberal Çiftlik

Uğur Mumcu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2017 207. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2017 00:00
Dikkat spoiler içerir. Usta yazardan yine bir kara mizah ile ülke eleştirisi hakkında yazılmış bir araştırma eseri. İlk olarak George Orwell'in vasiyetini alan yazar, liberal çiftlik adlı hikayeyi yayınlamaya karar veriyor. Hayvan Çiftliğinin liberal ekonomiye çevrildiği bu hikayeden sonra, kara mizah ile Özal döneminde çıkan 24 Ocak ekonomik kararlarının nasıl çıktığını anlatıyor. Sonrasında da genelde sol eleştirisi yaparak, her taşın altında komünist bulan yazar, Kanlı Mayıs'ın parodisi olan 24 Ocak Hür Teşebbüs Banker ve Banka Bayramı, muhafazakar milletvekili Zühtü'nün, komünizm yoluyla para kazanması, kanalizasyon açılışı için seferber olan Başbakan vb hikayeler anlatılarak o dönem Türkiye'sinin bir portresi çiziliyor. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri. Keyifle bir solukta okunan bir kitap.
Siyaset
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Uğur Mumcu Vakfı Yayınları · 1998421 okunma
9/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2020 110. kitabı
·
82 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 14:26
Ekonomimiz alaturka, liberalizmimiz arabesk, sermayemiz nazlı, iş adamımız narindir. Ekonomide serbest, siyasette grekoromen güreşiriz. Ama hep tuş oluruz. Uçan kuşa borcumuz var, uçmayana hıncımız... Devrim yasak, evrim sakıncalı, döneklik yararlıdır azgelişmiş demokrasimizde. 'Güleriz ağlanacak halimize' derler ya; ağlanacak halimize biraz da gülmek istedim. Ne yapayım! Şimdiye dek, kızarak yazdım anlamadılar. Şimdi gülerek yazıyorum; belki anlarlar Uğur Mumcu
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Uğur Mumcu Vakfı Yayınları · 1998421 okunma
8/10
·95 syf.··
2016 71. kitabı
Söylediklerine katılırsınız ya da katılmazsınız orası sizin bileceğiniz iş. Burada adam haklı haksız tartışmasına girmeye gerek yok ama kitabın inanılmaz akıcı olduğu , okurken de sık sık gülümsettiğini söyleyebilirim. Kitap kinayelerle dolu. İlk sayfası George Orwell'ın hayvan çiftliğini liberallik temelinde yeniden ele almasıyla başlıyor. Bence zevkli bir hikaye olmuş. Ben kitabı okurken eğlendiğimi söyleyebilirim.
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Uğur Mumcu Vakfı Yayınları · 1998421 okunma
Puan vermedi
Uğur Mumcu Liberal Çiftlik isimli eserini 80 li yıllarda kaleme almıştır. Türkiye’de “liberal” söylemi kullanan çevrelerin çifte standartlarını, demokrasi ve özgürlük kavramlarının nasıl çıkar amaçlı kullanıldığını, dış güçlerle ilişkileri ve ekonomik-siyasal çarpıklıkları ele alır. Gerçek özgürlükçülüğün, bağımsızlığın ve demokratik duruşun savunusunu yapar. Kitap, medya, sermaye ve siyaset ilişkilerinin yarattığı çifte standartları çarpıcı bir dille gözler önüne sermektedir. Hiçbir şey değişmedi sadece takvim yaprakları değişmektedir.
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1993421 okunma
9/10
·112 syf.··
2022 116. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2022 15:31
Uğur Mumcu'nun Hayvan Çiftliği kitabından esinlenerek bize çok şey anlattığı harika kitap. Kitabın tamamamı böyle ilerlemiyor tabi. 24 Ocak kararlarının yoğun bir eleştirisini okuyoruz kitapta. Ayrıca Turgut Özal'ın ekonomi politikasını da. "24 Ocak kararlarının «istikrar tedbirleri» yerine kurulu düzeni iyice bozup,milletin başını belaya soktuğu çok sonra anlaşılacaktı." Liberalizmin de eleştirisini yapıyor Mumcu. Türkiye'deki Arap seviciliğinden, Arapların para seviciliğinden bahsediyor. Yoğun bir mizahi anlatım söz konusu olan bu kitabı bir çırpıda okuyup bitirmek isteyeceksiniz. İyi okumalar.
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1993421 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2021 24. kitabı
Amerika kıtası zaten keşfedilmiştir ama hep çok yeniymiş gibi, dönem kâşifleri çıkar. Bazı konular ve bazı işler de hep öyle olmuş. Bunu hep alanım olan hukukta fark ederdim. Mesela başkanlık hükümet sistemi nedir ne değildir aslında kırk yıl önce de profesörler tartışmış ama onlara hiç bakmadan 'yeniden' ve tamamen 'orjinal' güncel tartışmalar yapılır. Liberalizm, 'milli' değerler ve sermaye ve 'vatan, millet, sakarya'nın dönemsel algılanışları da öyle olmuş sanki... Biz yeni sanıyoruz. Değişmeyen bir şeyler var ya da hep değişen ya da değiştiğini sanmak istediğimiz... İşimize gelen, işini yürüten... 1985 yılında yazılmış kitap. 24 Ocak kararlarına bir tepki olarak yazıldığı anlaşılıyor. O zamanın sıcak sıcak 24 Ocak kararları, bugün hayatımızın en normal şeyleri olmuş... Bazı eleştirileri anlamakta zorlanıyoruz okurken, çünkü dönemin kim bilir hangi gelişmesine tepki... Yaşamamışız ki o dönemde, ilgilenip okumamışız da, nereden anlayalım... Zaten onun izi bunun izine karışmış. Bir toplantı tasvirinde Üzeyir Garih ismini de görüyorum mesela. Açıp bakıyorum o zamanlar olmayan şimdi ise onsuz olmayan Google kardeşimize... 2001 yılında garip bir şekilde öldürülmüş. Buradan hatırlıyorum demek diyorum. Yine de neden en çok son bölüm içime dokunuyor? Belki bir baba bakış açısından yazıldığından... Ya da günümüze daha yakın bir 'döneklik' kurgusu olduğundan... Velhasılı kelam, bir kez daha anlıyoruz ki devran hep zenginin ve parayı bulanın, bulmak için takla atanın devamı olmuştur. Bu da böyle gideceğe benzer... Rast gele!
Siyaset
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1993421 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 435. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2022 12:39
Yazarın çok merak ettiğim kitaplarından birisiydi. Zaten kısa bir kitap olduğu için nelerden bahsettiğini anlamak kolaydı, uzun olsaydı konular biraz dağılacağından toparlamak zor olabilirdi. Evvela daha evvel okuduğum konuları içerse de bazılarını yeniden okumak kadar bazılarıyla ilk defa karşılaşmak da bir o kadar iyiydi diyebilirim. Biraz daha yüzümüzü gülümsetme çabasında olan bu eser aslında iyi bir dram kitabı gibi düzenlenmiş. Henüz başlardan bir benzetme, gülümseten bir yazıyı burada eklesek ilk seferde güleriz ama ikinci okumamızda yüz hatlarımız gerilebilir. Bazı durumları anladıktan sonra. Nasıl mı? “Muhafazakarlık, muhafaza ve kar kelimelerinden oluşuyordu. Özal, AL hecesi ile bitiyordu. Muhafazakar ile Özal’ı alt alta yazıp son heceleri ayırdığımızda ‘Kar-Al’ çıkıyordu. Milliyetçi ve muhafazakar düzenimizin özeti bu iki hecede saklıydı sanki.” Bir grup çıkmış işini istediği gibi yönetmiş, bir grup hep varmış işleri yürüyen, bir grup ise sürekli bunlara destek olur, desteğini oyunu sakınmazmış. Hepsi bir şekilde ilerlerken son grup yerinde sayarmış. Arap seviciliği yayılmış, Müslümanlığa laf atmıyorum buraya dikkat, Araplar gelmiş buralarda kral olmuş, sefa sürmüş; buranın halkı ise sefil, aç susuz gezmiş. Kısaca tarihin ortanca çocukları kendi ülkesinde istenmeyen adam durumuna düşmüş. Parası olan sefa sürmüş, olmayan aynı düzenin cefasını çekmiş. Kimileri var gücüyle çalışmış, ay sonunu zor getirmiş; kimileri çalışanın hakkını çalmış onların üstünden yan gelip yatmış. Vay vay vay vay... İlginçtir Hayvan Çiftliği tüm dünyada popüler olmuş yayılmış, ülkemizde de yüzbinlerce okuyucuya ulaşmış; Uğur Mumcu ise toplamda o başarıya ulaşamamış unutturulmuş. Eleştiriler aynı, bahsettikleri konu aynı, düzelmesini istedikleri ve bekledikleri kişiler aynı, halk
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1993421 okunma
Ekonominin Güzel İronisi
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2020 281. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 23:30
Uğur Mumcu'nun ülkemizin1980'li yıllarındaki ekonomik durumunu ve siyasilerin hali pürmenali Orwell'in hayvan çiftliği romani tarzi ile yazdiği kitabı. Çok güldüm. İroni kismı cok basarili olmus. Kitap Ugur Mumcu'nun dilinden; «Ekonomimiz alaturka, liberalizmimiz arabesk, sermayemiz nazlı, işadamımız narindir. Ekonomide serbest, siyasette greko-romen güreşiriz. Uçan kuşa borcumuz var, uçmayana hıncımız.. Devrim yasak, evrim sakıncalı, döneklik yararlıdır azgelişmiş demokrasimizde. Şimdiye kadar kızarak yazdım anlamadılar; şimdi gülerek yazıyorum, belki anlarlar!»
Siyaset
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1993421 okunma
Uğur Mumcu • Liberal Çiftlik
8/10
·112 syf.·
2018 37. kitabı
112 sayfalık iyi bir araştırma diyebilirim çekinmeden! Eleştirel yöntemin farklı bir yanı olsa gerek bu kitap. Olduğu gibi anlaşılmaması gereken ve epey sorgulanarak okunduğunda anlatılmak isteneni yakalamak zor olmasa gerek... Okuyacak olanlar için şimdiden iyi eğlenceler!
Siyaset
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1993421 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 72. kitabı
Uğur Mumcu Hayvan Çiftliği kitabını anımsatıp başında ona benzer bir bölüm yazmış. Sanırım Orwell'in sol karşıtı olduğunu zannedenlerden Uğur Mumcu. Çünkü o kitap solu değil Stalin'i eleştirir. Herneyse, kitap 24 ocak kararları diye bilinen 80 darbesinden hemen önce Demirel ve Özal tarafından yapılan ekonomik kararlar ile alakalı. Özal'dan önce devlet kontrolünde idi birçok şey. Döviz kurları mesela. Çoğu yeni nesile garip gelebilir ama. Öyle kafanıza göre döviz bulunduramaz ve bozduramazdınız. Ülkeye girer çıkarken falan bulundurduğunuz dövizi bildirmeniz gerekirdi. Bkz. Türk Lirasını Koruma kanunu. Kanunla emirle nasıl korunuyorsa artık para. Emir komuta zinciri ile banknot korumak..?? Ayrıca diğer kitaplarında da bahsettiği o dönemler amerikan arap finansmanı ile sözde sola karşı yeşil kuşak kurma amacı ile dini örgütlere finansman sağlandığı vs gibi şeylerde konu edinilmiş. Hatta öldürülmesinin arkasında bu olacağı yani dini örgütlerinin olduğu söylendi veya ilk akla gelendi. Haksız bir kuşku da değildir. Kendisiyle aynı dönemde öldürülmüş Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Turan Dursun vb. kendisiyle benzer görüşte insanlardı. Okuyun.
Liberal ÇiftlikUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1993421 okunma

Yazar Hakkında

Uğur MumcuYazar · 87 kitap
Uğur Mumcu (d. 22 Ağustos 1942, Kırşehir - ö. 24 Ocak 1993, Ankara), Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar. 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir. Ailesi Annesi Nadire Hanım, babası Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey idi. Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 tarihinde, Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Eşi Şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden bir oğlu (Özgür) ve bir kızı (Özge) olmuştur. Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994'te Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı adında bir vakıf kurulmuştur. Eşi Şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM'ye İzmir Milletvekili olarak girmiş ve halen TBMM Başkanvekilliği görevini yürütmektedir. Ağabeyi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Ceyhan Mumcu'nun Uğur Mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı Kardeşim Uğur Mumcu adıyla bir kitapta toplanmıştır. Eğitim yaşamı İlk ve orta okulları Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi'nde okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. 1961'de başladığı üniversite eğitimini avukat olmak üzere başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde 1965'te tamamladı. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü aldı. 1963'te fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. Askerlik dönemi Askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek" ve "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevi'nde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kalan Mumcu, bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat bu karar Yargıtay tarafından bozuldu ve Mumcu serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra askerliğini yedek subay olarak yapması gerektiği halde, 1972-1974 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. Gazetecilik dönemi Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Uğur Mumcu, 1975'ten itibaren Cumhuriyet'te 'Gözlem' başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda Anka Ajansı'nda çalışmaktaydı. 1975'te Mart dönemini sergilediği makalelerinden oluşan Suçlular ve Güçlüler adlı kitabını yayınladı. Aynı yıl, Altan Öymen' le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeniYahya Demirel'in hayali mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası adlı kitabı yayınlandı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. "Gözlem" başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 1977'de Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçekitapları yayımlandı. Ertesi yıl, Sakıncalı Piyade adlı yapıtını Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarladı. Oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu tam 700 kere sahneledi. 1978'de, ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı Büyüklerimiz yayımlandı. 1981'de terörün silah kaçaklığıyla ilgisini ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak için yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör yayımlandı. Aynı yıl, Mehmet Ali Ağca'nın Papa'yı öldürme girişiminden sonra Ağca üzerine inceleme ve araştırmalarını yoğunlaştırdı. Türkiye'de terör olaylarının artması nedeniyle 1979 yılında 12 Mart dönemi öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz Sokak'ı yayımladı. 1982'de Ağca Dosyası, ardından Terörsüz Özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı. 1983 yılında Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. 1984 yılında Aziz Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığına sunulan, ancak Kenan Evren'in imzalayanları "vatan hainliği" ile suçlayarak dava açtığı Aydınlar Dilekçesi'nin hazırlanmasına katıldı; 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan Sakıncasız adlı oyunu yazdı; Papa-Mafya-Ağca kitabını yayımladı. 1987'de araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve 12 Eylül adlı kitapları; 1991'de en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925yayımlandı. 1991 yılında İlhan Selçuk ve yaklaşık seksen Cumhuriyet gazetesi çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesindeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde "Mossad ve Barzani" isimli bir yazı yazdı. Bu yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi: "Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında?" "Yoksa CIA ve MOSSAD, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?" 8 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki Ültimatom başlıklı yazısında ise yakında yayınlayacağı kitabında istihbarat örgütleri ile Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı. Kardeşi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu, cinayetten önce Uğur Mumcu'nun İsrail elçisiyle görüşme yaptığını basına gönderdiği açıklamada yazmıştı. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmeden önce polis-mafya-siyaset ağının derin boyutlarını araştırmaktaydı. Öldürülme sebebi olarak Abdullah Öcalan'ın bir müddet MİT için çalıştığını araştırması iddia edilmektedir. Suikast Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giderek yaşamını yitirdi. Suikastın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan uzmanların hiçbir delil bulamadığı, patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken delillerin ise süpürgeyle süpürüldüğü iddia edilmiştir. Suikasti; İslami Hareket, İBDA-C, Hizbullah, PKK gibi örgütler üstlendi. Suikastin arkasında Mossad'ın ve kontrgerilla'nın olduğu da iddia edilmiştir. Ergenekon Davası sanıklarından Ümit Oğuztan, iddianamede yer alan ifadesinde, Mumcu'nun seri numarası silinmiş ve şu an Irak Devlet Başkanı olan Kürdistan Demokratik Partisi lideri Celal Talabani'ye götürülen silahlarla ilgili araştırması nedeniyle öldürüldüğünü iddia etti. Ayrıca ağabeyi Ceyhan Mumcu kendi yaptığı araştırmada ölümüne yakın bir süre içerisinde Mossad ve Barzani ilişkisi ortaya çıkınca İsrail büyükelçisinin ısrarla kardeşi Mumcu'yla birebir olarak görüşmek istediği, ancak Uğur'un tek görüşmeyi kabul etmemesine rağmen görüşmenin yapıldığını belirtmiştir. Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'yu ziyaretleri sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ve İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, "cinayeti çözmenin, devletin namus borcu olduğu"nu belirterek adeta namus sözü verdiler (1993). Suikastın failleri yakalanamamıştır. Ödülleri 1962 Yunus Nadi Ödülü ("Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle) 1979 Türk Hukuk Kurumu Yılın Hukukçusu Ödülü 1979 Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın Gazetecisi Ödülü 1980 & 1987 Sedat Simavi Vakfı Kitle Haberleşme ve Gazetecilik Ödülü 1980, 1982 & 1992 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (inceleme dalında) 1983 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (röportaj ve seri röportaj dalında) 1984, 1985 & 1987 Nokta Dergisi Yılın Doruktaki Gazetecisi Ödülü 1987 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (güncel yazılar dalında) 1987 Cumhuriyet Gazetesi Örnek Gazeteci Ödülü (Rabıta Olayı dolayısıyla) 1988 Cumhuriyet Gazetesi Bülent Dikmener Haber Ödülü 1993 Nokta Dergisi Doruktakiler Basın Onur Ödülü 1993 Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü