#OkudumBitti
#MÜFETTİŞ
#NikolayGogol
#CanYayınları /164 sayfa
Çeviri : Uğur Büke
Gogol'ün daha önce Burun, Palto, Bir Delinin Anı Defteri ve Ölü Canlar kitaplarını okudum. Hiciv ustası olan yazar bu kitapta da kendini göstermiş.
Gülerken düşündüren, düşünürken güldüren cümleler arasında kaybolup gidiyorsunuz. Dönemin yozlaşan bürokrasisine serzenişte bulunan Puşkin'in sözlerinden esinlenerek yazılmış bir güldürü.
Beş perde oyundan oluşan kitabı okurken kendinizi tiyatroda hissetmeniz doğaldır. Perde açılır, perde kapanır.
Uzun yıllardır görev yapan kaymakam Anton Antonoviç, tabiri caizse yöre halkının burnundan getirmiştir. Rüşvet, sorumsuzluk, kişi kayırma, işleri yokuşa sürmek. Birgün bir mektup alır, teftiş yapmak üzere müfettiş gönderilecektir. Ancak müfettiş kimdir, ne zaman gelecektir belli değildir.
Otele baba parası yiyen, kumar oynayan bir adam gelir. Sivil ve iyi giyimlidir. Yediği içtiği hiçbir şeyin parasını ödemeyip hesaba yazdırır. Bütün parasını kumarda kaybettiği için dışarı da çıkamaz.
Kaymakın adamları koşarak haber verirler, beklenen müfettiş geldi diye
Kaymakam adamı ziyarete gider, el pençe divan. " Aman efendim hoş geldiniz, buyrun bize gidelim, sizi rahat ettiririz". Öğrenci yurduna gidilir güzel bir kahvaltı, ardından kaymakam evine. Bürokratlar tam tekmil orada, müfettişe saygılarını sunarlar. Yenilir içilir
Bizim müfettiş kılıklı adam davayı çakar, bunlar keriz yararlanayım. Bir ara tek tek görüşür, hepsinden 300 dolar borç ister, alır. Üstüne bir de atlı araba, oradan ayrılır
"Şapka düştü kel göründü" diye bir söz vardır. Tam da öyle oldu.
Okurken çok güldüm. Bir yandan da üzüldüm. Yaklaşık iki yüz yıl önce yazılmış bir kitap hala güncelliğini koruyor. Bürokratlar hep aynı, geçmişte nasılsa günümüzde de devam etmekte. Devlet için değil