Kitapta ; bir toplumun, makam ve mevkiye nasıl köle olduğu başarılı bir şekilde ele alınmış. 19. yy Çarlık Rusya'sının taşra bir muhitinde bir müfettişin geldiği soylentisinin, muhitteki memurlar üzerindeki etkilerinin trajikomik olarak anlatıldığı çok başarılı bir piyes.
Her zaman olduğu gibi halk ezilirken üst düzey sınıf balolarda şampanya tokuşturuyor ve herkes sadece kendini kurtarmaya çalışıyor.
MüfettişNikolay Gogol · Oda Yayınları · 20106,4bin okunma
Hiciv ustası Gogol bu eserinde toplum ve bürokrasideki kokuşmuşluğu, rüşveti,ast-üst ilişkilerini mükemmel bir mizahla işlemiş. Çok eğlenceli bir kitap...
MüfettişNikolay Gogol · Oda Yayınları · 20106,4bin okunma
Okurken eğlendiren ve eğlendirdiğinden çok daha fazla düşündüren bir konu seçmiş yazar. Dönemini yansıttığı yetmiyormuş gibi geçerliliği günümüzde de devam eden bir konu. Eminim ki benzeri durumlar gelecekte de yaşanacaktır.
Dünya klasiklerine yakışır şekilde yanlışsız bir çeviri vardı. Dili oldukça sade olduğundan akıcıydı. Olayların gidişatından az çok sonu tahmin edilebilir olduğu için bana göre aürükleyiciliği yoktu. Ara ara esprilere yer vererek düşündürmek kadar olmasa da güldürmeye de yer vermiş yazar. Okunası...
MüfettişNikolay Gogol · Oda Yayınları · 20106,4bin okunma
Bir yanlış anlama sonucu müfettiş olduğu düşünülen bir kişiden menfaat elde etmek isteyen insanların sonunda düştükleri durum eğlenceli bir dille aktarılmış..
MüfettişNikolay Gogol · Oda Yayınları · 20106,4bin okunma
Kitap içindeki diyalogları acı bir gülümseme ile beraber okuyabilirsiniz :) Öyle uzun uzun inceleme yazmaya gerek yok, inceleme konusunda da çok başarılı olduğumu düşünmüyorum zaten. Ama bu kitabı okuduktan sonra bir şey söylenecek ya da yazılacaksa o da yine kitabın içinde geçen şu cümle olurdu herhalde; '' Bazen çok zeki olmak, hiç zeki olmamaktan daha kötüdür. ''
MüfettişNikolay Gogol · Oda Yayınları · 20106,4bin okunma
Hicvine sağlık Gogol...Yine çok güldüren, güldürürken de düşündüren bir Gogol kitabı okudum. Gogol korkusuzca bürokrasiyi eleştirmiş ve bunu harika bir mizah ile yapmış. O dönemin kokuşmuş bürokrasisini, devlet adamı ve memurların rüşvet, adam kayırma gibi çirkinliklerini ironi yoluyla ortaya koymuş.
Bazı yazarlar vardır kendinize benzetirsiniz, söyledikleri, düşünceleri sizinki gibidir, sadece düşünceleri de değil düşünceleri ifade ediş biçimi de size benziyordur. Bu yazar sizin için kim bilemiyorum ama benim için Nikolay Gogol . Hatta Gogol okurken o kadar kendimi kaptırıyorum ki bu başlıklara da yansıyor. Yine öyle bir okuma süreci oldu benim için.
Müfettiş , 5 perdeden oluşan bir oyun. Bir kaymakam gizli bir emirle başkentten bir müfettiş geldiği haberini alır. Yasalara uymayan, rüşvet yiyen biri olduğu için etekleri tutuşur. Herhangi birini müfettiş zannetmeleriyle olaylar gülünç bir hal alır.
Gogol'ün korkusuzca sistem eleştirisi yaptığı, dikkat çeken sözleri ekleyeyim:
"Dikkatli ol! Rütben kadar çalmıyorsun pek!" S:19
Yani çal ama rütben kadar çal, fazlası göze batar. Rüşvetin o dönem ne kadar yaygın ve normalleşmiş olduğunu gösteriyor bu söz.
"Bir kentte ne kadar çok yıkım varsa, kentin başkanı o kadar meşgul görünür." S:20
Bu söz de her belediye seçimi öncesi yolların yenilenmesini hatırlattı. Yaklaşık 200 yıl önce yazılmış bir kitabın hala günümüzü anlatabiliyor olması ilginç.
"Hastayı ne kadar kendi haline bırakırsanız o kadar iyi olur. Hiç pahalı ilaç kullanmayız. İnsan basit bir varlıktır zaten: Ölecekse ölür, iyileşecekse iyileşir." S:6
İroni yoluyla güldürse de devlet desteği olmayan ilaçlar hala kanayan yara, tabii ki Rusya'dan bahsediyorum (!)
"Bunca alay yetmezmiş gibi, alaycı yazarın biri de, bundan kendisine bir komedya çıkaracak." S:127
O
Pablo Picasso: "Sanatçı, her yandan gelen duyguları algılayan bir anten gibidir," demiş. Bana göre de bir sanatçının olmazsa olmaz denebilecek özelliklerinden biri "algılarının açık olması"dır. Yaşadığı toplumdan tamamen bağımsız eserler veren ve toplumun sorunlarını görmezden gelen kişi tam anlamıyla sanatçı değildir. Tabii bu düşüncem, sanatçının illa "siyasi anlamda muhalif" olmasını gerektirmez; fakat içerisinde mutlaka bir "muhalif" yön olmasını gerektirir. Kanaatim şudur ki; eleştiri yeteneğinden yoksun bir sanatçı düşünülemeyeceği gibi, eleştirmekten korkan kişiye de sanatçı denilemez.
İşte büyük sanatçıları “büyük” yapan şeylerin başında, yaşadığı dönemi çok güzel bir şekilde (kimi zaman mizahi unsurlarla) yansıtması gelir. Gogol de yaşadığı toplumdaki sorunlara kayıtsız kalamamış ve 1835 yılında, Rusya'daki bürokrasinin kokuşmuşluğunu, toplumdaki kurumların ve insanların yozlaşmasını, riyakarlıkları göstermek amacıyla "Müfettiş" adlı senaryosunu yazmıştır.
Tabii eser, ağır bir şekilde yaşanılan dönemi eleştirmektedir ve böyle bir eseri yayınlamak yürek ister. Bu sebeple eserinin oynanması için, Çar Nikola'dan izin alınır ve ancak Çar Nikola tarafından verilen izinden sonra eser sahneye konulur.
"Müfettiş" isimli bu nefis eser, yozlaşmış bürokrasiyi ve rüşvetin artık tamamıyla normal karşılandığı bir memur zihniyetini tüm çıplaklığı ile ortaya koyduğu için memurlar tarafından büyük bir tepki alır. Eserin yayınlanmasıyla Gogol'ün anlattıklarının gerçeğe uymadığı ileri sürülerek memurlar tarafından Gogol'e karşı tavır alınır ve tiyatronun izlenmemesi için çeşitli propagandalar yapılır. Buna karşın piyes, büyük bir seyirci toplamaya devam eder. Bu konuda Gogol şu ifadeleri kullanır:
“Seyirciler umumiyetle oyundan memnun kaldılar. Yarısı piyesi çok iyi
MüfettişNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,4bin okunma
“Bunca olay yetmezmiş gibi, alaycı yazarın biri de, bundan kendisine bir komedya çıkaracak.” (sayfa 127)
1. Gogol Kimdir? Kısaca Hayatı
Rus Edebiyatı dendiğinde akıllara gelen imge genelde dramdır. Elbette trajik öyküler Rus yazarların bir anlatı geleneği haline geldiği için, onları andığımızda aklımızda bu şekilde yer etmiş olmaları doğaldır. Fakat koca ülkenin bütün edebiyat anlayışını tek kelimeyle özetlemek yanlış olur. Nikolay Gogol de Rus Edebiyatı’nın en büyük isimlerinden biri olarak komedya türünde eserler kaleme almış ve akıllarda canlanan “kasvetli, boğucu” ülke edebiyatını bugün yalnızca “tragedya-drama” dalında anmamamızı sağlamıştır.
43 yıllık kısa hayatı Çarlık Rusya’sında geçen ve 19. yüzyıl edebiyatına yön veren isimlerden Gogol’ün ölümü hakkında şüpheler vardır. İntihar diyenler de vardır, yanlış kişilerle dostluk kurduğu için ölüme sürüklendi diyenler de. Bunları çok net olarak ifade edemesek de, Rus Edebiyatı’nın bir diğer büyük yazarı Aleksandr Puşkin’le dost olduğunu ve iletişim halinde olduğunu biliriz Gogol’ün. Eğer bugün Gogol’ün eserlerini okuyorsak, bu kesinlikle Puşkin sayesindedir çünkü onu desteklemiş, edebiyat sahnesine çıkarmış ve var olmasını sağlamıştır.
2. Eserleri Hakkında Kısaca:
“Edebiyatçılarla aram iyidir. Puşkin’le çok iyi dostuz. Ona sık sık ‘Ne haber Puşkin kardeş?’ diye sorarım; o da ‘Bildiğin gibi kardeş, geçinip gidiyoruz işte…’ yanıtını verir. Çok ilginç bir adamdır.” (sayfa 59)
Yine ülke edebiyatının mihenk taşlarından biri olarak gösterilen Ölü Canlar adlı romanının yarım kaldığını da biliriz. Devam ciltlerini yaktıktan sonra öldüğünü de. Buna rağmen Ölü Canlar (incelemesi için bakınız #122150397) kurtarılmış versiyonuyla günümüz dünyasında bir başyapıt olarak durmaktadır. Keza Burun, Fayton,
Küçük bir kasabanın memurları ve ileri gelenleri, bir “müfettiş” geleceği söylentisiyle allak bullak olur. Çünkü herkesin kendi gizli kusurları, yolsuzlukları, usulsüzlükleri vardır. Ve bu kaos içinde Gogol, toplumdaki rüşvetçiliği, yalanı, riyakârlığı ve korkaklığı bir bir ortaya çıkarır.
MüfettişNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,4bin okunma
Tiyatro oyunu olarak da sahnelenen bu kitap, yanlış bir anlama sonucu bir kasabada meydana gelen trajikomik olayları anlatıyor.
Aynı zamanda kamuda meydana gelen rüşvet, hırsızlık, adam kayırma gibi durumların da yer aldığı olaylar içerisinde yazar, devlet bünyesinde ve bürokrasideki çürümüşlüğü de gözler önüne seriyor.
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır.
Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür.
Eserleri
İki Soylu Kişinin Öyküsü
Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarbazlar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları