Yorumlar ve İncelemeler

Hoşlanmadım
2/10
Yarım bıraktım çünkü habire tecavüz haksızlık vicdansizlik içeren öyküler hoşuma gitmedi.. Ister istemez beni etkiliyor ve bu tür insanların gerçek hayatta olması düşüncesi içimi sıkıp bunaltıyor..
Düşünce
ÖykülerSabahattin Ali · Ran Kitap · 0780 okunma
seçme öyküler sabahattin ali
10/10
·368 syf.··
2020 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 23:17
"Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz?' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..." seçme öyküler sabahattin ali
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Lilith Yayınları · 2019780 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2021 20:57
Sabahattin Ali okumak işte tam da böyle bir şey. Onun ağzından dinlediğinizde sanki o mekanları uzaktan izliyorsunuz, o insanları tanıyorsunuz. Her bir cümleyle ayrı bir heyecan. Kitabın içinde özellikle Değirmen, Ayran ve Hasanboğuldu öyküleri en beğendiklerim oldu.
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Everest Yayınları · 0780 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 01:22
Sabahattin Ali'nin çoğu kitabını okuyunca yazara ara vermek zorunda kalmıştım. Everest Yayınları'nın çıkardığı bu seriyle bir kez daha Sabahattin Ali okumanın keyfini yaşadım. Kitap içerisindeki öykülerin hepsi birbirinden güzeldi. En beğendiğim öyküyse 'Ayran' oldu. Hatta o öyküyü eşime bile okudum.:) Sabahattin Ali, her öyküsünde birbirinden farklı insanlara değinerek her kesimi ele almış. Bu çeşitlilik kitabı renklendirmiş. Oturup bir kahve eşliğinde okuyabileceğiniz haftasonuna yakışır güzel bir kitap. Önerilir efendim. :)
Edebiyat
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Everest Yayınları · 0780 okunma
Puan vermedi·368 syf.·
2025 17. kitabı
Sabahattin Ali’nin "Seçme Öyküleri" beni ilk okuduğumda çok etkileyen bir kitaptı. Lise yıllarımda okuduğum bu eser, şimdi yıllar sonra yeniden elime aldığımda, sadece hikâyeleri değil; o döneme ait duyguları, düşünceleri ve içimde kalmış derin izleri de canlandırdı. Her sayfayı çevirdiğimde zamanın tozlu perdeleri aralanıyor; Anadolu’nun o tanıdık, ıslak toprak kokusu, eski evlerin sessizliği ve uzak bir geçmişin dokusu içimi sarıyor. Öykülerdeki karakterler asla birer kurgu değil. Onlar bir yerlerde yaşamış, acı çekmiş, beklemiş ve susmuş gerçek kişiler. Sabahattin Ali, onları öylesine içten anlatıyor ki her biri gözümün önünde canlanıyor. Gözlerinde hüzün, sözlerinde direnç, suskunluklarında ise derin bir masumiyet taşıyorlar. Bu kitapla kurduğum bağ, basit bir okuyucu hayranlığının çok ötesinde. Kendimle yaptığım uzun bir iç konuşma, geçmişle bugünü birleştiren sessiz bir yolculuk adeta. Her satırda kendi duygularımın izini buluyorum. Yoksulluğun derin etkisi, aşkın yakıcı bekleyişi, adaletsizliğin sessiz çığlığı... Bunlar sadece bu öykülere özgü değil, hepimizin içinde bir yerlerde karşılık bulan evrensel duygular. Kitap bittiğinde içimde hem açıklayamadığım bir boşluk hem de derin bir düşünce hali kalıyor. İçimden bir parça bu öykülerin içine yerleşmiş sanki. "Seçme Öyküler", sadece okunup geçilen bir eser değil; ruhuma dokunan, beni başka hayatların içine taşıyan güçlü ve unutulmaz bir deneyim. Sabahattin Ali’nin (1907–1948) bu eseri, Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden birinin elinden çıkmış, zamanla anlamı daha da artan ölümsüz bir yapıt. Onun toplumsal gerçekçiliği bu öykülerde sade ve çarpıcı bir biçimde kendini gösteriyor. Anadolu’nun zorlu yaşamı, kasaba halkının sessiz mücadelesi; yoksulluk, haksızlık, aşk ve yalnızlık gibi temalar, abartıdan uzak
Kitap İncelemesi
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Lilith Yayınları · 2019780 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2022 3. kitabı
Kitapta sekiz öykü var; bu sekiz öyküyü sadece okumadım adeta her birini yaşadığımı hissettim sayfaları çevirirken. Anadolu’dan bir çok insanla tanıştım, onlarla üzüldüm, heyecanlandım, iç çektim, acı çektim… Sabahattin Ali’nin kaleminin farkını yine iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir eser.
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Everest Yayınları · 0780 okunma
Sabahattin Ali’den Görmek Üzerine
9/10
·112 syf.··
2022 1. kitabı
Sabahattin Ali, “Seçme Öyküler” derlemesinde Anadolu yaşantısını yansıtan olayları kısa öykülerle dile getirmiştir. Anadolu hayatındaki yoksulluk, ihanet, hüzünlü aşk, adaletsizlik ve toplumun kandırılması gibi temalara yer verilmiştir. Anlatım oldukça akıcı ve Anadolu hayatının tasviri gerçekçi ve samimidir. Yazar, karanlık şeylerden bahsettiğine dair yapılan eleştirilere “Bahtiyar Köpek” hikayesiyle cevap vermiştir. “Ben karanlık şeylerden bahsetmek için dünyaya gelmemişim. İçim tatlı, sıcak, neşeli şeyler anlatmak istediğiyle yanıyor” Bu cümlesinde, içindeki huzurlu ve olumlu dünyayı gerçek hayattaki olumsuz , acı şeylere feda ettiğini anlıyorum. Acı dünyayı görmezden gelememektir bu aslında. Hepsi çok güzel olan bu seçme öykülerden en etkilendiğim bölüm “Hasan Boğuldu” hikayesi oldu. “Emineyi yaslı eden, Kerem olup Aslı eden, Dağı taşı sesli eden Hasanın ardından geldim.” Der ve sizleri bir çırpıda okuyacağınız bu öykülerin dünyasına göndermek isterim. :)
Edebiyat
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Everest Yayınları · 0780 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 08:13
Sabahattin Ali'nin bu kitapta en begendiklerim Değirmen ve Hasan Boğuldu oldu. Hikayeler kısa ve gayet sürükleyicidir. Keyifli ve dili akıcı olduğundan bir çırpıda okunmaktadır. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Everest Yayınları · 0780 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
2021 411. kitabı
Elimde uzun süredir bekletiyordum. Keşke daha önce okusaydım. Çok fazla elimde kitap var. Bu kitap bana Sunay Akın kitaplarını ve Aziz Nesin 'in Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler kitabını okumak isteği hissetti. Çağrışım yaptı. Biraz Sait Faik biraz Hasan Hüseyin biraz Aziz Nesin tadı var.
Seçme ÖykülerSabahattin Ali · Dorlion Yayınevi · 2020780 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 05:30
Tüm eserleri birbirinden güzel, birbirinden harika. Yazarımız muhteşem hikayeler sunmus. Ben çok beğendim. Okumanızı ve okutmanızı tavsiye ediyorum...
Seçme Öyküler 1Sabahattin Ali · Gönül Yayıncılık · 2020780 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.