Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·336 syf.··
2026 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 23:58
Dostoyevski’nin Mektuplar'ına heyecanla  başlamıştım. Romanlarındaki o derin karakterlerle, ruhumu  altüst eden hikayelerle,  edebi bi ihtişam bekliyordum. Oysa mektuplarda romanlarındaki derinlik ve ihtişamı bulamadım. Onlar daha çok bir insanın çaresizlikleri, korkuları, parasızlık telaşları ve kaygılarıyla doluydu. Dostoyevski benim için bi düşünür, edebiyatın doruklarında gezen bir dehaydı, ama mektuplarda gördüğüm kişi, sık sık dibe vurmuş, endişeli, sinirli ve hayal kırıklıkları içinde bir insandı. Özellikle de onun maddi sıkıntıları ve sürekli borç telaşı, çok  kırılgan biri olusu şaşırttı beni Roman karakterleri kadar güçlü ve karizmatik değil, aksine çoğu zaman çaresiz ve savunmasızdı. Mektuplarında arada felsefi ve edebi düşünceleri de vardı ama bunlar da çoğu zaman günlük hayatın sorunlarıyla boğulmuş yazılardı.. Okurken bir yandan  dehasına hayran kalıp, bir yandan da bir insan olarak ne kadar kırılgan olduğunu görmek beni  üzdü. Hani romanlarındaki karakterler kadar canlı, güçlü ve karmaşık olmasını bekliyordum ama mektuplarda, çoğunlukla yorgun, endişeli ve bazen kibirli bir Dostoyevski vardı karşımda. Sonuçta, mektuplar bana şunu gösterdi Dostoyevski’nin karakteri ve kişiliği, eserleri kadar görkemli değil. İnsan ruhunun derinliklerini o kadar iyi anlatabiliyor ki, ama kendisi çoğu zaman aynı derinliklerde kaybolmuş bir adam. Onun mektuplarını okuduktan sonra hayal kırıklığına uğradım evet  ama bir yandan da onu daha gerçek ve insani bir şekilde tanıdım. Belki de sorun bende Hayal ile gerçeği karıştırdım. Oysa, Gerçek, kusurlarında saklı olan bir tür güzellik belki de Sessiz kırılgan ama insanca.
MektuplarFyodor Dostoyevski · Hece Yayınları · 2013554 okunma
Puan vermedi·336 syf.·
2017 177. kitabı
Neredeyse Turgenyev'i cagiracaktim (hep borç para alıp ödemediği ve başarısız olacağını söyleyip hep engel olmaya çalıştığı Rus yazar) kısım kısım tabi.bir insanın kelime hazinesi bu kadar geniş ve ancak bu kadar güzel olabilir.güçlü kalem dostoyevski teşekkürler...
MektuplarFyodor Dostoyevski · Hece Yayınları · 2013554 okunma
7/10
·336 syf.·
2018 133. kitabı
İncelememi, daha çok Dostoyevski okumama vesile olan Sevgili Quidam a armağan ediyorum. Etkinlik için ikinci Dostoyevski kitabım. (Birincisi Beyaz Geceler idi) Ve son olmamasını ümit ederekten incelememe başlıyorum: Kitap adından da anlaşılacağı gibi, Dostoyevski'nin aile üyeleri, arkadaşları, kitap yayıncılarına gönderdiği mektuplardan oluşuyor. Mektuplar beni baya çileden çıkardı çünkü kesintisiz her mektubunda borç para istemesi (valla bana öyle bakmayın ben de sizin gibi yeni yeni öğreniyorum bu bilgileri) bende Dostoyevski'ye karşı bir antipati yarattı. Ha tabii ki Dostoyevski'nin hayatındaki bütün mektuplar borç para istemek amacıyla yazılmamıştır. Ama kitapdaki mektupları çoğu borç para istemek amacıyla yazılan mektuplardı. Bu olumsuz yanı bir kenara bırakırsak; olumlu taraflara da bir geçiş yapayım, kitapta Dosto'nun kitaplarını yazma aşamalarına da değinmesi beni cezbetti. Mesela Kumarbaz adlı eserinden Nikolay Nikolayeviç'e bahsederken "Kafamda oldukça güzel bir öykü planı oluştu." diyerekten bahseder. Sadece Kumarbaz mı? Kitabın ilk sayfalarından itibaren başka eserlerinden de bahsederek mektuplar yazmıştır. Haydi beraber ilk sayfalardan başlayalım incelemeye: İlk sayfalardan itibaren ilk göze çarpan şey, Dosto'nun fakir yaşamı. Ben her zaman Dosto'nun zengin biri olduğunu düşünmüştüm. Ne kadar yanıldığımı yeni anlıyorum. Dosto da her insanın hayatında yaptığı gibi paraya ihtiyaç duyup borç istemeye başlıyor. Daha sonra bu işin böyle borçla yürümeyeceğini anlayıp başlıyor kitap yazmaya. İlk İnsancıklar kitabını yazıyor ve kitabın sevilmesiyle az da olsa ferahlıyor maddi açıdan. Ama tabii para bu hep elde durmuyor. Dosto da bunu fark edip borç
MektuplarFyodor Dostoyevski · Hece Yayınları · 2013554 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2018 18:02
Peki ama bütün bunları neden yazıyorum sana? Gayet iyi biliyorum ki yazdığım bu satırlar gerçekte ne demek istediğimi açıklamaya yeterli değil, öyleyse yazmaya devam etmemin sebebi ne ? https://1000kitap.com/yazar/Dostoyevski Mektuplarınız da geçim sıkıntısı nedeniyle yaşadığınız buhran dolu günleri duygu fırtınası şeklinde kaleme almışsınız. ''Kendim mektup almayı seviyorum ama bizzat mektup yazmayı imkansız ve hatta saçma buluyorum: Kendimi mektupta ifade etmeyi beceremiyorum.'' diyorsunuz. Hayır mektuplarınız gayet başarılı, içten ve samimi...
MektuplarFyodor Dostoyevski · Hece Yayınları · 2013554 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2017 639. kitabı
içinde dostoyevski olan her şeyi seviyorum açıkçası. ama bir yönden mektuplarının paylaşılmasını sevmedim. "Kendim mektup almayı seviyorum ama bizzat mektup yazmayı imkansuz ve hatta saçma buluyorum: Kendimi mektupta ifade etmeyi beceremiyorum.(...) Eğer cehenneme gidecek olursam bana kesinlikle günahlarımın kefareti olarak günde en az on mektup yazma cezası verilecektir" - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
MektuplarFyodor Dostoyevski · Hece Yayınları · 2013554 okunma
9/10
·336 syf.·
2022 172. kitabı
·
Dostoyevski mektuplar kitabi Hayati hic de kolay gecmemis .kumar tutkusu oldugunu biliyordum ama o durumunu duzeltmek icin oynamis hep .gecim derdi oldugu icin mecburen mi yazdi yoksa para sorunsali olmadan daha mi iyi yazardi bilemem ama mektuplari okuyunca adi gecen eserlerde nedense mutlu oldum hele suc ve cezada kalp atisim hizlandi .ah edebiyat dahisi ah ustat neler cekmissin neler ...kimsenin hayati kolay degil o yuzden herkese nazik ve sabirli davranabilsek keske
MektuplarFyodor Dostoyevski · Hece Yayınları · 2013554 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 11. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2022 19:52
Hayalimde yarattığım Dostoyevski ile gerçek olanın arasındaki fark... Kumar bağımlılığı ve fakirlik hayatı boyunca peşini bırakmamış ama onu bu kadar etkilediğini bilmiyordum. Onu yazdığı mektuplarından tanımak ilginç bir deneyim oldu benim için. Bazen bu mektupları yazan ile Karamazov Kardeşleri yazan kişi aynı mı diye düşündüm. Eserlerini hangi şartlar ve koşullar altında yazdığını ve bu koşullardan nefret ettiğini gördüm. Aslında para için yaptığı her işten nefret etmiş. Yazarlığa başlarken hevesli insan ile yavaş yavaş yazmaktan nefret eden birine dönmesini anlatıyor.
Edebiyat
Dostoyevski MektuplarFyodor Dostoyevski · Çizgi Kitabevi​ · 2015554 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 74. kitabı
İnstagram üzerinden Gerçek Kitapseverler Ailesi olarak bu ay Dostoyevski ayımız. 10 Kasım’da Selçuk Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı değerli hocamız Prof. Dr. Hüseyin KANDEMİR’ den canlı yayında Dostoyevski’yi dinledik. Harika bir sohbetti ve daha iyi anlatılmazdı desem az bile söylemiş olurum. Hocamızın Dostoyevski Biyografisi üzerine yazdığı eserini okudum ve hiç sıkmayan bir anlatım ile böylesine güzel bir çalışmayı bizlere sunduğu için kendisine teşekkür ederim. Şimdi gelelim Mektuplardan oluşan bu güzel çalışmaya... Dostoyevski Mektuplarının önemini hocamız giriş kısmında şöyle ifade etmiştir. “Bu mektuplar yazarın hayatına bazen biyografilerden çok daha fazla ışık tutmaktadırlar. Aynı zamanda yazarın düşüncelerinin, duygularının birinci ağızdan şahidi olan bu mektuplar, yazar hakkında yürütülen çalışmalar için en önemli kaynaklardandır. Hatta bazen sadece bu mektupları okumak bile, başka hiçbir şey okumadan Dostoyevski’yi öğrenmeye, anlamaya yardımcı olacak niteliktedir.” Ağırlıklı olarak abisi Mihail Mihayloviç’e yazdığı mektuplar yer almaktadır. Mektuplarında ruh halini ve sürekli içine düştüğü daha doğrusu kendini düşürdüğü yoksulluğu açıkça görüyoruz. Şimdi okuduğumuz bu eserler ha deyince yazılmamış. Çaresizlik ve zorluklarla dolu bir hayatın meyvesi olarak sunuldu bizlere. Yazar elinde kalem mektuplarını yazarken hiç sesimi çıkarmadan arkasından usulca okur gibi okudum mektuplarını. Dostoyevski’yi anlamak ve eserlerini daha iyi idrak edebilmek için kesinlikle okunması gereken bir eser.
1000Kitap
Dostoyevski MektuplarFyodor Dostoyevski · Çizgi Kitabevi​ · 2015554 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
Dostoyevski yi mektuplarından tanımak ilginç bir deneyim oldu benim için. Yokluk içinde geçen bir hayat ,çaresizlik yüzünden yapılan yakarışlar,hüzünlü satırlar çok etkilendim
Edebiyat
Dostoyevski MektuplarFyodor Dostoyevski · Çizgi Kitabevi​ · 2015554 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
Bu kitabı biyografi kitaplarının yanına ek olarak koyarak okuyabilirsiniz. Dostoyevski’nin gençliğinde bile hayat hakkında edebi ve felsefi yorumlarının olduğunu, yaşamında kimlerle ne gibi ilişkiler kurmuş ilgilendiği konulara ne gibi yorumlar yapmış açık bir şekilde görebilirsiniz. Ailesine ve dostlarına duygularını anlatırken bir yandan da hayattaki uğraşlarının canlı bir tablosunu oluşturan mektuplarını okumak keyif veriyor.
Edebiyat
Dostoyevski MektuplarFyodor Dostoyevski · Çizgi Kitabevi​ · 2015554 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.