DİPÇE :
George Eliot okurlarını, Victorya Dönemi'nde kurgusal bir kasaba olan Middlemarch'ta ağırlıyor.Kasabada yok yok adeta. Kadınlar, erkekler,zenginler, fakirler,refomcular, rahipler,sanatçılar...
Hemen her karakterin ve olgunun zıddıyla birbirini öne çıkardığı romanda kişisel dramalar, toplumsal yapıya dikkat çekmek için basamak olarak kullanılmış.
Çoğunlukla "Dorothea ve Dr. Ldgate" karakterleri etrafında; bireyin idealleri ile mensup olduğu toplumun gerçekleri arasındaki çatışmayı dile getiren yazar "idelaizm ve mutluluk" kavramlarını sorgulatıyor.
Virginia Woolf: "Middlemarch, İngilizce yazılmış en büyük romanlardan biridir." der.
Feminist roman eleştirilerinde ve toplumsal analizlerde hâlâ adı geçen bir roman olması Woolf'u haklı çıkarıyor elbette.
Benim için romanın en çarpıcı tarafı; aşk veya evlilik temalarını odakta tutup karakterlerin ahlaki ve entelektüel sürecine geniş yer vermesidir.Böylece insan doğasını resmetmeye yönelik bu derinlikli bakış, eseri İngilizce yazılmış iyi bir romandan evrensel bir roman konumuna yükseltiyor.
Hikâyenin farklı karakterlerin perspektifleri arasında gidip gelmesi ve hatırı sayılır bir uzunlukta olması günümüz okurunu yorabilir ama Middelmarch'ın kasaba yaşamını çok boyutlu bir șekilde sunması bu uzunluğu doğal kılıyor.
Keyifle okuyun, esen kalın