Adı:
Mavi Anadolu
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750706394
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Mavi Anadolu
Mavi Anadolu
Topraklarımızda yeşermiş bütün kültürler, bizden önce gövermiş bütün uygarlıklar bizimdir, hemşerimizdir, anlayışıyla yola çıkan Türk hümanistleri, Cumhuriyet aydınları, Sabahattin Eyüboğlu, Halkarnas Balıkçısı, Melih Cevdet Anday gibi isimlerden oluşan unutulmaz bir kuşak yetiştirmişti. Bu kuşağın önde gelen yazarlarından Azra Erhat diyor ki:Bilim adamları kazılarla gün geçtikçe artan kültür malzemelerini ortaya çıkarıyorlar. Atatürk bu malzemeyi kültür olarak benimsememiz için bir çığır açtı: "Anadolu'ya gelmiş geçmiş bütün kültürler bizimdir.".. dedi. Hitit'ten Latin'e kadar Anadolu'nun bütün ilkçağını aydınlatmak yolunda girişilen araştırmalara geniş olanaklar sağladı. İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde eski dil ve arkeoloji bölümleri bu amaçla kuruldu. Türk Tarih Kurumu bu hizmet için açıldı. Bir yandan da çeviri işine girişildi. Bu iş bir kültür işi olarak başarılabildi mi? Bugün Erhat'ın sorusuna olumlu yanıt vermek ne yazık ki çok zor. Topraklarımızda bizden önce yaşamış uygarlıkların dillerini, düşünce ve sanatlarını anlamak bir yana, doğanın örselenmesi, tarih ve kültür değerlerinin yağmalanması sonucu, varlığımızın büyük bir kısmının yok edildiğini bile söyleyebiliriz. Ancak hümanist aydınlar kuşağı her şeye karşın umutlu ve coşkuluydu. Araştırmalarını bıkıp usanmadan sürdürüyor, çeviriler yapıyor, durmaksızın denemeler, makaleler kaleme alıyorlardı. Bütün yapıtlarını yayınladığımız Azra Erhat, bu kuşağın en verimli yazarlarından; Mavi Anadolu da bu büyük yazarın tadına doyulmaz kaleminden çıkma bir denemeler ve gezi notları demeti. İyi okumalar.
(Tanıtım Yazısından)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Paris altın elmayı hangi tanrıçaya vereceğini şaşırır. Hera ona Asya egemenliğini, Athena zafer, şan ve şeref, Aphrodite ise dünyanın en güzel kadınını
vereceğim diyordu. Paris Aphrodite seçer.
Azra Erhat
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Yayınları
Adonis, yahut Temmuz (Temmuz ayının adı oradan gelir) ağaç kabuğundan doğmuş, çiçek gibi körpe, canlı bir çocukmuş. Aphrodite onu görür görmez, güzelliğine vurulmuş, çocuğu yeraltı tanrıçası Persephone'ye vermiş, büyütsün diye. Ne var ki, karanlık ülkenin tanrıçası da çocuğa vurulmuş. Aphrodite'e geri vermek istememiş. Tanrıların babası Zeus kızlarının arasını bulmak için Adonis; yılın üçte birini yeryüzünde Aphrodite ile, üçte birini yeraltında Persephone ile, geri kalanını da kendi nerede dilerse orada geçirecek diye kesip atmış. Ama Adonis yılın sekiz ayını Aphrodite'in yanında geçiriyor, yalnız dört ay iniyormuş karanlık ülkeye. Persephone kıskandığından bir yaban domuzu salmış ormanlara, hayvan Adonis'i avlanırken yaralamış, öldürmüş. Can çekişen sevgilisinin yanına koşarken Aphrodite'in ayağına bir gül dikeni batmış. O güne kadar beyaz olan gül tanrıçanın kanıyla al renge boyanmış. Tanrıça Adonis'in gövdesinde ne kadar kan damlası varsa, o kadar gözyaşı dökmüş, toprağa dökülen her damla kandan bir lale, her damla yaştan bir kırmızı gül fışkırmış.
Azra Erhat
Sayfa 56 - İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mavi Anadolu
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750706394
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Mavi Anadolu
Mavi Anadolu
Topraklarımızda yeşermiş bütün kültürler, bizden önce gövermiş bütün uygarlıklar bizimdir, hemşerimizdir, anlayışıyla yola çıkan Türk hümanistleri, Cumhuriyet aydınları, Sabahattin Eyüboğlu, Halkarnas Balıkçısı, Melih Cevdet Anday gibi isimlerden oluşan unutulmaz bir kuşak yetiştirmişti. Bu kuşağın önde gelen yazarlarından Azra Erhat diyor ki:Bilim adamları kazılarla gün geçtikçe artan kültür malzemelerini ortaya çıkarıyorlar. Atatürk bu malzemeyi kültür olarak benimsememiz için bir çığır açtı: "Anadolu'ya gelmiş geçmiş bütün kültürler bizimdir.".. dedi. Hitit'ten Latin'e kadar Anadolu'nun bütün ilkçağını aydınlatmak yolunda girişilen araştırmalara geniş olanaklar sağladı. İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde eski dil ve arkeoloji bölümleri bu amaçla kuruldu. Türk Tarih Kurumu bu hizmet için açıldı. Bir yandan da çeviri işine girişildi. Bu iş bir kültür işi olarak başarılabildi mi? Bugün Erhat'ın sorusuna olumlu yanıt vermek ne yazık ki çok zor. Topraklarımızda bizden önce yaşamış uygarlıkların dillerini, düşünce ve sanatlarını anlamak bir yana, doğanın örselenmesi, tarih ve kültür değerlerinin yağmalanması sonucu, varlığımızın büyük bir kısmının yok edildiğini bile söyleyebiliriz. Ancak hümanist aydınlar kuşağı her şeye karşın umutlu ve coşkuluydu. Araştırmalarını bıkıp usanmadan sürdürüyor, çeviriler yapıyor, durmaksızın denemeler, makaleler kaleme alıyorlardı. Bütün yapıtlarını yayınladığımız Azra Erhat, bu kuşağın en verimli yazarlarından; Mavi Anadolu da bu büyük yazarın tadına doyulmaz kaleminden çıkma bir denemeler ve gezi notları demeti. İyi okumalar.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Biri
  • Sevinç Yalnız
  • Cevat Mert Çetin
  • Halil Türkeli
  • Eyüp Ekin

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0